Geri Dön

Hipertansif hastaların normotansif birinci dereceden akrabalarında insülin direnci

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 60085
  2. Yazar: FADİMANA İPLİKÇİ (ÖZDİNGİŞ)
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Hematoloji, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: Genetik, Hipertansiyon, İnsülin direnci, Genetics, Hypertension, Insulin resistance
  7. Yıl: 1997
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

43 ÖZET Bu çalışmada birince dereceden akrabalarında hipertansiyon öyküsü olan normotansif kişilerde insülin direnci araştırıldı. Ocak-Mart 1996 tarihleri arasında SB Ankara Hastanesi dahiliye polikliniğine başvuran ve birinci derece akrabasında hipertansiyon öyküsü olan 21 kişi ile aile öyküsü olmayan 16 kişi çalışmaya alındı. Elde edilen sonuçlar aşağıda belirtilmiştir : 1- 21 kişilik vaka grubunda 90. dakika glukoz değeri, bazal insülin düzeyi ve serum c-peptid değerleri aile öyküsü olmayan gruba göre anlamlı yüksek, insülin sensitivite indeksi ise anlamlı düşüktü. 2- îlk gruptaki OGTT si bozuk olan 3 hasta çıkarıldığında geride kalan OGTT' si normal 18 kişinin değerleri diğer grupla karşı laştınldığında da aynı sonuç elde edildi. 3- Vaka grubunda lipid profilleri anlamlı olmamakla birlikte yüksek tesbit edildi. Sonuç olarak hipertansiyon etyopatogenezinde ailesel geçişli olduğu kabul edilen insülin direncinin varlığı çalışmamızda normotansif, nonobez, risk grubu olarak kabul edebileceğimiz birinci derece akrabalarında hipertansiyon olan kişilerde tespit edilmiştir. Bu kişilerin çoğunda OGTT' nin tamamen normal bulunmasına karşın insülin direncinin saptanmış olması da anlamlı olabilir. Özetle birinci derece akrabalarında hipertansiyon olan bireylerde insülin direnci tespit edilenler yakın takip edilmelidir. Böylece gelişebilecek hipertansiyonun erken saptanması ve tedavisinin hiperinsülinemi varlığı göz önüne alınarak düzenlenmesiyle kardiyovasküler morbiditenin azaltılması sağlanabilir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Intraserebral hematomların klinik ve tanısal değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    SAİT BİLAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NöroşirürjiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı

  2. 1978-1987 yılları arasında izlenen 33 cushing sendromu olgusunun incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    METİN CANER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. H. HÜSREV HATEMİ

  3. Sarımsağın farmokolojik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    GÜLSÜM ÖZSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Eczacılık ve FarmakolojiErciyes Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YALÇIN TEKOL

  4. Kronik böbrek yetmezliğinde böbrek fonksiyonları ve prostaglandin E2 ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET KUNDAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NefrolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  5. Sol dal bloku varlığında sol ventrikül hipertrofisinin EKG kriteryumlarının değerlendirilmesi (M-mode ekokardiografi ile yapılan bir çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    MELİHA KAZAZOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KEMALETTİN BÜYÜKÖZTÜRK

  6. Biri anti-adrenerjik (timolol maleate), diğeri adrenerjik (dipivefrin) iki droğun glokom tedavisinde birlikte kullanımı

    Başlık çevirisi yok

    CİHAN GÖKALP ÖZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEKİ SÜREL