Yoğun bakım ünitesinde COVID-19 pandemi dönemi ve öncesi birer yıllık süreçlerde sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonların değerlendirilmesi
Evaluation of health care-associated infections in the intensive care unit during the one-year period of the COVID-19 pandemic and the one-year period before
- Tez No: 833685
- Danışmanlar: PROF. DR. HATİCE RAHMET GÜNER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: COVID 19, Korona virüs enfeksiyonları, Korona virüsler, Pandemiler, Sağlık hizmetleri, Yoğun bakım, Yoğun bakım üniteleri, Çapraz enfeksiyon, COVID 19, Coronavirus enfections, Coronaviridae, Pandemics, Health services, Intensive care, Intensive care units, Cross infection
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Enfeksiyon ve Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda, pandemi dönemi ve öncesi birer yıllık süreçlerde hastanemizde takip edilen hastalarda sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyon (SHİE) gelişimi, SHİE'lerin tür dağılımı, etken dağılımı, üreyen mikroorganizmaların pandemi öncesine göre değişen antibiyotik duyarlılıkları, hastaların epidemiyolojik verileri, mortalite hızları incelenmiştir. Bu bulgulara sebep olabilecek konak faktörleri ve çevresel etkenler sorgulanarak, pandemi sürecinin SHİE'lere etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 15 Mart 2019-14 Mart 2020 tarihleri arası COVID-19 pandemisi öncesi bir yıllık dönem ve 15 Mart 2020-14 Mart 2021 tarihleri arası COVID-19 pandemi sürecindeki bir yıllık dönemde, Ankara Şehir Hastanesi Genel Hastane Binası 1C Anestezi ve Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesi'nde (YBÜ) yatan hastalar retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya 18 yaş ve üzeri, pandemi öncesi bir yıllık dönemde YBÜ takibinde SHİE tanısı alan hastalar ile pandemi sürecindeki bir yıllık dönemde YBÜ takibinde SHİE ve COVID-19 tanısı alan hastalar dahil edildi. SHİE gelişen hastalarda; YBÜ kalış süresi, etken üreme zamanı, SHİE türleri, etken mikroorganizmalar, kullanılan antibiyoterapiler, etkenlerin direnç profilleri gibi özellikler incelendi. Ek olarak, COVID-19 ve öncesi birer yıllık dönemlerde YBÜ'de takip edilen 18 yaş ve üzeri tüm hastalarda cinsiyet, YBÜ kalış süresi, antibiyotik tüketim indeksi, invaziv araç kullanım oranı ve mortalite hızı verileri çalışmaya dahil edildi. Çalışmada yer alan verilerin istatistiksel analizleri için Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) Statistics Windows sürümü 20.0 kullanıldı; p<0,05 değeri anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda, COVID-19 öncesi bir yıllık dönemde YBÜ'de yatan 380 hastanın 58'ine (%15,2), COVID-19 pandemisinin ilk yılında YBÜ'de yatan 455 hastanın 102'sine (%22,4) SHİE tanısı konuldu. COVID-19 öncesi dönemde SHİE gelişen hastalarda YBÜ kalış süresi, ilk SHİE atağına kadar geçen süre, APACHE-II ve SOFA skorları COVID-19 dönemine kıyasla anlamlı yüksekti (p<0,05). Birer yıllık süreçlerde YBÜ'de yatan tüm hastaların invaziv araç kullanım oranlarına bakıldığında, pandemi öncesi grubumuzda mekanik ventilasyon ve santral venöz kateter kullanım oranları anlamlı yüksek saptandı (p<0,05). SHİE'ler karşılaştırıldığında, SHİE dansitesi, laboratuvar tarafından doğrulanmış kan dolaşımı enfeksiyonu (LTD-KDE) dansitesi, VİP ve Kİ-İYE hızları COVID-19 döneminde anlamlı oranda yüksekti (p<0,05). SIR'lara bakıldığında, COVID-19 döneminin 2. ve 4. çeyreğinde VİP SIR'ları, COVID-19 öncesi 2. ve 4. çeyreğe göre anlamlı yüksekti. COVID-19 döneminin 1. ve 2. çeyreğinde Kİ-İYE SIR'ları COVID-19 öncesi 1. ve 2. çeyreğe kıyasla anlamlı yüksek saptandı (p<0,05). Her iki dönemde en sık Acinetobacter spp. üremesi gözlendi. VİP etkenleri karşılaştırıldığında, S. maltophilia üreme oranı COVID-19 döneminde anlamlı yüksek saptandı (p=0,03). COVID-19 öncesi dönemde Klebsiella spp. üremelerinde kinolon, karbapenem, aminoglikozid dirençleri anlamlı oranda yüksekti (p<0,05). Diğer mikroorganizmalara bakıldığında, direnç oranları her iki dönemde benzer bulundu (p>0,05). SHİE gelişen hastalara bakıldığında, COVID-19 öncesinde karbapenem ve kolistin kullanım oranları, COVID-19 