Aort koarktasyonunda girişimsel ve/veya cerrahi tedavi uygulanmış hastalarda tekrarlayan girişim sıklığının değerlendirilmesi ve risk faktörlerinin araştırılması
The evaluation of the initiative frequency of recurrence in coarctati̇on of aorta with i̇nterventi̇onal and / or surgical treatment and the investigation of risk factors
- Tez No: 535348
- Danışmanlar: DOÇ. DR. TİMUR MEŞE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Aort Koarktasyonu, Balon Anjioplasti, Cerrahi, Pediatri, Stent, Anjiyoplasti, Anjiyoplasti-balon, Aort, Aort hastalıkları, Cerrahi işlemler-minimal girişimsel, Cerrahi-kardiyovasküler, Risk faktörleri, Stentler, Angioplasty, Angioplasty-balloon, Aorta, Aortic diseases, Aortic coarctation, Surgical procedures-minimally invasive, Surgery-cardiovascular, Pediatrics, Risk factors, Stents
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Aort koarktasyonu (AK) terimi aortadaki segmental daralmayı tanımlamaktadır. Bu daralma aortun her seviyesinde olabilmekle birlikte, en sık sol subklavyen arterin arkusaortadan çıkış yerinin distalinde, duktusarteriyozus komşuluğunda görülmektedir. Aort koarktasyonu çocukluk çağındaki morbidite ve mortalitenin en önemli nedenlerinden biri olan konjenital kalp hastalıklarının % 4-6'sını oluşturur. Bu çalışmada kliniğimizde AK nedeniyle girişimsel işlem ya da cerrahi yöntem ile tedavi edilmiş hastalarda tekrarlayan girişim sıklığının değerlendirilmesi ve buna yol açan risk faktörlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metod:Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Polikliniği'nde 2011-2018 yılları arasında aort koarktasyonutanısıyla takip edilen 85 hasta (55 erkek, 30 kız) çalışmaya alındı. Hastaların bilgi işlem kayıtları, ekokardiyografi, kardiyak kateterizasyon, anjiyokardiyografi ve cerrahi kayıtları retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların tanı anındaki yaşları 7 gün–168 ay arasında değişmekte idi. Hastaların yaş gruplarına göre bakıldığında 23'ü (% 27,1) 1–29 gün, 37'si (% 43,5) 1–12 ay ve 25'i(% 29,4) 1 yaşın üzerinde idi. 85 hastanın 21'inde (%24,7) preduktal yerleşimli, 58'inde (% 68,2) duktal (jukstaduktal) yerleşimli, altısında (% 7,1) postduktal yerleşimli koarktasyon saptandı. Hastaların onunda (%11,7)arkus aorta hipoplazisi, beşinde (%9,4) istmushipoplazisi bulunmaktaydı. İlk tedavide hastaların 31'ine(%36,4) balon anjiyoplasti, yedisine (%8,2) stentanjiyoplasti,, 47'sine (%55,3) cerrahi tedavi uygulandı. Takibe devam edilen 56 hastadan otuz bir (%55,3 ) hastada rekoarktasyon gelişti. Bu hastalarda ortanca 1,8 yıl (ÇAA : 0,4-4,0) sonra rekoarktasyon geliştiği belirlendi. ilk tedavide girişimsel işlem kullanılan hastalarda daha fazla rekoarktasyon geliştiği saptandı (p<0,05). Rekoarktasyon gelişen 31 hastadan 12 tanesi ikinci kez tedavi edildi. İkinci tedavide 9 hastada balon anjiyoplasti, 3 hastada cerrahi tedavi tercih edildi. İki işlem arası geçen ortanca süre 4,7 ay (ÇAA: 3,0-9,5) idi. İzlemde bu hastalardan 6'sında tekrar koarktasyon geliştiği görüldü. Birinci ve ikinci tedaviler dahil edilerek toplamda 97 tedavi uygulandı, tedavi sırasında ve tedavi sonrası erken dönemde hastaların 10'unda majör komplikasyon görüldü. Cerrahi tedavi uygulanan sekiz hastada komplikasyon gelişti, bu hastalardan 6'sında kanama saptandı, iki hasta kaybedildi. Stent yerleştirilmesi ile tedavi edilen hastalardan birinde femoral arter okluzyonu, birinde kanama gelişti, balon anjiyoplasti yapılan hastalarda erken dönemde komplikasyon görülmedi. Hastaların izleminde 25 (%33) hastanın poliklinik kontrolüne devam etmediği, 2 (%2,3) hastanın kaybedildiği görüldü. Tartışma: Günümüzde AK'nun sadece aorta lokalize bir darlıktan ibaret olmadığı, aynı zamanda diffüz bir arteriyopati olduğu kabul edilmektedir. Tedavinin temel amacı; darlığın ortadan kaldırılması ve komplikasyonların en aza indirilmesidir. primer uygulanacak tedavi seçimi açısından net bir görüş birliği bulunmamaktadır. Girişimsel işlemler cerrahiye göre daha az invaziv yöntemlerdir. Ancak kullanım açısından kıstılılıkları bulunmaktadır. Balon anjiyoplasti sonrası rekoarktasyon gelişimi daha yüksek görülmektedir. Tedavi seçiminde hastanın yaşı, klinik özellikler, koarktasyonun anatomik özellikleri ve eşlik eden kardiyak anomaliler değerlendirilerek karar verilmelidir.
