Anksiyete bozukluğu tanılı ergenlerde bruksizm varlığının ebeveyn tutumu ve uyku alışkanlıkları ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the association of bruxism with parental attitudes and sleep habits in adolescents with anxiety disorder
- Tez No: 633701
- Danışmanlar: DOÇ. DR. GÜL KARAÇETİN, DOÇ. DR. ÖZLEM OFLEZER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Has. Eğt. ve Arş. Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Çocuk Psikiyatrisi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: 104
Özet
AMAÇ: Araştırmamızın amacı, anksiyete bozukluğu tanısı alan ergenlerde bruksizm varlığının, ebeveyn tutumları ve uyku alışkanlıkları ile ilişkisini, anksiyete bozukluğu tanısı alan ve bruksizmi olmayan ergenler ile karşılaştırarak belirlemektir. GEREÇ VE YÖNTEM: Araştırmamıza, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Kliniği'ne başvuran, 12-18 yaşları arasında, anksiyete bozukluğu tanısı alan 62 ergen ardışık olarak alınmıştır. Yapılan değerlendirmede uyku bruksizmi tanısı alan 31 ergen vaka grubunu ve uyku bruksizmi tanısı almayan 31 ergen kontrol grubunu oluşturmuştur. Araştırmaya dahil edilen tüm ergenlerin psikiyatrik değerlendirmesi,“Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli”(K-SADS-PL DSM-5) kullanılarak yapılmıştır. Bruksizm değerlendirmesi uzman diş hekimi tarafından anket ve klinik muayene ile yapılmıştır. Araştırmaya katılan ergenlere Ana Baba Tutum Ölçeği (ABTÖ), Çocuklarda Anksiyete ve Depresyon Ölçeği-Yenilenmiş (ÇADÖ-Y) çocuk formu, ergenlerin annelerine de Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumu Ölçeği (PARI) ve Çocuk Uyku Alışkanlıkları Anketi (ÇUAA) öz bildirim şeklinde yapılmıştır. BULGULAR: Araştırmada değerlendirilen vaka ve kontrol grupları arasında yaş ve cinsiyet açısından istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılık olmadığı bulundu. Ebeveynlerin doldurdukları PARI alt ölçek puanları, ÇUAA alt ölçek ve toplam puanları ve ergenlerin doldurdukları ABTÖ alt ölçek puanları ve ÇADÖ-Y alt ölçek puanları bakımından vaka ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. ÇUAA arasında anlamlı farklılık olmasa da her iki grubun da ölçek toplam puan ortalamalarının klinik olarak anlamlı düzeyde uyku sorunları ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Uyku bruksizmi olan vaka grubumuzun kontrol grubuna oranla sosyoekonomik düzeyi ve beden kitle indeksi (BKİ) anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. Eşlik eden başka bir anksiyete bozukluğu, depresif bozukluklar ve DEHB her iki grupta da en sık eşlik eden bozukluklar olarak bulunmuş, ancak iki grup arasında eşhastalanım açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır. Ergenlerin kabul ilgi olarak algılamış oldukları ebeveyn tutumu ile ebeveynlerin bildirdiği ev kadınlığını reddetme tutumunun bruksizm riskini azaltmada etkili faktörler olduğu bulunmuştur. SONUÇ: Araştırmamızdaki bulgular, uyku bruksizm tanısı olan ve olmayan olguların ebeveynlerinin tutumlarının benzer olduğunu, uyku alışkanlıkları ve eş hastalanım bakımından gruplar arasında anlamlı fark olmadığını ortaya koymuştur. ÇUAA ölçek toplam puanları ile ifade edilen klinik olarak anlamlı düzeyde uyku sorunlarının ve eş hastalanım oranlarının her iki grupta da yüksek oranda saptanması anksiyete bozukluğu olan bireylerde psikiyatrik eşhastalanım ve uyku problemlerinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve tedavi-takip süreçlerinin bu duruma göre planlanması gerektiğine işaret etmektedir. Ergenlerin kabul-ilgi olarak algılamış oldukları ebeveyn tutumunun bruksizm açısından koruyucu özellik göstermesi, bruksizm olan vakalarda ebeveyn tutumlarının değerlendirilmesinin ve bu konuda psikoeğitim verilmesinin önemini ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
