Geri Dön

Dahiliye yoğun bakım ünitesinde yatmakta olan hipervolemik hastalarda biyoelektrik impedans analiz cihazıyla ölçülen volüm yükünün diğer volüm belirleyicilerle karşılaştırılması ve volüm durumunun mortalite morbiditeye olan etkisi

Comparison of the volume load measured with the bioelectric impedance analyzer with the other volume determinants and the effect of the volume status on the mortality and morbidity

  1. Tez No: 616796
  2. Yazar: SADIK OLUK
  3. Danışmanlar: UZMAN ALİ ÇETİNKAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Hipervolemi, yoğun bakım ünitesi, BİA yöntemi, Hypervolemi, intensive care unit, BIA method
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Kayseri Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 77

Özet

Giriş ve Amaç: Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ) yatan özellikle kalp ve böbrek hastalarının hipervolemik olması artan mortalite ve morbidite ile ilişkilidir. Doğru ve uygun sıvı tedavisi yönetimi için hızlı ve güvenilir bir volüm belirleyicisine ihtiyaç vardır. Bu sebeple çalışmamızda dahiliye yoğun bakım ünitesinde (DYBÜ) yatan klinik bulgular sonucunda hipervolemik olduğu düşünülen hastalarda biyoelektrik impedans analizi (BİA), santral venöz basınç (CVP) ve inferior vena kava (VCİ) çapı,kollaps derecesi gibi volüm belirleyicilerinin birbiriyle ve klinik parametrelerle olan ilişkilerinin karşılaştırılması ve mortaliteye olan etkilerinin araştırılması amaçlandı. Yöntem: Bu çalışma Kayseri Şehir Hastanesi DYBÜ'de yatmakta olan ve klinik olarak hipervolemik olduğu düşünülen 60 hasta üzerinde prospektif olarak yapıldı. Verilerin standart bir şekilde toplanabilmesi amacıyla veri toplama formu oluşturuldu. Bu formda hastanın demografik bilgileri,mekanik ventilasyon ihtiyacı olup olmadığı, mekanik ventilasyona bağlanmışsa kalma süresi, YBÜ'de kalma süresi, mortalitesi ve ayrıca günlük olarak ölçülen BİA'daki volüm durumu, CVP değeri, VCİ çapı ve kollapsı,vücut ağırlığı,arteriyel tansiyon, nabız değerleri,kan üre nitrojeni(BUN),serum kreatinin ve serum sodyum değerleri, APACHE II skoru, varsa pretibial ödem miktarı kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen tüm hastaların yaş ortalaması 71,98 yaş ±10,7 olarak vücut ağırlıkları ise 72,25 kg ±11,43 olarak tespit edildi. YBÜ'de kalış süresi üç gün olan hastalarda BİA ile ölçülen volüm ortalaması 6,89 L'den 1,99 L'ye, dört gün olan hastalarda 6,06 L'den 1,25 L'ye, beş gün olan hastalarda 6,94 L'den 0,36 L'ye anlamlı olarak gerilemiştir.YBÜ'de kalış süresi üç gün olan hastalarda CVP ortalaması 21,44 cmH2O'dan 8,91 cmH2O'a, dört gün olan hastalarda 19,91 cmH2O'dan 6,17 cmH2O'ya, beş gün olan hastalarda 20,75 cmH2O'dan 3,5 cmH2O'a anlamlı olarak gerilemiştir.YBÜ'de kalış süresi üç gün olan hastalarda VCİ minimum çapı 1,64 cm'den 1,18 cm'e VCİ maksimum çapı 2,9 cm'den 2,22 cm'ye düşmüş, VCİ kollapsı 1'den 1,35'e çıkmış; dört gün olan hastalarda VCİ minimum çapı 1,59 cm'den 1,03 cm'ye VCİ maksimum çapı 2,99 cm'den 2,02 cm'ye düşmüş, VCİ kollapsı 1'den 2,04'e çıkmış; beş gün olan hastalarda VCİ minimum çapı 1,62 cm'den 0,98 cm'ye VCİ maksimum çapı 3,13 cm'den 2,02 cm'ye düşmüş, VCİ kollapsı 1'den 2,3'e çıkmıştır. Tüm ölçümler arasındaki ilişkilerde pozitif yönde korelasyon saptanmıştır. Hastaların mortalite oranlarına bakıldığında ise toplam mortalite oranı %15 olarak hesaplanmış olup sadece mekanik ventilasyonda kalma süresi (gün) ile mortalite arasında anlamlılık olduğu belirlenmiştir. Ölçüm yöntemlerinin mortaliteyi ve APACHE II skorunu yordam ilişkisine bakıldığında ise ölçüm yöntemlerinin hiç biriyle anlamlı ilişki bulunamamıştır. Sonuç: Hipervolemik hastaların volüm durumlarının belirlenmesinde BİA, CVP, VCİ çap ve kollaps değerleri güvenle kullanılabilir. Hipervolemi nedeniyle olabilecek mortalitenin önlenmesi için doğru zamanda ve uygun sıvı tedavilerinin kullanılmasının belirlenmesinde, BİA yöntemi kullanılması kolay, non invaziv ve pratik bir yöntem olarak volüm belirleyicileri arasında öne çıkan bir yöntemdir.

