Genel anestezi uygulamalarında farklı taze gaz akımlarında oksijenizasyonun oksijen rezerv indeksi ile değerlendilmesi
Assessment of oxygenation with oxygen reserve index for different fresh gas flows in general anesthesia administration
- Tez No: 632495
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ GAMZE KÜÇÜKOSMAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Anestezi, Anestezi ve analjezi, Anestezi-genel, Hiperoksi, Oksijen satürasyonları, Anesthesia, Anesthesia and analgesia, Anesthesia-general, Hyperoxia, Oxygen saturation
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda; timpanomastoidektomi cerrahilerinde düşük ve yüksek taze gaz akımlı desfluran anestezisi uygulamalarında oksijenizasyonunun Oksijen rezerv indeksi (ORİ) ile değerlendirilmesini amaçladık. Gereç ve Yöntem: Etik onayı alınan prospektif randomize çalışmaya timpanomastoidektomi operasyonu planlanan, Amerikan Anestezistler Derneği (ASA) I-II risk sınıfı, 18-65 yaş arası 70 hasta dahil edildi. Rutin hemodinamik monitorizasyon ve ORİ monitörizasyonu yapıldı. Preoksijenizasyon öncesi (preop) hemodinamik parametreler [kalp atım hızı (KAH), ortalama arter basıncı (OAB), periferik oksijen satürasyonu (SpO2)], ORİ ve arteriyel kan gazı (AKG)'ndan bakılan parsiyel oksijen basıncı (PaO2) değerleri kaydedildi. Rutin anestezi indüksiyonu yapılan tüm hastalar tidal volüm 8 ml/kg ve end-tidal karbondioksit basıncı (EtCO2) 35-45 mmHg olacak şekilde ventile edildi. Anestezi idamesinde hastalar, Yüksek (Grup Y, n:35) ve Düşük (Grup D, n:35) Akımlı anestezi olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Tüm hastalara taze gaz akımı, entübasyon sonrası ilk 10 dk boyunca % 50 O2 / % 50 Hava (3/3lt/dk) ve % 6 desfluran ile sağlandı. Sonrasında akım hızı; Grup Y'de 4 lt/dk ve Grup D'de 1 lt/dk olacak şekilde devam ettirildi. Hemodinamik veriler ve ORİ değerleri; preop ve entübasyon sonrası (ES) cerrahi bitimine kadar aralıklarla kaydedildi. Tüm hastalardan preop, ES 60. dk ve cerrahi sonunda tekrar 6 lt/dk % 100 O2 ile ventilasyona başlanılmadan hemen önce olmak üzere üç defa AKG alınarak PaO2 ile eş zamanlı ORİ ve SpO2 değerleri kaydedildi. Bulgular: Gruplar arasında demografik özellikler, ASA risk sınıfları ve cerrahi süreleri açısından anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0.05). KAH açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık saptanmazken, her iki grupta da preop değerine göre ES 30 dk.'dan itibaren anlamlı bir düşme gözlendi (p<0.001). Gruplar arası OAB ES 30. ve 45. dk'larda Grup D'de Grup Y'den daha yüksekti (p<0.05) ve her iki grupta da preop değerine göre ES 15 dk.'dan itibaren anlamlı bir düşme olduğu gözlendi (p<0.001). Gruplar arasında SpO2 değerleri açısından ES 120.dk hariç diğer tüm ölçüm zamanlarında anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0.05). Ortalama PaO2 değerlerinin preop hariç, diğer zamanlarda Grup Y'de daha yüksek olduğu gözlenirken (p<0.05), her iki gruptaki grup içi tüm ölçüm zamanları arasında da istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptandı (p<0.001). Ortalama ORİ değerlerinin preop ve ES 10.dk'daki ölçümler hariç diğer zamanlarda gruplar arasında anlamlı farklılıklar gösterdiği saptandı (p<0.05). ES 15. dk'dan itibaren cerrahi sonuna kadar ölçülen tüm ORİ değerlerinin Grup Y'de daha yüksek olduğu saptandı (p<0.001). Grup içi ortalama ORİ değerleri karşılaştırıldığında ise; her iki gruptada tüm ölçüm zamanlarında ortalamaları ORİ değerlerinin arasında fark vardı (p<0.001). ORİ ve PaO2 değerleri arasında yapılan korelasyon analizinde istatistiksel açıdan anlamlı, pozitif yönlü zayıf bir ilişki olduğu saptandı. PaO2'nin bağımsız değişken, ORİ'nin ise bağımlı değişken olarak belirlendiği lineer regresyon analizine göre ES 60. dk ve cerrahi sonunda PaO2'nin 100 mmHg olması durumunda ORİ değerinin yaklaşık 0.2 olduğu saptanırken, aynı zamanlarda PaO2'nin 150 mmHg olması durumunda ise ORİ değerinin yaklaşık 0.3 olduğu saptandı. Sonuçlar: Farklı taze gaz akımları ile desfluran anestezisi uyguladığımız çalışmamızda, intraoperatif süreçte her iki akımda da hiperoksi saptanmıştır. Preoksijenizasyondan itibaren oksijenizasyonun izlenmesinin her aşamasında faydalı olabilecek olan ORİ'nin, PaO2 ile ilişkisinin uzun süren operasyonlarda O2 düzeylerinin titre edilmesi konusunda yol gösterici olabileceği düşüncesindeyiz.
