Geri Dön

Lacan düşüncesinde mutlak bir öteki olarak baba ve Tanrı

Father and God as the absolute other in Lacan's thought

  1. Tez No: 829132
  2. Yazar: RÜMEYSA SEVEN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. CİHAD KISA
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Din, Felsefe, Religion, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Babalar, Din felsefesi, Lacan, Jacques, Oidipus kompleksi, Tanrı, Ötekilik, Fathers, Religious philosophy, Lacan, Jacques, Oedipus complex, God, Otherness
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Felsefe ve Din Bilimleri Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez, Lacan'ın Baba ve Tanrı'ya ilişkin psikanalitik görüşlerinin bir analizidir. Lacan, Freud'un Oedipus kompleksini yeniden okur. Freud, çocuk cinselliğinin ana temalarının Oedipus kompleksinde temellendiğini ve tüm yaşamın alt yapısını oluşturduğunu söyler. Buradan yola çıkarak da Tanrı inancının, psişenin oluşumunda babanın kurucu rolüyle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya atar. Tanrı inancı, babanın işlevinin sanrısal bir şekilde şişirilmesine dayansa da yararlı amaçlara hizmet ettiği için eleştirilerden kurtulur. Narsistik arzuyu tatmin eder ve insan saldırganlığının yan etkisi olan suçluluk duygusunun arabuluculuğu işlevini görür. Din, entelektüelliğin gelişimini teşvik ettiği için medeniyeti mümkün kılan bir güç haline gelir. Lacan, Freud'un bu duruşunu kabul eder ve analizini derinleştirir. Lacan'a göre Oedipus, anaerkil imgenin sosyal sonunun kuramıdır. Nevrozların kökeninde bu baba rolünün yok olması vardır. Lacan için Tektanrıcılık, simgesel düzenin keşfini temsil eder. Freud'un analizlerinden yola çıkan Lacan, Freud'un Baba imgesini anlamlandırma halini simgesel düzeye taşıyarak, Tanrı'nın saf bir gösteren olduğu anlayışını açıklar. Gösteren gerçeği temsil etmez, bir düzen dayatır. Bu ilke, dile girişle öz-bilinçli bir ego ve bilinçdışı olarak ikiye ayrılan bir özne teorisine dönüşür. Gerçeğin kaybı, Öteki'nin yokluğu ya da Tanrı'nın yokluğu, gösterenin ortaya çıkışının sonuçlarıdır. Din, gösterenin kendisini gösterme ve bu şekilde yokluğu ifade etme imkânının bir sonucu olarak ortaya çıkar. Lacan, Freud'un analizini, özünde kayıp olarak görülen bir gerçek karşısında gösteren tarafından yaratılan öznenin negatif-diyalektik psiko-teolojisine dönüştürür.

Özet (Çeviri)

Lacan's psychoanalytic perspectives on the Father and God are examined in this thesis. Lacan reads the Oedipus complex again. According to Freud, the foundation of all life is made up of the primary themes of infant sexuality, which are founded on the Oedipus complex. From this vantage point, he contends that faith in God is closely connected to the father's founding function in the development of the psyche. Though it is founded on a false exaggeration of the father's role, religious belief is tolerated because it has practical applications. As a result of human aggressiveness, it satisfies narcissistic want and serves as a mediator of guilt. As it encourages the growth of intellect, religion transforms into a force that makes civilization possible. Lacan adopts Freud's position and develops his analysis. According to Lacan, Oedipus represents the societal culmination of the matriarchal image. The loss of this father function is the primary cause of neuroses. Monotheism stands for Lacan's finding of the symbolic order. By elevating Freud's interpretation of the Father image to the symbolic level, Lacan uses his study of Freud to explain the concept of God as a pure signifier. The signifier imposes an order; it does not represent the truth. With the development of language, this principle develops into a philosophy of the subject that divides the self-conscious ego from the unconscious. Consequences of the signifier's appearance include the disappearance of the real, the absence of the Other, or the absence of God. Because the signifier can manifest itself and hence express absence, religion develops. In response to a reality that is perceived as essentially lost, Lacan turns Freud's analysis into a negative-dialectical psycho-theology of the subject formed by the signifier.

Benzer Tezler

  1. Maurice Hauriou'da İdare Hukuku ve Genel Kamu Hukuku ilişkisi

    The relationship between Administrative Law and General Public Law according to Maurice Hauriou

    NİLDA ÇİÇEKLİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    HukukGalatasaray Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BİRDEN GÜNGÖREN BULGAN

  2. Deconceptualized and recalled freedom in Jean-Luc Nancy: An essay on the experience of thinking freedom

    Jean-Luc Nancy'de kavramsızlaşan ve geri çağrılan özgürlük: özgürlüğü düşünmek üzerine bir deneme

    BEGÜM ÖZUZUN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    Felsefeİstanbul Bilgi Üniversitesi

    Karşılaştırmalı Edebiyat Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMRE ŞAN

  3. L'articulation de l'éthique et de la politique chez Spinoza et Sartre

    Spinoza ve Sartre'da etik ve politika eklemlenmesi

    ZÜBEYDE GAYE ÇANKAYA EKSEN

    Doktora

    Fransızca

    Fransızca

    2013

    FelsefeGalatasaray Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KENAN GÜRSOY

  4. İmam Mâtürîdî'de teklif düşüncesi

    The thought of taklef in Imam Maturidi

    NOOMANZHAN ESENOV

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DinAnkara Sosyal Bilimler Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET EVKURAN

  5. Ebu'l-Hüzeyl el-Allâf'ın Allah ve alem tasavvuru

    Abu'l Hudhayl al-'Allaf's concept of God and the universe

    MERVE AĞLAMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DinAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMA BAYRAKTAR KARAHAN