İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniğinde izlenen tip 1 diyabetes mellituslu olguların demografik, klinik ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi
Evaluation of demographic, clinical and laboratory features of type 1 diabetes mellitus patients followed in İzmir Behçet Uz Children's Hospital, Pediatric Endocrinology Clinic
- Tez No: 703729
- Danışmanlar: PROF. DR. BEHZAT ÖZKAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Diyabetik ketoasidozis, Diabetes Mellitus, Tip 1, Tanı yaşı, Demografi, Diabetes mellitus-tip 1, Retrospektif çalışmalar, Age of onset, Diabetes Mellitus, Type 1, Diabetic Ketoacidosis, Demography, Diabetes mellitus-type 1, Retrospective studies
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Tip 1 Diyabetes Mellitus (T1DM), pankreasın β-hücrelerinin otoimmün nedenlerle hasarlanması sonucu ortaya çıkan insülin eksikliği ve hiperglisemi ile karakterize kronik metabolik bir hastalıktır. Çevresel, genetik ve sosyoekonomik değişkenler hastalığın gelişmesindeki önemli faktörlerdir. Bu çalışmada, T1DM tanısı alan çocukların tanı anındaki klinik, demografik, laboratuvar özelliklerinin incelenmesi amaçlandı. Gereç-Yöntem: Hastanemiz çocuk endokrinoloji kliniğinde 2000-2020 yılları arasında T1DM tanısı ile takip edilen 735 pediatrik hasta dosyaları retrosptektif olarak incelendi. Hastalara tanı yıllarına göre 2000-2010, 2011-2015, 2016-2020 yılları; tanı yaşlarına göre ≤5,99, 6,00-10,99, ≥11,0 yaş olacak şekilde gruplandırıldı. Hastalar tanı anındaki yaş, cinsiyet, tanı aldığı mevsim, ailede diyabet öyküsü, antropometrik veriler, semptom süresi, klinik bulgular ve laboratuar verileri bakımından dosya verileri üzerinden değerlendirildi. Bu veriler tanı yaşı ve yılları gruplarına ayrılarak istatistiksel olarak incelendi. İstatistiksel analizlerde SPSS 21.0 programı kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların tanı yaşı ortalaması 8,4±3,9'idi. Hastaların tanı yılları arttıkça tanı yaşı yükselmekteydi (p<0,001). Çalışmaya alınan 750 hastanın 372'si (%50,6) kız cinsiyete sahipti. Tanı yaşı ve cinsiyet arasında anlamlı fark mevcuttu (p=0,038). Hastalar en sık sonbahar mevsiminde tanı aldı. Hastaların %14,1'inin ailesinde T1DM, %35,1'inin ailesinde T2DM öyküsü vardı. Hastaların ağırlık, boy ve vücut kitle indeksi (VKİ) standart deviyasyon skorları (sds) ortalamaları sırasıyla; -0,29 ± 1,35, -0,18 ± 1,31 ve -0,63 ± 1,47 olarak saptandı. Hastaların %4'ünde tanı anında obezite mevcuttu. Tanı anında hastaların %97,6'sında polidipsi, %97,3'ünde poliüri, %63,8'inde kilo kaybı, %47,4'ünde halsizlik, %42,2'sinde enürezis, %38,4'ünde ağızda kuruluk, %37,2'sinde polifaji, % 33,3'ünde kusma, %7,1'inde hızlı nefes-alıp verme, %24,4'ünde karın ağrısı yakınması mevcuttu. Hastaların tanı yaşı ve semptom süresi arasında anlamlı fark mevcuttu (p<0,001). Başvuru anında olguların %46,7'sinde diyabetik ketoasidoz (DKA) kliniği saptandı. DKA kliniği ile başvurularda yıllara göre anlamlı değişiklik saptanmadı (p=0,409). DKA başvuruları en sık ≤5,99 yaş grubunda görüldü (p<0,001). Diyabet otoantikoru bakılabilmiş hastaların %88'inde en az bir diyabet otoantikor pozitifliği mevcuttu. Sonuç: Hastanemiz verileri incelendiğinde son 10 yılda hasta yaşı ve hasta sayısında belirgin değişiklik olmamıştır. DKA sıklığının yıllar içerisinde azalma göstermemesi ülkemizde diyabet ile ilgili topluma yönelik yapılan eğitici faaliyetlerin yeterli olmadığını göstermektedir. Beş yaş ve altındaki hastalarda klinik daha hızlı ilerlemekte, ilk başvuruda ketoasidoz tablosu daha fazla izlenmektir. Bu yaş grubunun müphem yakınmalarına özellikle dikkat edilmeli, tanıda gecikme olmaması için farkındalığın arttırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Çalışmamız tek merkez çalışması olup ülke verileri hakkında fikir sahibi olmak için çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Aims: Type 1 Diabetes Mellitus (T1DM) is a chronic metabolic disease characterized by insulin deficiency and hyperglycemia resulting from autoimmune damage of the β-cells of the pancreas. Environmental, genetic and socioeconomic factors are important in development of the disease. In this study, we aimed to determine the clinical, demographic and