Geri Dön

Tip 1 diyabetes mellitusu olan çocuklarda nefropati sıklığının retrospektif değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of the frequency of nephropathy in children with type 1 diabetes mellitus

  1. Tez No: 800471
  2. Yazar: ŞEYHMUS YAVUZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EDİP UNAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Diyabetes Mellitus, mikroalbüminüri, diyabetik nefropati, Böbrek hastalıkları, Diabetes mellitus, Diabetes mellitus-tip 1, Diabetik nefropatiler, Nefropati, Retrospektif çalışmalar, Çocuklar, Microalbuminuria, Diabetic Nephropathy, Diabetes Mellitus, Kidney diseases, Diabetes mellitus-type 1, Diabetic nephropathies, Nephropathy, Retrospective studies, Children
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada Tip 1 Diyabetes Mellitus (T1DM) ile takip edilen çocuk ve adölesan hastalardaki nefropati sıklığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada 01 Ocak 2017 - 01 Aralık 2022 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi Polikliniğinde T1DM tanısı alan ve düzenli kontrollere gelen çocuk ve adölesan olgulardan çalışmaya dâhil edilen 131 olgu retrospektif olarak incelendi.. Bulgular: Çalışmaya 66'sı kız (%50,4), 65'i erkek (%49,6) toplam 131 olgu alındı. Mikroalbüminüri tespit edilen olgular grup 1 (69 olgu (%52,7)), mikroalbüminüri olmayan olgular ise grup 2 (62 olgu (% 47,3)) olarak sınıflandırıldı. Grup 1 ve 2'de yer alan olguların ortalama tanı yaşı sırasıyla 8,62±2,32 ve 9,35±3,75 olarak hesaplandı ve her 2 grup arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,71). Olguların ortalama takip süresi grup 1'de 5,94±1,86 yıl iken, grup 2'de 4,93±2,72 olarak bulundu ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı saptandı (p<0,001). Grup 1 ve 2'de olguların ortalama glikolize hemoglobin (HbA1c) düzeyi sırasıyla 10,62±1,77 ve 10,11±1,43 olarak saptandı ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0,073). Grup 1 ve 2'de olguların sırasıyla ölçülen ortalama total kolesterol düzeyi 169,64±35,90 ve 174,05±47,22 mg/dl, ortanca trigliserid düzeyi 90 (62,30-112) ve 90,5(66,75-154,25) mg/dl, ortanca Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein (HDL) değeri 62,20 (49,10 – 64) ve 50,05 (44,50 – 66,07) mg/dl, ortalama Düşük Yoğunluklu Lipoprotein (LDL) düzeyi 94,12±28,95 ve 98,22±28,37 mg/dl olarak ölçüldü ve her iki grup arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). Grup 1 ve 2'de sırasıyla olguların ortalama sistolik kan basıncı (KB) 113,40 ± 17,43 ve 102,68 ± 11,53 mmHg olarak saptandı ve grup 2'ye göre grup 1'de istatistiksel olarak anlamlı ölçüde yüksek saptandı (p= 0,025). Grup 1 ve 2'de sırasıyla olguların diyastolik KB 67,86 ± 9,17 ve 66,75 ± 8,88 mmHg saptandı ve aradaki fark anlamlı değildi (p=0,66). Grup 1 olgularında 24 saatlik idrarda ortanca total protein miktarı 140(96-205) mg/gün iken, grup 2'de 21(14,75-26,55) mg/gün şeklinde ölçüldü. Grup 1'de istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p=<0,001). Çalışmaya dahil edilen olgularda protein varlığı ile cinsiyet, puberte varlığı, çölyak hastalığı (ÇH) varlığı ve hashimoto hastalığının (HH) varlığı arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p >0.05). Proteinüri ile tanı yaşı, ortalama HbA1c düzeyi, total kolesterol düzeyi, trigliserid düzeyi, HDL düzeyi, LDL düzeyi, GFR, spot idrarda albümin/kreatin oranı (ACR) ve diastolik KB değerleri arasında yapılan Pearson kolerasyon analizinde istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p<0,05). Proteinürinin T1DM takip süresi (r= -0,351 p=< 0,001) ile negatif kolerasyon gösterdiği, sistolik KB ile (r=-0,268 p= 0,025) pozitif kolerasyon gösterdiği tespit edildi. Sonuç: Sonuç olarak; diyabet son yıllarda giderek artmış ve çocukluk çağının da önemli bir sorunu haline gelmiştir. Erken ve uygun takip ve tedavi edilmediği takdirde ileriki yaşlarda başta DN olmak üzere hayatı tehdit eden ve yaşam kalitesini bozan çok ciddi komplikasyonlara neden olmaktadır. Çalışmamızda özellikle diyabet süresi uzadıkça ve sistolik KB arttıkça DN sıklığının arttığı gösterilmiştir. Proteinürisi olan ile olmayan gruplar arasında her ne kadar ortalama HbA1C düzeyi arasında anlamlı fark saptanmasa da, proteinürili hasta grubunda daha yüksek saptandı. Bu nedenle diyabetin kronik komplikasyonlarının ve özellikle de DN'nin önlenmesi için iyi glisemik kontrolün sağlanması, belli aralıklarla kan basıncı ve proteinürinin bakılması son derece büyük önem arz etmektedir. Gerekli önlemler alındığında ve düzenli aralarla gerekli tetkikler yapıldığında DN'nin yol açtığı son dönem böbrek yetmezliği önlenebilecektir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: In this study, it was aimed to determine the frequency of nephropathy in pediatric and adolescent patients followed up with T1DM. Material and Method In this study, 131 children and adolescents who were diagnosed with T1DM in the DUTF Pediatric Endocrinology Polyclinic between January 01, 2017 and December 01, 2022 and who were included in the study were examined retrospectively.. Results: A total of 131 cases were included in the study, with 66 being female (50.4%) and 65 being male (49.6%). The cases with microalbuminuria were classified as Group 1 (69 cases, 52.7%), while the cases without microalbuminuria were classified as Group 2 (62 cases, 47.3%). The mean age of diagnosis was calculated as 8.62±2.32 years for Group 1 and 9.35±3.75 years for Group 2, and no significant difference was observed between the two groups (p=0.71). The mean follow-up duration was 5.94±1.86 years for Group 1 and 4.93±2.72 years for Group 2, with a statistically significant difference (p<0.001). The mean HbA1c levels for Group 1 and Group 2 were 10.62±1.77 and 10.11±1.43, respectively, with no statistically significant difference (p=0.073). The mean total cholesterol levels were 169.64±35.90 mg/dl for Group 1 and 174.05±47.22 mg/dl for Group 2, the median triglyceride levels were 90 (62.30-112) mg/dl for Group 1 and 90.5 (66.75-154.25) mg/dl for Group 2, the median HDL values were 62.20 (49.10-64) mg/dl for Group 1 and 50.05 (44.50-66.07) mg/dl for Group 2, and the mean LDL levels were 94.12±28.95 mg/dl for Group 1 and 98.22±28.37 mg/dl for Group 2, with no statistically significant difference between the two groups (p>0.05). The mean systolic blood pressure was 113.40±17.43 mmHg for Group 1 and 102.68±11.53 mmHg for Group 2, with Group 1 showing a statistically significant higher value compared to Group 2 (p=0.025). The mean diastolic blood pressure for Group 1 and Group 2 was 67.86±9.17 mmHg and 66.75±8.88 mmHg, respectively, with no significant difference between the two groups (p=0.66). The median total protein in 24-hour urine was 140 (96-205) mg/day for Group 1 and 21 (14.75-26.55) mg/day for Group 2. Group 1 had a significantly higher value (p=<0.001). There was no significant relationship between the presence of proteinuria and gender, puberty, coeliac disease, and Hashimoto's disease in the included cases (p>0.05). Pearson correlation analysis between proteinuria and age of diagnosis, mean HbA1c level, total cholesterol level, triglyceride level, HDL level, LDL level, GFR, spot urine albumin/creatinine ratio, and diastolic blood pressure did not reveal any statistically significant differences (p<0.05). It was observed that proteinuria showed a negative correlation with T1DM follow-up duration (r= -0.351, p=<0.001) and a positive correlation with systolic blood pressure (r=-0.268, p=0.025). Conclusion: In conclusion, diabetes has been increasing in recent years and has become a significant problem in childhood. If not properly monitored and treated, it can lead to life-threatening and quality of life-reducing complications, particularly diabetic nephropathy (DN), in later years. Our study has shown that the frequency of DN increases with longer duration of diabetes and higher systolic blood pressure. Although there was no significant difference in average HbA1C levels between the group with proteinuria and the group without proteinuria, it was higher in the proteinuric patient group. Therefore, achieving good glycemic control and regularly monitoring blood pressure and proteinuria are of great importance in preventing chronic complications of diabetes, especially DN. When necessary precautions are taken and regular screenings are conducted, end-stage renal failure caused by DN can be prevented.

