Hemodiyaliz hastalarında kuru ağırlık tayininde serum ozmolaritesinin rolü
The role of serum osmolarity in dry weight determination in hemodialysis patients
- Tez No: 540045
- Danışmanlar: DOÇ. DR. EBRU GÖK OĞUZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: hemodiyaliz, kuru ağırlık, serum ozmolaritesi, Bioimpedans ölçüm, Diyaliz, Elektriksel impedans, Osmolar konsantrasyon, Renal diyaliz, Serum, Hemodialysis, dry weight, serum osmolarity, bioimpedance measurement, Dialysis, Electric impedance, Osmolar concentration, Renal dialysis, Serum
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Son dönem böbret yetmezliğinde, en önemli mortalite sebebi, kardiyovasküler hastalıklardır. Burada ise en önemli risk faktörü, bu hastalardaki sıvı fazlasıdır. Bu volüm yükünü saptamak için çeşitli yöntemler olmasına karşın, birçoğunun kısıtlılıkları da mevcuttur. Plazma ozmolaritesi ise, plazmanın su tutma gücü olarak da değerlendirilebilir. Nitekim, Uygunsuz ADH Sendromunda vücutta fazla su tutulması durumu vardır ve tanı kriterlerinden biri de, serum ozmolaritesi düşüklüğüdür. Bizler de bu çalışma ile, plazmanın su tutuma gücü olarak da değerlendirilebilen plazma ozmolaritesi ile volüm durumu arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık. GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışma, hastanemiz nefroloji kliniğinde takipli 82 hemodiyaliz hastasıyla yapılmış olup bu hastaların önce BCM ölçümleri yapılıp hastalar iki gruba ayrılmış ve serum ozmolaritesi de bakılarak aralarındaki ilişki incelenmiştir. BULGULAR: Toplam 82 hasta çalışmaya alındı. Hastaların SDBY için 25' inde sebep DM (%30,5) iken, 16'sında HT (%19,5), 7'sinde glomerulonefritler (%8,5), 3'ünde PKB (%3,7) idi. Hastalar BCM cihazı ölçümlerinde OH/ECW ≥%15 olanlar hipervolemik, diğerleri ise hipervolemik olmayan olarak iki gruba ayrıldı. 30 hasta (%36,6) hipervolemik iken 52 hasta (%63,4) hipervolemik değildi. Hipervolemik gruptan 23 hasta (%76,7) hipervolemik olmayan grupta ise 14 hasta (%26,9) erkekti ve bu açıdan iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p<0,001). Hipervolemik olan ve olmayan grubun boyları sırasıyla 169 cm (160-175) ve 163 cm (158-166) idi ve iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p<0,001). Aynı şekilde hipervolemik olan ve olmayan grupların BMI'leri sırasıyla 22 kg/m2(21-24) ve 26 kg/m2 (23-30) saptandı ve iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p<0,001). Total kolesterol düzeyleri hipervolemik grupta 143±40,6 mg/dl iken hipervolemik olmayan grupta 186±43,9 mg/dl saptandı ve iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p<0,001). Yine hipervolemik grupta LDL düzeyi 94± 32,6 mg/dl iken hipervolemik olmayan grupta 128±33,7 mg/dl saptandı ve iki grup arasında istatistiksel anlamlı fark vardı (p<0,001). Hipervolemik olan ve olmayan grup arasında vasküler erişim yolu, diyaliz süresi ve antihipertansif tedavi alma durumu açısından istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p>0,05). Hipervolemik grupta 25 kişide (%83,3) KTO artışı saptanmışken, hipervolemik olmayan grupta 24 kişide (%46,2) saptandı ve iki grup arasında istatistiksel anlamlı fark vardı (p:0,001). İki grup diyalize giriş sistolik kan basınçları sırasıyla 150 mmhg (140-150) ve 120 mmhg (100-130) giriş diyastolik kan basınçları ise sırasıyla 80mmhg (80-94) ve 70 mmhg (60-80) saptandı ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p değeri sırasıyla <0,001 ve <0,001). Hipervolemik olan ve olmayan grubun hemodiyalize giriş ozmolariteleri sırasıyla 285±13,3 ve 282±15,5 mosm/kg saptandı. İki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p:0,630). İki grubun hemodiyaliz çıkışındaki ozmolariteleri sırasıyla 282±5,9 ve 282±4,6 mosm/kg saptanmış olup aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p:1,000). SONUÇ: Serum ozmolaritesi diğer bir ifadeyle plazmanın su tutma gücüdür. Bunun bir örneğini uygunsuz ADH sendromunda görmekteyiz. ADH'nın uygunsuz fazla sekresyonu ile vücutta su tutulur ve serum ozmolaritesi düşer. Biz de bu ve benzeri fikirlerden yola çıkarak, serum ozmolaritesinin hemodiyaliz hastalarındaki kuru ağırlığın tayininde kullanılabilirliğini inceledik. Fakat hipervolemik olan ve olmayan grup arasında ve bu grupların hemodiyalize giriş ve çıkış ozmolariteleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptamadık.