AIM: The aim of our study is to determine the association of bruxism with parental attitudes and sleep habits in adolescents with anxiety disorder by comparing them with adolescents who do not have bruxism. MATERIALS and METHOD: Sixty-two adolescents who were diagnosed with anxiety disorder in the outpatient unit of the Child and Adolescent Psychiatry Clinic of University of health Sciences, Bakirkoy Prof. Dr. Mazhar Osman Research and Training Hospital for Psychiatric and Neurological Disorders were included in the study. The adolescents were between the ages of 12-18 years. Thirty-one adolescents who were diagnosed with nocturnal bruxism were included as the case group, and 31 adolescents who not diagnosed with nocturnal bruxism were included as the control group. Psychiatric assesment was established by using the Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Aged Children: Present and Lifetime Version (K-SADS-PL) DSM-5. Bruxism assessment was made by a specialist dentist with a questionnaire and clinical examination. Also, evaluation of the case and control groups were made with sociodemographic form, Parenting Style Inventory (PSI), Parental Attitude Research Instrument (PARI), Children's Sleep Habits Questionnaire (CSHQ), Revised Child Anxiety and Depression Scale-Child Version. RESULTS: In our study, no significant difference was found between two groups in terms of CSHQ and PARI subscale scores filled by parents and RCADS and PSI subscale scores filled by adolescents. The socioeconomic level and BMI of our case group with sleep bruxism were significantly lower than the control group. Another comorbid anxiety disorder, depressive disorders and ADHD were found to be the most comorbid disorders in both groups, but no statistically significant difference was found between the groups. It was found that rejection of the homemaking role reported by parents and parental attitude that adolescents perceive as acceptance-involvement are effective factors in reducing the risk of bruxism. CONCLUSİON: The findings in our study revealed that the attitudes of parents of adolescents with and without sleep bruxism were similar and there was no significant difference between the groups in terms of sleep habits and comorbidity. Clinically significant sleep problems and comorbidity rates, expressed by the total score of CHSQ, were found to be high in both groups. This indicates that psychiatric comorbidity and sleep problems should be evaluated in detail and treatment-follow up processes should be planned according to this situation in individuals with anxiety disorders. Parental attitudes that adolescents perceive as acceptance-involvement show protective features in terms of bruxism, reveals the importance of evaluating parental attitudes in cases with bruxism and providing psychoeducation in this regard.
Benzer Tezler
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı çocuk ve ergenlerde sosyal anksiyete ve aleksitimi
Social anxiety and alexithymia in children and adolescents diagnosed with attention deficit hyperactivity disorder
GİZEM BİÇEN
- Tik bozukluğu tanılı 11-16 yaş çocuk ve ergenlerde hastalık şiddetinin, komorbidite varlığının, empati ve psikolojik sağlamlık düzeyinin, ebeveyn davranış biçiminin akran zorbalığı ile ilişkisinin kontrol grubuyla karşılaştırılması
A comparison of the relationship between peerbullying/ victimization and the severity of the disease, the presence of comorbidity, empathy, psychological resilience, parental attitudes, parental mental problems in children with and without tic disorders (11-16 years old).
LEYLA DELİKANLİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CANER MUTLU
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı ergenlerde internet bağımlılığı sıklığının ve ilişkili faktörlerin sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması
The comparison of prevalance and associated factors of internet addiction between adolescents diagnosed with attention deficit hyperactivity disorder and healthy controls
RECEP BOSTAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
PsikiyatriMersin ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZALP EKİNCİ
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı ergenlerde kendine zarar verme davranışı ve yavaş bilişsel tempo belirtileri ile ilişkisi
The relationship between nonsuicidal self-injury and sluggish cognitivetempo symptoms in adolescents with attention deficit hyperactivity disorder
BEYZA ERGÜL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
PsikiyatriHacettepe ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BURCU ERSÖZ ALAN
- Çocukluk dönemi anksiyete bozuklukları ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki
Association of childhood anxiety disorder and quality of life
ÖZLEM BAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
PsikiyatriNecmettin Erbakan ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYHAN BİLGİÇ