Geri Dön

Helicobacter gastriti gastroözofageal ferlü için predispozan bir faktör mü?

Is helicobacter pylori eradication predisposed to developed GFR esophagitis?

  1. Tez No: 60046
  2. Yazar: FİLİZ SÜRÜCÜ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. FATİH BEŞIŞIK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Gastrit, Gastroözofageal reflü, Helicobacter pylori, Gastritis, Gastroesophageal reflux, Helicobacter pylori
  7. Yıl: 1997
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Uyarılmış gastrin yanıtını araştırmak için 12 saatlik açlık sonrası 20gr yağ, 30 gr protein ve 25 gr kbh içeren yemek yedirildi. Yemekten 15 dk önce, 0., 15., 30., 45., 60., 75. dk da gastrin bakılmak üzere kan alındı. Tüm bu tetkikler eradikasyon sonrası 3. ayda tekrarlandı. Eradikasyon için Klaritromisin 2x500, amoksisilin 2 x1 gr, omeprazol 2x 20 mg 1 hafta ve 3 hafta bizmut subsitrat 3x300mg kullanıldı. Bulgular Çalışmaya alınan 10 kadın hastanın yaş ortalaması 43.9±17.3(20-69)yıl; 10 erkek hastanın yaş ortalaması ise 36.5±1 4.9(1 8-63)yıl idi. Eradikasyon öncesi endoskopik değerlendirmede 4 hastada duodenal ülser, 4 hastada reflü özofajit, ve 5 hastada duodenal ülser+reflü özofajit tespit edildi. Geri kalan 1 1 hasta fonksiyonel dispepsi olarak kabul edildi. Tedavi sonrası 3. ayda endoskopik olarak 2 hastada ülserin iyileşmekte olduğu, bir hastada özofajitin arttığı tespit edildi. Diğer hastalarda endoskopik remisyon sağlanmıştı. Tedavi sonrası tüm hastalarda CLO ve histoloji ile H.pylori (-) bulundu.Tedavi sonrası 3 hasta kontrole gelmedi. Histopatolojik olarak tedavi öncesi hastaların % 70(n=14) inde kronik nonatrofik gastrit ve %85(n=17) inde kronik aktif gastrit tespit edildi. Tedavi sonrası aktivitenin anlamlı olarak gerilediği görüldü(p=0.001). Atrofi de ise anlamlı bir değişiklik olmadı. Yaşa göre atrofık ve nonatrofik gastrit değerlendirildiğinde anlamlı bir fark bulunmadı(p=0.2). Vakaların tümünde H.pylori antral ağırlıklı tespit edildi. H.pylori, kardiyada %15(n=3) oranında bulundu, özofagus ve duodenumda rastlanmadı. Sadece bir hastada duodenumda gastrik metaplaziye rastlandı. Tedavi öncesi PNL infiltrasyonu antrumda %95,korpusda %50, fundusda %40, kardiyada %25 hastada vardı. Tedavi sonrası antrum, korpus ve fundusda kaybolurken; kardiyada % 12 hastada infiltrasyon devam etmekteydi. Histolojik aktivite değerlendirildiğinde eradikasyon öncesi ve sonrası PNL infıltrasyonlarında anlamlı azalma görülürken; mononükleer infiltrasyonda anlamlı azalma saptanmadı. özofajitli olgularda endoskopik“grade”ile histolojik“grade”birbirine paralel idi. Tedavi öncesi ve sonrası bazal gastrin düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmamakla beraber; 60 ve 75. dk da anlamlı azalma ile birlikte tedavi 34Uyarılmış gastrin yanıtını araştırmak için 12 saatlik açlık sonrası 20gr yağ, 30 gr protein ve 25 gr kbh içeren yemek yedirildi. Yemekten 15 dk önce, 0., 15., 30., 45., 60., 75. dk da gastrin bakılmak üzere kan alındı. Tüm bu tetkikler eradikasyon sonrası 3. ayda tekrarlandı. Eradikasyon için Klaritromisin 2x500, amoksisilin 2 x1 gr, omeprazol 2x 20 mg 1 hafta ve 3 hafta bizmut subsitrat 3x300mg kullanıldı. Bulgular Çalışmaya alınan 10 kadın hastanın yaş ortalaması 43.9±17.3(20-69)yıl; 10 erkek hastanın yaş ortalaması ise 36.5±1 4.9(1 8-63)yıl idi. Eradikasyon öncesi endoskopik değerlendirmede 4 hastada duodenal ülser, 4 hastada reflü özofajit, ve 5 hastada duodenal ülser+reflü özofajit tespit edildi. Geri kalan 1 1 hasta fonksiyonel dispepsi olarak kabul edildi. Tedavi sonrası 3. ayda endoskopik olarak 2 hastada ülserin iyileşmekte olduğu, bir hastada özofajitin arttığı tespit edildi. Diğer hastalarda endoskopik remisyon sağlanmıştı. Tedavi sonrası tüm hastalarda CLO ve histoloji ile H.pylori (-) bulundu.Tedavi sonrası 3 hasta kontrole gelmedi. Histopatolojik olarak tedavi öncesi hastaların % 70(n=14) inde kronik nonatrofik gastrit ve %85(n=17) inde kronik aktif gastrit tespit edildi. Tedavi sonrası aktivitenin anlamlı olarak gerilediği görüldü(p=0.001). Atrofi de ise anlamlı bir değişiklik olmadı. Yaşa göre atrofık ve nonatrofik gastrit değerlendirildiğinde anlamlı bir fark bulunmadı(p=0.2). Vakaların tümünde H.pylori antral ağırlıklı tespit edildi. H.pylori, kardiyada %15(n=3) oranında bulundu, özofagus ve duodenumda rastlanmadı. Sadece bir hastada duodenumda gastrik metaplaziye rastlandı. Tedavi öncesi PNL infiltrasyonu antrumda %95,korpusda %50, fundusda %40, kardiyada %25 hastada vardı. Tedavi sonrası antrum, korpus ve fundusda kaybolurken; kardiyada % 12 hastada infiltrasyon devam etmekteydi. Histolojik aktivite değerlendirildiğinde eradikasyon öncesi ve sonrası PNL infıltrasyonlarında anlamlı azalma görülürken; mononükleer infiltrasyonda anlamlı azalma saptanmadı. özofajitli olgularda endoskopik“grade”ile histolojik“grade”birbirine paralel idi. Tedavi öncesi ve sonrası bazal gastrin düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmamakla beraber; 60 ve 75. dk da anlamlı azalma ile birlikte tedavi 34sonrası gastrin düzeylerinde azalma saptanmıştır. 24 saatlik pH metre analizinde total reflü, en uzun reflü, >5dk reflü ve pH<4.5 %reflü zamanları değerlendirilmiştir. Tedavi öncesi ve sonrası anlamlı bir fark bulunmamıştır. Normal reflü zamanı pH<4.5 da %7 olarak kabul edilmiştir. Tedavi öncesi hastaların % 65 inde (n=13) pH<4.5 olduğu süre %7' nin üstünde idi. Tedavi sonrası %55'inde %7 den fazla bulundu. Tedavi sonrası alt ve üst özofagus sfinkter basınçlarında azalma saptanmıştır(p=0.06, p=0.01). Mide boşalma zamanlarında anlamlı değişiklik saptanmamıştır. Hastaların reflü oranları, sfinkter basınçları, gastrin testine yanıtları ve mide boşalma hızlarının korelasyonuna bakıldığında anlamlı bir fark bulunmamıştır. H.pylori eradikasyonu ile erken dönemde yapılan değerlendirmede uyarılmış gastrin yanıtlarının yanı sıra alt ve üst özofagus sfinkter basınçlarında da azalma bulundu. Ancak reflü oranlarında artış izlenmedi. Bu da, bize GÖR patogenezindeki önemli mekanizmalardan biri olan GAÖSG de eradikasyon ile anlamlı bir değişiklik olmadığını düşündürmektedir. Sonuç olarak, H.pylori eradikasyonunun reflü patogenezinde rol oynamadığı kanaatine varılmıştır. 35

