Superb mikrovasküler görüntüleme malign ve benign meme kitlelerinin ayrımına katkı sağlayabilir mi?
Can superb microvascular imaging contribute to the distinction of malignant and benign breast masses?
- Tez No: 613543
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AYŞEGÜL ALTUNKESER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Görüntüleme teknikleri, Meme, Meme hastalıkları, Meme neoplazmları, Ultrasonografi, Ultrasonografi-doppler, Imaging techniques, Breast, Breast diseases, Breast neoplasms, Ultrasonography, Ultrasonography-doppler
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Meme kanseri kadında en sık görülen kanser tipidir ve en sık ölüm nedenleri arasında yer almaktadır. Son yıllarda geliştirilen ve alternatif bir Doppler USG tekniği olan Superb Microvascular görüntüleme, küçük damar yapılarının yavaş akımını gösterebilen, kolay tekrarlanabilir noninvaziv inceleme yöntemidir. Çalışmamızda SMG'nin, malign ve benign lezyonu ayrımında tanısal performansı incelenecektir. Malign lezyonlarda yeni gelişen neovasküler yapılar göz önüne alındığında, SMG'nin tanı koymada yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Gereç ve Yöntem: Hastanemiz radyoloji polikliniğine başvuran ve USG'de malinite açısından riskli lezyonu bulunan kadın hastalar prospektif olarak incelendi. 27– 86 yaş aralığındaki 86 kadın hasta ve 90 meme lezyonu araştırmamıza dahil edildi. Sonografik incelemenin ardından SMG'ye geçildi. İki farklı modu bulunan SMG'ye cSMG ile başlanıldı. cSMG inceleme esnasında kutu ROI ve elle lezyon çevresi çizilerek işaretleme yapılan serbest ROI kullanıldı. Her iki ROI çeşidi kullanılarak lezyondan ve kutu ROI ile normal meme dokusundan VI değerleri elde edildi. cSMG tamamlandıktan sonra mSMG'ye geçildi. Monokrom SMG ile mikrovasküler yapıların iskelet yapısı vizüel olarak değerlendirildi. Monokrom SMG için lezyonların vaskülaritelerini vizüel olarak skorlayan bir gradeleme sistemi oluşturuldu. Klinisyen tarafından önerilen veya hasta tarafından istenen BI-RADS 3 olgularına ve BI-RADS kategori 4a, 4b, 4c ve 5 lezyonu olan hastalara SMG sonrası tru-cut biyopsi yapıldı ve lezyonların histopatolojileri elde edildi. Elde edilen VI değerleri ve mSMG gradelemesi ile histopatolojik sonuçlar karşılaştırıldı. Meme lezyonlarında malign ve benign ayrımında cSMG ile mSMG'nin etkinliği araştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda 86 hastada 90 meme lezyonu tespit edildi ve incelenen lezyonlar arasında çoğunluğu oluşturan BI-RADS kategori 4b'ye ait lezyon sayısı 32 idi. BI-RADS kategori 5 olarak sınıflandırdığımız lezyon sayısı ise 19 idi. Patolojik inceleme sonucunda 30 meme lezyonu malign, 60'ı ise benign histopatolojiye sahipti. İnceleme sonucunda 28 lezyon invaziv duktal karsinom olup, malign lezyonların çoğunu oluşturmaktaydı. Benign ve malign lezyonların SMG ile ölçülen VI değerleri istatistiksel olarak anlamlı farklılıkta idi (p<0.001). Lezyon ile normal meme dokusuna ait VI değerlerinin karşılaştırılmasında, malign lezyonlarda saptanan VI değerleri, normal meme dokusuna kıyasla anlamlı olarak yüksekti (p<0.05) . Benign lezyonlarda saptanan VI değeri ile normal meme dokusundan elde edilen VI değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p>0.05). Monokrom SMG gradelemesi ile lezyonun malign ya da benign olma durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardı (p<0,001). Sonuç: Sonuç olarak, SMG meme lezyonlarındaki mikrovasküler damar yapılarını görüntülemedeki üstünlüğü nedeniyle malign ve benign meme lezyonu ayırıcı tanısında umut vaat eden yeni bir Doppler tekniğidir.
