Geri Dön

Development of antimicrobial peptides specific to biofilm formation bacteria and binding to catheter surface

Biyofilm oluşturan bakterilere özgü antimikrobiyal peptitlerin geliştirilmesi ve kateter yüzeyine bağlanması

  1. Tez No: 673782
  2. Yazar: TUBA POLAT
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ NİHAN ÜNÜBOL, DR. ÖĞR. ÜYESİ ERKAN MOZİOĞLU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Biyoteknoloji, Biotechnology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Medikal Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 134

Özet

Günümüzde bakterilerin antibiyotiklere karşı geliştirdiği direnç özellikle hastane enfeksiyonlarının önlenmesi ve tedavisinde büyük güçlük oluşturmaktadır. Bununla beraber bakterilerin özel olarak direnç geliştiremedikleri, fakat yapılarında bulunan proteazlarla veya biyofilm oluşturma mekanizması ile ancak karşı koyabildiği antimikrobiyal peptitler (AMP) güncel olarak ilgi gören çalışma alanı oluşturmuştur. Bu peptitlerin sentetik olarak üretilmesi ile aktivitelerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Alfa heliks yapısında aynı diziye sahip fakat 2 farklı aminoasit formunun 4 farklı şekilde kombinlenmesi ile sentezlenen peptitlerin aktiviteleri ve toksik etkileri karşılaştırılmıştır. Bunun sonucunda D- ve L- form aminoasitlerin beraber kullanımının antibakteriyel aktiviteyi 4-32 kat artırdığı görülmüştür. MİK (Minimum İnhibisyon Konsantrasyon) değerleri, IC50 ve HC50 değerleri için de güvenli aralıkta kalmaktadır. En düşük antibakteriyel aktivite tamamen L-form amino asitlerden oluşan peptitte görülürken, tamamen D-form aminoasitlerden oluşan peptit antibakteriyel aktivite bu peptitler arsında olarak orta segmente yer almaktadır. Biyofilm inhibisyonu için bu peptitlerden yapıısnda D-arjinin bulunan NET3 peptidi daha iyi aktivite gösterirken, biyofilmin ortadan kaldırılmasında yapısında D-lösin bulunan NET1 peptidi daha iyi aktivite göstermiştir. Bunun üzerine gerçek biyofilm inhibisyon konsantrasyonunu bulmak amacıyla gerçek zamanlı izleme ile CRB-MIC deneyi geliştirilmiştir. Bu sonuçlar alındıktan sonra, hiçbir kimyasal veya ara bağlayıcı olmadan kendiliğinden bağlanması beklenen peptitler, amfipatik ve alfa-heliks yapıları oldukları için kendiliğinden-bağlanma olarak adlandırılan metodla düşük verimlilikle de yüzey bağlanması göstermiştir.

Özet (Çeviri)

Today, the resistance developed by bacteria against antibiotics poses a great difficulty in the prevention and treatment of nosocomial infections. However, antimicrobial peptides (AMPs), which bacteria cannot develop resistance specifically, but can only resist with the proteases or biofilm-forming mechanism in their structure, have become a current area of interest. It is aimed to improve the activities of these peptides by synthetic production. The activities and toxic effects of peptides, which have the same sequence in alpha-helix structure but synthesized by combining 2 different amino acid forms in 4 different ways, were compared. As a result, it was seen that the use of D- and L-form amino acids together increased the antibacterial activity 4-32 times. MIC (Minimum Inhibition Concentration) values also remain in the safe range for IC50 and HC50 values. While the lowest antibacterial activity is seen in the peptide consisting entirely of L-form amino acids, peptide antibacterial activity consisting entirely of D-form amino acids is located in the middle segment between these peptides. For biofilm inhibition, NET3 peptide with D-arginine in its structure showed better activity, while NET1 peptide with D-leucine in its structure showed better activity in removing the biofilm. Thereupon, the CRB-MIC experiment was developed in order to find the true biofilm inhibition concentration by real-time monitoring. After taking these results, peptides which are expected to bond spontaneously with no chemical or intermediate linker is needed called as self-assembly, since they are amphipathic and alpha-helix structure, showed surface binding though with low efficiency.

Benzer Tezler

  1. The transformation of higher education by means of techno-parks: Case of Turkey

    Yüksek öğretimin dönüşümü: Teknoparklar-Türkiye örneği

    GAMZE SART

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2013

    Eğitim ve ÖğretimBoğaziçi Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA GÖK

  2. Prenatal dönemde farklı dozlarda uygulanan diklofenak sodyumun merkezi sinir sistemi gelişimi üzerine toksik etkisinin araştırılması

    The toxic effects of different doses of diclofenac sodium on the development of the central nervous system exposed during prenatal period

    EBRU ELİBOL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Histoloji ve EmbriyolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Anatomi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN KAPLAN

  3. Terkos havzasında tuzlu su girişimlerinin geçici elektromanyetik ve doğru akım özdirenç yöntemleriyle araştırılması

    Investigation of saltwater intrusion in terkos basin using transient electromagnetic and direct current resistivity methods

    AYÇA SULTAN ARDALI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Jeofizik Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi

    Jeofizik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYSAN GÜRER

  4. Arcti̇i̇n maddesi̇ni̇n deneysel peri̇odonti̇ti̇s modeli̇ üzeri̇ndeki̇ anti̇enflamatuvar etki̇nli̇ği̇ni̇n i̇ncelenmesi̇

    Evaluation of anti inflammatory effect of arctiin on experimental periodontitis model

    AHMET AYDOĞDU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Diş HekimliğiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Periodontoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ELİF ESER SAKALLIOĞLU

  5. Türk evlerinde yapı malzemeleri ve yapım teknikleri

    Construction materials and techniques in Turkish houses

    MURAT EYÜP COŞKUN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    MimarlıkHaliç Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VEFA ÇETİN