Geri Dön

Rat siyatik sinirinde ezilme tarzı yaralanma sonrası ven ve bukkal mukoza grefti uygulamasının adhezyon ve skar azalatıcı etkilerinin karşılaştırılması

Comparison of the adhesion and SCAR-reducing effects of vein and buccal mucosa graft application after CRUSH-TYPE injury in the RAT sciatic nerve

  1. Tez No: 736172
  2. Yazar: İKRAM ESEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. CAFERİ TAYYAR SELÇUK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: periferik sinir, skar, adhezyon, ven, mukoza, Adezyonlar, Hayvan deneyleri, Mukozalar, Periferik sinir hasarları, Siyatik sinir, Sıçanlar, Transplantlar, Adhesions, Animal experimentation, Mucous membrane, Peripheral nerve injuries, Sciatic nerve, Cicatrix, Rats, Transplants
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Periferik sinir yaralanması sonrası iyileşme süreci skar ve skar dışı birçok nedenden dolayı olumsuz etkilenmektedir. Skar dokuları genellikle travma ve cerrahi müdahaleler sonrasında oluşmaktadır. Adhezyon ve skar önleyici tedaviler kullanılmasına rağmen skar dokusu ve adhezyon iyileşme sürecini etkileyen faktörlerin başında gelmektedir. Skar ve adhezyona bağlı kompresyon nöropatileri klinik çalışmalarda sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Kompresyon nöropatilerine neden olan skar dokusu genellikle cerrahi müdahaleler ile tedavi edilmektedir ancak yapılan klinik çalışmalarda cerrahi müdahale sonrası hastaların bir kısmında semptomların devam ettiği belirtilmiştir. Periferik sinir yaralanması sonrası skar ve adhezyon önleyici tedaviler deneysel çalışmalarda çoğunlukla kullanılmıştır. Bu çalışmalarda hyaluronik asit, çeşitli ilaçlar, amniyotik membranlar, radyasyon, carbohydrate polymer gel (ADCON-T/N) gibi ajanlar kullanılmış olup olumlu sonuçlar alınmıştır ancak bunlar hem ulaşılması güç hem de maliyetli olmaları dezavantajlarıdır. Bunun dışında otolog dokulardan ven , mukoza ve yağ grefti gibi dokular kullanılmış ve olumlu sonuçlar alınmıştır ancak donör alan morbiditesi, cerrahi olarak elde edilmesi gibi dezavantajları vardır. Periferik sinir iyileşme sürecinde deneysel olarak birçok yaralanma modeli, skar ve adhezyon önleyici tedavi kullanılmasına rağmen henüz standardize edilmiş bir tedavi protokolü yoktur. Klinik kullanımdaki karar sürecini cerrahın tecrübesi, skar önleyici ajana ulaşılabilirlik, otolog kaynaklar için oluşabilecek donör alan morbiditesi ve literatürdeki sınırlı bilgiler etkilemektedir. Bizim yaptığımız çalışmada toplam 24 adet, 250-300 gr ağırlığında, 3 aylık dişi Spradue-Dawley tipi sıçanlar kullanıldı. Sıçanlar üç gruba ayrıldı. Sıçanların sağ siyatik sinirinde crush(ezilme tarzında) yaralanma oluşturuldu. İlk gruptaki sağ siyatik sinire femoral ven grefti konduiti kullanıldı. İkinci grupta sağ siyatik sinire bukkal mukoza konduiti kullanıldı. Üçüncü gruptaki siyatik sinir kontrol grubu olarak kullanıldı. Ratlar 4 haftalık takibin sonunda sakrifiye edilerek makroskopik ve histopatolojik olarak değerlendirildi. Çalışmamızda makroskopik olarak Peterson sınıflaması kullanıldı.Doku ve kas fasiyası üç grupta karşılaştırıldığında anlamlı fark gözlenmedi (p>0,05). Sinir yapışıklığı ve ayrılabilirliği mukoza ve kontrol grubu arasında karşılaştırıldığında anlamlı fark gözlenmedi (p>0,05). Sinir yapışıklığı ve ayrılabilirliği ven grubunda mukoza ve kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,05) Histopatolojik olarak ise üç grupta inflamasyon, intranöral ve ekstranöral skar incelenmiştir. İnflamasyon üç grupta karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi (p>0,05). İntranöral ve ekstranöral skar hem mukoza hem de ven grubunda kontrol grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görüldü (p<0,05). İntranöral ve ekstranöral skar ven grubunda mukoza grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi (p>0,05). Yaptığımız çalışmada ven ve mukoza greftinin periferik sinir crush (ezilme tarzı) yaralanmalarında skar ve adhezyon azaltmak amaçlı kullanılabileceği göstermiştir. Yaralanmanın boyutu, cerrahın tercihi ve hasta onamı sonrası uygun greft materyali seçilebilir.

