Geri Dön

Fasiyal dermatozlarda algılanan stres, stresle başa çıkma ve beden algısı

Perceived stress, coping and body image in facial dermatoses

  1. Tez No: 677559
  2. Yazar: HAZEL EZGİ KAYA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İLKNUR KIVANÇ ALTUNAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: algılanan stres, başa çıkma stratejileri, beden algısı, fasiyal dermatoz, Algı, Beden imajı, Deri hastalıkları, Gerilme analizi, Stres, Stres yönetimi, Stresle başetme, Yüz, body image, coping strategies, facial dermatoses, perceived stress, Perception, Skin diseases, Stress analysis, Stress, Stress management, Coping with stress, Face
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Dermatolojik hastalıklar ölümcül olmayan hastalıkların en yaygın dördüncü nedenidir ve önemli psikososyal komorditilere sahiptirler. Fasiyal tutulumu olan dermatozların saklanması güç doğası nedeniyle daha yüksek emosyonel strese neden oldukları ve psikososyal etkilerinin daha baskın olduğu düşünülmektedir. Son yıllarda görünüm ilişkili psikoloik stresin beden algısı değişimlerindeki adaptasyon sürecine ve yaşam kalitesine etkilerinde bireysel varyasyonların başa çıkma stratejilerini ile açıklanabileceği üzerinde durulmaktadır. Çoğu dermatozun kronik ve tekrarlayıcı seyri, medikal tedavinin yanı sıra hastaların pozitif başa çıkma stratejileri konusunda da desteklenmesini gerektirmektedir. Bireylerde algılanan stresi azaltabilecek ve etkin başa çıkma stratejileri kullanmalarını sağlayabilecek yaklaşımlar geliştirmek açısından risk faktörlerinin iyi tanımlanması gerekmektedir. Bu çalışmada primer amaç fasiyal ve gövde dermatozları olan bireylerde algılanan stres, stresle başa çıkma stratejileri, anksiyete, depresyon ve beden algısı karşılaştırılmasıdır. Sekonder olarak bu faktörleri etkileyebilecek klinik ve demografik özellikleri belirlemek ve yaşam kalitesi üzerine etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya en az 6 aydır fasiyal dermatozu olan 60, gövde dermatozu olan 60 olmak üzere toplam 120 hasta ve 60 sağlıklı gönüllü dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen her bir katılımcı Dermatoloji Yaşam Kalite İndeksi (DYKİ), Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD), Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ), Stresle Başa Çıkma Ölçeği (SBÇÖ) ve Beden Algısı Ölçeği (BAÖ) ile değerlendirildi. Bulgular: Fasiyal dermatozu olan hasta grubunda ASÖ, HAD-A, HAD-D ve DYKİ skorları, gövde dermatozu grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düşüktü (sırasıyla p=0,001; p=0,014; p=0,001; p=0,001). BAÖ skor ortalaması fasiyal dermatoz grubunda 120,7±41,9 iken; gövde dermatozu grubunda 101,6±30,2 idi ve iki grup kıyaslanıldığında aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0,005). SBÇÖ Kaçma-Soyutlama (Duyusal-eylemsel) ve Kaçma-Soyutlama (Biyokimyasal) alt skorları gövde dermatozu grubunda, fasiyal dermatoz grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (sırasıyla p=0,006; p=0,001). SBÇÖ alt skorlarından Kabul-Bilişsel (Yeniden yapılandırma) ise fasiyal dermatoz hastalarında, gövde dermatozu olan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (p=0,037). ASÖ ve DYKİ skorları pozitif yönde orta düzeyde korele (r=0,521; p<0,001); BAÖ skorları DYKİ skorları ile negatif yönde orta düzeyde korele saptandı (r= -0,324 p<0,001) ve BAÖ skorlarının DYKİ skorları üzerinde etkisine ASÖ skorlarının aracılık ettiği belirlendi [F (2, 117)=25,7873; p<0,001]. Sonuç: Bu çalışmada fasiyal ve gövde yerleşimli dermatozları olan hasta gruplarında beden algısında değişim bakımından anlamlı fark saptanmazken, gövde dermatozu olan hastaların daha fazla stres, anksiyete ve depresyon deneyimledikleri, yaşam kalitesindeki etkilenmenin fasiyal dermatozu olan hastalara göre daha belirgin olduğu gösterilmiştir. Bu durumun fasiyal dermatoz hastalarından olumlu bir başa çıkma stratejisi olan Kabul-Bilişsel (Yeniden yapılandırma), gövde dermatozu olan hastaların ise Kaçma-Soyutlama stratejilerini daha fazla kullanmaları ile ilişki olduğu düşünülmüştür. Dermatolojik hastalıklarda altta yatan psikopatolojinin sadece medikal tedavi ile iyileştirilemeyeceği göz önünde bulundurularak, hastaların olumlu başa çıkma stratejileri geliştirmeye teşvik etmek gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Dermatological diseases are the forth most common cause of nonfatal diseases and have significant psychosocial comorbidities. Considering the visible nature that do not allow to be concealed easily, it is thought that dermatoses with facial involvement may result in higher emotional stress and more pronounced psychosocial effects. In recent years, it has been emphasized that individual variations in the effects of psychological stress related to appearance on adaptation process involved in body image changes and quality of life can be explained by coping strategies. The chronic and recurrent course in vast majority of dermatoses requires support of patients to develop positive coping strategies besides medical treatment. Risk factors should be defined in order to develop approaches that can reduce perceived stress in individuals and enable them to use effective coping strategies. The primary aim of this study is to compare perceived stress, stress coping strategies, anxiety, depression and body image in individuals with facial and trunk dermatoses. Secondarily, it was aimed to determine clinical and demographic features that may affect psychological factors and to investigate their effects on quality of life. Materials and Methods: A total of 120 patients, 60 with facial dermatosis and 60 with trunk dermatosis with duration for at least 6 months, and 60 healthy volunteers were included in the study. Each participant included in the study was evaluated with Dermatology Life Quality Index (DLQI), Hospital Anxiety and Depression Scale (HAD), Perceived Stress Scale (PSS), Stress Coping Attitudes Inventory (SCAI) and Body Image Scale (BIS). Results: In patient group with facial dermatoses the PSS, HAD-A, HAD-D and DLQI scores statistically significantly lower than the trunk dermatoses group (p=0,001; p=0,014; p=0,001; p=0,001 respectively). While the mean BIS score was 120,7±41,9 in the facial dermatoses group; it was 101,6±30,2 in the trunk dermatoses group and when the two groups compared, the difference was not statistically significant (p>0,05). Avoidance-Disengagement (Sensorial-actual) and Avoidance-Disengagement (Biochemical) subscores of the SCAI were statistically significantly higher in the trunk dermatoses group compared to the facial dermatoses group (p=0,006; p=0,001 respectively). Acceptance-Cognitive (Restructuring) subscore of the SCAI was found to be statistically significantly higher in facial dermatoses patients than the patients with trunk dermatoses (p=0,037). The PSS and DLQI scores were moderately correlated in positive direction (r=0,521; p<0,001); BIS scores were moderately correlated with DLQI scores in negative direction (r= -0,324 p<0,001) and effect on BIS scores on DLQI scores was found to be moderated by the PSS scores [F (2, 117)=25,7873; p<0,001]. Conclusion: In this study, it was shown that there was no significant difference in body perception in patient groups with facial and trunk dermatoses; while patients with trunk dermatosis experienced more stress, anxiety and depression, also the impact on quality of life was more pronounced than those with facial dermatoses. This situation was thought to be related to the fact that facial dermatosis patients used Acceptance-Cognitive (Restructuring) as a positive coping strategy and the Avoidance-Disengagement strategies used more common in patients with trunk dermatosis. Considering the incurable construction of underlying psychopathology in dermatological diseases only with medical treatment, it is necessary to encourage the patients to develop positive coping strategies.

