Geri Dön

Nodüler guatr hastalarının demografik özelliklerinin aile hekimliği açısından değerlendirilmesi

Evaluation of demographic properties of nodular guatr patients in family medicine

  1. Tez No: 537518
  2. Yazar: MEHMET OKTAY SARIOSMANOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET YILDIRIM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Nodüler Guatr, Demografik Özellikler, Aile Hekimliği, Demografi, Guatr, Guatr-nodüler, Tiroid hastalıkları, Tiroid nodülleri, Nodular Goiter, Demographic features, Family Medicine, Family practice, Demography, Goiter, Goiter-nodular, Thyroid diseases, Thyroid nodule
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

NODÜLER GUATR HASTALARININ DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNİN AİLE HEKİMLİĞİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET Amaç: Bu çalışmada, Aile Hekimliği açısından nodüler guatr hastalarının demografik özelliklerinin benign-malign ayırımında etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Böylelikle gereksiz hasta sevkinin önlenmesinin hastanelerin hasta yükünün azaltılmasındaki önemi ve gereksiz kaynak kullanımının azaltılmasının öneminin vurgulanması amaçlanmıştır. Gereç - Yöntem: Çalışma, 2016 ve 2017 yılları arasında SBÜ İzmir Bozyaka Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde noduler guatr tanısıyla tedavi gören hasta dosyalarının retrosepektif olarak taranmış ve çalışmaya 129'u kadın< (%85,43), 22'si erkek (%14,56) toplam 151 hasta (yaş :20-79) dahil edilmiştir. Çalışmada <18 yaş ve >90 yaşından büyük hastalar, daha önce operasyon öyküsü olan hastalar, nüks tümörler, operasyon öncesi kemoterapi ve/ve ya radyoterapi alan hastalar, operasyonu kabul etmeyen hastalar ve gebe kadınlar çalışma dışı bırakılmıştır. Çalışmada hastaların yaş, cinsiyet, başvuru şikayeti gibi demografik verilerinin yanı sıra lökositoz ve tiroid ile ilgili biyokimya sonuçları (T3,T4,TSH,Anti T, Anti M) çekilen ultrason, sintigrafi çekilme durumu, patoloji değerleri ile yapılan ameliyat sonucuna göre benign malign olması durumuna ait veriler kaydedildi. Çalışmada toplanan verilerin analizi, istatistiksel yazılım paketi SPSS 23 (Staistical Package for the Social Sciences – IBM®) kullanılarak yapıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyini belirlemek için, %95 güven aralığında ve p<0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda yer alan 151 hastanın 129'u kadın (%85,43), 22'si erkekdi (%14,56). Hastaların yaş ortalaması 49,71 ± 12,04 olup en küçük yaş 20, en büyük yaş ise 79 idi. Hastaların %41,06'sında hiçbir ek hastalık bulunmazken, %59 'unda Hipertansiyon, Diabetes Mellitus ve Psikiyatrik Hastalıklar en çok görülen yandaş hastalıklar olduğu görüldü. Hastaların klinik tanılarında %25,83'inde Boyunda Şişlik, %49,00'unda boyunda kitle şüphesi, %11,92'sinde boyunda ağrı, %2,65'inde bası bulguları tespit edildi. Çalışmamızda bening patolojiye sahip hastaların T3 ve TSH değerlerinin malignite patolojiye sahip hastalara göre daha düşük ve T4 değerlerinin daha yüksek olduğu her iki grup arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edildi. Hastaların pataloji sonuçlarınada xi %44,37'inin bening, %4,64'ünün yetersiz örnek, %9,27'sinin malignite kuşkulu, %3,31'inin malign, %8,61'inin tanısal olmayan sonuç elde edildi. hastaların yaşları ile cinsiyetleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Yaş arttıkça her iki cinsiyette de hastalık görülme risk artmaktadır. Bu risk kadınlarda erkeklere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Sağ nodüllerin çapları, halo varlığı ve mikrokalsifikasyon durumları ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken, sol nodüllerde sadece halo varlığı ve mikrokalsifikasyon durumları ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sağ tarafta erkeklerin nodül çapı ortalaması daha yüksek değerde bulunurken, sol taraf nodüllerde kadınların daha yüksek çap ortalamalrını sahip oldukları saptandı.Her iki taraf nodüller her iki cinsiyettede çoğunlukla solid ve hipoekoik ekojenitide oldukları saptandı. tiroit fonksiyon testleri ile yaşları arsında anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür T3, T4, TSH değerleri ortalamalarının 45 yaş ve üstü hastalarda daha yüksek olduğu saptandı. 45 yaş ve üzeri hastalarda nodül çaplarının daha büyük olduğu gözlendi. Yaş arttıkça malignite görülme ve hastalık ortaya çıkma riskinin daha fazla olduğu saptandı. Sonuç: Çalışma sonucunda Aile Hekimliği açısından nodüler guatr hastalarının demografik özelliklerinin benign-malign ayırımında klinik tanının, yapılan ultrason ve patoloji sonuçlarının önemli bir gösterge oldukları sonucuna varılmıştır.