Özet (Çeviri)
OBJECTIVE: Cardiovascular diseases are the most important cause of death in end-stage renal failure.Here, the most important risk factor is the excess fluid in these patients. Although there are several methods for detecting this volume burden, they many have limitations.Plasma osmolarity can also be considered as the water retention power of plasma. In fact, ın case of inappropriate Adh Syndrome there is excess water in the body and one of the diagnostic criteria is low serum osmolarity.In this study, we aimed to investigate the relationship between plasma osmolarity and volume status, which can also be evaluated as water strength of plasma. MATERIALS AND METHODS: The study was carried out with 82 hemodialysis patients who were followed in the nephrology clinic of our hospital and these patients were divided into two groups based on BCM measurements. And the osmolarity of the patients were analyzed. FINDINGS: A total of 82 patients were included in the study. The cause of ESRD was diabetes mellitus on 25 patients (30.5%), hypertension on 16 (19.5%) patients, glomerulonephritis on 7(8,5%) patients, and polycistic kidney disease on 3 (3,7%) patients, respectively. Patients were divided into two groups according to their BCM measurements: OH / ECW≥15% hypervolemic and others non-hypervolemic. While 30 patients (36.6%) were hypervolemic, 52 patients (63.4%) were not hypervolemic. Of the hypervolemic group, 23 (76.7%) patients were male and 14 (26.9%) patients were male of the non-hypervolemic. In this respect, there was a statistically significant difference between the two groups (p <0.001). The height of the hypervolemic and non-hypervolemic group was 169 cm (160-175) and 163 cm (158-166), respectively. And there was a statistically significant difference between the two groups (p <0.001). Similarly, BMI's of hypervolemic and non-hypervolemic groups were 22 kg/m2 (21-24) and 26 kg/m2 (23-30), respectively. And there was a statistically significant difference between the two groups (p <0.001). Total cholesterol levels were 143 ± 40.6 mg / dl in hypervolemic group and 186 ± 43.9 mg / dl in non-hypervolemic group and there was a statistically significant difference between the two groups (p <0.001). In the hypervolemic group, LDL level was 94 ± 32.6 mg / dl and 128 ± 33.7 mg / dl in non-hypervolemic group and there was a statistically significant difference between the two groups (p <0.001). There was no statistically significant difference between the hypervolemic and non-hypervolemic group in terms of vascular access, duration of dialysis and antihypertensive treatmant (p values>0,005). In the hypervolemic group, 25 individuals (83.3%) were found to have increased CTI, while 24 patients (46.2%) were found in the non-hypervolemic group and there was a statistically significant difference between the two groups (p: 0.001). Entered systolic blood pressures of two groups were 150 mmhg (140-150) and 120 mmhg (100-130) and diastolic blood pressures were 80 mmhg (80-94) and 70 mmhg (60-80), respectively. There was a statistically significant difference between the groups (p value <0.001 and <0.001 respectively). Entered hemodialysis osmolarities of the hypervolemic and non-hypervolemic group were 285±13.3 and 282±15.5,respectively. There was no statistically significant difference between the two groups (p: 0.630). The osmolarities of the two groups at the hemodialysis output were found to be 282±5.9 and 282±4.6,respectively.And There was no statistically significant difference between them (p: 1,000). RESULT: Serum osmolarity is the water retention power of plasma. We see an example of this in inappropriate ADH syndrome. With improper excess secretion of ADH, water is kept in the body and serum osmolarity decreases. Based on these and similar ideas, we investigated the usefulness of serum osmolarity in the determination of dry weight in hemodialysis patients. However, we did not find a statistically significant difference between hypervolemic and non-hypervolemic group and hemodialysis entry and exit osmolarities.
Benzer Tezler
- Hemodiyaliz hastalarında prediyaliz ve postdiyaliz sodyum değerleri ile interdiyalitik kilo alımının değerlendirilmesi
Relationship between dialysis input-output sodium valueswith interdialytic weight gain in hemodialysis patients
DUYGU KILIÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
NefrolojiErciyes Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OKTAY OYMAK
- Hemodiyaliz hastalarında kuru ağırlık tayin metodlarının değerlendirilmesi
Evaluation of dry weight determination methods in hemodialysis patients
NURHAN SEYAHİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Nefrolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. EKREM EREK
- Evre 5 KBH'lı hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarında akciğer ultrasonografisi, biyoimpedans analizi ve fizik muayene bilgileri kullanılarak kuru ağırlık ve volüm durumunun değerlendirilmesi
Evaluation of DRY weight and volume status using lung ultrasound, bioimpedance analysis and physical examination in patients with hemodialysis and periton dialysis with stage 5 CKD
GÖKHAN ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
İç HastalıklarıTrakya Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İLHAN KURULTAK
- Hemodiyaliz hastalarında yeni bir inflamasyon belirteç olan Sistemik İnflamatuvar Yanıt İndeksinin (SIRI) kullanımı
Use of Systemic Inflammatory Response Index (SIRI), a new inflammation marker in hemodialisis patients
RENGİN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ENVER YÜKSEL
- Hemodiyaliz hastalarında, hemodiyaliz seansı öncesi ve sonrası sodyum gradienti ile sağkalımın öngörülebilmesi
Prediction of survival in hemodialysis patients with sodium gradient before and after hemodialysis session
PINAR YAĞCI YENİLMEZ