Tükürük bezi tutulumu olan sjögren sendromlu olgularda shear wave elastografinin etkinliği ve tanıya katkısı
The efficiency of shear wave elastography in patients with sjogren's syndrome with salivary gland involvement and it's contribution to diagnosis
- Tez No: 634397
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET BURAK ÇİLDAĞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Elastografi, Parotis bezi, Sjögren sendromu, Submandibular gland, Tükürük bezleri, Tükürük bezleri hastalıkları, Ultrasonografi, Elastography, Parotid gland, Sjogren's syndrome, Submandibular gland, Salivary glands, Salivary glands diseases, Ultrasonography
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Sjögren sendromu (SjS); ekzokrin bezleri etkileyen, kronik, enflamatuar, otoimmün bir hastalıktır. Gri skala ultrasonografi (US), SjS'li olgularda major tükürük bezi tutulumunun değerlendirilmesinde yaygın kullanılan, noninvaziv ve kolay ulaşılabilir bir ultrasonografik yöntem olmasına rağmen sınıflandırma ve tanı kriterleri içerisinde yer almamaktadır. Bu çalışmadaki amacımız, primer ve sekonder SjS'de, major tükürük bezi tutulumunun saptanmasında shear wave elastografi (SWE)'nin potansiyel tanı değerinin ve tanısal performansa katkısının belirlenmesiydi. İkincil olarak SWE'nin primer ve sekonder SjS ayırımındaki etkinliğinin araştırılması hedeflendi. Gereç ve Yöntem: İleriye dönük bu çalışma etik kurul tarafından onaylanmış ve her ultrasonografik değerlendirme öncesinde tüm hastalardan yazılı bilgilendirilmiş gönüllü onam formu alınmıştır. Toplam 98 olgu (49 SjS tanılı olgu ve 49 kontrol grubu olgusu) çalışmaya dâhil edilmiş olup tüm olguların bilateral submandibular ve parotis bezleri gri skala US ve point SWE ile değerlendirildi. Değerlendirme sonrası ve parankim sertlik derecesini gösteren ortalama SWE hızları ve gri skala US özellikleri kaydedildi. Gri skala US değerlendirilmesinde skorlama sistemi kullanıldı. Hem gri skala US özellikleri hem de pSWE sonuçları hasta-kontrol grubu arasında olduğu gibi, primer ve sekonder SjS'li hastalar arasında da karşılaştırılmıştır. Ayrıca SjS'li olguların histopatolojik özellikleri ve hastalık süresi de ultrasonografik ve sonoelastografik sonuçlarla kıyaslandı. SWE'nin tanısal performansı, ROC analizleri yapıldıktan sonra duyarlılık, özgüllük, pozitif öngörü değeri, negatif öngörü değeri ve doğruluk hesaplanarak değerlendirildi. Bulgular: Gri skala US incelemesinde parankim özelliklerine göre oluşturulan semikantitatif skorlama sistemi (0-10 puan) sonucunda SjS'li hastalarda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek US skorları elde edildi (p<0,05). Submandibuler bezlerde sırasıyla duyarlılık ve özgüllük %69,4 ve %73,5, parotis bezleriinde ise %69,4 ve %52 olarak saptandı. SWE değerlendirmesi sonucunda ortalama SWE hız değerleri hasta grubunda kontrol grubuna göre yüksek olup istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0,05). ROC analizi sonrası submandibular bez için kesim değeri 11,45 kPa (1,95 m/s), parotis bezi için ise 17,25 kPa (2,39 m/s) olarak belirlendiğinde; submandibular bezler için sırasıyla duyarlılık ve özgüllük %69,4 ve %65,3; parotis bezleri için ise %82,7 ve %83,7 olarak saptandı. pSWE'de submandibuler bezler ve parotis bezleri için eğri altında kalan alan değeri sırasıyla 0,652 (%95 CI, 0,575-0,730), 0,887 (% 95 CI, 0,839-0,936)'ydi. Objektif parametreler arasında parotis bezlerinin ortalama SWE hız değerleri en yüksek doğruluğa sahipti (%83,1). Logistik regresyon analizinde pSWE'nin gri skala US ile birlikte değerlendirilmesinin özellikle parotis bezlerinde yalnızca gri skala US ile elde edilen duyarlılık ve özgüllük oranlarını yükselttiği görüldü. Ancak ortalama SWE hız değerleri primer SjS'nin sekonder hastalıktan ayırımında istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Sonuç: Çalışmamız, ilerleyen zamanlarda SjS'li hastalarda gri skala US ve özellikle SWE'nin tanı ve sınıflandırma kriteri olarak kullanılabilmesi açısından önem arz etmektedir. Özellikle çalışmamız iki görüntüleme yönteminin birlikte kullanımının SjS'de majör tükürük bezi tutulumunu göstermede tanıya katkı sağlayacağını gösterdi. Ancak primer ve sekonder SjS ayrımında bu yöntemlerin etkin olmadığı görüldü. Bulgularımız SWE'nin yakın gelecekte SjS'li hastalarda tükürük bezi parankimindeki histolojik yapısal değişiklikleri tespit edebilen noninvaziv, basit, hızlı ve ucuz bir yöntem olabileceğini gösterdi.
