Geri Dön

Fetal supraventriküler taşiaritmide transplasental antiaritmik ilaç tedavisinde kullanılan ilaçların perinatal sonuçlarının incelenmesi

Perinatal outcomes of transplacental antiarrhythmic drug therapy in fetal supraventricular tachyarrhythmia

  1. Tez No: 815744
  2. Yazar: NİHAT DEMİRKOL
  3. Danışmanlar: PROF. RECEP HAS
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Fetal taşiaritmi, supraventriküler taşiaritmi, transplasental tedavi, antiaritmik ilaçlar, hidrops fetalis, Aritmi-kardiyak, Fetal hastalıklar, Fetüs, Retrospektif çalışmalar, Taşikardi, Ultrasonografi, İlaç kullanımı, fetal tachyarrhythmia, supraventricular tachyarrhythmia, transplacental treatment, antiarrhythmic drugs, hydrops fetalis, Arrhythmia-cardiac, Fetal diseases, Fetus, Retrospective studies, Tachycardia, Ultrasonography, Drug utilization
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Fetal taşiaritmiler gebelikte ve neonatal dönemde ölümün sebeplerinden biridir. Gebelere yapılan USG ve fetal kalp ritim monitörizasyonuyla tespit edilen fetal taşiaritmilere uygulanacak medikal tedaviler mortalite ve morbiditeyi azaltabilmektedir. Uygulanacak tedavinin seçimi ile ilgili görüş birliği yoktur. Çalışma fetal taşiaritmi tanısı alan gebelerin aldığı transplasental antiaritmik ilaçların etkinliğini, etki düzeyini etkileyen parametrelerin olup olmadığını, postnatal sonuçlarını ve olası yan etkilerini değerlendirilmeyi planlanmıştır. Metot: Kliniğimize 2010-2023 yılları arasında başvuran, supraventriküler taşiaritmi tanısı ile takibe alınan ve çalışma kriterlerini karşılayan 31 hasta onamları alındıktan sonra retrospektif tasarlanan çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların alınan detaylı anamnezi ve seri ultrasonografi değerlendirilmeleri ele alındı. Hastaların ultrasonografi taramalarında tespit edilen ek bulgular değerlendirilmede göz önüne alındı. Hasta gruplarının sonraki muayenelerinde saptanan bulguları kaydedildi. Hastaların perinatal ve postnatal sonuçları tespit edilip değerlendirildi. Sonuçlar: Hastaların %32'sinde (n=10) tanı anında fetal hidrops bulguları mevcuttu. Supraventriküler taşiaritmili hastaların %39'unda (n=12) ilk tercih antiaritmik ilaç flekainid olarak seçilmişken %29'unda (n=9) digoksin ve %6'sında (n=2) ise sotalol tedavisi seçilmiştir. Hastaların %26'sı (n=8) ise tedavisiz bir şekilde izlenmişti. Tüm hastaların %90'ı (n=28) canlı doğum gerçekleştirdi. %10 (n=3) hastada transplasental antiaritmik tedavi almaktayken intrauterin fetal kayıp gerçekleşti. 1(%3) yenidoğan, erken neonatal dönemde ex oldu. İlk başvurusunda hidropsu olmayan hastalar olanlara göre daha fazla canlı doğum gerçekleştirmişti (%100 'e karşı %70)(p=0,027). Hidrops fetalis tespit edilen hastaların başlangıç FKH ortalaması tespit edilmeyenlerden yüksekti (248,6 ± 26,4 atım/dk'ya karşılık 222,7 ± 30,2 atım/dk)(p=0,031). Bu farklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Hastaların %16'sına (n=5) intraumblikal fetal kardiyoversiyon uygulandığı saptandı. Fetal kardiyoversiyon uygulanmak zorunda kalan 5 hastanın tamamı ilk başvurusu sonrasında tedavi almış olan hastalardı. Fetal kardiyoversiyon hidropsu olan fetüslerde daha sık uygulanmıştır ( %30 hidropslu fetüse karşılık %10 hidrops fetalis olmayan fetüs)(p=0,296). Uygulanan tedavilere bağlı oluşan yan etki hastaların %17'sinde izlendiği saptandı. Yenidoğanların %39'unda (n=11) aritmi tespit edilip tedavi almıştır. %14'üne ise postnatal kardiyoversiyon uygulandığı saptandı.

Özet (Çeviri)

Objective: Fetal tachyarrhythmias are among the causes of death during pregnancy and neonatal period. Medical treatments can reduce mortality and morbidity in fetal tachyarrhythmias detected by USG and fetal heart rhythm monitoring performed on pregnant women. There is no consensus on the choice of treatment to be applied. In our study, it was planned to evaluate the efficacy of transplacental antiarrhythmic drugs used in pregnant women with fetal tachyarrhythmia, the parameters that change the efficacy of treatment, postnatal outcomes and possible side effects of treatment. Method: 31 patients who applied to our clinic between 2010-2023, were followed up with the diagnosis of supraventricular tachyarrhythmia and met the study criteria, were included in the retrospective study after their consent was obtained. Detailed anamnesis and serial ultrasonography findings of the patients were evaluated. Additional findings detected in the ultrasonography follow-ups of the patients were taken into consideration in the evaluation. The findings of the patient groups in the subsequent examinations were recorded. Perinatal and postnatal outcomes of the patients were determined and evaluated. Results: Fetal hydrops findings were present at the time of diagnosis in 32% (n=10) of the patients. While the first choice antiarrhythmic drug was flecainide in 39% (n=12) of the patients with supraventricular tachyarrhythmia, digoxin was chosen in 29% (n=9) and sotalol in 6% (n=2) of the patients. 26% (n=8) of the patients were followed up without treatment. 90% (n=28) of all patients had live births. Intrauterine fetal death occurred in 10% (n=3) of the patients while receiving transplacental antiarrhythmic therapy. 1 (3%) newborn died in the early neonatal period. Patient group who did not have hydrops at their first presentation had more live births than those who had hydops (p=0,027). Initial FHR mean of the patients with hydrops fetalis was higher than those without hydrops fetalis findings (p=0,031). These results were found to be statistically significant. Intraumbilical fetal cardioversion was performed in 16% of the patients. All of the patients who underwent fetal cardioversion were those who received treatment after their first admission. Fetal cardioversion was applied more frequently in fetuses with hydrops (p=0,296). Side effects related to treatments were detected in 17% of the patients. Neonatal arrhythmia was detected in 39% (n=11) of newborns and they received treatment. Postnatal cardioversion was performed in 14% of the newborns.

Benzer Tezler

  1. Hidrojen peroksitin düşük sıcaklıkta sıvı yumurtanın bakteriyolojik kalitesi üzerindeki etkisi

    Başlık çevirisi yok

    MÜGE KASAPUGİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ADNAN ÜNLÜTÜRK

  2. Kokareçlerin hijyenik kalitesi ve belirli pişirme tekniklerinin mikroorganizmalar üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    SERTAÇ CEYLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DENİZ GÖKTAN

  3. Değişik kaynaklardan temin edilen etlerin mikrobiyolojik kalite kontrolleri üzerinde araştırma

    Başlık çevirisi yok

    BENGÜ KAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Gıda MühendisliğiAnkara Üniversitesi

    Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET AKIN

  4. 1978-1987 yılları arasında izlenen 33 cushing sendromu olgusunun incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    METİN CANER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. H. HÜSREV HATEMİ