Benzer Tezler

  1. Kronik böbrek yetersizliği olan hastalarda interskalen blok uygulamasında bupivakain ve ropivakainin karşılaştırılması

    Comparison of bupivacaine and ropivacaine on interscalane branchial plexus block in patients with choronic renal failure

    FUNDA GÜMÜŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. FATİŞ ALTINTAŞ

  2. Kronik fasiyal dermatozların (akne vulgaris, rozase ve seboreik dermatit) psikososyal sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of psychosocial outcomes of chronic facial dermatoses (acne vulgaris, rosacea and seborrheic dermatitis)

    YUNUS ÖZCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    DermatolojiDüzce Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİN ÖZLÜ

  3. Rozase tanısı almış hastalarda optik koherens tomografi ve optik koherens tomografi anjiografi ile retinal ve koroidal yapıların değerlendirilmesi ve rozase alt tiplerine göre karşılaştırılması

    Evaluation of retinal and choroidal structures using optical coherence tomography and optical coherence tomography angiography in patients diagnosed with rosacea and comparison by rosacea subtypes

    EMİN CECEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NEŞE GÖÇER GÜROK

  4. İdiopatik periferik fasiyal paralizilerde elektronöramiyografik özelliklerin prognostik değeri

    Başlık çevirisi yok

    M.TURGUT ADATEPE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Nörolojiİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı