Geri Dön

Dispne nedeniyle acil servise başvuran ve kalp yetmezliği tanısı olan hastaların prognozu üzerine etkili faktörlerin incelenmesi

Investigation of factors impacting the prognosis of patients diagnosed with heart failure presenting to the emergency department due to dyspnea

  1. Tez No: 842403
  2. Yazar: MUHAMMED FURKAN ŞİMŞEK
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ SİNAN GENÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Acil servis-hastane, Acil tıp, Dispnea, Kalp yetmezliği, Mortalite, Prognoz, Risk faktörleri, Ölçekler, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Dyspnea, Heart failure, Mortality, Prognosis, Risk factors, Scales
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Akut kalp yetmezliği (AKY), dünya çapında önemli bir halk sağlığı sorunu olup, özellikle yaşlı popülasyonda hastane yatışının ve mortalitenin ana nedenlerinden biridir. Acil servise başvuran AKY hastalarının yönetimi karmaşıktır ve prognozları değerlendirmek ve uygun tedavi stratejilerini belirlemek önemlidir. Çalışmamız, AKY hastalarının acil servise başvurularında anamnez, fizik muayene, EKG, laboratuvar, görüntüleme bulguları ve risk skorlamaları kullanılarak prognoz değerlendirmesindeki önemini ele almayı amaçlamaktadır. Gereç ve yöntem: Bu çalışma, AKY hastalarının acil servise başvurularında, klinik parametrelerin prognoz değerlendirmesini araştırmak amacıyla yapılan prospektif, tek merkezli bir kohort çalışmasıdır. Bu çalışma, dispne şikayeti ile başvuran ve kalp yetmezliği tanısı konmuş 18 yaş ve üstü 247 hastayı içermektedir. Çalışma kapsamında hastaların demografik bilgileri, vital bulguları, fizik muayeneleri, elektrokardiyogram (EKG) bulguları, kan gazı sonuçları, laboratuvar sonuçları, görüntüleme bulguları ve skorlama sistemleri kaydedilmiştir. Vital bulgular, kan gazı ve laboratuvar parametreleri kategorilere ayrılarak değerlendirilmiştir. Primer sonlanım olarak acil serviste invaziv mekanik ventilasyon, vazopressör ilaç kullanımı, hemodiyaliz, koroner anjiyografi, elektriksel kardiyoversiyon ve kardiyak arrest gelişimi belirlenmiş ve bu durumların herhangi birinin gerçekleşmesi total primer sonlanım (TPS) olarak adlandırılmıştır. Sekonder sonlanım ise hastane içi mortalite olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, çalışmada ADHERE, EHMRG ve GWTG skorlama sistemleri kullanılarak hastaların risk durumları değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda hastaların yaş ortalaması 75,6±10,892 olarak bulunmuştur. Çalışmaya dahil edilen hastaların %54,7'si kadın (n=135) ve %45,3'ü erkek (n=112) idi. Çalışmaya katılan 247 hastanın %28,7'sinde (n=71) en az bir primersonlanım gerçekleşti. Çalışmamıza dahil edilen 247 hastanın %15,8'inde (n=43) hastane içi mortalite geliştiği gözlenmiştir. Çalışmamızda ADHERE (p<0,001), EHMRG (p=0,002) ve GWTG (p=0,016) skorları için TPS gelişen ve gelişmeyen hastalarda istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu saptanmıştır. 2 Cox regresyon analizine göre anlamlı bulunan parametreler TPS gelişim riskini değerlendirmek amacıyla model analizine dahil edildi. Bu modele göre ADHERE skorlamasında yüksek risk olması TPS gelişim riskini 1,6 kat, Ortopne bulgusunun olması TPS gelişim riskini 2 kat, laktat değerinin 2'nin üstünde olması TPS gelişim riskini 2 kat, AST'nin 50U/L'nin üstünde olması TPS gelişim riskini 1,9 kat, diastolik kan basıncının 60 mmHg'nin altında olması TPS gelişim riskini 3 kat ve radyolojide plevral efüzyonun varlığı TPS gelişim riskini 2,3 katına çıkardığı saptandı. Cox regresyon analizine göre anlamlı bulunan parametreler hastane içi mortalite gelişim riskini değerlendirmek amacıyla model analizine dahil edildi Bu modele göre GWTG skorlamasında yüksek risk grubunda olması hastane içi mortalite gelişim riskini 10,6 kat, takipne bulgusunun olması hastane içi mortalite gelişim riskini 2 kat, laktat değerinin 2'nin üstünde olması hastane içi mortalite gelişim riskini 2,5 kat, AST'nin 50U/L'nin üstünde olması hastane içi mortalite gelişim riskini 3,5 kat, SVO öyküsünün olması hastane içi mortalite gelişim riskini 5,2 kat, karaciğer hastalığı öyküsü olması hastane içi mortalite riskini 24,4 kat ve malignite öyküsünün olması hastane içi mortalite gelişim riskini 2,6 katına çıkardığı saptandı. Sonuç: Çalışmamızda, acil servise nefes darlığı ile başvuran ve AKY tanısı konulan hastalarda klinik kötüleşme ve mortalite üzerinde etkili olan faktörleri geniş kapsamlı bir şekilde inceledik. Vital bulgular, kan gazı parametreleri, laboratuvar değerleri ve klinik risk skorlama sistemleri gibi çeşitli parametreleri değerlendirerek, mevcut skorlara ilave edilen belirli başlı parametrelerle ülkemiz acillerinde kullanılabilecek yeni risk modelleri oluşturduk. Bu çalışma ile, acil servis hekimlerine, hastaların prognozunu öngörmeleri, kritik tedavi seçeneklerini belirlemeleri ve gelecekteki riskleri tahmin etmeleri konusunda analitik bir yaklaşım sunarak, daha etkili bir klinik değerlendirme ve tedavi planlaması sağlamaktayız.