dönemine kıyasla anlamlı yüksek bulundu (p<0,05). Tüm hastaların yıllık antibiyotik tüketim indeksleri karşılaştırıldığında ise COVID-19 döneminde meropenem ve piperasilin-tazobaktam kullanım oranları daha yüksekti (p<0,05). İki dönemde mortalite hızları benzer bulundu (p=0,45). Sonuç: Çalışmamızda, COVID-19 öncesi dönemde SHİE gelişen hasta grubumuzun palyatif bakım gerektiren, kronik hastalık skorları yüksek hastalardan oluşmasının, YBÜ kalış sürelerinin ve invaziv araç kullanım oranlarının daha yüksek gözlenmesinde etkili olabileceği düşünülmektedir. Pandemi döneminde artan hasta sayıları, yeterli ve yetkin personel eksikliği, yapılan acil müdahalelerin artışı, sağlık çalışanlarının COVID-19 ile enfekte olma korkusuyla hastayla temas gerektiren işlemleri tek seferde yapmaları enfeksiyon kontrol önlemlerine uyumda aksaklıklara neden olarak SHİE hız ve dansitelerinde artış gözlenmesine katkıda bulunmuş olabilir. Direnç gelişiminin ve SHİE'lerin önüne geçmek için enfeksiyon kontrol önlemlerine uyum ve antibiyotik yönetişimi dikkat edilmesi gereken en önemli konulardandır. İlaveten, palyatif bakım gerektiren hastalar için uygun merkezlerin açılması ve yoğun bakım endikasyonu kalmayan hastaların bu merkezlere erken transferinin sağlanması da SHİE'lerin önlenmesine önemli katkı sağlayacaktır.
Özet (Çeviri)
Objective: In our study, the development of healthcare-associated infections (HAIs), the type distribution of HAIs, the agent distribution, the antibiotic susceptibilities of the microorganisms grown, the epidemiologic data of the patients, and mortality rates of the patients followed up in our hospital during the pandemic period and one year before the pandemic were examined. By questioning the host factors and environmental factors that may cause these findings, it was aimed to evaluate the effect of the pandemic process on HAIs. Materials and Methods: Between March 15, 2019 and March 14, 2020, one-year period before the COVID-19 pandemic and between March 15, 2020 and March 14, 2021, one-year period during the COVID-19 pandemic, patients hospitalized in Ankara City Hospital General Hospital Building 1C Anesthesia and Reanimation Intensive Care Unit (ICU) were retrospectively analyzed. Patients aged 18 years and older who were diagnosed with SHIE during ICU follow-up in the one-year period before the pandemic and patients diagnosed with SHIE and COVID-19 during ICU follow-up in the one-year period during the pandemic were included in the study. In patients who developed SHIE, characteristics such as ICU length of stay, time of agent growth, types of SHIE, causative microorganisms, antibiotherapies used, and resistance profiles of agents were analyzed. In addition, data on sex, ICU length of stay, antibiotic consumption index, invasive device utilization rate and mortality rate in all patients aged 18 years and older who were followed up in the ICU in the one-year periods before COVID-19 were included in the study. Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) Statistics for Windows version 20.0 was used for statistical analysis of the data, and p<0.05 was considered significant. Results: In our study, 58 (15.2%) of 380 patients hospitalized in the ICU in the one-year period before COVID-19 and 102 (22.4%) of 455 patients hospitalized in the ICU in the first year of the COVID-19 pandemic were diagnosed with SHIE. In patients who developed SHIE in the pre-COVID-19 period, ICU length of stay, time to the first SHIE episode, APACHE-II and SOFA scores were significantly higher compared to the COVID-19 period (p<0.05). When the rates of use of invasive devices in all patients hospitalized in the ICU in one-year periods were analyzed, the rates of mechanical ventilation and central venous catheter use were significantly higher in our group before the pandemic (p<0.05). When SHIEs were compared, SHIE density, laboratory-confirmed bloodstream infection (LTD-CDE) density, VIP and LTBI rates were significantly higher in the COVID-19 period (p<0.05). Regarding SIRs, VIP SIRs were significantly higher in the 2nd and 4th quarters of the COVID-19 period compared to the 2nd and 