Geri Dön

Yeni tanımlanan radyografik cilt altı yağ doku kalınlığı oranının primer total kalça artroplastisi sonrası erken dönem başarısızlık ile ilişkisi var mıdır?

Does the new defined radiographic subcutaneous fat thickness ratio correlate with early failure following total hip arthroplasty?

  1. Tez No: 551468
  2. Yazar: ERDEM ARAS SEZGİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ERDİNÇ ESEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Adipoz doku, Artroplasti, Kalça, Kalça eklemi, Kalça protezi, Ortopedi, Protezlere bağlı enfeksiyonlar, Radyografi, Uzun kemik radyografisi, Adipose tissue, Arthroplasty, Hip, Hip joint, Hip prosthesis, Orthopedics, Prosthesis related infections, Radiography, Long bone radiography
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Obezitenin total kalça artroplastisi (TKA) sonrası artmış başarısızlık oranlarıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir ancak; başarısızlık riski için vücut kitle endeksinden daha iyi göstergeler olduğu düşünülen bölgesel yağ dağılımı ölçümleri hakkında sınırlı veri bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı yeni tanımlanan radyografik cilt altı yağ doku kalınlığı oranının (1) aynı gözlemci için ve gözlemciler arası güvenilirliğini değerlendirmek ve (2) bu oranın TKA sonrası erken dönem başarısızlık ile ilişkisini araştırmaktı. Hastanemizde 2014 ve 2017 yılları arasında primer TKA ameliyatı yapılan, en az bir yıl takip edilen ve ameliyat öncesi pelvis ön-arka radyografi görüntüleri bulunan 321 hasta çalışmaya dahil edildi. Yüksek kalça yağ doku kalınlığı oranı (KYKO) ≥2 olarak tanımlandı. Erken dönem başarısızlık ise revizyon, herhangi bir sebeple yeniden ameliyat geçirme veya ameliyattan sonraki bir yıl içerisinde ameliyat ile ilişkili ölüm olarak tanımlandı. Kalça yağ doku kalınlığı oranının aynı gözlemci için ve gözlemciler arası güvenirliği mükemmel olarak bulundu. Erken dönem başarısızlığın yüksek KYKO grubunda daha sık olduğu görüldü (%2,2'ye karşın %7,6; olasılık oranı 3,75; %95 güven aralığı 1,16-12,14; p<0,05). KYKO'nun risk değerlendirmedeki başarısı sürekli bir değişken olarak alındığında (p<0.01) ve çok değişkenli analizde devam etti (p<0.05). Çok değişkenli analizde, düzeltilmiş olasılık oranı hesaplanırken kullanılan diğer faktörlerin ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Yeni tanımlanan KYKO ile eklem çevresi yumuşak doku dağılımını değerlendirilebilir ve bu oran TKA sonrası erken dönem başarısızlık riskini değerlendirmede kullanışlı ve tekrarlanabilir bir araç olarak kabul edilebilir.

Özet (Çeviri)

Obesity is thought to be related with increased failure rates following total hip arthroplasty (THA). However, there are limited data on methods of evaluating site specific fat distribution; which have been suggested to be better indicators of risk for failure than body mass index. The aims of this study was to (1) asses interobserver and intraobserver reliabilities of a new defined radiographic subcutaneous fat thickness ratio and (2) investigate the correlation of this ratio with early failure following THA. Three hundred twenty-one patients who underwent primary THA in our institution from 2014 to 2017, with at least 1-year follow-up and pre-operative pelvis anterior-posterior X-ray radiograph were included in this study. A high hip fat thickness ratio (HFTR) was defined as ≥2. Early failure was defined as revision or re-operation for any reason and death related to operation first year following THA. The HFTR was shown to have excellent intraobserver and interobserver reliabilities. Early failure was more frequent in high HFTR (2.2% versus 7.6%; odds ratio 3.75, 95% confidence interval 1.16-12.14, p<0.05). Ability of HFTR's in risk estimation continued as a continuous variable (p<0.01) and in multivariate analysis (p<0.05). Association of other factors included in the multivariate analysis to obtain adjusted odds ratio, was not statistically significant. Periarticular soft tissue distribution could be assessed with new defined HFTR can and this ratio can be regarded as a useful and reproducible tool for assessing risk of early failure following THA.

Benzer Tezler

  1. Non radyografik aksiyel spondiloartrit ile ankilozan spondilit hastalarının klinik, radyolojik özelliklerinin ve hastalık aktiviteleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of clinical activity, radiographic severity, quality of life and related variables in patients with non radiographic axial spondyloarthritis and ankylosing spondilitis

    EYÜP ÇOBAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Romatolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERVET AKAR

  2. Suprakondiler humerus kırığı nedeniyle cerrahi tedavi görmüş olan çocuklarda yeni bir fizik muayene yöntemi ile rezidü rotasyonel deformitenin ve sonuçlar üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the residual rotational deformities and their effects on outcomes in operated paediatric supracondylar humerus fractures, description of A new examination technique

    ALİ GÖÇER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Ortopedi ve TravmatolojiMersin Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN MANOUCHEHR ESKANDARİ

  3. Politravmalı hastalarda radyolojik yöntemlerle tespit edilememiş (Okkült) patolojilerin tüm vücut kan havuzu ve geç tüm vücut kemik sintigrafisi yöntemi ile tanımlanması

    Evaluate the radiologically undetected (occult) bone (fracture, microfracture, fissure, periost reaction, etc.) and soft tissue lesions (hematoma, solitary organ pathologies, etc.) by means of entire body blood pool (EBBP) and late entire body bone scintigraphy (EBBS) and to find out the additional benefits of the method in patients who have polytrauma without life threat.

    AYŞEN SEVER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Radyoloji ve Nükleer TıpOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TARIK BAŞOĞLU

  4. Development of mirna biomarkers for the differentiation between gingivitis and periodontitis: A pilot study

    Gingivitis ve periodontitis ayrımı için mirna biyobelirteçlerinin geliştirilmesi: Pilot çalışma

    DHAFIR LATIEF FAYADH FAYADH

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    BiyokimyaSüleyman Demirel Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CALAPOĞLU

  5. Radiküler kist ve granülomların dijital histogram analizi ile ayırdedilmesi

    Differention of radicular cyst and granulomas with digital histogram analysis

    ÜLKEM AYDIN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Diş HekimliğiGazi Üniversitesi

    Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TAYFUN ALAÇAM