Geri Dön

İntraserebral hemorajilerde prognostik faktörlerin klinik ile korelasyonu

Clinical correlation of prognostic factors in intracerebral hemorrhages

  1. Tez No: 786336
  2. Yazar: MUSTAFA HARUN ŞAHİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. OĞUZHAN KURŞUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: intraserebral hemoraji, intraventriküler kanama, prognostik belirteçler, Biyobelirteçler, Hemorajiler, Prognoz, Serebral hemoraji, Serebral ventriküller, intracerebral hemorrhage, intraventricular hemorrhage, prognostic markers, Biomarkers, Hemorrhage, Prognosis, Cerebral hemorrhage, Cerebral ventricles
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: İntraserebral Hemoraji (İSH) iskemik inmeden sonra ikinci en sık inme tipi olup önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. İSH'de prognoz risk faktörlerinin varlığına, altta yatan etiyolojiye, kanamanın lokalizasyonuna ve kanamanın boyutuna bağlı değişmektedir. Görüntülemelerdeki prognostik belirteçlerin tespit edilmesi, skorlamaların yaygın kullanılması ve laboratuvar tetkiklerinin değerlendirilmesi klinisyenlere hastalığın seyri konusunda bilgi sağlayarak tedavilerin yönlendirilmesini ve daha etkin müdahale imkânı sağlar. Bizim bu çalışmadaki amacımız hastaların demografik özelliklerini incelemek, daha önceki çalışmalarda araştırılan prognoz için kullanılan kan belirteçlerini, görüntüleme belirteçlerini ve sık kullanılan prognoz skorlama modellerini birbiri ile karşılaştırmak ve etkinliklerini kıyaslamaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada 2019 Mart-2022 Haziran tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi acil servisine başvuran ve nöroloji servis, yoğun bakım yatışı uygun görülen 18 yaş üstü spontan intraserebral hematom tanısı alan 337 hasta retrospektif olarak incelenip demografik verileri kaydedildi. Hastaların ilk başvurularındaki görüntüleri iş istasyonunda iki araştırmacı tarafından da ayrı olarak birbirinden bağımsız şekilde analiz edildi. Hastaların ilk geliş, çıkış ve 3. aydaki mRS'leri hesaplandı ve ana sonlanım noktası olarak ele alındı. Hastaların risk faktörleri, BBT bulguları, prognoz skorlamaları ve laboratuvar bulguları birbiriyle kıyaslandı. Verilerin istatistiksel analizi için IBM SPSS V23 programı kullanıldı ve istatistiksel anlamlılık değeri 'p<0,05' olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmada yer alan hastaların yaş ortalaması 66,49 ± 15,05 (min 20-max 96) olarak bulundu. Bireylerin %59,3'ü erkekti. mRS 3-6 arası kötü sonlanım olarak alınırsa hastaların %60,2'si ve mRS 4-6 arası kötü sonlanım olarak alınırsa hastaların %52,8'i kötü fonksiyonel sonlanıma sahip oldu. Hastaların özgeçmişlerinde hipertansiyon [95% CI, 4,394 (1,541-12,528) p=0,006], demans [95% CI, 3,384 (1,416-8,087) p=0,006] ve koroner arter hastalığı [95% CI, 3,372 (1,313-8,664) p=0,012] olması kötü sonlanım ile ilişkili görüldü. Yaşın artması ile kötü fonksiyonel sonlanımda artma gözlendi [95% CI, 1,035 (1,019-1,051) p=<0,001]. Geliş tansiyon değerlerinin yüksek olması prognozu kötüleştirdi [95% CI, sistolik 1,012 (1,003-1,02) p=0,006, diastolik 1,02 (1,005-1,035) p=0,007]. EKG'de AF olması [95% CI, 1,868 (1,022-3,413) p=0,042] kötü sonuçla ilişkili görülürken, tek başına antiagregan veya antikoagülan kullanımından ziyade, ikisinin birlikte kullanılması [95% CI, 22,777 (1,919-270,295) p=0,013] kötü sonlanımda daha önemli görüldü. BBT prognostik belirteçlerden“swirl sign”diğer belirteçlere göre daha kötü sonuç riskine sahip görüldü [95% CI, 21,134 (2,809-159,028) p=0,003]. Hematom hacmi literatür ile uyumlu olarak kötü sonlanım ile alakalı görüldü ve her birim artışı da kötü sonuç riskinde anlamlı görüldü [95% CI, 1,064 (1,046-1,083) p=<0,001]. İntraventriküler kanamanın (İVK) olması kötü fonksiyonel sonlanım ile bağlantılı görülürken İVK'nin hacminin de önemli olduğu gözlendi [95% CI, 1,13 (1,07-1,194) p=<0,001]. Kanama lokalizasyonunda putaminokapsüler kanama [95% CI, 3,381 (1,279-8,936) p=0,014] en kötü prognoza sahip iken, kaudat nukleustaki kanamalar iyi fonksiyonel sonuçlara sahipti (3,7% vs 0% p=0,023). Laboratuvar bulgularından kan glukozu (1,006 (1,002-1,01) p=0,002), WBC (12,27±31,66 p=0,01), nötrofil (8,07 ± 3,95 p=0,05), N/L (7,08±6,38 p=0,026) ve CRP (0,02±0,03 p=<0,001) değerleri kötü prognostik yordayıcı olarak diğer laboratuvar bulgularına göre daha anlamlı görüldü. ICH [95% CI, 4,798 (3,47-6,633) p=<0,001] ve FUNC [95% CI, 0,396 (0,32-0,49) p=<0,001] skorunun her ikisinin de fonksiyonel sonlanımı tahmin etmede başarılı olduğu gözlendi. Sonuç: Prognoza etki eden faktörlerden bazıları kötü sonlanımda diğerlerine göre daha çok risk artışına yol açmaktadır. Hasta bazında prognoza etki eden faktörleri tek başına değerlendirmek yerine bütün faktörleri birlikte bütünleyici olarak ele almak gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Intracerebral hemorrhage (ICH) is an important cause of morbidity and mortality and is the second most common type of stroke after ischemic stroke. The existence of risk factors, the underlying etiology, and the location of the hematoma all affect the outcome in ICH. The identification of prognostic markers in imaging, the widespread application of scoring, and the interpretation of laboratory tests give clinicians knowledge about the progression of the illness, guiding treatment decisions and enabling more efficient intervention. The objective of this study is to analyze the efficacy of commonly used prognosis scoring models for prognosis studied in previous studies, as well as to compare the blood markers, imaging markers, and patient demographic variables. Materials and Methods: In this study, 337 patients over the age of 18 who were admitted to the Ankara City Hospital emergency department between March 2019 and June 2022 and were diagnosed with spontaneous intracerebral hematoma, who were approved for hospitalization in the service and intensive care unit, were retrospectively analyzed and their demographic datas were recorded. The images of the patients at their first admission were analyzed at the workstation by two researchers, independently of each other. The mRS of the patients at first admission, discharge, and 3 months were calculated and considered as the main endpoint. Risk factors, CT findings, prognosis scores and laboratory findings of the patients were compared with each other. IBM SPSS V23 program was used for statistical analysis of the data and the statistical significance value was accepted as 'p<0.05'. Results: The mean age of the individuals included in the study was 66.49 ± 15.05 (min 20- max 96). 59.3% of individuals were male. If the mRS 3-6 was taken as a poor outcome, 60.2% of the patients and if the mRS 4-6 was taken as a poor outcome, 52.8% of the patients had a poor functional outcome. A poor result was linked to a history of hypertension [95% CI, 4,394 (1,541-12,528) p=0,006], dementia [95% CI, 3,384 (1,416-8,087) p=0,006] and coronary artery disease [95% CI, 3,372 (1,313-8,664) p=0,012]. An increase in poor functional outcome was observed with increasing age [95% CI, 1,035 (1,019-1,051) p=<0,001]. High blood pressure values at admission worsened the prognosis [95% CI, systolic 1,012 (1,003-1,02) p=0,006, diastolic 1,02 (1,005-1,035) p=0,007]. While the presence of AF on the ECG [95% CI, 1,868 (1,022-3,413) p=0,042] was associated with a poor outcome, the combination of both rather than using antiaggregant or anticoagulant alone was seen as more important in poor outcome [95% CI, 22,777 (1,919-270,295) p=0,013]. Hematoma volume was associated with poor outcome, consistent with the literature, and each unit increase was significant in the risk of poor outcome [95% CI, 1.064 (1.046–1.083) p=<0.001]. While the presence of intraventricular hemorrhage (IVH) was associated with poor functional outcome, the volume of the IVH was also observed to be important [95% CI, 1,13 (1,07-1,194) p=<0,001]. In the localization of hemorrhage, putaminocapsules [95% CI, 3,381 (1,279-8,936) p=0,014] had the worst prognosis, whereas hemorrhages in the caudate nucleus (3,7% vs 0% p=0,023) had good functional outcomes. Among the laboratory findings, blood glucose (1,006 (1,002-1,01) p=0,002), WBC (12,27±31,66 p=0,01), neutrophil (8,07±3,95 p=0,05), N/L (7,08±6,38 p=0,026) and CRP (0,02±0,03 p=<0,001) values were found to be more significant than other laboratory findings. It was found that functional result could be accurately predicted by both ICH [95% CI, 4,798 (3,47-6,633) p=<0,001] ve FUNC [95% CI, 0,396 (0,32-0,49) p=<0,001] and FUNC [95% CI, 0,396 (0,32-0,49) p=<0,001] scores. Conclusion: It was observed that some of the factors affecting the prognosis led to a higher risk of poor outcome than others. Although it is not a correct approach to evaluate the factors affecting the prognosis alone, it is necessary to consider all factors as integrators.

