Geri Dön

Koroner arter hastalığı yaygınlığı ve ciddiyetinin fraksiyonel akım rezervi üzerine etkisi

The impact of the extent and severity of coronary artery disease on fractional flow reserve measurements

  1. Tez No: 676784
  2. Yazar: EKREM ŞAHAN
  3. Danışmanlar: DR. ŞENAY FUNDA DEREAĞZI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Aterosklerotik koroner arter hastalığı fizyopatolojisinde endotelyal disfonksiyon bulunduğu gibi ateroskleroz da endotelyal disfonksiyona sebep olmaktadır [1]. Özellikle aterom plağındaki makrofajlardan salınan sitokinler ve okside LDL, endotelyal disfonksiyona neden olmaktadır. Artan ateroskleroz yükü ve endotelyal disfonksiyon ile mikrovasküler rezistans artmaktadır. Koroner anjiyografi, koroner arter hastalığı tanısı konulmasında altın standart tanı yöntemidir. Ancak koroner anjiyografi orta derecede darlık olarak tanımlanan, özellikle (%50 - 70) darlıkların iskemiye neden olup olmadığı aydınlatma konusunda yetersiz kalmaktadır. Epikardiyal darlıkların hemodinamik olarak değerlendirilmesi için koroner akım rezervi ve fraksiyonel akım rezervi gibi girişimsel yöntemler geliştirilmiştir. Mikrovasküler rezistans, koroner darlığı değerlendirmek için kullanılan yöntemlerden koroner akım rezervi (KAR) ve fraksiyonel akım rezervi (FAR) ölçümlerini etkilemektedir. Mikrovasküler rezistans artışı olan koroner anatomide, FAR oranlarının düştüğü gösterilmiştir. Biz bu çalışmada Gensini ve SYNTAX skoru ile hesaplanan koroner arter hastalığı ciddiyetinin, orta derecede darlıklar üzerinde yapılan fraksiyonel akım rezervi ölçümleri üzerine etkisini aydınlatmayı amaçladık. Metod: Ocak 2012 ve Haziran 2013 tarihleri arasında Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde koroner anjiyografi sonrası orta derecede darlık tespit edilip darlık için fraksiyonel akım rezervi testi yapılması kararlaştırılan hastalar geriye dönük olarak tarandı (n=378). Son bir ay içerisinde akut koroner sendrom ile başvuran, daha önce revaskülarizasyon uygulanmış damara FAR yapılan, orta ve ciddi kalp kapak patolojisi olan, atriyal fibrilasyon veya flutter ritminde olan, ciddi bradikardisi olan, yatışında kalp yetersizliği alevlenmesi olan, ciddi sol ventrikül hipertofisi olan ve hasta dosyalarında yetersiz kayıt bulunan 27 hasta çalışma dışında bırakıldı. Kalan hastaların koroner anjiyografileri ile Gensini skorları ve SYNTAX skorları hesaplandı (n=351). Sonuçlar fraksiyonel akım rezervi oranları ile karşılaştırıldı. Hemodinamik anlamlı değer FAR < 0.80 kabul edildi. Bulgular: Yüksek Gensini skoru ve yüksek SYNTAX skoru ile FAR sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edildi. Özellikle SYNTAX skoru ≥23 hesaplanan hastalarda FAR ölçümüne göre kritik lezyonlar daha fazlaydı (p<0.001). Koroner arter hastalığı risk faktörlerinden olan yaş, cinsiyet, hipertansiyon, diyabetes mellitus ve dislipidemi gibi değişkenler ile FAR sonuçları arasından istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmedi. Sonuç: Çalışmamızın bulguları yorumlandığında koroner arter hastalığı yaygınlığı arttıkça, epikardiyal koroner arterlerdeki orta dereceli (%50-70) darlıkların hemodinamik olarak anlamlı bulunması (FAR <0.80) artırmaktadır. Koroner arter hastalığı ciddiyeti arttıkça hastalar daha dikkatli takip edilmeli ve optimal medikal tedavi ya da revaskülarizasyon açısından değerlendirilmelidir.

