Geri Dön

İnvajinasyonda klinik ve radyolojik bulguların serum fizyolojik ile sonografik redüksiyon başarısına etkisi

The effect of clinical and radiological findings on sonographic reduction success in invagination with saline

  1. Tez No: 597358
  2. Yazar: RAFAIL JOMARDOV
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜSEYİN HÜDAVER ALPER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: İnvajinasyon, gastrointestinal kanalın birbirini takip eden 2 barsak segmentinin iç içe geçmesi olarak tanımlanabilir. İnvajinasyon 3-24 ay arasındaki çocuklarda en sık intestinal obstrüksiyon nedenidir. Ultrasonun tanıda ilk seçenek olmasının yanında, ultrason eşliğinde hidrostatik redüksiyon tekniği ile invajinasyonun cerrahi dışı tedavi yöntemi olarak da sıkça kullanılmaktadır. Bu çalışmada amaç invajinasyon olgularında hidrostatik redüksiyon işleminin başarısını etkileyen klinik ve radyolojik bulguların irdelenmesidir. Çalışmada hastanın yaşı, cinsiyeti, klinik bulgular ve sonografik olarak invajine olan barsak segment boyutu, yanısıra eşlik eden batın içi lenf bezi ve sıvı varlığının serum fizyolojik (SF) ile hidrostatik redüksiyon işlemine etkisi araştırıldı. GEREÇ VE YÖNTEMLER: Çalışmaya 2012-2017 yılları arasında ultrason ile invajinasyon tanısı konulan 104 olgu alındı. İnvajinasyon tanısı ve ultrason eşliğinde hidrostatik redüksiyon tedavisi ultrason cihazı ile (Siemens Antares) 4-9 ve 5-13 MHz lik konveks ve lineer problar kullanılarak gerçekleştirildi. İnvajinasyon tanısı konulan olgulara hidrostatik redüksiyon işlemi yapıldı. BULGULAR: Serum fizyolojik ile redüksiyon uygulanan 104 olguda 82'si (%78,8) başarılı şekilde tedavi edilirken 22 olguda (%21,2) redüksiyon işlemi başarısız olup cerrahi olarak tedavi edilmiştir. Olguların 65'i erkek (%62.5) 39'u kızdı (%37.5), redüksiyon işlemi başarısız olanların 13'ü erkek 9'u kız çocuklardı. Olgularda en sık görülen klinik bulgular karın ağrısı (%80), kusma (%62), kanlı gaita (%30), diare (%13,5), konstupasyon (%8) idi. Yapılan sonografide invagine olan barsak segment uzunluğu ve çapı, yanısıra eşlik eden büyümüş lenf bezinin ve batın içi serbest sıvının redüksiyon başarısına etkısı araştırıldı. Bu bulgulardan karın ağrısı, kusma, kanlı gaita, diare ve konstupasyon gibi klinik bulguların bulunması başarısızlık oranın artırdığı yalnız istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (P<0,05). Sonografik olarak invajinasyon çap ve uzunluğu arttıkça rekürrens oranında artış izlendi izlendi ve hidrostatik redüksiyon başarısız oldu (P<0,05). Eşlik eden lenf bezi ve serbest sıvının bulunmasıda ayrı ayrılıkta redüksiyon işleminin başarısızlığı etkilediğini ve rekürrensi artırdığını istatistiksel olarak anlamlı bulundu (P<0,05). Başarısız hidrostatik redüksiyon uygulanan hastalarda invajine olan barsak segment uzunluğu ortalam 7,2 cm, başarılı olgularda ise ortalama 4,07 cm bulundu. Çap olarak başarısız redüksiyon yapılanlarda 4,07 cm, başarılı redüksiyon yapılanlarda 2,66 cm bulundu. Cerrahi olarak tedavi edilen 22 olguda sürükleyici nokta olarak 14 olguda lenfadenomegali, 3 olguda apendisit, 3 olguda Meckel divertikülü, 1 olguda kitle ve 1 olguda polip saptandı. SONUÇ: USG eşliğinde hidrostatik redüksiyon, invajinasyon tanılı olgulara uygulanacak basit, etkilli ve güvenilir bir yöntemdir. USG eşliğinde hidrostatik redüksiyon tedavisi invajinasyon olgularında ilk tedavi seçeneği olarak görülmeli. Görüntüleme bulguları ile başarısız olgular belirlenmeye çalışılmıştır. Invajinasyon çap ve uzunluğu arttıkça ve veya eşlik eden büyümüş lenf bezi veya batında sıvı varlığı başarısız olguları saptamada işe yaramaktadır.

