Membranöz nefropati tanılı hastalarda nötrofil/lenfosit ve platelet/lenfosit oranlarının hastalık prognozu üzerine etkisi
The effect of neutrophil/lymphocyte and platelet/lymphocyte ratios on disease prognosis in patients with membranous nephropathy
- Tez No: 800661
- Danışmanlar: PROF. DR. FUNDA SARI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: Böbrek hastalıkları, Glomerülonefrit-membranöz, Nefropati, Nötrofil/lenfosit oranı, Trombosit/lenfosit oranı, Kidney diseases, Glomerulonephritis-membranous, Nephropathy, Neutrophil/lymphocyte ratio, Platelet/lymphocyte ratio
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Erişkin nefrotik sendromun en önemli nedeni membranöz nefropatidir (MN). MN prognozunu değerlendirmek adına bazı faktörler tespit edilmiştir. Erkek cinsiyet, Asya kökenli olmak, ileri yaş, başlangıçtaki renal fonksiyon bozukluğu, proteinürinin derecesinin yüksek olması, IgG ve α-1 mikroglobulinin idrar ekskresyonu yüksekliği, glomerüler segmental sklerozis kötü prognostik faktörlerdir. Nötrofil/lenfosit oranı (NLR) ve platelet/lenfosit oranı (PLR) güncel olarak kullanılan sistemik inflamasyona işaret eden belirteçlerdir. Primer MN'li hastalarda NLR ve PLR'nin prognoz üzerine etkisini inceleyen literatür kısıtlıdır. Biz bu çalışmada NLR ve PLR'nin primer MN'li hastaların 5 yıllık takiplerinde prognoz üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Bununla beraber ikincil olarak sosyodemografik ve biyokimyasal değerlerin prognoz üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. İki farklı hastaneden toplamda 75 primer MN'li hastanın 60 aylık takiplerine dair veriler sosyodemografik veriler, biyokimya ve hemogram değerleri retrospektif olarak toplanmıştır. 6. ayda ve 12. ayda proteinürinin iyileşmesi, risk düzeyi, son dönem böbrek yetmezliğine (SDBY) gidiş (eGFR<15mL/dk/1,73m2) ve renal fonksiyonlarda kötüye gidiş (eGFR<60mL/dk/1,73m2) üzerinde tanı anındaki NLR ve PLR'nin prognostik etkisi değerlendirilmiştir. NLR ve PLR proteinürinin iyileşmesi üzerinde prognostik bir etkiye sahip olmayıp, risk grupları arasında da NLR v PLR düzeyleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Tanı anındaki yüksek kreatinin düzeyi, düşük hemoglobin düzeyi, yüksek NLR ve yüksek PLR SDBY'ye gidiş üzerinde kötü prognostik etkiye sahipken renal fonksiyonlarda kötüye gidiş üzerinde tanı anındaki yüksek kreatinin düzeyi, düşük hemoglobin düzeyi ve yüksek NLR kötü prognostik etkiye sahiptir. NLR ve PLR'nin SDBY'ye gidişi ve renal fonksiyonlarda kötüye gidişi öngörmesi adına istatiksel olarak anlamlı eşik değer bulunamamıştır. Sonuç olarak NLR ve PLR primer MN'li hastalarda prognostik belirteç olarak kullanılabilecek ucuz ve kolay ulaşılabilir değerlerdir. Daha büyük örneklem ve kapsamlı analizlerle yapılacak çalışmalarla primer MN'de NLR ve PLR'nin yeri daha net anlaşılacaktır.
Özet (Çeviri)
The most common cause of adult nephrotic syndrome is membranous nephropathy (MN). Several factors have been identified to evaluate the prognosis of MN. Male gender, Asian ethnicity, advanced age, low initial renal function, high degree of proteinuria, high urinary excretion of IgG and α-1 microglobulin, and glomerular segmental sclerosis are poor prognostic factors. Neutrophil/lymphocyte ratio (NLR) and platelet/lymphocyte ratio (PLR) are currently used as indicators of systemic inflammation. There is limited literature on the impact of NLR and PLR on the prognosis of patients with primary MN. In this study, we aimed to evaluate the effect of NLR and PLR on the prognosis of primary MN patients during a 5-year follow-up period. Additionally, the impact of sociodemographic and biochemical values on prognosis was evaluated. Data on sociodemographic, biochemical, and hemogram values of 75 primary MN patients from two different hospitals were collected retrospectively for a 60-month follow-up period. The prognostic effect of NLR and PLR at the time of diagnosis on proteinuria improvement, risk level, progression to end-stage renal disease (eGFR<15mL/min/1.73m2), and deterioration of renal function (eGFR<60mL/min/1.73m2) was evaluated at 6 and 12 months. NLR and PLR did not have a prognostic effect on proteinuria improvement, and there was no significant difference in NLR and PLR levels among risk groups. However, high creatinine levels, low hemoglobin levels, high NLR, and high PLR at the time of diagnosis had a poor prognostic effect on progression to end-stage renal disease, while high creatinine levels, low hemoglobin levels, and high NLR had a poor prognostic effect on the deterioration of renal function. No statistically significant threshold values were found for NLR and PLR to predict progression to end-stage renal disease and deterioration of renal function. In conclusion, NLR and PLR are inexpensive and easily accessible values that can be used as prognostic markers in patients with primary MN. Further studies with larger samples and comprehensive analyses will provide a clearer understanding of the role of NLR and PLR in primary MN.
Benzer Tezler
- Böbrek biyopsisi ile proliferatif glomerülonefrit tanısı almış olan hastalarda tanı anındaki ve takip hemogram parametrelerinin böbrek sağ kalımını öngörmede etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of basal and follow-up hemogram parameters on predicting kidney survival in patients diagnosed with renal biopsy as proliferative glomerulonephritis
GULJAHAN HATAMOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
NefrolojiEge Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUMTAZ YILMAZ
- Primer membranöz nefropati tanılı hastalarda nötrofil lenfosit oranı, platelet lenfosit oranı ve diğer prognostik parametrelerin tedavi yanıtı ve renal sağ kalım üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the impact of neutrophil-lymphocyte ratio, platelet-lymphocyte ratio and other prognostic parameters on treatment response and renal survival in patients with primary membranous nephropathy
AYKUT ŞAŞMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
İç HastalıklarıEge Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MELTEM SEZİŞ
- Primer membranöz nefropati tanılı hastalarda sistemik immun inflamasyon indeksi ve pan-immun inflamasyon değeri proteinüri remisyonunu öngörebilir mi?
Can the systemic immune-inflammation index and pan-immune inflammation value predict proteinuria remission in patients with primary membranous nephropathy?
ÖZNUR TOPLU ÖZGAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ARZU ÖZDEMİR
- Preterm erken membran rüptürü olgularının perinatal ve neonatal sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of perinatal and neonatal outcomes of preterm early membrane rupture cases
ENES SARAÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HİCRAN ACAR ŞİRİNOĞLU
- Primer (idiopatik) membranöz nefropati tanılı hastalarda demografik özellikler, M tipi fosfolipaz A2 reseptör antikor (anti-PLA2R) düzeyi, klinik bulgular ve tedavi rejimlerinin değerlendirilmesi
Evaluation of demographic characteristics, M type phospholipase A2 receptor antibody (anti-OLA2R) level, clinical findings and treatment regimens in patients with primary (idiopathic) membranous nephropathy
RUKİYE DİLARA TEKİN UZMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Nefrolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HALİL YAZICI