Esansiyel hipertansif hastalarda; nötrofil – lenfosit oranının yaşam kalitesi, anksiyete ve depresyon ile ilişkisi
The relationship of neutrophyl - lymphocyte ratio in essential hypertensive patients with quality of life, anxiety and depression
- Tez No: 667210
- Danışmanlar: PROF. DR. SEYHUN KÜRŞAT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Nefroloji, Internal diseases, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: Esansiyel Hipertansiyon, Nötrofil Lenfosit Oranı, SF-36, HAD, Anksiyete, Depresyon, Hipertansiyon, Nötrofil/lenfosit oranı, Yaşam kalitesi, Essential Hypertension, Neutrophil Lymphocyte Ratio, SF-36, HAD, Anxiety, Depression, Hypertension, Neutrophil/lymphocyte ratio, Quality of life
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Hipertansiyon, toplumda yaygın olarak görülen ciddi komplikasyonlara neden olan sistemik bir hastalıktır. Çalışmamızda Esansiyel hipertansiyon (HT) hastalarında nötrofil – lenfosit oranı (NLO) ile yaşam kalitesi, anksiyete ve depresyon arasında ilişki olup olmadığı araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Manisa Celal Bayar Üniversitesi hastanesi Nefroloji polikliniğine başvuran esansiyel hipertansif 200 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara kontrolleri sırasında Kısa Form-36 (SF-36) ve Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD) uygulandı. Eş zamanlı hastaların tam kan sayımı kaydedildi. NLO, mutlak nötrofil değerinin mutlak lenfosit değerine bölümü ile hesaplandı. NLO ile yaşam kalitesi, anksiyete ve depresyon ölçekleri arasındaki ilişki araştırıldı. Bulgular: 200 esansiyel hipertansif hastanın HAD'a göre %40'ı depresif, %18.5'u ise anksiyetik saptandı. NLO, anksiyete (p=0.00) ve/veya depresyonu (p=0.00) olan esansiyel HT hastalarda istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı. NLO ile, fiziksel fonksiyon dışında, diğer tüm yaşam kalitesi alt alanlarında yani rol güçlüğü (fiziksel) (|r|= -0.228), ağrı (|r|= -0.202), genel sağlık (|r|= -0.254), vitalite (enerji) (|r|= -0.222), sosyal fonksiyon (|r|= -0.235), rol güçlüğü (emosyonel) (|r|= -0.231), mental sağlık (|r|= -0.267) arasında istatistiksel olarak negatif yönde ilişki saptandı. Esansiyel HT hastalarda diyabet komorbiditesi olan ve olmayanlar karşılaştırıldı. Diyabeti olan ve olmayanlar arasında NLO'da istatistiksel olarak farklılık izlenmedi (p=0.58). Diyabet komorbiditesi olanlarda yaşam kalitesi alt alan puanları açısından genel sağlık açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık (p=0.01), sosyal fonksiyon (p=0.08) açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılığa yakın durum izlendi. Diyabeti olan esansiyel HT hastalarının, daha depresif (p=0.018) ve daha anksiyetik (p=0.003) olduğu saptandı. Sonuç: Çalışmamızda esansiyel HT hastalarında düşük dereceli inflamasyonun belirteci olan NLO arttıkça, yaşam kalitesi azalmakta ve anksiyete - depresyon ise artmaktadır. Ek olarak, esansiyel HT ve diyabet birlikteliği gösterdiği hastalarda daha yüksek NLO izlendi. Yaşam kalitesi değerlendirme puanlarında anlamlı düşüklük hem de anksiyete – depresyon puanlarında ise anlamlı yükseklik saptandı.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Hypertension (HT) is a common systemic disease that causes serious complications in society. In our study, patients with essential hypertension possible relationship between neutrophil - lymphocyte ratio (NLR) and quality of life, anxiety - depression was investigated. Materials and Methods: 200 essential hypertensive patients who applied to Manisa Celal Bayar University Hospital Nephrology outpatıent department were included in the study. Short Form-36 (SF-36) and Hospital Anxiety and Depression Scale (HAD) were administered to the patients during their controls. The complete blood count of the patients was recorded. NLR was calculated by dividing absolute neutrophil count by absolute lymphocyte count. The relationship between NLR and quality of life, anxiety and depression was investigated. Results: According to the HAD results of 200 essential HT patients, 40% were found to be depressive and 18.5% were found to be anxious. NLR was statistically significantly higher in essential HT patients with anxiety (p=0.00) and depression (p=0.00). A statistically significant negative correlation was found between NLR and role limitations due to physical health (|r|= -0.228), pain (|r|= -0.202), general health (|r|= -0.254), vitality (energy) (|r|= -0.222), social function (|r|= -0.235), role limitations due to emotional problems (|r|= -0.231), emotional well-being (|r|= -0.267) except physical function. Patients with and without diabetes were compared in essential HT patients. There was no statistically significant difference in NLR between those with and without diabetes (p=0.58). A statistically significant difference was observed in general health (p=0.01) and social function (p=0.08) in terms of the quality of life sub-domain scores of those with diabetes. Essential HT patients with diabetes were found to be more depressed (p=0.018) and more anxious (p=0.003). Conclusion: In our study, as the NLR, which is a marker of low-grade inflammation, increases in essential HT patients, the quality of life decreases and anxiety - depression increases. In diabetic essential hypertensive patients, higher NLR was observed. A significant decrease in quality of life assessment scores and a significant increase in anxiety - depression scores were found.
Benzer Tezler
- Matris lie grupları üzerine
Başlık çevirisi yok
RIFAT GÜNEŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Matematikİnönü ÜniversitesiMatematik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NURİ KURUOĞLU
- Nifedipinin yüzeyel elektrokardiyogramda QTc ve ST segmenti sürelerine olan etkileri
Başlık çevirisi yok
SAFİNAZ BOZTAŞ
- Hafif ve orta derecedeki esansiyel hipertansiyonlu hastalarda sol ventrikül diastolik fonksiyonlarının incelenmesi
Başlık çevirisi yok
ŞİNASİ ERDEMOĞLU
- Türk Anayasalarında ormancılık politikası
Başlık çevirisi yok
ALİ DERE
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul ÜniversitesiKamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA TAYFUN AKGÜNER
- Lösemili çocuklarda serum selenyum düzeyleri
Başlık çevirisi yok
NURSEREN ATAÇERİ
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
BiyokimyaHacettepe ÜniversitesiFarmasötik Toksikoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FİLİZ HINCAL