'Living as Ordinary People'An Ethnographic Study on Korean Muslim Womenthrough the Perspective of Food Practicesin Everyday Life
'Sıradan İnsanlar gibi Yaşamak'Günlük Hayatta Yemek Pratikleri Perspektifinden Koreli Müslüman Kadınlara Dair Etnografik İnceleme
- Tez No: 757899
- Danışmanlar: PROF. DR. DOYOUNG SONG
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Antropoloji, Anthropology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2022
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Hanyang Unıversıty
- Enstitü: Yurtdışı Enstitü
- Ana Bilim Dalı: Kültürel Antropoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Sosyo-Kültürel Antropoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma kültürel kimlikleri ile sonradan edindikleri“Müslüman şahsiyeti”bir araya getirme mücadelesini deneyimleyen Koreli Müslüman kadınların sıradan hayatlarını yemek pratikleri açısından incelemektedir. Yemek pratiklerini farklı yönlerden analiz eden bu araştırma, Koreli Müslüman kadınların yemek aracılığıyla günlük hayattaki çevrelerinde İslami koşullara uygun şekilde kültürel miraslarını yeniden düzenlemekte ve sosyo-kültürel pozisyonlarını güçlendirmekte olduklarını öne sürmektedir. Günümüz Güney Kore'si, geleneksel kültürel norm ve değerlerin Konfüçyüs öğretilerine dayandığı çok dinli bir toplumdur. Bu bağlamda, hiyerarşik sosyal ilişkiler, aile bağları ve patriyarkal aile kültürü önemli olmakla birlikte Kore geleneksel kültürün bilinen yönleridir. Güney Kore'de İslam'ın yerine ilişkin bakıldığında, Korelilerin İslam ve Müslümanlarla etkileşimleri tarih boyunca kesintili bir şekilde gerçekleşmiştir. 1950lerde çağdaş Kore Müslümanlar Cemiyeti'nin oluşturulmasından bu yana, Müslüman azınlıklar toplumda uygun yerlerini bulmak çaba sarfetmektedirler. Buna rağmen, günümüzde halen İslam dini azınlık dini statüsündedir. Güney Kore'de İslam dininin yerleşmesindeki engeller arasında günlük yaşam düzeyindeki değer ve pratiklerde İslam geleneğinin yoksunluğu ehemmiyet arz etmektedir. Bu bağlamda, İslamiyet'i kabul eden Koreli kadınlar bir grup karmaşık mücadeleler dizisiyle karşılaşmaktadır. Bu mücadeleler dizisinin bazı mühim öğeleri şöyle sıralanabilir; yerel dini enstitülere sınırlı erişim, dini lider ve hocaların rehberliğine üstün gayret gerektiren erişim sorunu, özellikle kadın hocalar, kültürel farklılıklardan ve çok kültürlü Müslüman ailelerdeki patriyarkal anlayıştan kaynaklı problemler, aile ve arkadaşlarla olan ilişkiler, İslami beslenme kurallarına adaptasyon ve benzerleridir. Bu etnografik çalışma Koreli Müslüman kadınların yemek pratiklerinden istifade ederek bu zorlukların üstesinden nasıl geldiklerine odaklanmaktadır. Yemek pratikleri, yemek ve kültürün kesiştiği yerde oluşmaktadır. Günlük yaşamın önemli bir kısmını oluşturur ve sosyal taktiklerin özelliklerini taşımaktadır. Günlük yaşamdaki pratik kavramı, bireylerin yaratıcılık (creativity) ve direnmeyi (resistance) uygulayabildikleri, sınırlıda olsa toplumsal normlar ve değerler üzerinde bir etkide bulundukları bir alanı teşkil etmektedir. Diğer yönden, günlük yaşamdaki pratikler çoğu zaman bilinçsiz olan alışkanlığa bağlı davranışları içermektedir. Bu bağlamda, bireyler kendilerini pasif nesne (passive objects) olarak değil, zaman zaman, gücün stratejik uygulanması (tactical applications of power) yoluyla aktif sosyal aktörler (social actors) olarak kendilerini gerçekleştirebilmektedirler. Mevcut araştırma Koreli Müslüman kadınların günlük yaşamdaki pratiklerini analiz etmekte ve kesişimsellik teorisi (intersectional approach) yaklaşımını çerçevesinde yemek pratikleri üzerinden 'sıradan insanlar' olarak bu kadınların tecrübelerini değerlendirmektedir. Etnografik çalışmadan elde edilen bulgular niteliğinde, bu çalışma Koreli Müslüman kadınların dini kimliklerinin ve günlük yaşamdaki kültürel-dini pratiklerin getirdiği kompleks durumlarla karşılaştıklarını öne sürmektedir. İhtidâ sonrasında bu kadınlar, Güney Kore'de göçmen bağlamında dini azınlık ve Müslüman toplumunda etnik azınlık vaziyetini almaktadırlar. Bu onlara sadece bir azınlık statüsünden çok, bir bakıma daha da belirsiz bir pozisyon olan 'azınlık içinde azınlık' konumunu vermektedir. Bunun da ötesinde, bu durum kollektif pratiklerin çoğu zaman bireyler üzerinden dayatıldığı Kore toplumunda Koreli mühtedî kadınlar olarak yaşamalarına ekstra baskı uygulamaktadır. Burada, Koreli Müslüman kadınların bireysel pratikleri 'yerli Korelilerin' davranışlarının aksine genellikle 'yabancı' ve 'öteki' olarak algılanmaktadır. Buna ek olarak, Koreli mühtedî kadınlar 'Kore yemeklerinin' 'helalliği'ni dini/etnik azınlık bağlamında meşrulaştırmak için gayret göstermektedirler. Yemek pratikleri aracılığıyla farklı taktikler uygulayarak kendi yorumlarına dayalı bir 'geleneği' yaşamaktadırlar. Bu yolla, Koreli mühtedî kadınlar, 'kadınların bağımlı pozisyonu'na (subordinate position of women) ve Koreli Müslümanların 'azınlığın azınlığı konumu'na (minority of minority position) dair varolan mefhumları sorgulamaktadırlar. Bir başka deyişle, onlar sadece kendi kültürel-dini kimliklerini bağdaştırmakla kalmayıp aynı zamanda İslam ve Müslümanların günlük yaşamlarının 'Korelileştirilmesi'ne katkıda bulunmaktadırlar.
