Geri Dön

Opere non-rüptüre ve rüptüre endometriomalarda inflamatuar parametrelerin karşılaştırılması

Comparison of inflammatory parameters in opere non-ruptured and ruptured endometriomas

  1. Tez No: 730465
  2. Yazar: AYŞE GÜLEN ERTURUN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BERNA DİLBAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Endometriozis, endometrioma, rüptür, Endometrial neoplazmlar, Endometriyoz, Endometriyum, Kistler, İnflamasyon, Endometriosis, endometrioma, rupture, Endometrial neoplasms, Endometrium, Cysts, Inflammation
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Endometrioma nedeniyle cerrahi girişim uygulanan hastalarda, intraoperatif rüptür bulguları izlenen ve rüptür bulguları izlenmeyen olguların karşılaştırılması hedeflenmiştir. Bu çalışmada, nadir görülen bir jinekolojik acil olan endometrioma rüptürüyle, rüptüre olmayan semptomatik endometrioma saptanması nedeniyle cerrahi uygulanan olguların demografik özellikleri, intraoperatif bulguları, preoperatif ve postoperatif dönemdeki laboratuvar değerleri ve izlemleri karşılaştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Ocak 2014 ve Aralık 2020 yılları arasında T.C.S.B. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfertilite Kliniğinde, opere edilmiş, histopatolojik tanısı endometrioma olarak raporlanmış tüm hastalar dahil edilmiştir. Hastaların yaş, cinsel aktivite ve infertilite varlığı, gebelik, parite ve abortusları, ektopik gebelik öyküleri, ek hastalık ve/veya geçirilmiş operasyon varlığı, önceki ilaç kullanımı sorgulanmıştır. Semptomlar; kronik pelvik ağrı, dismenore, disparoni, dizüri, hirsutizm, galaktore başlıklarıyla detaylı sorgulanmıştır. Non- rüptüre ve rüptüre olguların ameliyat süreleri, AFS skorları ve endometrioma evreleri, kist boyutu ve kist lokalizasyonu, Douglas obliterasyonu değerlendirmeye alınmıştır. Hastaların preoperatif ve postoperatif dönemdeki tam kan sayımı, kanser antijen 125 (CA 125), kanser antijen 19-9 (CA 19-9), kanser antijen 15-3 (CA 15-3), karsinoembriojenik antijen (CEA), alfa feto protein (AFP), anti müllerian hormon (AMH), fibrinojen, C-reatif protein (CRP) değerleri karşılaştırılmıştır. Hasta dosyaları, operasyona ait notlar ve hastane sisteminde yer alan laboratuvar değerleri veri tabanımızı oluşturmuştur. Bulgular: Araştırma kapsamında histopatolojik olarak endometrioma tanısı almış toplam 181 hastanın 146'sında (%80.7) endometrioma intakt olup rüptür saptanmaz iken 35 (%19.3) hastada ise endometrioma rüptürü gözlenmiştir. Rüptür olan hastaların 25'i (%13.8) akut rüptür, 10'u (%5.5) eski rüptür olarak iki subgrupta analiz edilmiştir. Hastalanın yaş ortalaması 29,31±6,35 (min:16-maks:48)'dir. Rüptür olan hastaların preoperatif dönemdeki CRP (p=.003), CA125 (p<.001), CA19-9 (p=.016), CA15-3 (p=.001), CEA (p=.002) ve MPV (p=.001) değerlerive postoperatif dönemdeki CA125 (p=.033), MPV (p=.001) ve NLR (p=.034) değerlerini rüptür olmayan hastalara göre anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır. Postoperatif dönemdeki lenfosit (p=.029) ile eosinofil (p=.015) değerleri ise rüptür olmayan hastalara göre anlamlı olarak daha düşük saptanmıştır. Çalışmamızda cinsel aktif olan hastalarda rüptür olma oranı (%11,9) cinsel aktif olmayan (virgo) hastalarda rüptür olma oranına göre (%30,6) anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p=.002). İnfertilite öyküsü olan hastalarda rüptür olma oranı (%11.4) infertilite olmayan hastalarda rüptür olma oranına göre (%25.5) anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p=.017). İnfertilite öyküsü bulunan hastalarda, rüptür olan hastaların infertilite süresi, rüptür olmayan hastalara göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p=.006). Çalışmadaki 136 (%75,1) hastada en az bir semptom varlığı saptanmıştır ve non- rüptüre ve rüptüre hasta grupları arasında semptom varlığı açısından anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0.239). Çalışmamızda non- rüptüre ve rüptüre olguların ameliyat süreleri, AFS skorları ve endometrioma evreleri, kist boyutu ve kist lokalizasyonu, Douglas obliterasyonu oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır(p>.05). Rüptüre olan hastalarda eşlik eden ek patoloji varlığı 30 (%52,6), ek patoloji bulunmayan rüptür vakalarına 5 (%4,1) göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<.001). Sonuç: Biz çalışmamızda, nadir bir jinekolojik acil durum durum olan endometrioma rüptürünü, rüptüre olmamış endometrioma olguları ile karşılaştırdık. Rüptür olan hastaların preoperatif dönemdeki CRP, CA125, CA19-9, CA15-3, CEA, ve MPV değerlerini ve postoperatif dönemdeki CA125, MPV ve NLR değerlerini rüptür olmayan hastalara göre anlamlı olarak daha yüksek; postoperatif dönemdeki lenfosit ile eosinofil değerlerini ise rüptür olmayan hastalara göre anlamlı olarak daha düşük bulduk.