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Çocukluk dönemi gastroözofageal reflü olgularında özofajit ile reaktif oksijen metabolitleri ve sitokinler arasındaki ilişki

    Başlık çevirisi yok

    ENGİN TUTAR

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    Pediatri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DENİZ ERTEM

    PROF. DR. ENDER PEHLİVANOĞLU

  2. Dispepsiye ait semptom ve semptom alt gruplarının ayırıcı tanıdaki değeri ve bu semptomların helicobacter pylori infeksiyonu ile ilişkisi

    Value of dyspeptic symptoms and subgroups in the differential diagnosis of dyspepsia and relationship between these symptoms and helicobacter pylori infection

    SONER CANDER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH BEŞIŞIK

  3. Helicobacter pylori eradikasyonundan sonra gastroözofajial reflü sendromu

    Başlık çevirisi yok

    FULYA GÜNŞAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıEge Üniversitesi

    Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HANEFİ ÇAVUŞOĞLU

  4. Gastroözofageal reflü hastalığı ile helicobacter pylori ilişkisi

    Relationship between helicobacter pylori infection and gastroesophageal reflux disease

    SEDA YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    GastroenterolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT KANTARÇEKEN

  5. Endoskopik tanı ile helikobakter pilori arasındakı ilişkinin değerlendirilmesi ve elde edilen bulguların son 20 yıl içindeki değişimi

    Evaluation of the relationship between endoscopic diagnosis and helicobacter pylori and the change of the findings obtained in the last 20 years

    ETIBAR MAMMADOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET HADİ YAŞA