Geri Dön

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı akut atakta hasta profili

Patient profile in chronic obstructive pulmonary disease exacerbation

  1. Tez No: 541534
  2. Yazar: TUĞBA NAZİROĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEVDA CÖMERT, DOÇ. DR. ELİF TORUN PARMAKSIZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Akciğer, Akciğer hastalıkları, Akciğer hastalıkları-obstrüktif, Göğüs hastalıkları, Hastalar, Kronik hastalık, Nüks, Risk faktörleri, Lung, Lung diseases, Lung diseases-obstructive, Thoracic diseases, Patients, Chronic disease, Recurrence, Risk factors
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), genellikle zararlı partikül veya gazlara ciddi maruziyetin neden olduğu havayolu ve/veya alveoler anormalliklere bağlı kalıcı hava akımı kısıtlanması ve solunumsal semptomlarla karakterize, yaygın, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH akut atak; hastanın semptomlarında ek tedavi gerektirecek düzeyde kötüleşme ile karakterize bir olaydır. KOAH, uzun süren kronik bir hastalık olması, çalışma gücünü sınırlaması, sık akut ataklar ile seyretmesi, akut ataklarda oluşan solunum yetmezliği ve hastanın uzun süre yoğun bakımda kalması, erken ölümle iş gücü kaybı oluşturması gibi sonuçları nedeniyle sosyoekonomik yönden toplum için ciddi bir yük oluşturur. Çalışmamızda KOAH akut atak hasta profilinin ve risk faktörlerin belirlenmesi, atağa sebep olan patojenlerin saptanmasını amaçladık. MATERYAL VE METOD: Ağustos 2017 – Kasım 2018tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniğinde KOAH akut atak tanısı ile yatırılan hastalar çalışmamıza dahil edildi. Çalışmaya katılan hastaların sosyodemografik özellikleri, medikal öyküleri ve semptomları sorgulandı. Hastalara kliniğimizde yatarak takip edildiği zaman içerisinde solunum fonksiyon testi (SFT) ve karbonmonoksit diffüzyon kapasitesi (DLCO) ölçümleri, kantitatif balgam kültürü, ekokardiyografi (EKO), altı dakika yürüme testi (6 DYT) yapıldı. C-reaktif protein (CRP), prokalsitonin, D-Dimer değerlerini içeren biokimyasal değerlendirme yapıldı. Veriler IBM SPSS 17.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) ile istatistiksel olarak karşılaştırıldı. BULGULAR: Çalışmamıza alınan 100 hastanın 74'ü (%74) erkek, 26'sı (%26) kadın; yaş ortalaması 69,05±10,21 yıl olarak bulundu. Hastaların vücut kitle indeksi (VKİ) ortalaması 25,52±5,31 kg/m2, KOAH süresi 99,31±98,58 ay, sigara kullanımı 51,06±35,75 paket-yıldı. Sigara içme yönünden cinsler arasındaki fark anlamlı bulundu (p<0.001). Erkeklerin toplam sigara tüketimi (paket/yıl) istatistiksel olarak anlamlı derecede kadınlardan daha fazla olduğu tespit edildi (p<0.001). En sık başvuru semptomu 100 hastada (%100) bulunan nefes darlığıydı. Bakteriyel patojenler 25 (%25) vakada izole edilebildi. En sık izole edilebilen patojenler sırasıyla Hemophilus influenza %12,7, Pseudomonas aeruginosa %7,1 ve Acinetobacter baumani %4 oldu. Balgam kültürlerinde normal flora elemanları üreyenler ile balgam kültüründe patolojen ajan üreyenlerin CRP, prokalsitonin değerleri kıyaslandığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05, p>0,05). Çalışmaya alınan hastaları VKİ<25 kg/m2 ve VKİ ≥25 kg/m2 olarak iki gruba ayırdığımızda, VKİ ≥25 olan grubun daha iyi DLCO, DLCO/VA değerlerine, daha az hastane yatışı gerektiren akut atak sayısına ve daha düşük PABs değerlerine sahip olduğu saptandı. TARTIŞMA: Enfeksiyöz nedenlerde etkenin saptanması antibiyoterapi açısından yol gösterici niteliktedir. CRP ve prokalsitonin gibi inflamatuvar belirteçler KOAH akut atakta yükselebilir fakat balgam kültüründe bakteriyel etken saptanması ile her zaman korele olmayabilir. KOAH akut atak tanısı ile hastaneye yatan hastaların çoğunluğunu erkek hastalar oluşturmaktadır. Erkek cinsiyet sigara için bir risk faktörüdür. Atak sıklığını arttıran birçok risk faktörünün olduğu bilinmektedir. Hastaların düşük FEV1 ve FVC değerlerine sahip olması bu risk faktörleri arasında sayılabilir. Çalışmamızda VKİ'nin artması ile diffüzyon kapasitesinde iyileşme olurken, PABs değerleri ve hastane yatışı gerektiren akut atak sayısı azalmıştır. Bu nedenle VKİ KOAH'lı hastaların prognozunu tahmin etmede yararlı bir gösterge olabilir. SONUÇ: KOAH ve akut atakların farklı ağırlık ve şekillerde seyredebileceği, atak ile başvuran hastanın değerlendirilmesinde tedavi yaklaşımı ve prognozu belirleyen pek çok faktör göz önünde bulundurulmalıdır.