Benzer Tezler

  1. Akut spontan intraserebral hemoraji hastalarında kan lipid düzeyleri ile prognoz ilişkisi

    The relationship between blood lipid levels and prognosis in acute spontaneous intracerebral hemorrhage patients

    ELİF DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    NörolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VİLDAN AYŞE YAYLA

  2. Spontan kranial intraparankimal hematomlu hastaların retrospektif incelemesi

    Clinical retrospective examination of patients with spontaneous cranial intraparankimal hematoma

    SERDAR CENGİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    NöroşirürjiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YAVUZ ERDEM

  3. İntravenöz tromboliz ve mekanik trombektomi sonrası hemorajik transformasyonu öngörmede inflamatuar belirteçlerin rolü

    The role of inflammatory markers in predicting hemorrhagic transformation after intravenous thrombolysis and mechanical thrombectomy

    SELMA AKKAYA ARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    NörolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT MERT ATMACA

  4. İntraserebral hematomlarda risk faktörleri ve BBT bulgularının prognozla ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    Ş.NEŞE ERDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    NörolojiSağlık Bakanlığı

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DR. NURİ YAŞAR ERENOĞLU

  5. Sol ventrikül destek cihazlı (SVDC) hastalarda gelişen spontan intraserebral hemorajilere nöroşirurjikal yaklaşım ve mortalite üzerine etkileri

    Neurosurgical approach and its effects on mortality in spontaneous intracerebral hemorrhages in patients with left ventricular assist device (LVAD)

    EMRE DURSUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    NöroşirürjiEge Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERKİN ÖZGİRAY