4th quarters before COVID-19. In the 1st and 2nd quarters of the COVID-19 period, CI-ICU SIRs were significantly higher compared to the 1st and 2nd quarters before COVID-19 (p<0.05). Acinetobacter spp. growth was the most common in both periods. When VIP agents were compared, the growth rate of S. maltophilia was significantly higher in the COVID-19 period (p=0.03). In the pre-COVID-19 period, quinolone, carbapenem and aminoglycoside resistance rates were significantly higher in Klebsiella spp. growths (p<0.05). When other microorganisms were analyzed, resistance rates were similar in both periods (p>0.05). In patients who developed SHIE, the rates of carbapenem and colistin use before COVID-19 were significantly higher compared to the COVID-19 period (p<0.05). When the annual antibiotic consumption indices of all patients were compared, the rates of meropenem and piperacillin-tazobactam use were higher in the COVID-19 period (p<0.05). Mortality rates were similar in the two periods (p=0.45). Conclusion: In our study, it is thought that the fact that our patient group, who developed SHIE in the pre-COVID-19 period, consisted of patients requiring palliative care and with high chronic disease scores may be effective in the higher ICU length of stay and invasive device utilization rates. During the pandemic period, the increasing number of patients, the lack of adequate and competent personnel, the increase in emergency interventions, and the fact that healthcare workers performed procedures requiring contact with the patient at one time due to the fear of being infected with COVID-19 may have contributed to the increase in the rate and density of HAIs by causing disruptions in compliance with infection control measures. In order to prevent resistance development and HAIs, compliance with infection control measures and antibiotic stewardship are among the most important issues to be considered. In addition, the opening of appropriate centers for patients requiring palliative care and early transfer of patients with no indication for intensive care to these centers will also contribute significantly to the prevention of HAIs.
Benzer Tezler
- COVİD-19 pandemisi sonrası süreçte pulmoneremboli sıklığı, şiddeti ve sonuçlarında meydanagelen değişikliklerin değerlendirilmesi
Evaluation of the changes in frequency, severity and clinical outcomes of pulmonary embolism during COVID-19 pandemic
MERVE ALTINEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MERAL GÜLAY KADIOĞLU KOÇAK
- COVID-19 pandemisi öncesinde ve pandemi süresinde yoğun bakım ünitesinde yatan ve kandidemi gelişen hastaların epidemiyolojik, klinik ve laboratuvar özellikler açısından karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
BURAK KIZILÇAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZUHAL YEŞİLBAĞ
- Pandemi öncesi dönem ve pandemi sürecinde COVID 19 tanısı alan ile COVID 19 tanısı almayan yoğun bakım hastalarının bakteriyolojik kültür ve duyarlılık testi sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison of bacteriological culture and sensitivity test results of intensive care patients diagnosed with COVID 19 and not diagnosed with COVID 19 in the pre-pandemic period and during the pandemic period
EDA AKÇAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
MikrobiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiTıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞE ESRA KARAKOÇ
- Üçüncü basamak acil servise mükerrer başvuruda bulunan erişkin hastaların normal ve pandemi dönemi verilerinin karşılaştırılması
Compari̇son of normal and pandemi̇c peri̇od data of adult pati̇ents WHO appli̇ed repeatedly to the 3RD step emergency servi̇ce
MEHMET AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Acil TıpRecep Tayyip Erdoğan ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZLEM BİLİR
- COVİD-19 pandemisi çocuk yoğun bakımda aşı ile önlenebilir hastalıkların insidansını değiştirdi mi?
Did the COVID-19 pandemic change the incidence of vaccine-preventable diseases in the pediatric intensive care?
İREM KUNTER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÜLKEM KOÇOĞLU BARLAS