PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA KUTANOZ HEMANJİOMLARIN UZUN SÜRELİ TAKİBİ VE BETA BLOKER TEDAVİSİNİN BU LEZYONLARA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
LONG-TERM FOLLOW-UP OF CUTANEOUS HEMANGIOMAS IN THE PEDIATRIC AGE GROUP AND EVALUATION OF THE EFFECT OF BETA BLOCKER THERAPY ON THESE LESIONS
- Tez No: 708393
- Danışmanlar: PROF. DR. GAYE FİLİNTE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Hamidiye Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç İnfantil hemanjiyom, hızla büyüdüğü, yavaşça gerilediği ve asla tekrarlamadığı için benzersiz biyolojik davranışa sahip iyi huylu bir endotel tümörüdür. Yaşam döngüsünün üç aşaması vardır: proliferasyon aşaması (0-1 yaş), involüsyonel aşama (1-4 yaş) ve involüsyonun tamamlandığı aşama (4 yaşından sonra). Çoğu IH sadece izlenir çünkü %90'ı küçük, lokalizedir ve anatomik olarak önemli alanlarda bulunmaz. Komplike olan, yüz bölgesinde skar bırakacağı tahmin edilen, fonksiyonel açıdan sorun yaratan lezyonlarda topikal, sistemik ve cerrahi tedavi seçenekleri mevcuttur. Propranolol sistemik kortikosterodidden daha sonra uygulanmaya başlansa da problemli infantil hemanjiyom için etkili ve kortikosteroidden daha az yan etkiye neden olan bir ilaç olduğunu kanıtlayarak tedavi seçenekleri arasında ilk sıraya yerleşmiştir. Propranolole kısmi yanıt veren veya yanıt vermeyen olgular da bildirilmiştir ve nadiren ciddi yan etkiler meydana gelmiştir. Propronalol ve diğer tedavi seçenekleri ile ilgili birçok çalışma yürütülmektedir. Çalışmamızda kliniğimizde propronalol ile tedavi ettiğimiz hastalarda, propranololün hemanjiom boyutları üzerindeki etkisini göstermeyi amaçladık. Yöntem Çalışmada 2010-2019 yılları arasında Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'ne başvuran, 0-15 yaş grubunu kapsayan, daha önce başka bir merkezde tedavi görmemiş, kliniğimiz hekimlerince muayene edilip, hemanjiom tanısı konulmuş 34'ü kız 20'si erkek toplam 54 hasta değerlendirildi. Hastalar ilk muayeneye geldikleri günden itibaren, 2020 eylül ayına kadar belirli aralıklarla kontrole çağrılarak kayıtları oluşturuldu. Propranolol tedavisi alan 20 hasta, cerrahi uygulanan 19 hasta ve hiçbir tedavi verilmeden takip edilen 18 hasta olarak 3 grup çalışmaya dahil edildi. Propranolol alan grupta tedavi sonrası erken ve geç dönemde 2 ölçüm yapıldı. Propranolol tedavisi sonrası opere ettiğimiz 3 hastamız oldu. Hastalar polikliniğe ilk başvurduğu zamandan itibaren tedavi etkinliğini değerlendirmek üzere belirli aralıklarla hastaneye çağrılıp kitle boyutları ölçülerek kayıt altına alındı. Bulgular Propranolol tedavisinin hemen ardından yapılan ölçümlerde 20 hastada ortalama %40,85 (+- %36,8) küçülme saptandı. Opere olduğu için çıkarılan 3 hasta dışında, 17 hastada ortalama küçülme oranı %75,9 (SS %34,2) olarak saptandı. Cerrahi grubunun ortalama küçülme oranı %90,42 (SS %26,8) olarak hesaplandı. Tedavisiz izlem grubunda toplam küçülme oranı %66 (SS 43,4) olarak saptandı. Propranolol uzun dönem sonuçları ve izlem grubu arasında anlamlı bir fark bulunamadı. Cerrahi grubu ile diğer iki gruptan anlamlı derecede üstün olarak bulundu. Sonuç Propranolol yaklaşık 12 ayda kitle boyutlarında %40 küçülme sağlamıştır. Uzun dönemde ise bu oran %75'e ulaşmıştır. Propranolol grubu uzun dönem sonuçları, izlem grubunun sonuçlarından (%66) daha üstün olsa da istatistiki olarak anlamlı bulunmamıştır. Propranolol ile tedavi edilen hastalarda hemanjiomların daha komplike ve daha büyük olduğu, renk solması ve fonksiyonel kazanç gibi iyileşme bulgularının küçülme oranlarına dahil edilmemesi göz önünde bulundurulduğunda propranololün hemanjiom üzerindeki etkisinin bu çalışmada tespit ettiğimiz oranların üzerinde olduğunu düşünebiliriz. Bununla birlikte cerrahi grubundaki iyileşme oranları beklendiği gibi diğer gruplardan üstün bulunmuştur. Regrese olan hemanjiomların yaklaşık yarısında skar kaldığını göz önünde bulundurursak, cerrahi tedavi seçeneğini de uygun hastalar için değerlendirmek gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim Infantile hemangioma is a benign endothelial tumor with unique biological behavior as it grows rapidly, regresses slowly and never recurs. The life cycle has three stages: the proliferation stage (0-1 years), the involutional stage (1-4 years) and the involuted stage which the involution is completed (after 4 years). Most IH only observed simply because 90% are small, localized and absent in anatomically important areas. Topical, systemic and surgical treatment options are available for lesions that are complicated and expected to leave scar on the facial area and cause functional problems. Although propranolol was introduced later than systemic corticosteroids, it