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION: Chronic obstructive pulmonary disease (COPD) is characterized with airway and/or alveolar abnormalities leading to permanent airway obstruction and respiratory symptoms, primarily caused by prolonged exposure to detrimental particles or gases. It is an epidemic disease which can be prevented and treated. Acute exacerbations are characterized with worsening of the symptoms requiring additional treatment. COPD creates significant socioeconomic burden on the society, because it is a chronic disease which limits work force, necessitates hospitalization during acute exacerbations, and causes loss of of work force by increasing mortality. We aimed to define patient profile and risk factors associated with, and pathogens causing acute exacarbations. MATERIAL AND METHOD: Patients admitted for acute COPD exacarbation between August 2017 and November 2018 at the Department of Respiratory Medicine of University of Health Sciences, Kartal Dr. Lutfi Kirdar Teaching and Research Hospital were enrolled in the study. Each patient was questioned for demographics, medical history and symptoms. Spirometry, diffusing capacity of lung for carbon monoxide (DLCO) testing, quantitative sputum cultures, echocardiography and 6- minute walk test were performed on all patients. C-reactive protein (CRP), procalcitonin and D-Dimer values were obtained. Data were analyzed using IBM SPSS 17.0 software (SPSS Inc., Chicago, IL, USA). RESULTS: Of the 100 patients included in the study, 74 (74%) were male. Mean±SD age was 69.05±10.21 years. Mean±SD body mass index (BMI) was 25.52±5.31 kg/m2 , duration of COPD 99.31±98.58 moths, and duration of cigarette smoking 51.06±35.75 pack-years. There was statistically significant difference between genders in terms of cigarette smoking (p<0.001). The most common symptom was dispnea (n=100, 100%). Bacterial pathogens were isolated in 25 patients (25%). The most common pathogens were haemophilus influenzae (12,7%), pseudomonas aeruginosa (7,1%) and acinetobacter baumanii (4%). C-reactive protein and procalcitonin values were not significantly different between patient groups who had positive and negative sputum cultures for pathogen microorganisms (p>0.05). Following separation of the study population into 2 groups as BMI<25 and BMI≥25, the BMI≥25 group had better results for DLCO and DLCO/VA, fewer numbers of acute exacarbations requiring hospitalization, and lower pulmonary artery systolic pressure values. DISCUSSION: Isolation of the pathogen in infection-related cases guides the antibiotherapy. Inflamatory markers such as C-reactive protein and procalcitonin may rise during acute exacarbations, however, this rise may not always be in correlation with isolation of bacterial pathogens from sputum cultures. Most patients hospitalized for acute COPD exacarbation are males. Male gender is a risk factor for smoking. Many risk factors increasing the frequency of acute exacarbations are already defined. Low FEV1 and FVC values are among them. In the present study, we found that increased BMI is associated with increased diffusion capacity, and fewer numbers of acute exacarbations requiring hospitalization, and lower pulmonary artery systolic pressure values. Therefore, BMI may be useful for predicting the prognosis of patients with COPD. CONCLUSION: Patients with chronic obstructive pulmonary disease may present in a wide range of clinical forms. Many different factors must be taken into consideration during the evaluation of patients presenting with an acute exacarbation to guide the therapy and predict prognosis.

Benzer Tezler

  1. Statik elektrikle yüklenmiş sıvı ilacın pamuk ilaçlamasında etkinliğinin belirlenmesi üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    ALİ BAYAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatÇukurova Üniversitesi

    Tarımsal Mekanizasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YUSUF ZEREN

  2. Travmatik erkek paraplojelere yüksek frekanslı TENS

    Başlık çevirisi yok

    SEMA ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Ortopedi ve TravmatolojiGazi Üniversitesi

    Kazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VESİLE SEPİCİ

  3. Kemalpaşa etlik piliç işletmelerinin teknik ve ekonomik yönden incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HAYRİ TUNA YÜKSELEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatEge Üniversitesi

    Zootekni Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇETİN KOÇAK

  4. Sarıcakaya (Eskişehir) bölgesi bitümlü şeyllerinde organik jeokimyasal araştırma

    Organic geochemical investigation of bituminous shales of Sarıcakaya-Eskişehir region

    NECLA AKÇA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Jeoloji MühendisliğiAnkara Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. GÖNÜL BÜYÜKÖNAL