Penil kavernöz kan, periferik venöz kan, peyronie plağı ve normal tunika albugenia dokularındaki antioksidan seviyelerinin karşılaştırılması ve peyronie plağı oluşumuna etkisinin araştırılması
Comparison of antioxidant levels in penille cavernous blood, peripheral venous blood, peyronie plaque and normal tunica albugenia tissues and investigation of the effect on peyronie plaque formation
- Tez No: 838977
- Danışmanlar: PROF. DR. EMRAH OKULU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Üroloji, Urology
- Anahtar Kelimeler: Kan, Kavernöz sinüs, Oksidanlar, Oksidatif stres, Penis, Penis eğriliği, Süperoksit dismutaz, Tiyoller, İskemi modifiye albumin, Peyronie's Disease, Oxidative Stress, TAS, TOS, Superoxide Dismutase, Thiol, Cavernous Blood, Blood, Cavernous sinus, Oxidants, Penis, Penile curvature, Thiols, Ischemia-modified albumin
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Peyronie Hastalığı, peniste korpus kavernozum etrafını saran tunika albugenia'nın yara iyileşme bozukluğu ve fibrozisiyle karakterize, progresif ve benign bir edinsel bağ doku hastalığıdır. Korpus kavernozum yapısında meydana gelen fibrotik plaklar nedeniyle, özellikle erekte haldeyken ortaya çıkan penil ağrı, penil kurvatür, ilişkiye girmede zorlanma, ele gelen plak, penis kısalması ve daralması, peniste şekil bozuklukları hastalığın temel semptomlarıdır. Tunika albugenia'nın yaralanması sonucu meydana gelen soyulma, kanın sızmasına ve yeniden emilmeyen fibrinin dokuda birikimine yol açar, bu da fibrin birikiminin güçlü bir faktör olduğu lokal inflamatuar hücrelerin (makrofajlar, nötrofil granülositler, T hücreleri, mast hücreleri vb.) toplanmasına neden olur. Bu hücreler hızla proinflamatuar sitokinler (interlökin-1 (IL-1), tümör nekroz faktör-alfa (TNF-alfa)) üretir ve fibroblastlar üzerinde kemotaktik etkilere sahiptirler. Çeşitli hücre tipleri (fibroblastlar, trombositler, monositler, makrofajlar, nötrofil granülositler ve T hücreleri) bölgeye çekildiğinde, önemli fibrojenik faktörler (transforme edici büyüme faktörü beta-1 (TGF-ß1), trombosit kaynaklı büyüme faktörü (PDGF) ve temel fibroblast büyüme faktörü (bFGF)) üretmeye başlarlar ve dokuda kollajenin aşırı üretimine yol açarlar. İnflamatuar bölgede bulunan makrofajlar ve nötrofiller granülositler, aktivasyon sonrası degranülasyon yaparak lizozomal enzimler ve reaktif oksijen türleri (ROS) üretirler. Bu çalışmada, Peyronie operasyonu sırasında aynı hastadan periferik kan , penil kavernöz kan, peyronie plağı ve normal tunika albugenia dokularında tiyol, modifiye iskemi albumin, süperoksit dismutaz, total antioksidan ve oksidan seviyeleri ölçülecek olup, kontrol grupları ve çalışma grupları arasındaki karşılaştırmalar, antioksidan eksikliği ile peyronie plağı oluşumu arasındaki potansiyel ilişkiyi aydınlatmayı amaçlamaktadır. Çalışmaya Peyronie hastalığı nedeniyle penil plikasyon ve peyronie plak eksizyonu uygulanan 22 hasta dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan hastalardan operasyon sırasında periferik venöz kan, penil kavernöz kan , peyronie plağı ve penil normal tunika albugenia dokuları alındı. Kontrol grubu olarak normal tunika albugenia dokusu ve periferik kan, çalışma grubu olarak ise peyronie plağı ve penil kavernöz kan dokuları olarak belirlendi. Bu materyallerden tiyol, iskemi modifiye albumin, süperoksit dismutaz, total antioksidan ve oksidan seviyelerine bakıldı. Çalışmamızın sonuçlarına göre, Total oksidan seviye (TOS), Oksidatif stres indeksi (OSI), Toplam Süperoksit Dismutaz (SOD) ve İskemi Modifiye Albumin (IMA ABSU) düzeyleri kavernöz sistemde sistemik venöz dolaşıma göre anlamlı biçimde daha yüksek saptanmıştır (her biri için p<0.001). Öte yandan TAS, native tiyol, total tiyol ve disülfid düzeyleri ise sistemik venöz dolaşımda kavernöz sisteme göre anlamlı biçimde daha yüksek saptanmıştır (her biri için p<0.05). D/NT*100, D/TT*100 ve NT/TT*100 değerleri arasında gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Bu, Peyronie hastalığında lokal olarak oksidatif stresin arttığı bir durum olabileceğini işaret etmektedir. Çalışmamızda bulunan diğer bir sonuç peyronie hastalarında lezyondaki total protein düzeyleri kontrol dokuya göre anlamlı biçimde daha yüksekken (p=0.014), OSI düzeyleri ise peyronie lezyonlarında anlamlı biçimde daha düşüktür (p=0.019). TAS, TOS ve toplam SOD düzeyleri bakımında peyronie lezyonları ve kontrol dokuları arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır (her biri için p>0.05). OSI düzeyleri peyronie plaklarında artmış olarak beklenmekteyken tam tersi bir sonuç çıkmasının nedeni operasyon sırasında aynı hastadan alınan normal tunika albugenia ve peyronie plaklarının birbirine çok yakın olmasından kaynaklanabilir. Bu sebeple TAS, TOS ve toplam SOD düzeyleri bakımından peyronie lezyonları ve kontrol tunika albugenia dokuları arasında anlamlı bir farklılık saptanmamış olabilir. Sonuç olarak, çalışmamızda Peyronie hastalığının biyokimyasal ve klinik özellikleri ile oksidatif stres arasındaki ilişki incelenmiş olup oksidatif stresin bu hastalığın patofizyolojisi üzerinde etkili olabileceği öngörülmektedir. Oksidatif stresin hücresel hasara neden olabileceği ve inflamasyonu artırabileceği göz önüne alındığında, bu bulgular, Peyronie hastalığının tedavisinde oksidatif stresi hedefleyen yaklaşımların potansiyelini vurgulamaktadır.
