Geri Dön

2000-2012 yılları arasında konjenital hipotiroidi tanısı konan çocukların büyüme parametreleri ve tedavi özelliklerinin retrospektif değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of growth parameters and treatment features of children diagnosed with congenital hypothyroidism between 2000-2012

  1. Tez No: 761933
  2. Yazar: İBRAHİM TEKİNLİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BETÜL ERSOY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Büyüme, Konjenital hipotiroidizm, Retrospektif çalışmalar, Tedavi, Tiroid bezi, Tiroid hastalıkları, Çocuklar, Growth, Congenital hypothyroidism, Retrospective studies, Treatment, Thyroid gland, Thyroid diseases, Children
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Konjenital hipotiroidi yaklaşık 2000-4000 canlı doğumda bir rastlanan ve neonatal dönemde en sık karşılaşılan endokrinolojik problemdir. Tiroid hormonları, doğum sonrası normal somatik büyüme ve iskelet gelişiminin birincil belirleyicisi ve insanda kemik ve mineral metabolizmasının önemli bir düzenleyicisidir. Tedavi edilmeyen çocukluk çağı hipotiroidizmi, derin bir büyüme geriliği ve gecikmiş bir iskelet matürasyonu ile sonuçlanır. . Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Ocak 2000 ve Aralık 2012 yılları arasında Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Polikliniği'ne başvurup, konjenital hipotiroidi tanısı alarak takip edilen hastalar retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların; tanı anındaki takvim yaşı(gün), cinsiyeti, antropometrik ölçümleri ve oksolojik verileri , tedavi başlangıç yaşı(gün), tedavide ilaç başlangıç dozu(mcgr/kg/g) , tedavinin devamlılığı, tedavi öncesinde ve izlemdeki laboratuar ve radyolojik bulguları, hastanın annesinde tiroıd hastalığınının olup olmadığı yönlerinden incelendi ve veriler kaydedildi. Veriler tanımlayıcı istatsitikler (sayı, yüzde dağılımı, ortalama, standart sapma, ortanca, min-max değerleri), bağımlı gruplarda t testi (normal dağılım koşulları sağlanmadığında Wilcoxon testi), bağımsız gruplarda t testi, (normal dağılım göstermeyen bağımsız gruplarda mann-whitney u testi) , pearson korelasyon testi ve ki kare testi kullanılarak değerlendirildi. Verilerin istatiksel değerlendirmesi SPSS (Statistical Package for Social Science) 24 programında yapıldı. p≤0.05 ise istatistiki olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda %51,5 oranında kalıcı kh, %48.5 oranında geçici kh tanısı almış, kız olgularda kalıcı kh oranı: %56,8, erkek olgularda kalıcı kh oranı %47,3 olarak görülmüş, kız hasta grubunda kalıcı konjenital hipotiroidi oranları daha yüksek saptanmıştır. Çalışmamızda kalıcı ve geçici kh tanılı hastalar arasında , tsh< 10 u/ml ve tsh<5 u/ml altında izlendiği tedavi günleri açısından anlamlı fark saptanmış, kalıcı konjenital hipotirodili olgularda tsh düzeyinin 10 u/ml ve 5 u/ml altında düşme süresinin geçici kh grubuna göre daha uzun olduğu istatistiksel olarak anlamlı görülmüştür, Bizim çalışmamızda literatür ile uyumlu olarak tiroglobulin düzeyleri kalıcı kh grubunda ortalama :217,18±110,84 ng/ml, geçici kh grubunda ortalama 269,35±79,24 ng/ml olarak bulunmuş, geçici kh grubunda tg düzeyleri daha yüksek olarak görülmüştür ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Çalışmamızda kalıcı ve geçici kh tanılı hastaların son poliklinik izlemlerinde aldıkları tedavi dozları incelendiğinde kalıcı kh grubunda ortalama tedavi dozu: 1,74± 1,12 mcg/kg/gun, geçici kh grubunda ortalama tedavi dozu : 1,33±1,07 mcg/kg/gün bulunmuş, kalıcı kh grubunda tedavi dozu ortalaması daha yüksek saptanmış, ve bu fark istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur (p:0,009). Hastalarımızın son izlem tarihindeki bmi değerleri incelendiğinde; ortalama bmi: 18,27±4,22 kg/m2 olarak saptanmıştır, geçici kh grubunda ortalama bmi: 16,88kg/m2 ±2,81 kg/m2 , kalıcı kh grubunda:19,59±4,87 kg /m2 saptanmış kalıçı kh grubunda bmi değereleri daha yüksek saptanmış ve bu fark istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuç: Sonuç olarak geçici ve kalıcı kh li hastaların ayırıcı tanısında tanı öncesinde bize ipucu verebilecek herhangi bir rutin tetkik bulunmamaktadır. İzlem sırasında tahmin edilebileceği gibi TSH düzeylerinde düşüş daha hızlı olmaktadır. Tedavi sırasında özellikle antropometrik parametreleri açısından kalıcı ve geçici hipotiroidili hastalar arasında bir fark yoktur. Bu özellikle kalıcı 72 hipotiroidili hastalarda tanı zamanı ve tedavi etkinliğininin önemini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Congenital hypothyroidism is the most common endocrinological problem encountered in the neonatal period, occurring in approximately one in 2000-4000 live births. Thyroid hormones are the primary determinant of normal postnatal somatic growth and skeletal development and an important regulator of bone and