Özet (Çeviri)
This study explores the ordinary lives of Korean Muslim women who are experiencing the challenge of bringing their cultural identity together with their lately acquired self as 'Muslims' through food practice. Analyzing aspects of food practice, this research argues that Korean Muslim women retrieve their cultural legacy and strengthen their socio-cultural position through food in their everyday life environment. Modern Korea is a multi-religious society where traditional cultural norms and values are based on Confucian principles. In this regard, hierarchical social relations, familial bonds, and patriarchal family culture are significant and common aspects of Korean traditional culture. Concerning the place of Islam in Korea, Koreans' interactions with Islam and Muslims were discontinuous in history. Since the formation of the modern Korean Muslim community in the 1950s, Muslim minorities have struggled to find their niche in society. Up till this day Islam still has, nevertheless, a status of a minority religion. Among the obstacles to the establishment of Islam in Korea, the absence of the Islamic tradition in the values and practices on the level of everyday life has been crucial. In this context, Korean women embracing Islam encounter a complex set of challenges. Some important components of the challenges are as follows; limited access to local religious institutions, strenuous access to the guidance of religious leaders and teachers, particularly female ones, problems stemming from cultural differences and patriarchal understanding in multicultural Muslim families, relationships with family and friends, adaptation to religious dietary rules and so forth. This ethnographic study focuses on how Korean Muslim women utilize food practices to overcome those challenges. Food practice, as a matter of the fact, happens at the intersection of food and culture. It composes an essential part of everyday life and takes the characteristic of social tactics. For the notion of practice in everyday life, it constitutes the sphere in which individuals can exercise creativity and resistance, having some impact, as limited it is, on the norms and values of the society. On the other hand, practices of everyday life contain habitual behaviors that are often unconscious. In this context, individuals can realize themselves not as passive objects but, occasionally, as active social actors via tactical applications of power. In this manner, this study analyzes the everyday life practices of Korean Muslim women and adopts the intersectional approach to food practices to interpret the experiences of women as 'ordinary people'. According to the findings obtained from the ethnographic research, this study argues that Korean Muslim women are confronted with multifaceted aspects of their religious identity and cultural-religious practice in everyday life. Through conversion, they become a religious minority in a migrant context in Korea and an ethnic minority in the Muslim community. This gives them not only a minority status but a somewhat even more precarious position of 'minority in minority'. Furthermore, this situation puts them under extra pressure for their lives as Korean Muslim women in Korean society, where collective practices are often imposed over individuals. There, individual practices of Korean Muslim women are usually perceived as 'foreign' or 'other', in opposition to the ways of 'native Koreans'. Additionally, they endeavor to justify the 'halal-ness' of 'Korean food' in a religious/ethnic minority context. They apply different tactics through food practices and living a 'tradition' based on their own interpretation. Korean Muslim women question, in this way, the established notions regarding the 'subordinate position of women' and 'minority of minority position' of Korean Muslims. In other words, they do not only try to reconcile with their own cultural-religious identity but also contribute to the 'Koreanization' of Islam and Muslims' everyday life.
Benzer Tezler
- Dönüşen kentlerde değişen gündelik hayat: Esenler havaalanı mahallesi, İstanbul
Everydaylife narratives in transforming cities: Esenler havalani neighbourhood, Istanbul
ÖZGE TEKÇE
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZEYNEP GÜNAY
- Değer kuramları bağlamında neyin maddi kültürü: İzmir ney yapımcıları örnek olayı
Ney's material culture in the context of the theories of value: Case of İzmir ney producers
EREN GÖÇÜK
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
MüzikDokuz Eylül ÜniversitesiMüzik Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ CENK GEDİK
- Almanya'da yaşayan Türkiyelilerin gündelik hayat pratikleri ve taktikler; Almanya Aachen örneği
Everyday life practices of Turks living in Germany and tactics: Germany - Aachen as a case study
FATMA GAYE GÖKALP YILMAZ
Doktora
Türkçe
2015
SosyolojiMuğla Sıtkı Koçman ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUAMMER TUNA
- Longing for a secure family in the two works of Pearl Cleage“Flyin' West”and“What Looks Like Crazy on an Ordinary Day”
Pearl Cleage'ın“Flyın' West”ve“What Looks Lıke Crazy on an Ordınary Day”adlı iki eserinde güvenli bir aileye duyulan özlem
ZEKİYE CANAN KAYA BALDUZ
Yüksek Lisans
İngilizce
2014
İngiliz Dili ve EdebiyatıSelçuk Üniversitesiİngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AYŞE GÜLBÜN ONUR
- Heykelin bir unsur olarak dekoratif nesnelere estetik ve anlam olarak katkısı
The contribution of sculpture to decorative objects as an element in meaning and aesthetic aspect
FERHAT UYAR