Geri Dön

Depresyon tanılı hastalarda sorun çözme, stresle baş etme ve duygusal yeme ilişkisi

Relations of problem solving in patients diagnosed with depression, coping with stress and emotional eating

  1. Tez No: 648395
  2. Yazar: SEHER İNALKAÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜLYA ARSLANTAŞ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hemşirelik, Nursing
  6. Anahtar Kelimeler: Depresyon Tanılı Hastalar, Duygusal Yeme, Sorun Çözme, Stresle Baş Etme, Coping With Stress, Emotional Eating, Patients Diagnosed With Depression, Problem Solving
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 101

Özet

Depresyon günümüzde toplum sağlığını en çok tehdit eden hastalıklardan biridir. Yapılan birçok çalışma depresyon hastalarında sorun çözme ve stresle baş etme becerisinin az olduğunu bildirmektedir. Yeterli ve dengeli beslenme sağlıklı olabilmenin ön koşullarından birisidir. Beslenme ihtiyacının karşılanması, biyolojik gerekliliğinin yanı sıra psikolojik açıdan da önemlidir. Duygusal yeme davranışı yalnızlık, depresyon, anksiyete gibi duygu değişimlerine yanıt olarak gelişen ve genellikle de normalden daha fazla yemek yemeye neden olan psikolojik yeme çeşidi olarak tanımlanmıştır. Bu çalışma depresyon tanılı hastalarda sorun çözme, stresle baş etme ve duygusal yeme ilişkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Aralık 2017-Ekim 2018 tarihleri arasında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi ile Torbalı Devlet Hastanesi psikiyatri polikliniklerine ayaktan başvuran 240 depresyon tanılı hasta oluşturmuştur. Araştırmadaki veriler Kişisel Bilgi Formu, Gözden Geçirilmiş Sosyal Sorun Çözme Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ve Duygusal Yeme Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel analizi Pearson Korelasyon Analizi ile yapılmıştır. Bu çalışmanın sonucuna göre Duygusal Yeme ile Gözden Geçirilmiş Sosyal Sorun Çözme arasında negatif yönde anlamlı ilişki (r= -0,342, p=0,000), bu ölçeğin alt ölçekleri olan Negatif Sorun Yönelimi, Dürtüsel Dikkatsiz Sorun Çözme Tarzı ve Kaçıngan Sorun Çözme Tarzı ile pozitif yönde anlamlı ilişki (Sırasıyla: r=0,361, p=0,000; r=0,316, p=,0,000; r=0,298, p=0,000) tespit edilmiştir. Duygusal Yeme ile Olumlu Sorun Yönelimi ve Akılcı Sorun Çözme Tarzı arasında ise anlamlı ilişki saptanmamıştır (Sırasıyla: r=-0,112, p=0,084; r=-0,086, p=0,185). Duygusal Yeme ile Stresle Başa Çıkma Tarzları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki (r=0,149, p=0,021), bu ölçeğin alt ölçekleri olan Kendine Güvenli Yaklaşım ve İyimser Yaklaşımla negatif yönde anlamlı ilişki (Sırasıyla: r=-0,272, p=0,000; r=-0,249, p=0,000), Çaresiz Yaklaşım ve Boyun Eğici Yaklaşımla pozitif yönde anlamlı ilişki (Sırasıyla: r=0,427, p=0,000; r=0,385, p=0,000) tespit edilmiştir. Sosyal Destek Arayan Yaklaşım ile anlamlı ilişki saptanmamıştır (r=0,105; p=0,104). Bu araştırma sonucunda depresyon tanılı hastalarda sorun çözme ve stresle baş etme becerileri azaldıkça duygusal yemenin arttığı görülmüştür. Bu yüzden depresyon tanılı hastalarda yiyecek tüketiminin daha çok hangi nedenlere bağlı olduğunu belirlemek ve duygusal yemeyle ilgili farkındalık oluşturmak oldukça önemlidir. Bu sonuçlar doğrultusunda yapılan araştırmalar duygusal yemeye neden olan faktörleri tanımlamak, obezite önleme ve kilo verme girişimlerine katkıda bulunmak ve bu faktörlere yönelik hemşirelik girişimlerini belirlemek adına yararlı olabilir.

