Geri Dön

Mevlana'nın ve Montaigne'in yapıtlarında kendini tanıma, hoşgörü ve evrensellik

Self-knowledge, tolerance and universality in the works of Mevlana and Montaigne

  1. Tez No: 812481
  2. Yazar: HİLAL DEMİRAY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. TÜLİN KARTAL GÜNGÖR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Fransız Dili ve Edebiyatı, Karşılaştırmalı Edebiyat, French Linguistics and Literature, Comparative Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Montaigne, Mevlana, Kendini Tanıma, Hoşgörü, Evrensellik, Karşılaştırmalı Edebiyat, Kendini bilmek, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Montaigne, Michel, Montaigne, Mevlana, Self-knowledge, Universality, Tolerance, Comparative Literature, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Montaigne, Michel
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Fransız Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

13.yüzyılda yaşayan Fars-Müslüman şair, ilahiyatçı ve âlim Mevlâna Celâleddin-i Rumi ve 16. yüzyılda yaşayan Fransız ünlü deneme yazarı Michel de Montaigne vermiş oldukları eserlerde evrenin en karmaşık ve en gizemli varlığı olan insanı ele alırlar. Kendi hayatlarından yola çıkarak, tecrübeleriyle, bilgi birikimleriyle, yaşama dair gözlemledikleri her bir detayla kendini tanıma konusunda farklı açılardan görüşler dile getirirler. Kendilerini tanıyarak varmış oldukları bu noktada bireyi her anlamda ele alıp onun en ince ayrıntısına kadar incelenmesi gereken bir varlık olduğunu savunurlar. İnsanı her bir eserinde evrensel bir varlık olarak işleyen ve insanlığı bir bütün olarak kabul eden Mevlana, benimsemiş olduğu evrensellik ilkesiyle sadece bağlı olduğu etnik kökenle sınırlı kalmaz, fikirleriyle bütün dünyaya ulaşır. Edebiyat, sinema, siyaset, felsefe gibi farklı alanlarda kendini ispat eden pek çok kişi Mevlana'nın izlediği yoldan giderek onun benimsediği fikirleri kendi alanlarına yansıtırlar. Deneme türünün kurucusu olarak kabul edilen Michel de Montaigne ise denemelerinde kendini gözlemleyerek, kendi içine inerek insanı inceler. Yeryüzündeki insanların farklı mezheplere, kültürlere, dini inanışlara sahip olmalarına rağmen aslında duygularının ve düşüncelerinin benzer olabileceğini gösterip evrenselliğin tanımını yapar. Bu açıdan bakıldığında her iki düşünür de farklı kültürlere ve etnik kökenlere sahip olmalarına rağmen düşünce tarzları dolayısıyla neredeyse aynı noktada birleşir. Rönesans döneminde aydın fikirlerini sunan Montaigne hoşgörüyü hümanizm düzleminde ele alır, insanı ilk sıraya yerleştiren bu düşünce sistemiyle Montaigne'in eserleri paralellik gösterir. Hoşgörüyü her daim destekleyen ve kim olursa olsun herkese kucak açan Mevlana'nın ise bu düşünce tarzının Yaradan'a olan sevgisinden kaynaklandığı görülmektedir. Bu tezde konu, düşünce ve biçim düzleminde karşılaştırma metodu kullanılarak ve her iki yazarın hayatlarından, duygularından, düşüncelerinden yola çıkılarak varmış oldukları nihai noktaya tanık olunmaktadır. Çalışmamızın amacı kendini tanıma, hoşgörü ve evrensellik kavramlarını farklı düşünce tarzları açısından ele almak, bu farklılığın vermiş olduğu düşünce zenginliğine ulaşmak ve her iki düşünürün doğu ve batı ekseni üzerinden bu kavramlara bakış açılarını incelemektir.

Özet (Çeviri)

Persian-Muslim poet, theologian and scholar Mevlana Celâleddin-i Rumi who lived in the 13th century and the famous French essayist Michel de Montaigne who lived in the 16th century deal with the most complex and mysterious being of the universe, human in their works. Based on their own lives, with their experiences, knowledges, and every details they observe about life, they express opinions from different perspectives on self-knowledge. At this point, they consider the individual in every sense and argue that he / she is an entity that needs to be examined down to the smallest detail. Mevlana who treats the human being as a universal being in each of his works and accepts the humanity as a whole, he is not limited only to the ethnic origin to which he is affiliated with the principle of universiality he has adopted, but reaches to the whole world with his ideas. Many people who have proven themselves in different fields such as literature, cinema, politics and philosophy reflect the ideas adeopted by Mevlana to their own fields by following the path followed by Mevlana. Michel de Montaigne, who is accepted as the founder of the essay genre, examines the human being by observing himself and descending into himself in his essays. He defines universiality by showing that although people on earth have different sects, cultures and religious beliefs, their feelings and thoughts can actually be similar. From this point of view, although both thinkers have different cultures and different ethnic origins, they almost converge on the same point due to their way of thinking. Montaigne, who presented his intellectual ideas in the Renaissance period, deals with tolerance on the plane of Humanism, and Montaigne's works show parallelism with this thought system that puts human in the first place. It is seen that this way of thinking of Mevlana, who always supports tolerance and embraces everyone, is due to his love for the Creator. In this thesis, the final point reached by both authors is witnessed by using the comparaison method in terms of subject, thought and form, and based on the lives, feelings and thoughts of both authors. The aim of our study is to consider the concepts of self-knowledge, tolerance and universiality in terms of different ways of thinking, to reach the richness of thought that this difference has given and to examine the perspectives of both thinkers on these concepts in the eastern and western axis.

Benzer Tezler

  1. Mevlânâ'nın mesnevî' sinde devrin örf ve adetleriyle ilgili bilgiler

    Başlık çevirisi yok

    AHMET SEVGİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1982

    Türk Dili ve Edebiyatıİstanbul Üniversitesi

    Fars Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TAHSİN YAZICI

  2. Mevlana'nın Mesnevi'sinin ilk onsekiz beytinin şerh ve çeviri aracılığıyla Türk Edebiyatı ve kültüründe içselleştirilmesi

    Internalization of the first eighteen couplets of Rumi's Mesnevi through commentaries and translations in Turkish Literature and culture

    CAN CEYLAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2009

    Türk Dili ve EdebiyatıBoğaziçi Üniversitesi

    Çeviribilim Ana Bilim Dalı

    DR. BÜLENT AKSOY

  3. Mevlana'nın Mesnevi'sinde halk edebiyatı ve halk kültürü

    Mevlana'nın Mesnevi'sinde halk edebiyatı ve halk kültürü

    YASEMİN BAKİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Türk Dili ve EdebiyatıRize Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SELAMİ ŞİMŞEK

  4. Mevlâna'nın Mesnevî'sinde yer alan bitki ve meyvelerin tasavvuf dünyasındaki sembolik anlamları

    The symbolic meaning of plants and fruits mentioned in rumi's Masnavi according to sufism

    ALİYE SERAP İNCİDAĞI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Doğu Dilleri ve EdebiyatıSelçuk Üniversitesi

    Mevlâna ve Mevlevîlik Araştırmaları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ TEMİZEL

  5. Mevlâna'nın Mesnevî'sinde şehir ve köy

    City and village in Mewlana's Masnavi

    CANAN IŞIK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Doğu Dilleri ve EdebiyatıSelçuk Üniversitesi

    Mevlâna ve Mevlevîlik Araştırmaları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ TEMİZEL