Geri Dön

2015 - 2022 yılları arasında Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma hastanesinde yatan preeklampsi tanısı almış gebelerin retrospektif değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of pregnant women diagnosed with preeclampsia in Ordu University Medical Faculty training and Research Hospital between 2015 - 2022

  1. Tez No: 800762
  2. Yazar: OKAY ALPTEKİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEDA KESKİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Preeklampsi, erken preeklampsi, geç preeklampsi, şiddetli preeklampsi, hafif preeklampsi, Gebelik, Ordu, Retrospektif çalışmalar, Yatan hastalar, Preeclampsia, early-onset preeclampsia, late-onset preeclampsia, severe preeclampsia, Pregnancy, Ordu, Pre-eclampsia, Retrospective studies, Inpatients
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ordu Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Preeklampsi, DSÖ verilerine göre dünya çapında maternal, fetal ve neonatal mortalite ve morbiditenin en önemli sebeplerindendir. Tüm gebeliklerin yaklaşık %7-10'unu etkilemektedir. Gebeliğe has olan az sayıdaki patolojik durumlardan biridir. Yüzyıllardır esas tedavisi doğum olup, değişmemiştir. Son yıllarda insidansında gelişmiş ülkelerde dahi artış görülmektedir. Bu çalışmada kriterleri belirlenen gebelerin demografik, klinik ve laboratuar verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya 01/01/20215-01/07/2022 tarihleri arasında Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı kliniğine başvurup yatarak tedavi alan preeklampsi tanısı koyulmuş toplam 322 gebenin demografik, klinik ve laboratuar verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Hastalar klinik verileri ve laboratuar sonuçlarına göre hafif preeklampsi (şiddetli özellik göstermeyen preeklampsi) ve ağır preeklampsi (şiddetli özellik gösteren preeklampsi) iki gruba, hipertansiyon bulgularının meydana çıktığı gestasyonel haftaya göre de geç preeklampsi (>34 hafta) ve erken preeklampsi (<34 hafta) olmak üzere diğer iki gruba ayrılmıştır. Bulgular: Çalışmada preeklampsi şiddetine göre; 212 hafif preeklampsi, 110 ağır preeklampsi; haftasına göre ise 201 geç preeklampsi, 121 erken preeklampsi hastası dahil edilmiştir. Gebelerin %24,2'si 35 yaş üzeridir. Adölesan grupta 4 gebe bulunmaktadır. Yenidoğanların %42,5'i 2500gr ve üzeri iken %31,7'si miad olarak bulundu. Hafif preeklampsiye göre ağır (şiddetli) preeklampsi grubunda anlamlı olarak; yaş, ortalama sistolik ve diyastolik basınç, idrar dansitesi, düşük APGAR skoru, ALT, AST, RBC, PLT, BUN daha fazla, VKİ, doğum ağırlığı, doğum haftası ve Na ise daha düşük çıkmıştır (p < 0,05). Geç preeklampsiye göre erken preeklampsi grubunda anlamlı olarak bebek ağırlığı, doğum haftası, APGAR skoru, obezite, PLT, RBC, WBC daha az; ex oranı, fetal distres, CS oranı, ortalama kan basıncı, yoğun bakımda kalış süresi daha fazla bulunmuştur (p < 0,05). Sonuç: Mobidite ve mortalitenin önüne geçmek için, erken tanı ve erken tedavi çok önemlidir. Literatüre göz atıldığında, erken preeklampsi ve ağır preeklampsi daha ciddi komplikasyonlar göstermekte ve dolayısı ile hastalık daha şiddetli seyretmektedir. Çalışma ileri düzey refere bir hastanenin preeklamptik gebelerle iligili tanı, tedavi ve sonuçlarını ortaya koymayı hedeflemiştir. Erken ve geç, hafif ve ağır gruplar arasındaki gerek klinik gerek laboratuar sonuçlarının farklarını ortaya koymak, klinisyenlerin yönlendirilmesinde değerlidir. Çalışmamızda da belirtilen bulgulardan yola çıkılarak bu hasta grupları daha yakın takip edilmelidir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Preeclampsia is one of the most important causes of maternal, fetal and neonatal mortality and morbidity worldwide according to WHO. It affects approximately 7-10% of all pregnancies. It is one of the few pathological conditions specific to pregnancy. The main treatment for centuries has been labor, it has not changed. In recent years, its incidence has increased even in developed countries. In this study, demographic, clinical and laboratory data of pregnant women were analyzed retrospectively. Materials and Methods: In this study, demographic, clinical and laboratory data of a total of 322 pregnant women diagnosed with preeclampsia who applied to Ordu University Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynecology between 01/01/20215 and 01/07/2022 were retrospectively analyzed. According to the clinical data and laboratory results of the patients, mild preeclampsia (preeclampsia without severe features) and severe preeclampsia (preeclampsia with severe features) were divided into two groups, and according to the gestational week in which hypertension findings occur, late-onset preeclampsia (>34 weeks) and early-onset preeclampsia (<34 weeks) were divided into another two groups. Results: According to the severity of preeclampsia in the study; 212 mild preeclampsia, 110 severe preeclampsia; there were 201 late preeclampsia and 121 early preeclampsia patients according to the week of gestation. 24.2% of the pregnant women were over 35 years old. There were 4 pregnant women in the adolescent group. 42.5% of the neonates were born 2500 gr and over and 31.7% reached the term week. Significantly in the severe preeclampsia group compared to mild preeclampsia; age, mean systolic and diastolic pressure, urine density, low APGAR score, ALT, AST, RBC, PLT, BUN were higher, BMI, labor weight, week of labor and Na were lower (p < 0.05). Compared to late preeclampsia, in the early preeclampsia group, baby weight, birth week, APGAR, obesity, PLT, RBC, WBC were significantly lower; exitus rate, fetal distress, CS rate, mean blood pressure, and length of stay in the intensive care unit were found to be higher (p < 0.05). Conclusion: Early diagnosis and early treatment are very important to prevent morbidity and mortality. When the literature is reviewed, early preeclampsia and severe preeclampsia show more serious complications and therefore the disease progresses more severely. The aim of the study was to reveal the diagnosis, treatment and outcomes of preeclamptic pregnant women in an advanced referral hospital. It is valuable in guiding clinicians to reveal the differences in both clinical and laboratory results between early and late, mild and severe groups. Based on the findings mentioned in our study, these patient groups should be followed more closely.

