Geri Dön

Koroner arter hastalarında, bir risk belirteci olarak serum osmolalitesi kullanılması

The utility of serum osmolality as a risk marker in coronary artery patients

  1. Tez No: 639339
  2. Yazar: ELİF SEDA TOPUZOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TURGUT KARABAĞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Koroner Arter Hastalığı, Osmolalite, Gensini skoru, Syntax skoru, Biyobelirteçler, Kalp hastalıkları, Koroner damarlar, Osmolar konsantrasyon, Risk faktörleri, Coronary artery disease, osmolality, Syntax score, Gensini score, Biomarkers, Heart diseases, Coronary vessels, Osmolar concentration, Risk factors
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Kardiyovasküler hastalıklar dünyada bulaşıcı olmayan hastalıklar içinde en önemli mortalite ve morbidite sebebidir. Bu nedenle, sebeplerin ve risk faktörlerinin belirlenmesi, bunlara yönelik tedbirlerin alınması halk sağlığı açısından büyük önem arz eder. Kardiyovasküler hastalıklar arasında en yaygın olanı ise Koroner Arter Hastalığı (KAH)'dır. Bu çalışmada amacımız; serum osmolalitesi ile KAH arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığını araştırmak ve risk modellemelerinde bir risk belirteci olarak kullanılabilirliğine bakmaktır. Materyal-Metot: Araştırmaya İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji polikliniği ve acil servisine, Temmuz 2019 ile Ocak 2020 tarihleri arasında herhangi bir şikayetle başvurmuş, yapılan tetkikler sonucunda koroner anjiyografi endikasyonu konulan 40-80 yaş arası gönüllü, çalışma için onamı alınmış, kooperasyon ve oryantasyonu yeterli, dışlama kriterlerinden herhangi birine sahip olmayan 113 gönüllü (39K, 74E; yaş ort: 56,6 ± 10,8 yıl) dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hastalar angiografide kritik KAH tespit edilenler (>%50 darlık), grup-1 ve normal koroner arter (<%10 darlık), grup-2 olarak iki gruba ayrıldı. Angiyografide %10-%50 arası darlık saptananlar çalışmaya alınmadı. Koroner arter hastalığının ciddiyeti ve yaygınlığı Syntax ve Gensini skorları ile hesaplandı. Venöz kan örneklerinden hemogram, açlık kan şekeri, üre, kreatinin, BUN, lipit panelleri, Na, K düzeyleri ölçüldü ve her bir hasta için osmolalite değeri hesaplandı. Hastaların koroner yoğun bakım ünitesine yatışları esnasında sistolik, diyastolik kan basınçları ve kalp hızları, boy, kilo, bel ve kalça çevresi ölçülüp VKİ, BKO gibi antropometik parametreleri hesaplandı. Bulgular: Araştırmaya alınan 113 hasta içinde, grup-1'de; (71 hasta; 16K, 55E, 58,4 ± 10,8) ve grup-2'de; (42 hasta; 23K, 19E, 53,5 ± 10,1) tespit edildi. Demografik verilerden; erkek cinsiyet, yaş, sigara kullanma, BKO ve kalp hızı grup- 1 de grup-2'ye göre anlamlı olarak yüksekti (p=0,003, p=0,02, p=0,004, p=0,001, p=0,024). Laboratuvar bulgularından; glikoz, kreatinin, total kolesterol, TG grup- 1'de grup-2'ye göre anlamlı olarak yüksekti (p=0,02, p=0,01, p=0,02, p=0,02), Na değeri grup-2'de grup-1'e göre anlamlı olarak yüksekti (p=0,01), üre, BUN, HDL, ix LDL, K değerleri ise gruplar arası benzerdi. Hesaplanan ort. osmolalite değerleri grup 1 ve 2 arasında benzerdi (289,52 ± 5,21 mg/dl'ye karşın, 290,77 ± 4,31 mg/dl; p=0,19). Gruplar arası osmolalite bulgularının Gensini ve Syntax skorları karşılaştırıldığında; Gensini skoru grup 1'de istatistiksel olarak anlamlıdır (p = 0,04), Syntax skoru ile anlamlı değildir (p = 0,24). Grup-1'de yaş ve osmolalite bulgularının Gensini ve Syntax skorları ile korelasyon analizinde; yaş anlamlı bir fark oluşturmazken, osmolalitenin gensini skoru ile anlamlı artış gösterdiği (p = 0,04) ve zayıf korelasyon oluşturduğu (r = -0,24), syntax skoru ile ise anlamlı bir artış oluşturmazken (p = 0,24), zayıf bir korelasyonu bulunduğu (r = -0,14) gözlendi. Sonuç: Koroner angiyografi yapılan ve sonrasında >%50 darlık ve normal koroner arter saptanan iki grupta, özellikle diyabetes mellitus ve ciddi organ yetmezliklerini dışladığımızda kan osmolaliteleri arasında anlamlı bir fark oluşmadığını gördük. Yine de buna rağmen ilk grubun artmış kan şekerleri, total kolesterol, TG, BKO bize prediyabet açısından düşündürücü olmuştur. Mevcut, geniş dışlama kriterlerine sahip başka bir çalışma bulamamış olmamız çalışmamızı alanında tek kılarken, vaka sayısını daha fazla olduğu, çok merkezli başka çalışmalarla da osmolalitenin KAH gelişimindeki yeri daha açık tartışılabilir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Cardiovascular diseases are the most important cause of mortality and morbidity among non-contagious disease in the World. Therefore, determining the causes and risk factors and taking precautions fort hem are of great importance for public health. The most comon among cardiovascular disease is Coronary Artery Disease (CAD). Our aim in this study; to investigate whether there is a significant relationship between plasma osmolality and CAD and to look at its usability as a risk marker in risk modeling. Material-Method: 113 volunteers (39 female, 74 male; mean age: 56,6 ± 10,8 years) included this research who applied to the Cardiology outpatient clinic and emergency of Istanbul Education and Research Hospital with any complaints between July 2019 and January 2020, and underwent coroner angiography, whose ages ranged between 40-80, the cooperation and orientation was sufficient, volunteering to participate in the study and with their consent and without any exclusion criteria. The patients included in the study were divided into two groups as those with critical CAD on angiography (>50% stenosis), group-1 and normal coronary artery (<10% stenosis), group-2. Those with 10-50% stenosis were not included in the study. The severity and extensive of coronary artery disease were calculated with Syntax score and Gensini scores. Complete blood count, fasting blood sugar, urea, creatinine, BUN, lipid panels, Na, K levels were measured from venous blood samples and osmolality value was calculated for each patient. During the admission of patients to the coronary intensive care unit, systolic, diastolic blood pressures and heart rates, height, weight, waist and hip circumference were measured and anthropometic parameters such as BMI and WHR were calculated. Results: Among 113 patients included in the study, in group-1; (71 patients; 16F, 55M, 58.4 ± 10.8) and in group-2; (42 patients; 23F, 19M, 53.5 ± 10.1) were determined. When the demographic data between the groups were compared; male gender, age, smoking, BMR and heart rate were significantly higher in group-1 than group-2 (p=0,003, p=0,02, p=0,004, p=0,001, p=0,024). From laboratory results; glucose, creatinine, total cholesterol and TG were significantly higher in group-1 xi than group-2 (p=0,02, p=0,01, p=0,02, p=0,02), Na value was significantly higher in group-2 than group-1 (p = 0,01), Urea, BUN, HDL, LDL, K values were similar between the groups. Calculated mean osmolality values were similar between groups 1 and 2 (289,52 ± 5,21 mg/dl vs 290,77 ± 4,31 mg/dl; p = 0,19). When Gensini and Syntax scores of the osmolality results between the groups were compared; Gensini score is statistically significant in group 1 (p = 0,04), Syntax score is not significant (p = 0,24). In Group-1, in the correlation analysis of age and osmolality results with Gensini and Syntax scores; age does not make any significant difference, but there was a significant increase (p = 0,04) and weak correlation (r = -0,24) between Gensini score and osmolality. Also there wasn't a significant increase (p = 0,24), but was a weak correlation (r = -0,14) between Syntax score and osmolality. Conclusion: When we excluded diabetes mellitus and severe organ failure, we found that there was no significant difference between blood osmolalities in two groups with coronary angiography followed by >50% stenosis and normal coronary artery. Nevertheless, the increased blood glucose, total cholesterol, TG and WHR of the first group made us think in terms of prediabetes. While the fact that we could not find another study which has these available, extent exclusion criteria makes our study unique in its field, the place of osmolality in CAD development can be discussed more clearly by another multicentre advanced studies.

