Çocuk ya da yetişkine yönelik homisidal suç nedeniyle tutuklu-hükümlü servisine yatan kadın olguların klinik, sosyo-demografik ve suça ilişkin özelliklerinin karşılaştırılması
Comparison of clinical, socio-demographic and crime related characteristics of females who hospitalized at the forensic psychiatry service due to child and adult homicide
- Tez No: 775103
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZLEM DEVRİM BALABAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Ceza, Cezai sorumluluk, Cinayet, Fail, Hükümlüler, Kadınlar, Sosyodemografik özellikler, Suç, Suçlular, Punishment, Criminal liability, Homicide, Perpetrator, Convicts, Women, Socio-demographic characteristics, Crime, Criminals
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Homisid suçlarına ilişkin literatür incelendiğinde; kadın olgular ile ilgili homisid suçlarına ilişkin kısıtlı veri bulunmaktadır. Ayrıca literatürde, kadın faillerde, filisid olguları ile diğer homisid olguları arasındaki farklılıkları ele alan bir çalışmaya rastlanmamıştır. Çalışmamızda adam öldürme/öldürmeye teşebbüs suçu nedeniyle yatışı gerçekleşmiş kadın olgularda suçun işlendiği bireyin çocuk ya da yetişkin olmasına göre klinik, sosyodemografik ve suça ilişkin özellikler açısından farklılık olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEM: Çalışmamız, retrospektif, tanımlayıcı ve kesitsel dosya taraması şeklinde planlanmıştır. Çalışmanın evrenini Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Psikiyatri Birimi bünyesinde hizmet veren Tutuklu ve Hükümlü Servisine Ocak 1995-Aralık 2021 arasında yatırılmış kadın olgular oluşturmaktadır. Çalışmaya; 50 filisid, 76 erişkin homisid olgusu olmak üzere toplamda 126 kadın olgu dahil edilmiştir. Olgulara ilişkin hedef verileri elde etmeye yönelik araştırmacı tarafından oluşturulan, sosyodemografik, klinik ve suça ilişkin özellikleri içeren bir veri formu kullanılmıştır. BULGULAR: Filisid grubunu oluşturan olguların suç esnasındaki yaş ortalaması 29,80±8,25 yıl, erişkin homisid grubunun ise 33,08±10,50 yıldır (p>0.05). Medeni durum ve çocuk sayısı açısından iki grup arasında anlamlı düzeyde farklılık saptanmıştır (p<0,001). Filisid grubunda evli olma oranı yetişkin homisid grubunda çocuk sahibi olmama oranı daha fazla bulunmuştur. Çalışma durumu açısından iki grup arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Filisid grubunda düzenli bir işte çalışmama oranı daha yüksektir. Ceza sorumluluğu etkilenmiş olgularda tanı dağılımları değerlendirildiğinde iki grup arasında anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,05). Erişkin homisid grubunda en sık tanı grubu şizofreni spektrum bozuklukları iken (%70,6, n=12), filisid grubunda en sık şizofreni spektrum bozuklukları (%40, n=6) ve unipolar depresyondur (%40, n=6). Suça ilişkin bulgular değerlendirildiğinde; suçun ortaya çıkış şekli (p=0,001), suç işlenen yer (p<0,01), suç esnasındaki affektif bulgu varlığı (p=0,01) ve homisidal davranışın şekli (p<0,001) açısından iki grup arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Maktulü saklama davranışı (p<0,05), suç sonrası kendine zarar verme davranışı (p<0,05) ve suç inkarı (p<0,05) filisid grubunda anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır. Yatış tanıları ele alındığında, filisid grubunda mental retardasyon (p=0,001) ve unipolar depresyon (p<0,05) sıklığı anlamlı düzeyde yüksektir. Cezaevi öncesi psikiyatrik öykü değerlendirildiğinde, filisid grubunda geçmiş psikiyatrik bozukluk sıklığı daha yüksek saptanmıştır (p<0,05). Erişkin homisid grubunda psikoaktif madde kullanım öyküsü filisid grubuna kıyasla anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0,01). SONUÇ: Filisid suçu işlemiş kadın olgularda, erişkine yönelik homisid suçu işlemiş kadın olgulara göre anlamlı düzeyde yüksek unipolar depresyon tanısı gözlenmiştir. Erişkin homisid grubunda homisid suçu en sık eşe karşı işlenmektedir. İki grup arasında ceza sorumluluğu etkilenme oranları açısından farklılık bulunmamakta olup, ceza sorumluluğu etkilenenlerde tanı dağılımı farklılık göstermektedir. Filisid suçu işleyen kadın olgulardaki tanı dağılımı göz önüne alındığında, perinatal ve postnatal dönemde depresyonun taranması, tanınması ve tedavisine yönelik koruyucu, önleyici ve tedavi edici hizmetlerin çocuğa yönelik homisidal davranış riskini azaltabileceği düşünülmüştür.