Özet (Çeviri)
In this study, thiol, modified ischemia albumin, superoxide dismutase, total antioxidant, and oxidant levels will be measured in peripheral blood, penile cavernous blood, Peyronie's plaque, and normal tunica albuginea tissues of the same patient during Peyronie's surgery. Comparisons between control groups and study groups aim to illuminate the potential relationship between antioxidant deficiency and Peyronie's plaque formation. A total of 22 patients who underwent penile plication and Peyronie's plaque excision due to Peyronie's disease were included in the study. Peripheral venous blood, penile cavernous blood, Peyronie's plaque, and penile normal tunica albuginea tissues were obtained from the patients during the operation. Normal tunica albuginea tissue and peripheral blood were determined as the control group, while Peyronie's plaque and penile cavernous blood tissues were determined as the study group. Thiol, modified ischemia albumin, superoxide dismutase, total antioxidant, and oxidant levels were measured in these materials. According to the results of our study, the levels of TOS, OSI, Total SOD, and IMA ABSU were found to be significantly higher in the cavernous system compared to systemic venous circulation (p<0.001) in Peyronie's disease. On the other hand, TAS, native thiol, total thiol, and disulfide levels were significantly higher in systemic venous circulation compared to the cavernous system (p<0.05) for each. There was no significant difference between the groups in terms of D/NT100, D/TT100, and NT/TT*100 values. This indicates that oxidative stress locally increases in Peyronie's disease. Another result in our study is that the total protein levels in the lesion are significantly higher than the control tissue (p=0.014), while OSI levels are significantly lower in Peyronie's lesions (p=0.019). There was no significant difference between Peyronie's lesions and control tunica albuginea tissues in terms of TAS, TOS, and total SOD levels (each p>0.05). The reason for the reverse result of OSI levels, which were expected to increase in Peyronie's plaques, may be due to the proximity of normal tunica albuginea and Peyronie's plaques taken from the same patient during the operation. Therefore, there may be no significant difference between Peyronie's lesions and control tunica albuginea tissues in terms of TAS, TOS, and total SOD levels. In conclusion, this study examines the relationship between the biochemical and clinical characteristics of Peyronie's disease and oxidative stress, suggesting that oxidative stress may have an impact on the pathophysiology of this disease. Considering that oxidative stress can cause cellular damage and increase inflammation, these findings emphasize the potential of approaches targeting oxidative stress in the treatment of Peyronie's disease. However, further research should clarify the exact mechanisms and treatment strategies of this relationship.
Benzer Tezler
- Hünnap meyvesinin bilateral kavernöz sinir hasarı yapılmış ratlarda oluşturulan veno-okluzif erektil disfonksiyonda kavernöz doku üzerinde antioksidan etkisi ve fibrozis üzerine etkisi
The effect of ziziphus fruit on antioxidant efficacy and fibrosis on cavernous tissue in veno- occlusion erectile dysfuntion concerned with bilateral cavarnosis nerve injury
EYÜP KOLUŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
ÜrolojiKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEFA RESİM
- Erektil disfonksiyonlu olgularda uygulanan penil revaskülarizasyon ameliyatının etkinliğinin klinik ve radyolojik parametrelerle korelasyonu
Correlati̇on of cli̇ni̇cal and radi̇ologi̇cal parameters wi̇th the effi̇cacy of peni̇le revasculari̇zati̇on surgery i̇n pati̇ents wi̇th erecti̇le dysfuncti̇on
FATİH AKDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
ÜrolojiYıldırım Beyazıt ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖNDER KAYIGİL
- Antifibrotik ajan nintedanibin sıçanlarda deneysel olarak oluşturulan priapizm modeli üzerine etkileri
The effects of antifibrotic agent nintedanib on experimental priapism model in rats
GÖKHAN ÇEKER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
ÜrolojiZonguldak Bülent Ecevit ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ REHA GİRGİN
- Bosentan, Teofilin ve Vardenafil'in priapizm tedavisinde kullanımı
The use of Bosentan, Theophylline and Vardenafil in the treatment of priapism
İHSAN ÜNÜŞ
- İskemik priapizm patofizyolojisinde ikinci yolaklar ve tedavi alternatifleri
Second pathways ın the pathophysıology of ıschemıc prıapısm and treatment alternatıves
AHMET KARAKEÇİ