proved to be an effective drug for problematic infantile hemangioma and ranked first among treatment options. Partial or non-responsive cases to propranolol have also been reported, and serious adverse events have rarely occurred. There are many studies on propronalol and other treatment options. In our study, we aimed to show the effect of propranolol on hemangioma sizes in patients we treated with propronalol in our clinic. Methods In the study, a total of 54 patients, 34 female and 20 male, who were admitted to the Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi, between 2010 and 2019, were between the ages of 0-15, had not been treated in another center before, were examined by our clinic's physicians and diagnosed with hemangioma. The patients were called for control at regular intervals from the day they came for the first examination, until September 2020, and their records were created. Three groups were included in the study: 20 patients who received propranolol treatment, 19 patients who underwent surgery and 18 patients who were followed up without any treatment. In the propranolol group, 2 measurements were made in the early and late periods after treatment. We had 3 patients that we operated after propranolol treatment. The patients were invited to the hospital at regular intervals to evaluate the effectiveness of the treatment from the first time they applied to the polyclinic, and the mass dimensions were measured and recorded. Results In the measurements made immediately after propranolol treatment, an average of 40.85% (+ - 36.8%) reduction was detected in 20 patients. Except for 3 patients who were removed due to surgery, the mean reduction rate was 75.9% (SD 34.2%) in 17 patients. The average reduction rate of the surgery group was calculated as 90.42% (SD 26.8%). The total reduction rate in the group followed-up without treatment was 66% (SD 43.4). There was no significant difference between propranolol long-term results and the follow-up group. It was found to be significantly superior to the surgery group and the other two groups. Conclusion Propranolol achieved 40% reduction in mass size in approximately 12 months. In the long run, this rate has reached 75%. Although the long-term results of the propranolol group were superior to the results of the follow-up group (66%), they were not statistically significant. Considering that hemangiomas are more complicated and larger in patients treated with propranolol, and that improvement findings such as color fading and functional gain are not included in the shrinkage rates, we can think that the effect of propranolol on hemangioma is higher than the rates we found in this study. However, recovery rates in the surgical group were superior to other groups as expected. Considering that approximately half of the regressed hemangiomas have scarring, it is necessary to evaluate the surgical treatment option for eligible patients.
Benzer Tezler
- Pediatrik hastalarda psoas kompartman bloğu sonoanatomisi
Sonoanatomy of psoas compartment block in pediatric patients
ÇİĞDEM NUR OHTAROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Anestezi ve ReanimasyonKocaeli ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YAVUZ GÜRKAN
- Çocuklarda pediatrik kanama skorunun von willebrand hastalığı tanısındaki yeri
Suitability of pediatric bleeding score for the diagnosis of von willebrand disease in children
ARZUM HANDE KAMİLOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CAN BALKAN
- Biotinidaz eksikliği tanısıyla tedavi gören pediatrik hastalarda işitmenin değerlendirilmesi
Evaluation of the hearing in pedi̇atri̇c patients with biotinidase deficiency
NAZİFE DELİHÜSEYİN ACIYAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Kulak Burun ve Boğazİstanbul Gelişim ÜniversitesiOdyoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ NEBİ MUSTAFA GÜMÜŞ
- Yaşamın ilk 10 yılında melanosiitik nevüslerin dermoskopik tanısı epidemiyolojik ve klinik özellikleri
The dermoscopic diagnosis and clinical epidemiological properties of melanocytic nevi at the early ten years of life time
ASLI TEMİZ AYTEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
DermatolojiAnkara ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. RANA ANADOLU
- Mikozis fungoides hastalarının demografik, klinik, histopatolojik, laboratuvar, tedavi özelliklerinin belirlenmesi ve prognostik özelliklerin değerlendirilmesi
Determination of demographic, clinical, histopathological, laboratory, treatment of mycosis fungoides patients and evaluation of prognostic features
SEVGİ MERCAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
DermatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. VEFA ASLI ERDEMİR