Benzer Tezler

  1. Yeni Cami'nin akustik açıdan performans değerlendirmesi

    Evaluation of the acoustical performance of the New Mosque

    EVREN YILDIRIM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVTAP YILMAZ DEMİRKALE

  2. Pulmoner arter tutulumlu behçet hastaları ile Hughes Stovin sendromlu hastaların demografik ve klinik açıdan karşılaştırılması

    Behçet's patients with pulmonary artery inclusion demographic and patients with Hughes Stovin syndrome clinical comparison

    BAVER ORDU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Romatolojiİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMİRE SEYAHİ

  3. Kuru incirlerde küf florası ve aflatoksigenik küflerin saptanması

    Başlık çevirisi yok

    SİBEL BÜYÜKŞİRİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    BiyolojiEge Üniversitesi

    Biyoloji Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMAİL KARABOZ

  4. COVID-19 pandemisinin 112 acil sağlık hizmetleri üzerinde etkilerinin sağlık yönetimi açısından incelenmesi: Ordu ili örneği

    Investigation of the effects of the COVID-19 pandemic on 112 emergency health services from the perspective of health management: Ordu province case study

    AYŞEGÜL AKÇAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Acil TıpOrdu Üniversitesi

    Sağlık Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TURGUT ŞAHİNÖZ