Özet (Çeviri)

The healing process after peripheral nerve injury is adversely affected by many reasons, both scar and non-scarring. Scar tissues are usually formed after trauma and surgical interventions. Although adhesion and anti-scar treatments are used, scar tissue and adhesion are the leading factors affecting the healing process. Compression neuropathies due to scarring and adhesion are frequently encountered in clinical studies. Scar tissue that causes compression neuropathies is usually treated with surgical interventions, but in clinical studies, it has been stated that symptoms persist in some patients after surgical intervention. Scar and anti-adhesion treatments after peripheral nerve injury have been mostly used in experimental studies. In these studies, agents such as hyaluronic acid, various drugs, amniotic membranes, radiation, carbohydrate polymer gel (ADCON-T/N) have been used and positive results have been obtained, but these are both difficult to reach and It is also challenging in terms of cost. Apart from this, tissues such as vein, mucosa and fat graft from autologous tissues have been used and positive results have been obtained, but they have disadvantages such as donor site morbidity and surgical acquisition. Although many injury models, scar and anti-adhesion treatments have been used experimentally in the peripheral nerve healing process, there is no standardized treatment protocol yet. The decision process in clinical use is influenced by the experience of the surgeon, availability of anti-scarring agent, donor site morbidity that may occur for autologous sources, and limited information in the literature. In our study, a total of 24 female Spradue-Dawley type rats weighing 250-300 g and 3 months old were used. The rats were divided into three groups. A crush injury was created on the right sciatic nerve of the rats. In the first group, a femoral vein graft conduit to the right sciatic nerve was used. In the second group, buccal mucosal conduit to the right sciatic nerve was used. The sciatic nerve in the third group was used as the control group. At the end of the 4-week follow-up, the rats were sacrificed and evaluated macroscopically and histopathologically. In our study, Peterson classification was used macroscopically. When tissue and muscle fascia were compared in three groups, no significant difference was observed (p>0.05). When the nerve adhesion and detachment were compared between the mucosa and control groups, no significant difference was observed (p>0.05). Nerve adhesion and separability were found to be statistically significantly higher in the vein group than in the mucosa and control groups (p<0.05). Histopathologically, inflammation, intraneural and extraneural scars were examined in three groups. When inflammation was compared in the three groups, no statistically significant difference was observed (p>0.05). When intraneural and extraneural scars were compared with the control group in both mucosa and vein groups, there was a statistically significant difference (p<0.05). No statistically significant difference was observed in the intraneural and extraneural scar vein groups compared to the mucosal group(p>0.05). Our study showed that vein and mucosal graft can be used to reduce scar and adhesion in peripheral nerve crush injuries. Appropriate graft material can be selected after the size of the injury, the surgeon's preference, and patient consent.

Benzer Tezler

  1. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  2. Pulmoner hipertansiyon etyopatogenezinde prostasiklin ve lökotrien C4'ün rolü

    Possible role of leukotrien C4 and prostacyclin in the development of pulmonary hypertension

    ÜLKÜ AYBERK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri

    Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”

    FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

  4. 1,3-difenil-4,5-bis(hidroksiimino)-imidazolidin ve Ni(II), Cu(II), Pd(II), UO2(VI) komplekslerinin sentezi

    Başlık çevirisi yok

    VEFA AHSEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZER BEKAROĞLU