Geri Dön

Traneksamik asidin kapsül kontraktürüne etkisinin rat modelinde gösterilmesi

Showing the effect of tranexamic acid on capsule contracture in the rat model

  1. Tez No: 740346
  2. Yazar: ŞAHİN ATAKAN BAYIR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ZEKİ CAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Hayvan deneyleri, Kapsüller, Meme, Meme hastalıkları, Protezler ve implantlar, Rekonstrüktif cerrahi, Sıçanlar, Traneksamik asit, Animal experimentation, Capsules, Breast, Breast diseases, Prostheses and implants, Reconstructive surgical, Rats, Tranexamic acid
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kapsül kontraktürü, insan vücudundaki dokuları yerine koymak, rekonstrükte etmek ve büyütmek için kullanılan implantlara karşı abartılı bir inflamatuar yanıtın meydana gelmesine bağlı gelişen bir durumdur. Kapsül Kontraktürü implant çevresinde aşırı miktarda fibrozis ile karakterizedir ve klinik olarak protezin yerleşiminde bozulma, şiddetli ağrı, memede şekil ve renk bozuklukları ve protez çevresinde sertlik ile karakterize bir tablo oluşturur. Kapsül kontraktürü, meme implantları ile yapılan ameliyatlar sonrasında en sık görülen komplikasyondur. Etiyolojide implanta bağlı faktörler, hematom, subklinik enfeksiyon ve radyoterapi uygulanması sorgulanmaktadır. Kapsül kontraktürüne dair literatürde son yıllarda artan oranlarda çalışmalar mevcut olsa da hematomu önleyerek azaltmaya yönelik bir çalışma ve traneksamik asidin kapsül kontraktürüne direkt etkisini gösteren bir çalışma mevcut değildir. Bu çalışmada implant yerleştirilmesi sonrasında kapsül kontraktürüne sebep olabilecek hematomun önüne geçmek için traneksamik asit kullanılmaktadır. Traneksamik asidin kanamayı önleyerek kapsül kontraktürünü azaltması beklenirken, öte yandan doku düzeyinde yara iyileşmesini bozarak fibrozise sebep olması ve kapsül kontraktürünü arttırması beklenmektedir. Bu çalışma sonucunda ameliyat esnasında ve sonrasında uygulanan Traneksamik asidin implant çevresinde oluşacak kapsüle karşı net etkisi belirlenecek olup, çalışmanın ilerleyen zamanlardaki klinik uygulamalara yön vermesi beklenmektedir. Gereç ve Yöntemler: Araştırma yöntemi olarak deneysel çalışma kullanılması planlanmaktadır. Çalışmada kullanılacak sıçanların kontrol grubu, sistemik (intraperitoneal) traneksamik asit uygulanan grup ve implant çevresine lokal infiltrasyon ile traneksamik asit uygulanan grup olacak şekilde 3 gruba ayrılması ve her bir grupta 10 adet olmak üzere, toplamda 30 adet sıçan kullanılması planlanmaktadır. Her bir sıçana 1 adet düzgün yüzeyli mini-implant yerleştirilecektir. İmplantların yerleştirilmesini takiben sıçanlar 3 ay boyunca kapsül kontraktürü açısından klinik olarak takip edilecek ve sonrasında implant çevresinde oluşan kapsül dokusu intrakapsüler basınç ölçümü ile radyolojik, histolojik, immünhistokimyasal yöntemlerle incelenecek ve sonuçlar istatistiksel olarak analiz edilecektir Bulgular: Gruplar arası ultrasonografik kapsül kalınlığının değerlendirilmesinde KT kapsül kalınlığının en fazla olduğu (ort ± SS = 0,72±0,08), L grubunun kapsül kalınlığının en az olduğu (ort ± SS = 0,45±0,06) görülmektedir (p <0.001). İkili gruplar arasında istatistiksel anlamlılık devam etmektedir Gruplar arası kapsül içi dinamik basınç ölçümlerinin değerlendirilmesinde KT intrakapsüler dinamik basıncının en fazla olduğu (ort ± SS = 74,87±9,2), L grubunun ise intrakapsüler dinamik basıncın en az olduğu (ort ± SS = 24,1±10,6) görülmektedir. (p <0.001) L – KT.ve L – IP arasında istatistiksel olarak anlamlılık devam etmektedir (p <0.001). Histopatolojik değerlendirmede KT kapsül kalınlığının en fazla olduğu (ort ± SS = 129,6±21,8), L grupta ise kapsül kalınlığının en az olduğu (ort ± SS = 78,3±11,3) görülmektedir. (p <0.001). Bütün ikili gruplar arasında istatistiksel anlamlılık devam etmektedir Gruplar arası inflamatuar hücre yoğunluğunun değerlendirilmesinde KT inflamatuar hücre yoğunluğunun en fazla olduğu (ort ± SS = 2,5 ± 0,5), L grubunda ise inflamatuar hücre yoğunluğunun en az olduğu (ort ± SS = 1,4 ± 0,5) görülmektedir (p <0.001). KT – IP ve KT – L arasında istatistiksel olarak anlamlılık devam etmektedir (p <0.001). KT kollajen – III antikorları ile boyanmadığı (ort ± SS = 0), IP ve L gruplarının boyandığı gözlenmiştir (ort ± SS = 1) (p <0.001). Sonuç: Literatürdeki kapsül kontraktürü çalışmalarından farklı olarak ilk defa, ultrasonografik inceleme ve histopatolojik incelemeler arasında kapsül kalınlığının değerlendirilmesi açısından korelasyon olduğu görülmüştür. Kapsül kontraktürünün klinik değerlendirilmesi ve evrelendirilmesinde ultrasonografik incelemenin objektif bir yöntem olarak yol gösterici olabileceği düşünülmektedir. Çalışma sonucunda traneksamik asit uygulanan gruplarda kontrol grubuna kıyasla daha az kapsül kontraktürü meydana geldiği gözlenmiştir. İmplant çevresine lokal olarak traneksamik asit uygulamanın intraperitoneal yolla uygulamaya kıyasla daha etkin olduğu gözlenmiştir.