Özet (Çeviri)

PURPOSE: Intussusception can be defined as the intersection of two consecutive intestinal segments of the gastrointestinal tract. Intussusception is the most common cause of intestinal obstruction in children 3-24 months age. Beside being the first choice in the diagnosis of intussusception, ultrasound-guided hydrostatic reduction technique is frequently used as a non-surgical treatment of intussusception. The aim of this study was to investigate the factors influencing success of hydrostatic reduction in patients with intussusception. In this study age, gender, clinical findings and the size of intussuscepted bowel segment, as well as presence of intraabdominal lymph node and fluid in prediction the success of hydrostatic reduction investigated. MATERİALS AND METODS: 104 patients were diagnosed with intussusception between 2012-2017 years were included in the study. We used ultrasound (Siemens Antares) 4-9 and 5-13 MHz convex and linear probes for diagnosis and ultrasound-guided hydrostatic reduction of intussusception. Hydrostatic reduction was performed in the patients diagnosed with intussusception. RESULTS: 82 patients (%78.8) were successfully treated with hydrostatic reduction, in 22 patients (%21.2) the reduction was unsuccessful and treated surgically. Sixty-five patients were male (%62.5) and 39 patients were female (%37.5) of the 104 patients. The most common clinical findings were abdominal pain (%80), vomiting (%62), bloody stool (%30), diarrhea (%13.5), constipation (%8). The effects of presence intraabdominal lymph node and fluid beside the length and diameter of intussusception on reduction success were investigated. Clinical findings such as abdominal pain, vomiting, bloody stool, diarrhea, and constipation has no statistically significant difference in patient with unsuccessful reduction (P<0,05). The hydrostatic reduction was unsuccessful in patients with increased length and diameter of intussusception (P<0,05). The patients with intraabdominal lymph node and fluid, the recurrence of intussusception and hydrostatic reduction procedure failure attempts statistically significant increased (P<0,05). The mean intestinal segment length was found to be 7.2 cm in patients who underwent unsuccessful hydrostatic reduction while 4.15 cm in successful cases. The mean diameter of unsuccessful reduction was found 4.07 cm while 2.66 cm in patients with successful reduction. In 22 patients treated surgically, 14 patients had lymphadenomegaly, 3 cases had Meckel's diverticulum, 1 had mass and 1 had polyp as pathological lead point. CONCLUSİON: Ultrasound-guided hydrostatic reduction is a simple, effective and reliable method applied to patients for non-surgical treatment of intussusception. Ultrasound-guided hydrostatic reduction should be considered as the first treatment option in patients with intussusception. We tried to determine candidates for unsuccessful hydrostatic treatment based on imaging and clinical findings. Longer areas of intussusception as well as wider diameters, the presence intraabdominal fluid and enlarged lymph nodes is useful in predicting candidates for unsuccessful treatment.

Benzer Tezler

  1. Kranioservikal bileşke patolojilerinde transoral girişim

    Başlık çevirisi yok

    A. SERDAR ARMAĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    NöroşirürjiSağlık Bakanlığı

    DR. MAHİR TEVRÜZ

  2. İnvajinasyon tanısında ultrasonografinin yeri

    Başlık çevirisi yok

    İLHAN HÜSEYİN

  3. Pediatrik dönemde görülen invajinasyon olgularında ultrasonografi ve renkli doppler kullanımının teşhiste ve tedaviyi belirlemede yeri

    The Importance of ultrasonography and colour doppler in determining the diagnosis and treatment of instussusception during pediatric period

    KAYHAN ERBİLEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    DOÇ.DR. İZZET ROZANES

  4. Barsak tıkanıklığında hiperbarik oksijen tedavisinin mukoza morfolojisi ve bakteri translokasyonuna etkisi

    The Effect of hyperbaricoxygen therapy on the mucosalmorphology and the bacterial translocation in the intestinal obstruction

    BARAN TOKAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. ALAADDİN ÇELİK

  5. Henoch-Schönlein purpurası olgularında ultrason ile invajinasyon tespiti

    Başlık çevirisi yok

    F. GÜLSÜN AKDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    DOÇ.DR. YILDIRIM ÇINAR