Geri Dön

Akut miyeloid lösemi hastalarında ilk basamak tedavide tamremisyon hedefi olan rejimlerin karşılaştırılması

Comparison of regimens with a goal of complete remission in first-line therapy in patients with acute myeloid leukemia

  1. Tez No: 828646
  2. Yazar: SADIK YAVUZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. ÜMİT YAVUZ MALKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Hematoloji, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: Komplikasyonlar, Lösemi, Lösemi-miyeloid-akut, Prognoz, Tedavi, İndüksiyon, Complications, Leukemia, Leukemia-myeloid-acute, Prognosis, Treatment, Induction
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Akut miyeloid lösemi (AML), kemik iliği ve periferik kanda miyeloid progenitör hücrelerinin (blastlar) klonal olarak artış gösterdiği, heterojen bir hastalık olarak karakterize edilir. Bu çalışmada amacımız akut miyeloid lösemi ile izlenen hastaların ilk basamak tedavide tam remisyon hedefi ile verilen rejimlerin etkinlik, güvenlik ve yan etki açısından karşılaştırmasını yapmaktır. Bu çalışma, dahil edilme ve dışlama kriterlerine göre seçilen 130 hastanın verilerini değerlendirilmiştir. Dahil edilme kriterleri olarak, 18 yaşının üzerinde (erişkin) olmak, APL dışı AML tanısı almış olmak ve ilk kür kemoterapi tedavisinin kurumumuzda başlanmış olması seçilmiştir. İndüksiyon tedavisi ile hastalarda hemoglobin düzeyi (p<0,001), nötrofil sayısı (p<0,001) ve trombosit sayısında (p<0,001) anlamlı yükseliş saptandı.Tanı anında daha düşük fibrinojen (p=0,047) veya ferritin (p=0,01) düzeylerinin remisyon elde edilmesi ile ilişkili olduğu gösterildi.Çalışmamızda ilk kür kemoterapi ile remisyon elde edilen hastaların tanıda ortalama albümin düzeyi 3,91±0,46 g/dl iken, remisyona girmeyen hastalara göre (3,73±0,48 g/dl p=0,048) anlamlı olarak yüksek çıktı. Bu çalışmada, yoğun antrasiklin + sitarabin (3+7), azaltılmış yoğunluklu antrasiklin + sitarabin, etoposid+sitarabin ve azasitidin+venetoklaks tedavilerinin remisyona sokma oranlarında birbirlerine üstünlükleri izlenmediği ancak komplikasyon oranları farklılık gösterdiği için optimal indüksiyon tedavisine karar verirken etkililikten ziyade hastanın performans, yaş ve komorbiditeleri göz önüne alınarak komplikasyonları en az seviyeye indirmek ve bu sayede en düşük morbidite ve mortalite oranlarına ulaşmanın mümkün olabileceği gösterilmiştir.

Özet (Çeviri)

Acute Myeloid Leukemia (AML) is characterized as a heterogeneous disease in which there is a clonal increase in myeloid progenitor cells (blasts) in the bone marrow and peripheral blood. The objective of this study is to compare the efficacy, safety, and side effects of regimens administered with the goal of achieving complete remission in patients with Acute Myeloid Leukemia. This study evaluated the data of 130 patients selected based on inclusion and exclusion criteria. Inclusion criteria consisted of being over 18 years old (adult), having a diagnosis of non-APL AML, and initiating the first course of chemotherapy treatment at our institution. Induction treatment resulted in a significant increase in hemoglobin levels (p<0.001), neutrophil count (p<0.001), and platelet count (p<0.001) in patients.It was demonstrated that lower fibrinogen levels (p=0.047) or ferritin levels (p=0.01) at the time of diagnosis were associated with achieving remission. In our study, the average albumin level at diagnosis for patients who achieved remission with the first course of chemotherapy was 3.91±0.46 g/dl, whereas it was significantly higher compared to patients who did not achieve remission (3.73±0.48 g/dl, p=0.048). In this study, it was observed that there was no superiority among intensive anthracycline + cytarabine (3+7), reduced-intensity anthracycline + cytarabine, etoposide + cytarabine, and azacitidine + venetoclax regimens in terms of achieving remission. However, the complication rates varied, suggesting that when deciding on the optimal induction treatment, the focus should be on minimizing complications rather than effectiveness, taking into account the patient's performance, age, and comorbidities. This approach may lead to the lowest morbidity and mortality rates achievable.

Benzer Tezler

  1. Çocuklarda akut stres hiperglisemisinde hormonal değişikliklerin ve kısa süreli prognozun incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    AYGÜN DİNDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜLYA GÜNÖZ

  2. Kaza sonucu meydana gelen akut zehirlenmeler ve ilaç zehirlenmeleri

    Başlık çevirisi yok

    SELMA YURTDAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Eczacılık ve FarmakolojiGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU

  3. Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi

    The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins

    CANAN NEBİGİL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU

  4. Kadın genital bölgesi vajen ve serviks mikrobiyal flora dağılımı ve enfeksiyon etkeni patojen mikroorganizmaların tanımı

    The Distrubition of microbial flora of vagina nd cervix in women genital tract and description of pathooen microorganism which are infection agent

    NİHAL YÜCEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    YRD. DOÇ. DR. GÜVEN URAZ