Özet (Çeviri)

Aim: Capsule contracture is characterized by an excessive amount of fibrosis around the implant due to the occurrence of an exaggerated inflammatory response towards implants used to replace, reconstruct, and augment tissues in the human body; and is clinically characterized by dislocation of the prosthesis, severe pain, deformity of the breast shape and discoloration, and a stiffness around the prosthesis. Capsule contracture is the most disturbing and most common complication after surgery with breast implants. Implant-related factors, hematoma, subclinical infection, and radiotherapy are questioned in the etiology. Although there are increasing numbers of studies in the literature on capsular contracture in recent years, there is no study aimed at reducing it by preventing hematoma, and there is no study showing the direct effect of tranexamic acid on capsular contracture. In this study, tranexamic acid is used to prevent hematoma that may cause capsular contracture after implant placement. As a result of this study, the net effect of tranexamic acid applied during and after the surgery against the capsule to be formed around the implant will be determined, and it is expected that this study will guide clinical applications in the future. Materials and Methods: An experimental study is planned to be used as a research method. A total of 30 rats are to be used in the study, which would be divided into 3 groups containing 10 rats in each group as the control group, the group in which Tranexamic Acid is administered systemically (intraperitoneal administration), and the group in which tranexamic acid is applied around the implant with local infiltration. A smooth surface mini-implant will be placed in each rat. Following the placement of the implants, the rats will be clinically followed for 3 months in terms of capsular contracture, and then the capsule tissue formed around the implant will be examined with intracapsular pressure monitoring, radiological examination, histological and immunohistochemical methods, and the results will be analysed statistically. Results: In the evaluation of the ultrasonographic capsule thickness between the groups, it was observed that the CG capsule thickness was the highest (mean ± SD = 0.72±0.08) and the capsule thickness of the L group was the least (mean ± SD = 0.45±0.06) (p < 0.001). Statistical significance continues between the two groups. In the evaluation of intracapsular dynamic pressure measurements between groups, CG intracapsular dynamic pressure was the highest (mean ± SD = 74.87±9.2), while the L group had the lowest intracapsular dynamic pressure (mean ± SD = 24.1±10.6) is seen. (p <0.001) Statistically significance remains between L – CG. and L – IP (p <0.001). In the histopathological evaluation, it was observed that the CG capsule thickness was the highest (mean ± SD = 129.6±21.8) and the capsule thickness was the least in the L group (mean ± SD = 78.3±11.3). (p <0.001). Statistical significance continues between all paired groups. In the evaluation of inflammatory cell density between groups, the CG inflammatory cell density was the highest (mean ± SD = 2.5 ± 0.5), while the inflammatory cell density was the lowest in the L group (mean ± SD = 1.4 ± 0.5) (p <0.001). Statistically significant remains between CG – IP and CG – L (p <0.001). It was observed that CG did not stain with collagen – III antibodies (mean ± SD = 0), IP and L groups were stained (mean ± SD = 1) (p <0.001). Conclusions: Unlike capsule contracture studies in the literature, for the first time, a correlation was observed between ultrasonographic examination and histopathological examinations in terms of evaluation of capsule thickness. It is thought that ultrasonographic examination can be a guide as an objective method in the clinical evaluation and staging of capsule contracture. As a result of the study, it was observed that less capsular contracture occurred in the tranexamic acid applied groups compared to the control group. It has been observed that local application of tranexamic acid around the implant is more effective than intraperitoneal application.

Benzer Tezler

  1. Traneksamik asidin lokal ya da sistemik uygulamasının kalp cerrahisinde postoperatif kanama miktarı üzerine etkisi

    Comparison of lokal or systemic administration of Tranexamic acid on blood loss in cardiac surgery

    FÜSUN GİRGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Dokuz Eylül Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Traneksamik asidin tendon kemik birleşim yeri iyileşmesi üzerine etkilerinin biyomekanik ve histopatolojik olarak incelenmesi: Rat modeli

    Biomechanical and histopathological evaluation of the effects of tranexamic acid on bone tendon juction healing: Rat model

    ORÇİN BOZKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çukurova Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Sıçanlarda penisilin ile oluşturulan deneysel epilepsi ve davranış parametreleri üzerine traneksamik asidin etkileri

    The effects of tranexamic acid on experimental epilepsy and behavior parameters in rats

    FERDA SERDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Malign kemik tümörü tanısı ile rezeksiyon artroplastisi yapılan hastalarda traneksamik asidin perioperatif kanama miktarı üzerindeki etkinliği

    The effectiveness of tranexamic acid on the amount of perioperative bleeding in patients who underwent resection arthroplasty with the di̇agnosis of malignant bone tumor

    EMEK MERT DUMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Koroner arter bypass operasyonlarında düşük molekül ağırlıklı heparin tedavisi gören hastalarda traneksamik asidin kanama üzerine etkileri

    Impact of tranexamic acid on bleeding during coronary artery bypass for patients under treatment of low molecular weight heparin

    MEVLÜT DOĞUKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Sağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...