Özet (Çeviri)

Background: Atherosclerotic coronary artery disease as the cause endothelial dysfunction, atherosclerosis causes endothelial dysfunction. Cytokins driven from the macrophages and oxididized LDL are the main reason for this dysfunction. With the increasing burden of atherosclerosis and endothelial dysfunction is increasing microvascular resistance.The gold-standard method to detect coronary artey disease is still coronary angiography. Althoug coronary angiography has been used to determine lesion severity, in particular, whether moderate stenosis (%50-70) causes ischemia is insufficient. Coronary flow reserve and fractional flow reserve are developped in order to find out hemodynamıcally important epicardial stenosis. Coronary flow resistance and fractional flow resistance are both affected by microvasculer resisitance.It is shown that, if there is an increase of microvasculer resistance in the coronary artery, the ratio of FFR is decreased. In this study we aimed to show the relationshıp between coronary artery disesases seriosty calculated with SYNTAX and GENSINI scores and FFR results. Method: In this study we scanned retrospectively patient files (n=378) who underwent coroanry angiography and had moderte stenosis and because of that who underwent fractional flow resistance testing afterwards in Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi between January 2012 and June 2013. Patients with acute coronary syndrom in the last month, moderate or severe valvular diseases, acute heart failure, serious bradycahrdia, atrial fibrillation/flutter,severe left ventricul hypertrophy or patient with deficient files were excluded from this study. SYNTAX and GENSINI scores were compared with fractional flow ratio from the left patients (n=351). Hemodinamically significant rate for FFR <0.80 was accepted. Results: The correlation between high GENSINI and high SYNTAX scores and FFR results was statistically significant. Especially patients with SYNTAX scores ≥23 had notable more crucial lesions in FFR testing (p<0.001).Cardiovascular risc factors such as age, gender, hypertension, diabetes mellitus and dyslipidemia did not correlate with the FFR results. Conclusion; We found in our study that there is a positive correlation between the seriousity of the coronary artery disease and the FFR results. Patients with moderate coronary stenosis (%50-70) and high GENSINI and high SYNTAX scores were found to have more hemodynamically significant stenosis with FFR (FFR<0.80). Conclusively, severe coronary artery diseases should be treated more carefully with optimal medical treatment or revasculariation.

Benzer Tezler

  1. ST ELEVASYONU OLMAYAN AKUT KORONER SENDROMLARDA MİYOKARD PERFORMANS İNDEKSİNİN (TEİ İNDEKSİ)KORONER ARTER HASTALIĞI YAYGINLIĞI, CİDDİYETİ VE GRACE RİSK SKORU İLE İLİŞKİSİ

    IN NON-ST ELEVATED ACUT CORONARY SYNDROME THE RELATİON OF MYOCARDDİAL PERFORMANCE INDEX (TEI INDEX) WİTH THE EXTENT AND SEVERİTY OF CORONARY ARTERY DİSEASE AND GRACE RİSK SCORE

    GÜNAY GÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiEge Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. OĞUZ YAVUZGİL

  2. ST yükselmesiz miyokard enfarktüslerinde syntax II skoru ile nötrofil/lenfosit ilişkisinin incelenmesi

    An investigation of syntax II score and neutrophil / lymphoside relationship in non-ST myocardial infarction

    VEYSİ KAVALCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    KardiyolojiAdıyaman Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ARİF SÜNER

  3. Kalıcı pacemaker implantasyonu sırasında ölçülen ventriküler uyarı eşiği ve uyarı empedansı üzerinde metabolik değişkenler, koroner arter hastalığı ve sol ventrikül geometrisinin etkilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effects of metabolic variables, coronary artery disease, and left ventricle geometry on ventricular stimulation threshold and pacing impedance measured during permanent pacemaker implantation

    SELİM EKİNCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT YEŞİL

  4. Efor testi yapılan hastalarda vücut kompozisyon indekslerinin efor testi parametreleri ve testin pozitif öngördürücülüğü ile ilişkisi

    The relationship of body composition indexes with the exercise stress test parameters and positive predictability of the test in patients undergoing the exercise stress test

    HATİCE KARAGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TURGUT KARABAĞ

  5. Kararlı göğüs ağrılı olgularda, efor ile değişen plazma beyin natriüretik peptid düzeyleri ile anjiografik koroner arter hastalığı arasındaki ilişki.

    Association between resting, postexercise, delta plasma brain natriuretic peptide levels and angiographic coronary heart disease severity and diffuseness in patients with stable angina pectoris.

    SAMET UYAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    KardiyolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. ÖZER BADAK

    PROF. ÖZHAN GÖLDELİ