Özet (Çeviri)
Objective: Coarctation of aorta (CoA) defines segmental constriction in the aorta. İt is most commonly seen in the distal part of the left subclavian artery from the aortic arch, adjacen to the ductus arteriosus. Coarctation of aorta constitutes 4-6 %of congenital heart diseases, one of the most important causes of childhood morbidity and mortality. The aim of this study was to evaluate the frequency of recurrent interventions in patients with aortic coarctation who were treated through interventional procedures or surgical methods and to investigate the risk factors leading to it. Materials And Methods: The study included 85 patients (55 males, 30 females) who were followed-up for aortic coarctation between the years 2011-2018 at the University of Health Sciences İzmir Dr. Behcet Uz Children Hospital Pediatric Cardiology and Pediatric Cardiac Surgery Clinic. The patients data records, echocardiography, cardiaccatheterization, angiography and surgical records of the patients were retrospectively evaluated. Patients' ages at the time of diagnos is ranged from 7 daysto 168 months. When the age groups of the patients were examined, 23 of thepatients(%27.1) were 1–29 days, 37 of all(%43.5)were1–12 monthsand 25 of them(%29.4) wereover 1 year of age. 21 of the 85 patients(%24,7)had preductal localization, 58 of all(%68.2) had ductal (jukstaduktal) and 6 of them(%7.1) had postductal coarctation.Ten patients (%11.7) had hypoplasia of the arcus aorta and 5 of them(%9.4) had isthmus hypoplasia. As a managment option, balloon angioplasty was performed in 31 patients(%36.4), stent angioplasty in 7 of them (%8.2) and surgical treatment in 47 (%55.3) patients. Thirty-one of 56 patients(%55.3) who were followed had recoarctation. After treatment median 1,8 years (RIA: 0.4-4.0) later, recoarctation developed. In the first treatment, more recoarctation was observed in the patients who had interventional operations (p <0.05). Twelve of 31 patients who underwent recoarctation were retreated by surgery for 3 patients and for 9 patients by balloon angioplasty. The median time between two operations was 4.7 months (RIA: 3.0-9.5).6 of these patients had recurrent coarctation in thefollow-up of the patients. A total of 97 treatments were applied for 85 patients. Major complications were observed in 10 patients. 8 of them who underwent surgical treatment, in addition that bleeding was detected in 6 of these patients and two patients were ex. Femoral artery occlusion developed in one of the patients treated with stent placement and the other one had bleeding, on the other hand there was no complication for the patients in the early period of balloon angioplasty.In the follow-up of the patients, it was seen that 25 patients (%33) did not continue the polyclinic control and 2 patients (%2,3) were ex. Discussion: Nowadays, coarctation of aorta is considered to be not only a localized aortic stenosis, but also diffuse arteriopathy. The main aim of the treatment is to eliminate the stenosis and to minimize the complications. There is no clear consensus on the choice of treatment to be performed for the primary. Interventional operations are less invasive than surgery. However, they havelimitations in terms of usage.It is seen that the development of recoarctation after balloon angioplasty is higher. The choice of treatment should be made by evaluating the patient's age, clinical features, anatomical features of coarctation and accompanying cardiac anomalies. Klinical key: Congenital heart disease, Coarctation of the aorta, Paediatrics , Balloon angioplasty,Stent, Surgery
Benzer Tezler
- Aort koarktasyonunda cerrahi operasyon ve balon anjioplasti uygulamasının erken orta dönem sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison of angioplasty and surgery for native coarctation of the aorta: immediate and mildterm follow-up results
MUHAMMET KARAYUSUF
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ÜMRAH AYDOĞAN
- Aort koarktasyonunda balon anjioplasti sonuçlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Determination of factors affecting the results of balloon angioplasty in coarctation of aorta
ÖZLEM SARISOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
KardiyolojiBaşkent ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CANAN AYABAKAN
- Deneysel aort koarktasyonunda hipertansiyon oluşumu; plazma renin aktivitesi (PRA), simpatetik ganglionlarda tirozin hidroksilaz (TOH) ve kolin asetil transferaz (CAT) aktivitesi ile ilgisi
Başlık çevirisi yok
HAYATİ ÖZKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1985
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiUludağ ÜniversitesiGöğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Çocuk kardiyoloji bilim dalında izlenen aort koarktasyonu tanısıyla balon anjiyoplasti uygulanan hastaların kısa ve orta dönem izlem sonuçları
Short- and mid-term results of balloon angioplasty of patients with aortic coarctation followed in the pediatric cardiology department
HANİFE HEKİM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıUludağ ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERGÜN ÇİL
- Tedavi edilmiş diskret aort koarktasyonu ve valvüler aort stenozunda arkus aortanın değerlendirilmesi
Evaluation of the arcus aorta in treated discrete aortic coarctation and valvular aortic stenosis
MEHMET ŞİMŞEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BEDRİ ALDUDAK