Geri Dön

Dekompresif kraniektomi sonrası otolog kranioplasti yapılan hastaların retrospektif olarak incelenmesi

Evaluation of the quality of sleep and life of mothers accompanying their child in hospital and unaccompanying their child in hospital

  1. Tez No: 757961
  2. Yazar: BURAK YÜRÜK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYHAN TEKİNER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
  6. Anahtar Kelimeler: dekompresif kraniektomi, otolog kranioplasti, kranioplasti sonrası rezorpsiyon, Cerrahi, Cerrahi-plastik, Kemik rezorpsiyonu, Kraniyal sütürler, Kraniyotomi, decompressive craniectomy, autologous cranioplasty, resorption after cranioplasty, Surgery, Surgery-plastic, Bone resorption, Cranial sutures, Craniotomy
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nöroşirürji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Dekompresif kraniektomi, başlıca Serebrovasküler olay, parankimal hematom, akut subdural hematom olmak üzere geniş bir cerrahi endikasyona sahip, hayat kurtarıcı bir cerrahi müdahaledir. Dekompresif kraniektomi sonrası, hastalar kranioplasti cerrahisine ihtiyaç duymaktadırlar. Bu çalışmada, kranioplasti amacıyla abdomende suprafasyal alanda muhafaza edilen kemik flepte rezorpsiyon oranları değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroşirurji kliniğince, 2018-2021 yılları arasında opere edilen 121 dekompresifkraniektomi olgusu incelenmiştir. Bu olgular içinde takip süreçlerinde otolog kranioplasti yapılan ve çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan hastalar değerlendirilmiştir. Bu hastaların kranioplasti için beklenen süre ve kranioplastide kullanılan cerrahi yöntem incelenmiş, bu sonuçların uzun dönem takiplerde kemik flepte ölçülen rezorpsiyon oranı ile ilişkisi araştırılmıştır. Bulgular: Dekompresif kraniektomi yapılan hastalar endikasyonlarına göre %41 parankimal hematom, %30,8 subdural hematom, %23,1 iskemik SVO, %5,1 intrakranial tümör şeklinde dağılım göstermişlerdir. Bu ameliyatların %30,8'inde temporal kas cilt ile birlikte, muskülokütanözflep olarak kaldırılmıştır. Dekompresifkraniektomi sonrası oluşan kemik defekt ortalama 92,2±10,7 cm² olarak hesaplanmıştır. Dekompresifkraniektomi ardından kranioplasti ameliyatı için ortalama bekleme süresi 16,97±13,478hf olarak izlenmiştir. Takip süresi boyunca %10,3 hastada revizyon cerrahisi ihtiyacı doğmuştur. Revizyon cerrahisine ihtiyaç duymayan hastaların ortalama takip süresi 55,71±56,4 hf'dır. Dekompresif 11 kraniektomi ardından kranioplasti için beklenen süre ile rezorspsiyon oranı karşılaştırıldığında, beklenen süre arttıkça rezorpsiyonun arttığı sonucuna ulaşılmış, p=0,036 olması suretiyle anlamlı kabul edilmiştir. Kranioplasti cerrahisi sonrası kemik flep ile komşu kemik sınırlar arasındaki mesafe arttıkça, kemikteki rezorpsiyonun arttığı görülmüş, p<0,001 olduğundan anlamlı kabul edilmiştir. Sadece takip süresi 40 hf'dan fazla olan hastalar ele alındığında, yine aynı şekilde flep-kemik sınır arasındaki mesafe ile rezorpsiyonun doğru orantılı ilişkide olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç: Dekompresif kraniektomi sonrası kemik flep, bir alternatif olarak abdomende supra faysal alanda doğru şekilde muhafaza edilebilir. Hastalar klinik takip ve radyolojik tetkikleri sonrası, kontrendikasyon yoksa kranioplasti için beklenmemelidir. Kranioplastide kemik flepin mümkün olduğunca kemik sınırlara teması sağlanmalıdır.

Özet (Çeviri)

Aim: Decompressive craniectomy is a life saving surgery that has a broad range of indications, that include cerebrovascular accident, parenchymal hematoma and acute subdural hematoma. Following decompressive craniectomy, patients will require a cranioplasty surgery. In this study, bone flaps that has been preserved subcutaneously in abdominal wall for cranioplasty were evaluated for resorption. Materials and Method: 121 decompressive craniectomy cases that were operated between 2018- 2021 in Ankara Training and Research Hospital were evaluated. In these, cases in which autologous cranioplasty were chosen and meeting the inclusion criteria were evaluated. Time between decompressive cranitectomy and cranioplasty, and surgical technique were evaluated to determine its effect on bone flap resorption rates. Results: Indications for decompressive craniectomy were parenchymal hematoma (41%) subdural hematoma (30.8%) ischemic cerebrovascular accident (23.1%) intracranial tumors (%5.1). In 30.8 percent of these cases musculocutanous flap use was the choice surgical technique. Bone flap area after decompressive craniectomy were measured 92.2±10.7 cm². The mean time between decompressive craniectomy and cranioplasty were 16.97±13.478 weeks. Following the cranioplasty 10.3% of patients required revision surgery. Following time of patients that didn't require revision surgery were 55.71±56.4 weeks. When the time between decompressive craniectomy to cranioplasty and resorption rate evaluated. It has been concluded to 13 be related with P value of 0.036. Also it is evaluated that margin between bone flap and bone edge were related to bone resorption with P value of <0.001. In addition when cases with follow up period of more than 40 weeks, the results were same. Conclusion: Bone flap after decompressive craniectomy can be stored in abdominal wall subcutaneously. After clinical and radiological follow up, if there is no contraindication cranioplasty should not be delayed. During cranioplasty, bone flap and opposing bone edges should be in contact as much as possible.

Benzer Tezler

  1. Dekompresif kraniektomi uygulanan olguların uzun dönem analizi; kognitif ve nörolojik değişiklikler

    Long-term analysis of patients applied decompressive craniectomy, cognitive and neurological changes

    UMUT OGÜN MUTLUCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    NöroşirürjiAkdeniz Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TANJU UÇAR

  2. Dekompresif kraniektomi cerrahisinin akut iskemik inmeli hastalarda klinik ve radyolojik iyileşmeye etkisinin araştırılması: Retrospektif çalışma

    Investigation of the effect of decompressive craniectomy surgery on clinical and radiological recovery in acute ischemic stroke patients: A retrospective study

    MUSTAFA TÜRKMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    NöroşirürjiSağlık Bakanlığı

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ VELİ ÇITIŞLI

  3. İskemik serebrovasküler olay sonrası erken dekompresif kraniektominin klinik sonuçlara etkisi

    The effect of early decompressive craniectomy on clinical outcomes after ischemic cerebrovascular accident

    SETENAY DER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    NöroşirürjiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Beyin-Sinir ve Omurilik Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ADEM YİLMAZ

  4. Pediatrik yoğun bakım ünitesinde dekompresif kraniektomi uygulananhastaların demografik özellikleri ve klinik sonuçları

    Başlık çevirisi yok

    ETKİN YAŞAR KUMRU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALPER KÖKER

  5. Çocuk yoğun bakım ünitesinde beyin ölümü gerçekleşen olguların değerlendirilmesi ve çocuklarda organ bağışı sıklığının belirlenmesi

    Evaluation of cases with brain death in a children intensive care unit and determining the frequency of organ donation in children

    BETÜL EKİCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT KARAPINAR