Özet (Çeviri)
Sjogren's syndrome (SjS) is a chronic inflammatory autoimmune disease that affects the exocrine glands. Although gray scale ultrasonography (US) is a noninvasive and easily accessible method, which is widely used in the evaluation of major salivary gland involvement in patients with SjS, it is not included in the classification and diagnostic criteria. Our aim in this study was to determine the potential diagnostic value of shear wave elastography (SWE) and its contribution to diagnostic performance and to investigate its efficacy in primary and secondary SjS in determining major salivary gland involvement in primary and secondary SjS. Secondly, it was aimed to investigate the efficiency of SWE in the primary and secondary SjS differentiation. Material and Method: This prospective study was approved by the Clinical Research Ethics Committee and written informed voluntary consent forms were obtained from all patients prior to each ultrasonographic evaluation. A total of 98 subjects (49 patient with SjS and 49 control subjects) were included in the study, and bilateral submandibular and parotid glands of all cases were evaluated with gray scale US and point SWE (pSWE). After the evaluation, the mean shear wave velocities (SWV) that showed parenchymal stiffness and gray scale US features were recorded. The scoring system was used to evaluate the gray scale US features. Both gray scale US features and pSWE results were compared between the patient-control group, also between patients with primary and secondary SjS. In addition, histopathological features and disease duration of patients with SjS were compared with ultrasonographic and sonoelastographic results. The diagnostic performance of SWE was evaluated after ROC analysis, by calculating sensitivity, specificity, positive predictive value, negative predictive value and accuracy. Results: As a result of the semi-quantitative scoring system (0-10 points) created according to parenchymal features in the gray scale US examination, statistically significant higher US scores were obtained in patients with SjS compared to the control group (p<0.05). Sensitivity and specificity were 69.4% and 73.5% in the submandibular glands and 69.4% and 52% in the parotid glands, respectively. As a result of the SWE evaluation, the mean SWV values were higher in the patient group than the control group, and a statistically significant difference was found (p <0.05). After ROC analysis, the cut-off value was determined as 11.45 kPa (1.95 m/s) for the submandibular gland and 17.25 kPa (2.39 m/s) for the parotid gland. Sensitivity and specificity were 69.4% and 65.3% for the submandibular glands, and 82.7% and 83.7% for the parotid glands, respectively. The area under the curve for the submandibular glands and parotid glands in pSWE was 0.655 (95% CI, 0.575-0.730), 0.887 (95% CI, 0.839-0.936), respectively. Among the objective parameters, the mean SWV values of the parotid glands have the highest accuracy (83.1%). In logistic regression analysis, it was found that the evaluation of pSWE with gray scale US increased the sensitivity and specificity rates obtained with only gray scale US, especially in the parotid glands. However, mean SWV values were not statistically significant in the differentiation of primary SjS from secondary disease. Conclusion: Our study was valuable for using of gray scale US and particularly SWE as diagnostic and classification criteria in patients with SjS in the future. Especially, our study showed that the use of two imaging methods together will contribute to the diagnosis of major salivary gland involvement in SjS. However, these methods were not effective in the primary and secondary SjS differentiation. Our findings showed that SWE may be a noninvasive, simple, fast and inexpensive method that can detect histological structural changes in salivary gland parenchyma in patients with SjS in the near future.
Benzer Tezler
- Primer sjögren sendromu tanısıyla izlenen olgularda akciğer tutulumunun sıklığı, paterni ve akciğer tutulumu ile ilişkili risk faktörlerinin saptanması
The prevalence, patterns and risk factors related to the pulmonary involvement of the primer sjögren disease
SALİHA SELİN ÖZUYGUR ERMİŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Göğüs HastalıklarıDokuz Eylül ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CAN SEVİNÇ
- Sjögren sendromlu hastalarda parotis bezi tutuluşunun yüzeyel koil ile manyetik rezonans görüntüleme ve ultrasonografik korelasyonu
Başlık çevirisi yok
ERGİN ERGİNÖZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Radyoloji ve Nükleer TıpEge ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. RECEP SAVAŞ
- Primer sjögren sendromu hastalarında interstisyel akciğer hastalığı ve sekonder pulmoner hipertansiyonun değerlendirilmesi
Evaluation of interstitial lung disease and secondarypulmonary hypertension in primary sjögren's syndromepatients
ERTÜRK YİĞİT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ FATİH YILDIZ
- Sjögren Sendromu'nun nasal floraya etkisi
The effect of the nasal flora of Sjogren's syndrome
GİRAY ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
RomatolojiGazi Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET AKİF ÖZTÜRK
- PRİMER SJÖGREN SENDROMU TANILI HASTALARDA EKZOKRİN VE EKZOKRİN DIŞI TUTULUMLAR VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER
EXOCRINE AND NON-EXOCRINE INVOLVEMENTS AND RELATED FACTORS IN PATIENTS DIAGNOSIS WITH PRIMARY SJÖGREN SYNDROME
İLKE KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEMAL BES