Özet (Çeviri)
Abstract: Introduction: Breast cancer is the most common type of cancer in women and is one of the most common causes of death. Superb Microvascular imaging (SMI), an alternative Doppler ultrasonography technique recently developed, is a reproducible noninvasive imaging method that can show slow flow of small vessel structures. In our study, the diagnostic performance of SMI in differentiating malignant lesions from benign will be examined. Materials and Methods: Female patients admitted to the radiology outpatient clinic of our hospital with a risk of malignancy on ultrasonography were prospectively evaluated. 86 female patients aged between 27-86 years and 90 breast lesions were included in our study. After the sonographic examination, SMI was started. SMI, which has two different modes, was began with cSMI. During the cSMI examination, free ROI which is marking the lesion by hand and the box ROI were used . VI values were obtained from the lesion by using both types of ROI and from normal breast tissue via box ROI. After cSMI was completed, mSMI was started. The skeletal structure of the microvascular structures was evaluated visually by monochrome SMG. A grading system was created for monochrome SMG that visually scored the vascularity of the lesions. Tru-cut biopsy was performed in patients with BI-RADS 3 cases recommended by the clinician or requested by the patient and patients with BI-RADS categories 4a, 4b, 4c and 5 lesions and histopathology of the lesions were obtained. VI values, mSMI grading and histopathological results were compared. The efficacy of cSMI and mSMI was investigated in differentiating benign and malignant breast lesions. Results: In our study, 90 breast lesions were detected in 86 patients and the number of lesions in BI-RADS category 4b, which constitutes the majority of the lesions examined, was 32. The number of lesions classified as BI-RADS category 5 was 19. 30 breast lesions were malignant and 60 had benign histopathology. As a result, 28 lesions were invasive ductal carcinomas, which constitutes the majority of the malign lesions. VI values of benign and malignant lesions measured by SMI were statistically significantly different (p <0.001). In the comparison of the VI values of the lesion and normal breast tissue, VI values in malignant lesions were significantly higher than normal breast tissue (p <0.05). There was no statistically significant difference between the VI values obtained from benign lesions and the VI values obtained from normal breast tissue (p> 0.05). There was a statistically significant relationship between monochrome SMG grading and malignancy or benign status of the lesion (p <0.001). Conclusion: In conclusion, SMG is a promising new Doppler technique in the differential diagnosis of malignant and benign breast lesions due to its superiority in imaging microvascular vascular structures in breast lesions.
Benzer Tezler
- Hızlı katılaşma ile yüksek mukavemetli malzemelerin üretilmesi ve kurşun-asit akümalatörlerine uygulanması
Başlık çevirisi yok
ÜMİT AKÇAL
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Makine MühendisliğiUludağ ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HALİM DEMİRCİ
- Bir pamuk iplikhanesinde fiili çalışma metodlarının incelenmesi ve mevcut işlemlerin standart sürelerinin saptanması
Başlık çevirisi yok
MÜRŞİDE KESEROĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
İşletmeEge ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA NAZMİ ERCAN
- Anıtkabir çevresi yapılaşma düzeni ve çevre ilişkilerinin görsel değerlendirilmesi üzerinde uygulamalı bir araştırma
Structural developments around Anıtkabir and a research on visual evaluation of environmental relations
IŞIK UÇMAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Şehircilik ve Bölge PlanlamaAnkara ÜniversitesiPeyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YALÇIN MEMLUK
- Süpermanifoldlar üzerinde süpervektör yapıları ve süpereğriler
Başlık çevirisi yok
HASAN HÜSEYİN UĞURLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
MatematikGazi ÜniversitesiMatematik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. BÜLENT KARAKAŞ
- Yerli merkebin (Equus asinus L.) gözü (organum visus) üzerinde komparatif makro-anatomik ve subgros araştırmalar
Başlık çevirisi yok
R. MERİH HAZIROĞLU
- HgCl2'ün nükleer kuvadrupol rezonansla incelenmesi
Başlık çevirisi yok
NESLİHAN DELİKTAŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Fizik ve Fizik Mühendisliğiİstanbul ÜniversitesiFizik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYNUR ERGİNSAV