Özet (Çeviri)
Aim: In our study, we aimed to assess oxygenation with the oxygen reserve index (ORI) in desflurane anesthesia administration using low and high fresh gas flows for tympanomastoidectomy surgeries. Material and Method: This prospective randomized study received ethical permission and included 70 patients aged 18-65 years, in American Society of Anesthesiologists (ASA) risk class I-II, with planned tympanomastoidectomy operation. Routine hemodynamic monitoring and ORI monitoring were performed. Before preoxygenation (preop), hemodynamic parameters [heart rate (HR), mean arterial pressure (MAP), peripheral oxygen saturation (SpO2)], ORI and arterial blood gas (ABG) were examined and partial oxygen pressure (PaO2) values were recorded. All patients had routine anesthesia induction and were ventilated with tidal volume 8 mL/kg and end-tidal carbon dioxide pressure (EtCO2) 35-45 mmHg. During anesthesia induction, patients were divided into 2 groups as high flow rate (Group H, n:35) and low flow rate (Group L, n:35) anesthesia. All patients had fresh gas flow with 50% O2/50% air for the first 10 minutes after intubation (3/3 L/min) and 6% desflurane. Then the flow rate was set to 4 L/min for Group H and 1 L/min for Group L. Hemodynamic data and ORI values were recorded preoperatively and after intubation (AI) and at intervals until the end of surgery. All patients had ABG taken three times preoperatively, 60th minute AI and at the end of surgery before beginning ventilation with 6 L/min 100% O2 and ORI and SpO2 values were recorded simultaneous to PaO2. Results: There were no significant differences between the groups in terms of demographic characteristics, ASA risk class and surgical durations (p>0.05). While there was no significant difference between the groups in terms of HR, a significant fall was observed from the 30th min AI compared to preop values in both groups (p<0.001). MAP was higher in Group L at 30th and 45th min AI compared to Group H (p<0.05) and in both groups a significant fall was observed from the 15th min AI compared to preop values (p<0.001). In terms of SpO2 values between the groups, apart from 120th min AI, there were no significant differences at any other measurement time (p>0.05). While mean PaO2 values were higher in Group H at all times, apart from preop (p<0.05), there were statistically significant differences identified between both groups at all measurement times (p<0.001). Mean ORI values were identified to display significant differences between the groups at all times, apart from preop and 10th min AI (p<0.05). From the 15th min AI until the end of surgery, all ORI values were identified to be higher in Group H (p<0.001). When mean in-group ORI values are compared, there were significant differences in mean OR values at all measurement times in both groups (p<0.001). Correlation analysis between ORI and PaO2 values identified a statistically significant, positive and weak correlation. According to linear regression analysis with PaO2 as independent variable and ORI as dependent variable, when the PaO2 value in 60th min AI and at the end of surgery is 100 mmHg the approximate ORI value was identified as 0.2, while if PaO2 value is 150 mmHg at the same times the approximate ORI value was identified as 0.3. Conclusion: Our study administering desflurane anesthesia with different fresh gas flows identified hyperoxia in both groups during the intraoperative process. We think that the correlation of ORI, which is beneficial for observation of oxygenation in all stages from preoxygenation onward, with PaO2 will act as a guide for titration of O2 levels in operations with long duration.
Benzer Tezler
- Pediatrik kalp damar cerrahisi olgularında farklı taze gaz akışlarının karboksihemoglobin düzeyleri ve postoperatif hasta sonuçlarına etkileri
Effects of different fresh gas flows on carboxyhemoglobin levels and postoperative patient outcomes in pediatric cardiovascular surgery cases
HAZAL ÖZSAĞIROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FUNDA GÜMÜŞ ÖZCAN
- Laparoskopik kolesistektomi operasyonu geçiren hastalarda üç farklı peep düzeyinin hemodinami, solunum mekaniği ve gaz değişimi üzerine etkilerinin karşılaştırılması
Comparison of the effects of 3 different PEEP levels on hemodynamics, respiratory mechanics and elimination of volatile anesthetic agent in patients undergoing laparoscopic cholecystectomy
HÜSNÜ MERT ARINALP
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Anestezi ve ReanimasyonSağlık BakanlığıAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DR. GÜLŞAH KARAÖREN
DR. ÖMER TORUN ŞAHİN
- Laparoskopik sleeve gastrektomi geçiren morbid obez hastalarda farklı taze gaz akışlarının vücut sıcaklığı ve bulantı-kusma üzerine etkisi
The effect of different fresh gas flows on body temperature and nausea and vomiting in morbidly obese patients undergoing laparoscopic sleeve gastrectomy
MUHAMMED BAŞPINAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Anestezi ve ReanimasyonFırat ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İSMAİL DEMİREL
- Elektif laparoskopik kolesistektomi operasyonlarında uygulanan genel anestezi yöntemleri VİMA ve TİVA uygulamalarının perioperatif dönemde ölçülen kafa içi basınç değeri üzerine etkileri
The effects of the general anesthesia methods VIMA and TIVA applied during elective laparoscopic cholecystectomy surgeries on intracranial pressure measured during the perioperative period
AYŞE BOYACI GÜLEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERDAR DEMİRGAN
- Opioid kullanılmayan pediatrik cerrahilerde genel anestezi idamesinde minimal akımlı sevofluran veya yüksek akımlı sevofluran uygulanmasının, derlenme ajitasyonununa etkilerinin karşılaştırılması
Comparison of the effects of minimal-flow sevoflurane or high-flow sevoflurane administration during the maintenance of general anesthesia on emergence agitation in pediatric surgeries without opioid use
RUSLAN NUHOV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜLYA KAŞIKARA