Geri Dön

Mutfak Terimlerinin Bazılarının Etimolojik ve Anlam Bakımından İncelenmesi

Examination Of Some Expressions Of Cuisine In Ethemological And Significant Measures

  1. Tez No: 638226
  2. Yazar: OĞUZHAN KÖKLÜ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ İLKAY GÖK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Turizm, Turkish Language and Literature, History, Tourism
  6. Anahtar Kelimeler: Dil, etimoloji, gastronomi, isimler, Türkçe, Etymology, gastronomy, language, names, Turkish Date : 24.12.2019
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Okan Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Gastronomi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Hiç şüphesiz, diğer tüm bilim dalları ve çalışma alanları gibi gastronominin de engin bir tarihsel arka planı vardır. Günümüzde geldiğimiz noktada, üniversitelerde alan ya da bölüm her ne olursa olsun en başta işin geçmişi öğretilir. Ancak ve ancak geçmişin bilinmesi ve ondan ders çıkarılması yoluyla ilerleme mümkündür. Pek tabi ki gastronominin de geçmiş hikâyesi son derece karmaşık ve çetrefillidir. Yüzlerce farklı halk, binlerce yemek tarifi, on binlerce gıda maddesi ile beraber gastronomi alanında kullanılan teknik ve yöntemler de işin içine girince bulamaç gibi bir tarihsel süreç ortaya çıkmış olur. Bununla beraber gastronominin varlığının ilk insana kadar uzanıyor oluşu ve insana dair her faaliyette etkili olması da bu zorlu alanı daha da çetin kılmaktadır. Çeşitli alanlardan pek çok bilim adamı, yaptıkları çalışmalarla doğrudan ya da dolaylı olarak binlerce yıl geriye uzanan bu sürece ışık tutmaktadırlar. Bu husustaki şahsi görüşüm, olay ve olguların değil ama incelenen disiplin dahilindeki materyallerin tarihsel kimliklerinin ortaya konmasında en kesin çözüm etimolojide yatmaktadır. Kelimeler karşı konulamayacak delillerdir ve tanımladıkları nesnelerin yüzlerce yıllık yolculuklarını aydınlatabilirler. Bir ürünün ana coğrafyası, ülkeler arasında transferi, kendisini var eden milletler etimoloji yardımıyla saptanabilir. Etimolojinin, gastronomik öğelerin hikâyesinin ortaya çıkarılmasında bir araç olarak kullanıldığı bu çalışma uzun zamandan beri süregelen kişisel bir ilginin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Gerek ulusal, gerek uluslararası alanda bu konuya eğilen çok az sayıda yazılı eserin bulunması bu çalışmayı zorlu bir hale getirmekte ve ancak yıllar süren bir merak ve altyapı sayesinde hayata geçirilebilmektedir. Bu çalışma, Türk mutfak kültüründe yaygın olarak bilinen ve tüketilen belli başlı ürünlerden bazılarının tarihsel kimliklerini ortaya koymak niyetiyle ve etimolojik bir bakış açısıyla yapılmıştır. Ürün isimlerinin köken olarak ait olduğu diller tespit edilerek bu ürünlerin anavatanları ya da üreticileri anlaşılmaya çalışılmıştır. Aynı şekilde, ürünlerin farklı dillerdeki isimleri karşılaştırılarak söz konusu maddelerin tarihsel akışta izledikleri yol belirtilmiştir. Çalışma kapsamında 50 ana başlık altında 100 farklı ürün incelenmiştir. Bu ana başlıklar aşure, baklava, bira, boza, buğday, çay, çiğ köfte-köfte, çikolata, çorba, deniz ürünleri, domates, dondurma, ekmek, fındık, güllaç, helva, kadayıf, kahve, karpuz, kayısı, kebap, keşkek, keşkül, kiraz, lahmacun, lokma, lokum, mantı, marmelat, meze, mısır, muhlama-kuymak, patates, patlıcan, pilav, pişmaniye, portakal, rakı, salata, sütlaç, şambali, şarap, şeker, şerbet, tarçın, tavukgöğsü-kazandibi, trileçe, tuz, viski ve yoğurttur. Görüldüğü üzere, incelenen ürünlerden bazıları baklava, keşkek, çiğ köfte gibi son tüketime hazır ürünler; bazıları patates, kayısı, tarçın gibi kendi başlarına da tüketilebildiği gibi besin üretiminde de kullanılan hammaddeler; bazıları ise salata ve çorba gibi ürün grupları şeklindedir. Örneğin; çalışma kapsamında incelenen ürünlerden biri olan çayın anavatanının Çin olduğu, isminden yola çıkılarak anlaşılmıştır. Tarihsel bulgular da bu yargıyı destekler niteliktedir. Yanı sıra, bizim çay olarak adlandırdığımız ürünün farklı dillerdeki karşılıkları da tespit edilmiş ve çoğu dilde benzer karşılıklara rastlanmıştır. Bunun kökenine inildiğinde çayın bu dillerdeki karşılıklarının Çincede yer alan“cha”ve“te”kelimelerinden geldiği görülmüştür. Bu iki kelime de çayı ifade etmekte olup, çayın Çin'den yayılma şekline göre dillere yerleşmişlerdir. Bu çalışmanın amacı beslenmemizde yer alan bazı gıdaların kökenleri hakkında mantıklı delillere ulaşabilmektir. Benzerlerine sık rastlayamadığımız bu tarz bir çalışma, Türkiye'nin sıklıkla karşı karşıya kaldığı yiyecek velayeti mücadelelerinde başvurulacak bir kaynak olarak da görülebilir.