Özet (Çeviri)
OBJECTIVE: When the literature on homicide crimes is examined, there is limited data on homicide crimes related to female cases. In addition, no study has been found in the literature that deals with the differences between filicide cases and other homicid cases in female perpetrators. In our study, it was aimed to investigate whether there is a difference in clinical, sociodemographic and criminal characteristics in female cases hospitalized for murder/attempted murder, depending on whether thevictim was a child or an adult. METHODS: Our study was planned as retrospective, descriptive and cross-sectional file scanning. The population of the study consists of female cases hospitalized between January 1995 and December 2021 in Bakirkoy Prof. Dr. Mazhar Osman Mental Health and Neurological Research and Training Hospital, Forensic Psychiatry Unit. To research; total of 126 female cases, including 50 filicide cases and 76 adult homicidal cases, were included. A data form created by the researcher, including sociodemographic, clinical and criminal characteristics, was used to obtain target data on the cases. RESULTS: The mean age of the subjects in the filicide group was 29.80±8.25 years at the time of crime, and 33.08±10.50 years in the adult homicide group (p>0.05). There was a significant difference between the two groups in terms of marital status and number of children (p<0.001). There was a significant difference between the two groups in terms of working status (p<0.05). The frequency of not working in a regular job is higher in filicide cases. When the diagnosis distributions were evaluated in the cases whose criminal responsibility was affected, a significant difference was found between the two groups (p<0.05), the most common diagnosis group was schizophrenia spectrum disorders (70.6%, n=12) in the adult homicide group, and the most common schizophrenia spectrum disorders in the filicide group. (40%, n=6) and unipolar depression (40%, n=6). When the findings related to the crime are evaluated; Significant differences were found between the two groups in terms of the way the crime occurred (p=0.001), the place where the crime was committed (p<0.01), the presence of affective symptoms during the crime (p=0.01) and the type of homicidal behavior (p<0.001). Hiding the victim (p<0.05), self-harming behavior after crime (p<0.05) and denial of crime (p<0.05) were found to be significantly higher in the filicide group. Considering the hospitalization diagnoses, the frequency of mental retardation (p=0.001) and unipolar depression (p<0.05) was significantly higher in the filicide group. When the psychiatric history before prison was evaluated, the frequency of past psychiatric disorders was found to be higher in the filicide group (p<0.05). The history of psychoactive substance use was found to be significantly higher in the adult homicide group compared to the filicide group (p<0.01). CONCLUSION: A significantly higher diagnosis of unipolar depression was observed in female patients who committed filicide crime compared to female patients who committed adult homicide crime. In the adult homicide group, the homicide crime is most frequently committed against the spouse. There is no difference between the two groups in terms of the rates of being affected by criminal responsibility, and the distribution of diagnoses in those affected by criminal responsibility differs. Considering the distribution of diagnoses in female cases who committed filicide crime, it was thought that preventive, preventive and therapeutic services for screening, diagnosis and treatment of depression in the perinatal and postnatal period may reduce the risk of homicidal behavior towards the child.
Benzer Tezler
- TRT çocuk kanalında yayınlanan çizgi dizilerin iletişim engelleri açısından incelenmesi
Examining the cartoons broadcasting in the channel of TRT çocuk in terms of communication barriers.
İBRAHİM GÜNGÖR
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
İletişim BilimleriHacettepe ÜniversitesiÇocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İSMİHAN ZELİHA ARTAN
- Koruyucu aile'de yetişen çocukların gözüyle koruyucu ailelerin değerlendirilmesi
Evaluation of protective families with the eye of children growing in protective family
HATİCE NURPERİ SAYIN
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Sosyal Hizmetİstanbul Aydın ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UĞUR TEKİN
- Yetişkinlere yönelik reklamlarda çocuk istismarı: Örnek reklamların izleyici ve oyuncu çocuk bağlamında değerlendirilmesi
Child abuse in the advertisements for adults: The evaluation of sample advertisements in terms of viewers and acting children
PINAR CANBAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Psikolojiİstanbul Aydın ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HÜSEYİN KAZAN
- Boşanmış ailelerin yetişkin çocuklarının romantik ilişkilere, evliliğe ve ebeveyn olmaya dair algılarının incelenmesi: Nitel bir araştırma
Understanding the perceptions of adult children of divorced families about romantic relationships, marriage and being a parent: A qualitative study
KÜBRA PARIM AÇIKALIN
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
PsikolojiBahçeşehir ÜniversitesiRehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ NAZLI BÜŞRA AKÇABOZAN KAYABOL