Geri Dön

CFFDNA kullanılarak erken dönemde fetal RHD tipinin saptanması

Detection of fetal RHD type in early period using CFFDNA

  1. Tez No: 723538
  2. Yazar: TUĞBA ELGÜN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÜLKAN KILIÇ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Tıbbi Biyoloji, Medical Biology
  6. Anahtar Kelimeler: Biyoinformatik, DNA, Moleküler biyoloji, Polimeraz zincirleme reaksiyonu, Prenatal teşhis, Rh Hr kan grup sistemi, Üreme biyolojisi, İnsan kökenli biyolojik maddeler, Bioinformatics, DNA, Molecular biology, Polymerase chain reaction, Prenatal diagnosis, Rh Hr blood group system, Reproductive biology, Biological materials of human origin
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Hamidiye Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Prenatal tanıya yönelik teknolojik gelişmeler ve yenilikler sayesinde, erken ve güvenilir tanı ve taramalar aracılığıyla gerekli klinik yaklaşım kararı verebilmenin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Yapmış olduğumuz çalışma ile anne ile fetus arasında oluşabilecek kan uyumsuzluğu riskine karşı prenatal tanının yeri ve önemin değerlendirilmiştir. Çalışma ile özellikle son yıllardaki gelişmeler ışığında maternal plazmadan elde edilen cff-DNA kullanılarak erken Rh-D tipinin saptanması hedeflenmiştir. Gebe takipleri sırasında gereksiz anti-D Ig kullanımının engellenmesi ve Rh-D negatif fetüs için risk oluşturabilecek gereksiz ileri tetkiklerin önlenmesi planlanmaktadır. Bu sayede sağlık ekonomisine de dolaylı olarak katkı sağlanması hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: Biruni Üniversitesi Hastanesi'ne gebelik sebebiyle başvuran 30 Rh-D negatif gebenin plazmasından fetüslere ait DNA'lar, cff-DNA olarak elde edilmiştir. Rh-D genlerinin varlığını belirleyebilmek için ekzon 7 ve ekzon 8 genleri; cinsiyet tayini için SRY ve DYS-14 genleri kantitatif PCR yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Maternal plazmadan gebeliğin ilk trimesterinde elde edilen cff-DNA miktarı sonraki trimestere göre anlamlı düzeyde az bulunsa da genotiplendirme analizlerinin yapılabilmesi için yeterli olduğu tespit edilmiştir. Yapılan çalışmada genotiplendirme sonucunda 30 kişilik örneklemde 20 fetüsün cinsiyeti erkek (XY), 10 fetüsün cinsiyeti kız (XX) olarak belirlenmiştir. Cinsiyet tayininde, doğum öncesi ve sonrası veriler karşılaştırıldığında DYS14 (20/20) geninin SRY (18/20) genine göre daha duyarlı olduğu saptanmıştır. Analizler sonucunda %17 (5/30) oranında Rh-D negatif; %83 (25/30) oranında Rh-D pozitif fetüsün varlığı tespit edilmiştir. Doğum öncesi ve sonrası verileri karşılaştırıldığında sonuçların %100 uyumlu olduğu gözlenmiştir. Sonuç: Cff-DNA izolasyonu sonrası fetüse ait Rh-D geninin maternal plazmada yüksek doğrulukla belirlenebileceği ve bu tekniğin Rh uyumsuzluğunun saptanması için non-invaziv prenatal tanı testleri arasında değerlendirilebileceğinin önemi ortaya koyulmuştur.

Özet (Çeviri)

Aim: Thanks to technological developments and innovations for prenatal diagnosis, the importance of making the necessary clinical approach decision through early and reliable diagnosis and screenings is increasing day by day. With the study we have done, the place and importance of prenatal diagnosis against the risk of blood incompatibility that may occur between the mother and the fetus has been evaluated. With the study, it was aimed to detect the early Rh-D type by using cff-DNA obtained from maternal plasma, especially in the light of recent developments. It is planned to prevent unnecessary anti-D Ig use during pregnancy follow-up and to prevent unnecessary further tests that may pose a risk for Rh-D negative fetus. In this way, it is aimed to indirectly contribute to the health economy. Materials and Methods: Fetal DNAs were obtained as cff-DNA from the plasma of 30 Rh-D negative pregnant women who applied to Biruni University Hospital due to pregnancy. To determine the presence of Rh-D genes, exon 7 and exon 8 genes; for sex determination, SRY, DYS-14 genes were analyzed using Quantitative PCR method. Results: Although the amount of cff-DNA obtained from maternal plasma in the first trimester of pregnancy was found to be significantly lower than in the next trimester, it was found to be sufficient for genotyping analysis. As a result of genotyping in the study, the sex of 20 fetuses was determined as male (XY) and the gender of 10 fetuses as female (XX) in a sample of 30 people. When prenatal and postnatal data were compared, DYS14 (20/20) gene was found to be more sensitive than SRY (18/20) gene in sex determination. As a result of the analysis, 17% (5/30) were Rh-D negative; The presence of Rh-D positive fetus was found at a rate of 83% (25/30). When the prenatal and postnatal data were compared, it was observed that the results were 100% compatible. Conclusion: It has been demonstrated that the Rh-D gene of the fetus can be determined in maternal plasma after cff-DNA isolation and can be evaluated among non-invasive prenatal diagnostic tests to detect Rh incompatibility.

Benzer Tezler

  1. Maternal kandan fetal DNA eldesi ve fetal RhD analizi

    Isolation of fetal DNA from maternal blood and analysis of fetal RhD

    ÇİSEM AKURUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    GenetikÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA SILAN

  2. Kanserli hastalarda cell free dna ve tümör dokusundan telomer uzunluğu bakılması

    Başlık çevirisi yok

    MİNE URFALI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    GenetikÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA SILAN

  3. Onkolojik FDG pet/bt'de elde edilen SUV MAX değerleri ile cell free dna miktarlarının karşılaştırılması

    Comparison of SUV MAX values obtained by oncological FDG PET/CT with cell free dna levels

    FATMANUR ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    OnkolojiÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF ZİYA TAN

  4. Serbest DNA (cfDNA) düzeyi yüksek çıkan hastalar ile normal çıkan hastaların obstetrik öykü, demografik veriler, prenatal testler ve doğum sonuçları açısından karşılaştırılması

    The comparison of obstetric stories, demographic data, prenatal tests, and birth results of cell free dna (cfDNA) levels normal with high levels

    BARIŞ ŞENGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUZAFFER SANCI

  5. Evaluation of TAGLN as a diagnostic marker in breast cancer

    Meme kanserinde transgelin geninin tanıyıcı bir belirteç olarak değerlendirilmesi

    AYŞE SEDEF KÖSEER

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2018

    Onkolojiİhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. IŞIK YULUĞ