Özet (Çeviri)

Aim: Acute heart failure (AHF) is a significant public health concern worldwide, particularly being a primary cause of hospitalization and mortality in the elderly population. The management of patients presenting to the emergency department with AHF is intricate, and assessing prognosis and determining appropriate treatment strategies are crucial. Our study aims to address the importance of prognosis assessment in patients with AHF presenting to the emergency department, utilizing a comprehensive approach involving medical history, physical examination, electrocardiography (ECG), laboratory investigations, imaging findings, and risk stratification. Materials and Methods: This study is a prospective, single-center cohort investigation conducted to explore the prognostic assessment of clinical parameters in patients with acute heart failure (AHF) presenting to the emergency department. The study encompasses 247 patients aged 18 and above who presented with complaints of dyspnea and were diagnosed with heart failure. Within the scope of the study, demographic information, vital signs, physical examinations, electrocardiogram (ECG) findings, blood gas results, laboratory findings, imaging findings, and scoring systems were recorded for the patients. Vital signs, blood gas, and laboratory parameters were assessed by categorizing them. The primary endpoint was defined as the occurrence of invasive mechanical ventilation, vasopressor drug use, hemodialysis, coronary angiography, electrical cardioversion, and the development of cardiac arrest in the emergency department. The composite of any of these events was termed as the total primary endpoint (TPS). The secondary endpoint was defined as in-hospital mortality. Additionally, the risk status of patients was evaluated in the study using the ADHERE, EHMRG, and GWTG scoring systems. Results: The mean age of patients in our study was found to be 75.6±10.892 years. Of the patients included in the study, 54.7% were female (n=135), and 45.3% were male (n=112). In 28.7% of the 247 patients participating in the study (n=71), at least one primary endpoint occurred. Hospital mortality was observed in 15.8% of the 247 patients included in our study (n=43). Statistically significant differences were observed in TPS development and non-development groups for ADHERE (p<0.001), EHMRG (p=0.002), and GWTG (p=0.016) scores in our study. 4 Parameters that were found to be significant in Cox regression analysis were included in the model analysis to assess the risk of TPS development. According to this model, having a high risk in ADHERE scoring increased the risk of TPS development by 1.6 times, the presence of orthopnea increased the risk of TPS development by 2 times, lactate levels above 2 increased the risk of TPS development by 2 times, AST levels above 50 U/L increased the risk of TPS development by 1.9 times, diastolic blood pressure below 60 mmHg increased the risk of TPS development by 3 times, and the presence of pleural effusion on radiology increased the risk of TPS development by 2.3 times. Parameters found to be significant in Cox regression analysis were included in the model analysis to assess the risk of in-hospital mortality. According to this model, being in the high-risk group in GWTG scoring increased the risk of in-hospital mortality by 10.6 times, the presence of dyspnea increased the risk of in-hospital mortality by 2 times, lactate levels above 2 increased the risk of in-hospital mortality by 2.5 times, AST levels above 50 U/L increased the risk of in-hospital mortality by 3.5 times, a history of SVO increased the risk of in-hospital mortality by 5.2 times, a history of liver disease increased the risk of in-hospital mortality by 24.4 times, and a history of malignancy increased the risk of in-hospital mortality by 2.6 times. Conclusion: In our study, we comprehensively examined factors influencing clinical deterioration and mortality in patients presenting to the emergency department with dyspnea and diagnosed with acute heart failure (AHF). By evaluating various parameters such as vital signs, blood gas parameters, laboratory values, and clinical risk scoring systems, we developed new risk models that incorporate specific additional parameters into existing scores for use in emergency departments in our country. This study provides emergency department physicians with an analytical approach to predict patient prognosis, determine critical treatment options, and anticipate future risks, thereby facilitating more effective clinical assessment and treatment planning.

Benzer Tezler

  1. Acil servise koah akut alevlenmesi ile başvuran hastalarda entegre pulmoner index (IPI) değerlerinin şiddet skorlamaları ile karşılaştırılması

    Comparison of integrated pulmonary index (IPI) values with severity scores in patients admitted to the emergency department with acute copd exacerbations

    MELİKE NUR UÇAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NAZİM ONUR CAN

  2. ETCo2, ETCo2/PaCo2 ve alveolar ölü boşluk alanının pulmoner emboli tanı ve şiddetini değerlendirmedeki rolü

    ETCo2, ETCo2/PaCo2and alveolar dead space areadiagnosis of pulmonary emboli and its role in assessing its severity

    KAMURAN ÖZKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Acil TıpNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Acil Servis Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KADİR KÜÇÜKCERAN

  3. Hacettepe Erişkin Hastanesi`ne başvuran 146 venöz tromboembolizm vakasının incelenmesi

    Evaluation of 146 adult venous thromboembolism cases applied to Hacettepe University Hospitals

    GÜL İLHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. YAHYA BÜYÜKAŞIK

  4. Acil servise nefes darlığı ile gelen ve kalp yetmezliği düşünülen hastalarda transtorasik empedans ölçümünün tanısal değeri

    The diagnostic value of transthoracic impedance measurement in patients who presented to the emergency department with shortness of breath and were suspected of hearth failure

    ALİ AVCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    İlk ve Acil YardımAkdeniz Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET FIRAT BEKTAŞ

  5. COVID-19 şüphesi nedeniyle pandemi polikliniğine başvuran hastalarda kardiyak etkilenmenin araştırılması

    An investigation of cardiac effects in patients presenting to the pandemic clinic with suspected COVID-19

    AYSUN KARSLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Acil TıpKırıkkale Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OĞUZ EROĞLU