laboratory characteristics of children with T1DM at the time of diagnosis. Materials &Methods: We retrospectively analyzed 735 pediatric patients who were followed up with T1DM in the pediatric endocrinology clinic of our hospital between 2000 and 2020. In accordance with the date of diagnosis and diagnosis age, the patients are classified as 2000-2010, 2011-2015, 2016-2020 and ≤5.99, 6.00-10.99, ≥11.0. Patients data (age at diagnosis, gender, season of diagnosis, family history of diabetes, anthropometric data, symptom duration, clinical findings and laboratory datas) were collected from patient records. These data were analyzed statistically by age and date of diagnosis. Statistical analyzes were performed using the SPSS 21.0 program. Results: The mean age at diagnosis of the patients were 8.4±3.9. In the study 750 patients were enrolled, 372 (50,6%) patients were female. A significant difference was found between age at diagnosis and gender in the age groups (p=0,038). Patients were usually diagnosed in autumn season. In our cohort, %14,1 of the patients had a family history of T1DM, and %35,1 had a family history of T2DM. The mean ± standard deviation scores (sds) of weight, height and body mass index (BMI) the patients; -0,29 ± 1.35, -0,18 ± 1,31, and -0,63 ± 1,47 respectively. Four-percent of the patients were evaluated with obesity. The patients presented with 97.6% polydipsia, 97.3% polyuria, 63.8% weight loss, 47,4% fatigue, 42.2% enuresis, 38.4% dry mouth, polyphagia in 37.2%, vomiting in 33.3%, tachypnea in 7.1%, and abdominal pain in 24.4%. A significant difference was found between the patients' age at diagnosis and duration of symptoms. Diabetic ketoacidosis (DKA) was detected in 46.7% of patients at the time of diagnosis. There was no significant change among the years for the time of diagnosis of DKA (p=0,409). DKA patients were most commonly seen at ≤5,99 years age groups (p<0,001). At least one diabetes related autoantibody positivity was present in 88% of the patients. Conclusion: There was no significant change of age and frequency in new onset T1DM, in the last 10 years. The fact that the frequency of DKA has not decreased over the years indicates that the educational activities for community about diabetes are not sufficient in our country. In patients aged 5 years and younger, the clinic progresses more rapidly, and ketoacidosis is observed more frequently in the first admission. Particular attention should be paid to the vague complaints of this age group, and studies should be carried out to increase awareness so that there is no delay in diagnosis. Our study is a single center study and multicenter studies are needed to have an idea about country data.
Benzer Tezler
- Santral erken puberte ile takipli olguların klinik ve laboratuvar bulgularının retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective assessment of clinical and laboratory findings of patients followed with central puberty precocious
EZGİ OĞUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BEHZAT ÖZKAN
- Dr.Behçet Uz Çocuk Hastanesi Endokrin Polikliniğinde büyüme hormonu eksikliği tanısı alan olguların özelliklerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the characteristics of the cases diagnosed with growth hormone deficiency
MELTEM ÇOBANOĞULLARI DİREK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEYHUN DİZDARER
- Çocukluk çağı obezitesinin glomerüler filtrasyon hızı ve proteinüriye etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of childhood obesity on glomerular filtration rate and proteinuria
BURÇAK AKAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EBRU YILMAZ
- Ebeveynlerin besleme tarzlarının çocuklarda obezite üzerine etkisi
Effects of parental feedi̇ng styles on chi̇ldhood obesi̇ty
GİZEM KABADAYI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZLEM BEKEM SOYLU
- İzmir ilinde tedavi gören tip 1 diyabetli çocukların epidemiyolojik özelliklerinin incelenmesi
Studying the epidemiologic characteristics of children with type-i diabetes being treated in İzmir
NAZLI ŞEBNEM ÇARKÇI
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
Halk SağlığıEge ÜniversitesiHalk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SÜHEYLA ÖZSOY