Özet (Çeviri)

Aim and Background: Hypervolemic status of patients with cardiac and renal disease in intensive care units (ICU) is associated with increased mortality and morbidity. For accurate and appropriate fluid therapy management, fast and reliable technique predicting volume status is needed. Therefore, the aim of this study was to compare the relationship between volume determinants such as bioelectrical impedance analysis (BIA), central venous pressure (CVP) and inferior vena cava (VCI) diameter and collapse degree and between clinical parameters in patients thought to be hypervolemic as a result of the clinical findings in the intensive care unit. Method: This study was performed prospectively at the internal medicine intensive care unit of Kayseri City Hospital on 60 patients who were thought to be clinically hypervolemic. In this form, the patients' demographic information, the duration of mechanical ventilation if connected, ICU admission time, mortality, weight, arterial blood pressure, pulse values, blood ure nitrogene (BUN), seum creatinine and serum sodium values, APACHE II score, pretibial edema the daily assessment results of volume via BIA method, CVP value, VCI diameter and collapse degree were recorded. Results: The mean age of all patients included in the study was 71.98 years ± 10.7 and their weight was 72.25 kg ± 11.43. The mean volume measured by BIA decreased significantly from 6.89 L to 1.99 L in patients hospitalized in ICU for three days, decreased from 6,06 L to 1,25 L for four days and decreased from 6,94 L to 0,36 L for five days. The mean of CVP values decreased significantly from 21,44 cmH2O to 8,91 cmH2O in patients hospitalized in ICU for three days, decreased from 20,75 cmH2O to 13,5 cmH2O for four days and decreased from 20,75 cmH2O to 3,5 cmH2O for five days. The mean of minimum diameter of VCI decreased significantly from 1,64 cm to 1,18 cm, maximum diameter of VCI decreased from 2,9 cm to 2,22 cm and the degree of VCI collapse increased from 1 to 1,35 in patients hospitalized in ICU for three days, minimum diameter of VCI decreased significantly from 1,59 cm to 1,03 cm, maximum diameter of VCI decreased from 2,99 cm to 2,02 cm and the degree of VCI collapse increased from 1 to 2,04 for four days and minimum diameter of VCI decreased significantly from 1,62 cm to 0,98 cm, maximum diameter of VCI decreased from 3,13 cm to 2,02 cm and the degree of VCI collapse increased from 1 to 2,3 for five days. There was a positive correlation between all measurements. When the mortality rates of the patients were examined, the total mortality rate was calculated as 15% and only the relationship between the duration of mechanical ventilation (days) and mortality were found to be significant. Any significant relationship predicting mortality and APACHE II scores was not found between the measurement methods. Conclusion: BIA, CVP, VCI diameter and collapse values can be safely used to determine the volume status of hypervolemic patients. The BIA method is an easy, non-invasive and practical method to determine the use of appropriate fluid therapies to prevent mortality due to hypervolemia.

Benzer Tezler

  1. Dahiliye yoğun bakım ünitelerinde yatan hasta yakınlarının gereksinim ve memnuniyet düzeylerinin ilişkisi

    Relationship between needs and satisfaction levels of patients' relatives in medical critical care units

    MİNE YEŞİLYURT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Hemşirelikİstanbul Okan Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZLEM YAZICI

  2. Nötrofil, lenfosit ve monosit hacim, geçirgenlik ve dağılım parametrelerinin enfeksiyon ve inflamasyon tanı ve takibinde kullanılması

    He use of neutrophil, lymphocyte and monocyte volume, permeability and distribution parameters in the diagnosis and follow-up of infection and inflammation

    ESRA MERCANTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    HematolojiEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NESLİHAN ANDIÇ

  3. Yoğun bakım, onkoloji-hematoloji hastalarında gastrointestinal sistemde kolonize olan enterokok türleri ve vankomisine direnç profilleri

    Distribution of enterococcus species colonized in gastrointestinal tract of patients in hemato-oncology, intensive care units and their resistance profiles against vancomycin

    GÜL ÖZLEM MENTEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    MikrobiyolojiGaziantep Üniversitesi

    Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. İCLAL BALCI

  4. Klinik örneklerden izole edilen Streptococcus agalactiae izolatlarının antibiyotiklere karşı direnç durumları, genişlemiş spektrumlu beta laktamaz üretimi ve biyofilm özelliklerinin araştırılması

    Investigation of antibiotics resistance properties, extended spectrum beta lactamase production and biofilm properties in Streptococcus agalactiae bacterium isolated from clinical samples

    ŞEYMA ERGİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSelçuk Üniversitesi

    Tıbbi Laboratuvar Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ONUR ALADAĞ

  5. Yoğun bakımda yatmakta olan hastalarda polimiksin kullanan hastalarla kolistin kullanan hastaların böbrek fonksiyon testlerinin karşılaştırılması

    Comparison of renal function tests of intensive care unit patients using polymyxin or colistin

    MAKBULE FULYA TUTAR SELÇUK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SONAT PINAR KARA