ST yükselmeli miyokard enfarktüsü ile başvuran hastalarda primer perkütan girişim ile tedavi sonrası invaziv yöntemlerle ölçülen sol ventrikül diyastol sonu basıncının konvansiyonel ve 2d speckle tracking ekokardiyografi parametreleriyle ilişkisi
The relationship between left ventricular end-diastolic pressure measured by invasive method and conventional and 2d speckle tracking echocardiography parameters after primary percutaneous intervention treatment in patients presenting with st-elevation myocardial infarction
- Tez No: 702960
- Danışmanlar: PROF. DR. NİHAL ÖZDEMİR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Akut miyokard infarktüsü sonrası sol ventrikül diyastol sonu basıncının (SVDSB) kötü sonlanımda öngördürücü olduğu bilinmektedir.Her nekadar başarılı perkutan girişim yapılmış hastalarda konvansiyonel ekokardiyografik incelemeler prognoz tayini için kullanılsada, global longitudinal strain (GLS) sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) normal iken dahi subklinik bozulmayı açıkça gösterebilen spesifik bir yöntem olması açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada primer perkutan koroner girişim (pPKG) sonrası ölçülen SVDSB, 24. saatte bakılan 2D speckle tracking ve konvansiyonel ekokardiyografik parametreler ile olan ilişkisi değerlendirilmiştir. Yöntemler: Çalışmaya ST-yükselmeli miyokard infarktüsü (STYME) ile başvuran ve pPKG yapılan 40 hasta dahil edildi. PPKG esnasında TIMI-3 akım saptanan hastalarda pig-tail kateter ile SVDSB ölçüldü. Sol ventrikül GLS, sirkumfarensiyel strain (GCS) ve radyal strain (GRS) ve rotasyon -torsiyon parametreleri 24. saatte 2D speckle tracking ekokardiyografi ile değerlendirildi. Hastaların geliş ve pik enzim değerleri kaydedildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 56 ± 8.7 olarak izlendi. Semptomların başlangıcı ile hastaneye başvuru arasındaki süre 3.2 ± 2.3 saat olarak saptandı. Hastaların biri dışında hepsine stent implantasyonu yapıldı. Ortalama LVEF % 53 ± 7.4, ortalama SVDSB 19 mmhg olarak ölçüldü. SVDSB <19 mmhg olan hastalarda GLS ortalaması (bulls eye) -14 ± 3.0, SVDSB 19 mmhg olanlarda -16 ± 3.1 olarak saptandı ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,034). LVEF, GRS, GSS, apikal rotasyon, bazal rotasyon and twist ile SVDSB ilişkisi istatiksel olarak anlamlı izlenmedi (sırasıyla; % 51 ± 6.5'a karşı % 55 ± 7.9, p=0.104; 38 ± 20'ye karşı 37 ± 14, p=0.850; -15 ± 5.1'e karşı -17 ± 4.7, p=0.303; 11 ± 5.3'e karşı 12 ± 5.5 derece, p=0.830; -4.4 ± 2.9' a karşı -3.9 ± 3.1, p=0.596; 15 ± 7.3'e karşı 15 ± 5.6, p=0.960 olarak değerlendirildi). Sonuç: STYME ile başvuran hastalarda GLS değerleri SVDSB ölçümlerine daha sensitif bir parametre olarak değerlendirilmiş olup, LVEDP ≥19 olan hastalarda GLS değerlerinin anlamlı olarak daha düşük olduğu tespit edilmiştir.