Özet (Çeviri)

No doubt, like every other discipline and working areas, gastronomy too has a wide historical background. At the present day, the history is taught first at universities, no matter what the department is. Development is possible only through knowledge of the past and learning from it. Of course, history of gastronomy is complicated and tortuous. With hundreds of folk, thousands of recipe, ten thousands of food and the techniques and methods in gastronomy create sophisticated historical stream. And the fact that the presence of gastronomy extends to the first human being and influentiality in every human activity makes this challenging area even more difficult. Many scientists from various fields shed light on this process, which goes back thousands of years, directly or indirectly, through their studies. In my opinion, the certain proof of the historical identities of not the happening and facts but the materials of the studied discipline lies in the etymology. Words are imperious arguments and they can enlighten the journey of the things they describe. The main geography, its transfer between countries and the creator nations of products can be determined with the help of etymology. This study, in which etymology is used as a tool for revealing the story of gastronomic elements, has emerged as a result of a long term personal interest. The fact that there are very few written papers on this subject nationally or internationally, makes this work challenging and can only be realized through years of curiosity and substracture. This study was conducted with the aim of revealing the historical identities of some major known and consumed products in Turkish cuisine with an etymological point of view. The languages where the product names belong as origin have been determined and the homeland or manufacturers of these products have been tried to be understood. Likewise, the names of the products in different languages are compared and the paths of these substances in the historical flow are indicated. 50 main and 100 side products are investigated. These main products are aşure, baklava, bira, boza, buğday, çay, çiğ köfte-köfte, çikolata, çorba, deniz ürünleri, domates, dondurma, ekmek, fındık, güllaç, helva, kadayıf, kahve, karpuz, kayısı, kebap, keşkek, keşkül, kiraz, lahmacun, lokma, lokum, mantı, marmelat, meze, mısır, muhlama-kuymak, patates, patlıcan, pilav, pişmaniye, portakal, rakı, salata, sütlaç, şambali, şarap, şeker, şerbet, tarçın, tavukgöğsü-kazandibi, trileçe, tuz, viski ve yoğurttur. As can be seen, some of the examined products are ready-to-eat foods such as baklava, keşkek, çiğ köfte; some of them the raw materials of the food precess and can be consumed on their own, such as potato, apricot and cinnamon; some are them groups such as salad and soup. For example; one of the examined products in the scope of the study is tea and its homeland China is understood from its name. Historical findings support this judgment. In addition, the product of what we call tea has been identified in different languages and similar equivalents have been found in most of them. When it comes to its origins, it is seen that the equivalents of tea in these languages come from the words“cha”and“te”in Chinese. These two words both refer to tea and settled into the languages according to the way the tea spreads from China. The aim of this study is to reach logical evidence about the origin of some foods in our daily diet. Such a study which we could not come across frequently can be seen as a resource to be referenced in various food custody fights like faced by Turkey oftenly.

Benzer Tezler

  1. Les applications de régression floue et d'optimisation floue aux problemes de sélection de la technologie

    Bulanık regresyon ve bulanık optimizasyonun teknoloji seçimi problemlerine uygulamaları

    ZEYNEP YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Fransızca

    Fransızca

    2005

    Endüstri ve Endüstri MühendisliğiGalatasaray Üniversitesi

    Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ERTUĞRUL KARSAK

  2. Media shaping identity in post-colonial context in Swing Time by Zadie Smith

    Zadie Smith tarafından yazılan Dans Zamanı adlı romanda medyanın sömürge sonrası bağlam içerisinde kişiliğe etkisi

    NECATİ ERKILINÇ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2021

    İngiliz Dili ve EdebiyatıTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PETRU GOLBAN

  3. Fizik ilmine taalluk eden ayetlerin tefsirlerde ele alınışı ve günümüz bilgileriyle mukayesesi

    Consideration of ayets relating to physical science in the tafsirs and comparison with today's knowledge

    ŞABAN KUŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Dinİstanbul Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUHAMMED SELMAN ÇALIŞKAN

  4. Sakarya ili bağlamında sokak lezzetlerinin gastronomi açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of street flavors in Sakarya province in terms of gastronomy

    GÜNAY HASDEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Gastronomi ve Mutfak Sanatlarıİstanbul Topkapı Üniversitesi

    Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ELÇİN NOYAN

  5. Türkiye'deki geleneksel konut tipoloji ve bileşenlerinin sürekliliği

    Continuity of typology and components of traditional housing i̇n Turkey

    MEHMET ERMAN ARSLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    MimarlıkBeykent Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞENGÜL ÖYMEN GÜR