mineral metabolism in humans. Untreated childhood hypothyroidism results in profound growth retardation and a delayed skeletal maturation.. Materials and Methods: In this study, patients who applied to Celal Bayar University Hafsa Sultan Hospital Pediatric Endocrinology Outpatient Clinic between January 2000 and December 2012 and were followed up with the diagnosis of congenital hypothyroidism were retrospectively analyzed. The calendar age (days), gender, anthropometric measurements and oxological data of the cases at the time of diagnosis, the age of onset of treatment (days), the starting dose of the drug in the treatment (mcgr/kg/d), the continuation of the treatment, the laboratory and radiological findings before the treatment and during the follow-up, the patient's mother It was examined in terms of whether there was thyroid disease and the data were recorded. The data were descriptive statistics (number, percentage distribution, mean, standard deviation, median, min-max values), t-test in dependent groups (Wilcoxon test when normal distribution conditions were not met), t-test in independent groups, (mann-whitney u in independent groups that did not show normal distribution). test), pearson correlation test and chi-square test. Statistical evaluation of the data was done in SPSS (Statistical Package for Social Science) 24 program. p≤0.05 was considered statistically significant. Results: In our study, 51.5% of the patients were diagnosed with permanent ch, 48.5% were diagnosed with temporary ch, the rate of permanent ch in female cases was 56.8%, and the rate of permanent ch in male cases was 47.3%. Permanent congenital hypothyroidism rates were found to be higher in the female patient group. In our study, a significant difference was found between the cases with a diagnosis of permanent and transient kh, in terms of the days of treatment when they were observed below tsh<10 u/ml and tsh<5 u/ml. In permanent congenital hypothyroidism cases, it was found statistically significant that the time for the Tsh level to fall below 10 u/ml and 5 u/ml was longer than the temporary kh group. In our study, in accordance with the literature, thyroglobulin levels were found to be: 217.18±110.84 ng/ml in the permanent ch group and 269.355±79.240 ng/ml in the temporary ch group. The tg levels were found to be higher in the temporary ch group, and this difference was statistically significant. as meaningful. In our study, when the treatment doses of patients diagnosed with permanent and transient ch were examined, the mean treatment dose in the permanent ch group was 1.74±1.12 mcg/kg/day, and the mean treatment dose in the temporary ch group: 1.33±1.07 mcg/kg/day. The mean treatment dose was found to be higher in the permanent kh group, and this difference was found to be statistically significant. When the bmi values of our cases are examined; 74 mean bmi: 18,27 ± 4.22 kg/m2. The mean bmi was found to be 16.88 ±2.81 kg/m2 in the transient ch group, and 19.59, ±4.87 kg/m2 in the permanent ch group. Conclusion: As a result, there are no routine tests that can give us clues before the diagnosis in the differential diagnosis of patients with temporary and permanent ch. As can be expected during the follow-up, the decrease in TSH levels is faster. During treatment, there is no difference between patients with permanent and transient hypothyroidism, especially in terms of anthropometric parameters. This shows the importance of diagnosis time and efficacy of treatment, especially in patients with permanent hypothyroidism.

Benzer Tezler

  1. Konjenital hipotiroidi saptanıp levotiroksin tedavisi başlanan hastaların nörogelişimsel değerlendirilmesi

    Neurodevelopmental evaluation of patients detected with congenital hypothyroid and initiated with levothyroxine treatment

    AYŞENUR SÜNBÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH TEMİZ

  2. Santral diabetes insipiduslu pediatrik hastaların retrospektif değerlendirilmesi

    The retrospective rewiew of pediatric patients with central diabetes insipidus

    MERVE TOPÇU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıUludağ Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL SAĞLAM

  3. YYB'ünde yatan hastalarda tiroid fonksiyon testlerinin retrospektif incelenmesi

    Retrospective investigation of thyroid function tests in elderly diseases in neonatal intensive care unit

    KÜBRA BOYDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ESRA DENİZ PAPATYA ÇAKIR

    DOÇ. DR. ÖZGÜL SALİHOĞLU

  4. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  5. Kuyruk modelleri ve analizi üzerine bir uygulama

    Başlık çevirisi yok

    DİDEM ÖZPULAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    İstatistikEge Üniversitesi

    Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FİKRET İKİZ