Özet (Çeviri)
Objective: It is known that left ventricular end-diastolic pressure (LVEDP) is predictive of poor outcome after acute myocardial infarction. Although conventional echocardiographic parameters are used to determine prognosis in patients with successful percutaneous coronary intervention, global longitudinal strain (GLS) is very important as it is a specific method that can clearly show subclinical deterioration even when the left ventricular ejection fraction (LVEF) is normal. In this study, the relationship of LVEDP measured after primary percutaneous coronary intervention (pPCI) with 2D speckle tracking and conventional echocardiographic parameters measured at 24 hours was evaluated. Methods: Forty patients who presented with ST-elevation myocardial infarction (STEMI) and underwent pPCI were included in the study. LVEDP was measured with a pig-tail catheter in patients with TIMI-3 flow during pPCI. Left ventricular global longitudinal strain (GLS), global circumferential strain (GCS), global radial strain (GRS) and rotation-torsion parameters were evaluated with 2D speckle tracking echocardiography at 24 hours. The admission and peak enzyme values of the patients were recorded. Results: The mean age of the patients was 56 ± 8.7 years. The time between the onset of symptoms and admission to the hospital was 3.2 ± 2.3 hours. Stent implantation was performed in all but one of the patients. Mean LVEF was 53% ± 7.4, and mean LVEDP was 19 mmHg. The mean GLS (bulls eye) was -14 ± 3.0 in patients with LVEDP <19 mmHg, and -16 ± 3.1 in patients with LVEDP ≥19 mmHg, and the difference was statistically significant (p=0.034). The relationship between LVEF, GRS, GCS, apical rotation, basal rotation and twist and LVEDP was not statistically significant (respectively 51 ± 6.5 vs 55 ± 7.9%, p=0.104; 38 ± 20 vs 37 ± 14, p =0.850, -15 ± 5.1 versus -17 ± 4.7, p=0.303, 11 ± 5.3 versus 12 ± 5.5 degrees, p=0.830,-4.4 ± 2.9 versus -3.9 ± 3.1, p=0.596; 15 ± 7.3 versus 15 ± 5.6, p=0.960). Conclusion: GLS values were evaluated as a more sensitive parameter to LVEDP measurements in patients presenting with STEMI, and GLS values were found to be significantly lower in patients with LVEDP ≥19.
Benzer Tezler
- Primer perkütan koroner girişim uygulanan ST segment yükselmeli miyokard enfarktüsü hastalarında kan basıncı değişkenliğinin kontrast nefropatisi ile ilişkisi
Relationship of blood pressure variability with contrast induced nephropathy in ST elevation myocardial infarction patients undergoing primary percutaneous coronary intervention
CAHİT COŞKUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET BARAN KARATAŞ
- Primer perkütan koroner girişim uygulanan st segment yükselmeli miyokard infarktüslü hastalarda C-reaktif proteinin/albümin oranının prognostik değeri
Prognostic value of C-reactive protein to albumin ratio in patients presenting with st-segment elevation myocardial infarction undergoing primary percutaneous coronary intervention
TARIK AKDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZGÜR SÖĞÜT
- The effect of admi̇ssi̇on blood glucose on i̇n hospi̇tal events i̇n pati̇ents who underwent pri̇mary angi̇oplasty wi̇th the di̇agnosi̇s of acute st elevati̇on mi̇yocardi̇al i̇nfarcti̇on
Akut miyokard enfarktüsü nedeniyle primer anjiyoplasti uygulanmış hastalarda artmış başvuru kan glukozunun hastane içi olaylara etkisi
GÜNEY ERDOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
KardiyolojiSağlık BakanlığıKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET EREN
DR. GÜNEY ERDOĞAN
- ST yükselmeli miyokard enfarktüsü (STEMI) olgularında farklı revaskülarizasyon yöntemlerinin sol ventrikül fonksiyonları ve serum sST2 düzeylerine olan etkisi
The effect of different revascularization methods on left ventricular functions and serum sST2 levels in patients with st elevation myocardial infarction (STEMI)
ÖZGE ÇAKMAK KARAASLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
KardiyolojiGazi ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ATİYE ÇENGEL
- COVID döneminde ST-segment Yükselmeli Miyokard İnfarktüsü ile başvuran hastalarda farklı P2Y12 inhibitörlerinin etki ve yan etki profillerinin retrospektif olarak karşılaştırılması
Comparıson of effect and side effect profiles of different P2Y12 inhibitors in patients with acute ST-segment Elevation Myocardial Infarction in the COVID era: Retrospective study
ALİ NAİL KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
KardiyolojiKaradeniz Teknik ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MÜRSEL ŞAHİN