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Objective: This study aims to compare the findings in patients who had surgery for ruptured endometrioma with the patients who had an operated unruptured endometrioma for histopathologically proven endometrioma In this study, demographic characteristics, intraoperative findings, preoperative and postoperative laboratory values and follow-up recommendations of the cases with ruptured endometrioma will be compared with unruptured endometrioma in patients who had surgery and histopathologically proven endometrioma. Material and Method: Our study was conducted at Republic of Turkey Ministry of Health, Health Sciences University Etlik Zübeyde Hanım Gynecology Training and Research Hospital Infertility Clinic and all patients who were operated for endometrioma and had a histopathology report confirming the presence of endometrioma between January 2014 and December 2020 were recruited. The patients' age, presence of sexual activity and/or infertility, gravidity, parity, abortion, history of ectopic pregnancy, accompanying systemic disease, previous operations, drug use, and symptoms were recorded. Preoperative and postoperative complete blood count, cancer antigen 125 (CA 125), cancer antigen 19-9 (CA19-9), cancer antigen 15-3 (CA 15-3), carcinoembryonic antigen (CEA), alpha fetoprotein (AFP), anti mullerian hormone (AMH), fibrinogen, c-reactive protein (CRP) values of the patients were obtained. Patient files, operation notes and laboratory values of the electronic recording system database and the two groups were compared. Findings: There were 181 patients included in the study. Endometrioma was intact and no rupture was detected in 146 (80.7%) of 181 patients with histopathologically proven endometrioma, while ruptured endometrioma was observed in 35 (19.3%) patients. Twenty-five (13.8%) patients with ruptured endometrioma were analyzed in two subgroups as presence of acute rupture and coincidentally diagnosed ruptured endometrioma diagnosed during planned surgery (n:10, 5.5%). The mean age of the patients recruited was 29.31±6.35 (min:16-max:48). The pre-operative CRP (p=.003), CA125 (p<.001), CA19-9 (p=.016), CA15-3 (p=.001), CEA (p=.002) and MPV values in the preoperative period of patients with rupture (p=.001) values and postoperative CA125 (p=.033), MPV (p=.001) and NLR (p=.034) values were found to be significantly higher than patients without rupture. The lymphocyte (p=.029) and eosinophyl (p=.015) values in the postoperative period were found to be significantly lower than the patients without rupture. In our study, the rate of rupture in patients with sexual activity (11.9%) was found to be significantly lower than the rate of rupture (30.6%) in patients without sexual activity (virgo) (p=.002). The rate of rupture in patients with a history of infertility (11.4%) was found to be significantly lower than the rate of rupture in patients without infertility (25.5%) (p=.017). In patients with a history of infertility, the duration of infertility in patients with rupture was found to be significantly lower than in patients without ruptured endometrioma (p=.006). In our study, the symptoms of the patients; chronic pelvic pain, dysmenorrhea, dyspareunia, dysuria, hirsutism, galactorrhea were questionned and at least one symptom was detected in 136 (75.1%) patients, and no significant difference was found between the non-ruptured and ruptured patient groups in terms of symptom presence (p>.239). In our study, no statistically significant difference was found between the duration of surgery, AFS scores and endometrioma stages, cyst size and cyst localization, and Douglas obliteration rates in non-ruptured and ruptured cases (p>.05). The presence of accompanying pathology in ruptured patients was found to be (n:30, 52.6%) significantly higher than (n:5, 4.1%) rupture cases without additional pathology (p<.001). Results: In our study, we compared endometrioma rupture, which is a rare gynecological emergency, with unruptured endometrioma cases. Preoperative CRP, CA125, CA19-9, CA15-3, CEA, and MPV values and postoperative CA125, MPV and NLR values of patients with rupture were significantly higher than patients with an intact endometrioma and the lymphocyte and eosinophyl values in the postoperative period were significantly lower than in patients without rupture.

Benzer Tezler

  1. Klinik olarak erken evre over tümörlerinde rüptürü predikte eden faktörler

    Başlık çevirisi yok

    MERVE SARIKAYA ERASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ABDÜLKADİR BAKAY

  2. Le rapport des droits de l'homme au politique: Lefort et Rancière

    İnsan haklarının politik-olan bağlantısı: Lefort ve Rancière

    EYLEM YOLSAL MURTEZA

    Doktora

    Fransızca

    Fransızca

    2022

    FelsefeGalatasaray Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİYE KARABÜK KOVANLIKAYA

  3. Birinci trimester gebeliklerinde transvaginal sonografinin tanısal etkinliği

    The Diagnostic efficacy of transvaginal sonography in the first-trimester pregnancies

    SADETTİN GÜNGÖR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGata
  4. Köpeklerde ön çapraz bağ kopuklarının sağaltımında üçlü tibial osteotomi tekniğinin klinik ve radyolojik değerlendirilmesi

    Clinical and radiological evaluation of triple tibial osteotomy technique for treatment of ligamentum cruciatum anterior rupture in dogs

    SONER ÇAĞATAY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Veteriner HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Veterinerlik Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜMİT KAYA