Benzer Tezler

  1. Diyabetik nefropatiyi erken saptamak için biyobelirteçlerin etkinliği ve tırnak yatağı kapilleroskopisi ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effectiveness of biomarkers in the early detection of diabetic nephropathy and their association with nailfold capillaroscopy

    HİLALGÜL SAĞLAM KARA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYSUN BİDECİ

  2. Karaciğer nakli olmuş çocuklarda nakil sonrası bozulmuş glukoz toleransı sıklığı ve diyabet gelişim riskinin araştırılması

    The investigation of the risk of posttransplant diabetes mellitus development and impaired glucose tolerance in pediatric liver transplant recipients

    SELİM GÖKÇE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMRA SÖKÜCÜ

  3. Tip 1 diabetes mellitus tanısı ile izlenmekte olan çocukların metabolik kontrolü ile nörokognitif fonksiyonları arasındaki ilişki

    Relationship between metabolic control and neurocognitive functions of the children followed with diagnosis of type 1 diabetes mellitus

    ÖZLEM TOLU KENDİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİLGİN YÜKSEL

  4. Tip 1 diyabetes mellitus tanılı çocukların başvuru ve izlem özellikleri

    Diagnosis and follow-up of children with TYPE 1 diabetes mellitus

    ŞULE DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PEYAMİ CİNAZ