Özet (Çeviri)

EVALUATION OF DEMOGRAPHIC PROPERTIES OF NODULAR GUATR PATIENTS IN FAMILY MEDICINE ABSTRACT Objective: In this study, we aimed to investigate the effect of demographic characteristics of the patients with nodular goiter on the differentiation of benign-malignant. Thus, it is aimed to emphasize the importance of preventing unnecessary patient referral to reduce the burden of hospitals and the reduction of unnecessary resource utilization. Materials and Methods: The study was retrospectively scanned between 2016 and 2017 and the patients who were treated with nodular goiter in the General Surgery Clinic of SBU Izmir Bozyaka Training and Research Hospital were included in the study and 129 of them were female <(85.43%) and 22 of them were male ( A total of 151 patients (age: 20-79) were included in the study. Patients older than 90 years of age, patients older than 90 years, patients with a history of surgery, recurrent tumors, patients who received chemotherapy and / or radiotherapy before surgery, patients who did not accept the operation and pregnant women were excluded from the study. In addition to demographic data such as age, gender, complaint of the patients, the results of leukocytosis and thyroid related biochemistry results (T3, T4, TSH, Anti T, Anti M) were performed according to the results of ultrasound, scintigraphic withdrawal and pathology. benign malignancy data were recorded. The data were collected using statistical software package SPSS 23 (Staistical Package for the Social Sciences - IBM®). To determine the level of statistical significance, 95% confidence interval and p <0.05 were considered significant. Results: Of the 151 patients in our study, 129 (85.43%) were female and 22 (14.56%) were male. The mean age of the patients was 49,71 ± 12,04 years. 41,06% of patients had no additional disease, while 59% had hypertension, diabetes mellitus, and psychiatric disorders were the most common comorbidities. In the clinical diagnosis of the patients, 25.83% of the patients had neck swelling, 49.00% had a mass in the neck, 11.92% had neck pain and 2.65% had pressure findings. In our study, it was determined that T3 and TSH values of patients with benign pathology were lower and T4 values were higher than xiii the patients with malignancy pathology and a significant relationship was found between the two groups. 44.37% of the patients were benign, 4.64% were inadequate, 9.23% were suspected of malignancy, 3.31% were malignant and 8.61% were non-diagnostic. A statistically significant relationship was found between the ages and genders of the patients. As age increases, the risk of disease in both genders increases. This risk was higher in females than males. A significant relationship was found between sex of right nodules, presence of halo and microcalcification conditions, while only a significant relationship was found between the presence of halo in the left nodules and microcalcification cases and gender. On the right side, the mean diameter of the nodules in men was higher, whereas in the left side nodules women had higher diameter averages. The nodules were found to be both solid and hypoechoic echogenic in both genders. T3, T4, TSH values were found to be significantly higher in patients aged 45 years and older. It was observed that nodule diameters were larger in patients 45 years and older. As the age increased, the risk of malignancy and disease was found to be higher. Conclusion: As a result of the study, it was concluded that the clinical diagnosis, ultrasonography and pathology results of the demographic characteristics of the nodular goiter patients in terms of family medicine were an important indicator of family medicine

Benzer Tezler

  1. Takip sırasında malignite saptanan benign tiroid nodüllerinde risk faktöleri

    Risk factors in benign thyroid nodules determined withmalignancy during follow-up

    HATİCE SÜMEYRA ÖZÜER GÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERKAN SARI

    UZMAN KIVILCIM ULUSAN

  2. Tirotoksikoz nedeniyle radyoaktif iyot tedavisi alan hastaların klinik özelliklerinin tedavi yanıtına etkisi: Retrospektif tek merkezli çalışma

    The effect of clinical characteristics of patients receiving radioactive iodine therapy due to thyrotoxicosis on their responses to treatment: A retrospective single center study

    GURUR USTA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

    Dahiliye Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLHAN AKBABA

  3. Hashimoto tiroiditli çocuk hastaların demografik, klinik ve prognostik özellikleri

    Demographic, clinical and prognostic features of hashimoto's thyroiditis in children

    NEŞE BİRİNCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT AYDIN

  4. Endemik guatr bölgesindeTI-rads ve bethesda sınıflamasının klinikopatolojik ilişkisi

    Clinicopathological relationship between TI-rads and bethesda classification in endemi̇c goitre region

    MUSTAFA KARAAĞAÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TAMER ERTAN

    DR. TALHA SARIGÖZ