Benzer Tezler

  1. Diyabetik ketoasidoz tanısı ile izlenen çocuklarda akut böbrek hasarının değerlendirilmesi

    Evaluation of acute kidney i̇njury in children with diabetic ketoacidosis

    SEREN CERİT ÖKSÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Pamukkale Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Stabil angina pektorisli hastalarda vaspin ve visfatin düzeylerinin değerlendirilmesi ve koroner arter hastalığı ciddiyeti ile ilişkisi

    Evaluation of serum levels of vaspin and visfatin and their relationship with coronary artery disease severity in stabil angina pectoris patients

    MEHMET HAMİDİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Uludağ Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. İnflamatuar bağırsak hastalarında Plazma Aterojenik İndeks ( Trigliserid/HDL ), monosit HDL oranı, Sistemik İmmun İnflamasyon İndeksi (( nötrofil*trombosit ) / lenfosit )) skorlarıyla kardiyovasküler risk değerlendirilmesi

    Cardiovascular risk assessment in inflammatory bowel patients with Plasma Atherogenic Index ( triglyceride/HDL ), monocyte HDL ratio, Systemic Immune Inflammation Index (( neutrophil*platelet ) /lymphocyte )) scores

    BURCU AĞIRBAŞ ÇELEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Kronik böbrek yetmezlikli hastalarda aterosklerotik kardiyovasküler hastalığın erken belirleyicisi olarak asimetrik dimetil arjininin rolü

    The role of asymmetric dimethylarginine as an early predictor for atherosclerotic cardiovascular disease in chronic renal disease patients

    AYSUN TORAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Pamukkale Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Perifer arter hastalarında HS-CRP/albümin oranının perkütan tedavinin başarısını ve tedavi sonrası hastalığın prognozunu öngörebilme gücü

    HS-CRP/albumin ratio as a predictor of successful revascularization and the prognosis of disease after treatment in peripheral artery patients

    KIVANÇ EREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...