Özet (Çeviri)

Today, depression is one of the most common illnesses threatening public health. Several studies conducted have shown that depression-diagnosed patients' ability to cope with stress and problem solving is weak. Adequate and balanced nutrition is one of the prerequisites of being healthy. Meeting nutritional needs is also important in terms of psychology along with biological necessity. Emotional eating is defined as the type of psychological eating which has developed in response to the emotional changes like loneliness, depression, anxiety, and in general caused eating more than usual. This study has been conducted to determine the relationship between problem solving, coping with stress and emotional eating in depression-diagnosed patients. The sample of the research is made up of 240 outpatients visiting psychiatry clinics in Aydın Adnan Menderes University Practice and Research Hospital and Torbali State Hospital between the dates of December 2017 and October 2018. Data in the research,have been collected by using Personal Information Form, Revised Social Problem Solving Scale, Styles of Coping with Stress Scale and Emotional Eating Scale. Statistical analysis of the data of the research has been carried out pearson corelation. According to the results of this study, it has been found that there is a significant negative correlation between Emotional Eating and Revised Social Problem Solving (r= -0,342, p=0,000) and that there is a significant positive correlation between the subscales of this scale, which are respectively; Negative Problem Orientation, Impulsive Careless Problem Solving Style and Avoidant Problem Solving Style (respectively: r=0,361, p=0,000; r=0,316, p=,0,000; r=0,298, p=0,000). No significant relationship among Emotional Eating, Positive Problem Orientation and Rational Problem solving style have been determined (respectively: r=-0,112, p=0,084; r=-0,086, p=0,185). It has been found that there is a significant positive correlation between Emotional Eating and Styles of coping with Stress (r=0,149, p=0,021), and that there is a significant negative correlation between the subscales of this scale, which are self-confidence approach and optimistic approach (respectively r=-0,272, p=0,000; r=-0,249, p=0,000), and that there is a significant positive correlation between helpless approach and submissive approach (respectively: r=0,427, p=0,000; r=0,385, p=0,000). No significant correlation with seeking social support approach has been determined (r=0,105; p=0,104). As a result of this study, it has been observed that emotional eating increases as the abilities of problem solving and coping with stress decrease in depression-diagnosed patients. Therefore, it is very important to determine what causes food consumption more in depression-diagnosed patient and to raise awareness about emotional eating. Researches conducted in accordance with these results may be useful to define the factors causing emotional eating, to contribute to obesity prevention and losing weight initiatives, and to identify nursing interventions towards these factors. Educational programs related to this subject can be organized in hospitals and schools.

Benzer Tezler

  1. Gestasyonel diyabetli kadınlarda yaşam kalitesi ve depresyon durumlarının incelenmesi

    The examination of life quality and the event of depression in the period of pregnancy of diabetic women

    REYHAN AYDIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    HemşirelikHaliç Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEZİHE KIZILKAYA BEJİ

  2. Ergenlerde (13-18 yaş) cinsel istismar sonrası immün sistem değişikliklerinin değerlendirilmesi

    The evaluation of the immüne system changes after sexual abuse in adolescents(13-18 year old)

    HAMZA AYAYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Allerji ve İmmünolojiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OSMAN ABALI

  3. Şizofreni hastalarında içgörü ile depresyon ve suisid ilişkisi

    The correlation between insight, depression and suicidality in schizophrenic patients

    GÖKHAN UMUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    PsikiyatriSağlık Bakanlığı

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NESRİN KARAMUSTAFALIOĞLU

  4. İnme ve afazi yaşam kalitesi-39 ölçeği: Türkçe'ye uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışması

    Stroke and aphasia quality of life scale- 39: reliability and validity of the Turkish version

    AYŞIN NOYAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    NörolojiAnadolu Üniversitesi

    Dil ve Konuşma Terapistliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. BÜLENT TOĞRAM

  5. Anterior servikal mikrodiskektomi sonrası titanyum cage ile allogreft kemik cage kullanılan olguların uzun dönem radyolojik ve klinik sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of the long-term radiological and clinical outcomes in cases who received titanium cage or allograft bone cage following anterior cervical microdiscectomy

    İSMAİL UYSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    NöroşirürjiSağlık Bakanlığı

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DR. GÜNER MENEKŞE

  6. Serebral palsili çocukların fonksiyonel durumlarının ve annelerinin psikolojik durumlarının değerlendirilmesi

    Assesment of functi̇onal status of the chi̇ldren wi̇th cerebral palsy and thei̇r mothers' psychologi̇cal status

    ESMA DEMİRHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyonİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AFİTAP İÇAĞASIOĞLU