Geri Dön

Yüksek riskli endometrium kanserinde moleküler sınıflama ve klinik önemi

Molecular classification and clinical significance in high risk endometrium cancer

  1. Tez No: 847653
  2. Yazar: ÜMRAN KÜÇÜKGÖZ GÜLEÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEMRA PAYDAŞ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Biyoteknoloji, Biotechnology
  6. Anahtar Kelimeler: Endometrial Adenokarsinom, Fertilite Koruyucu Yaklaşım, Moleküler Sınıflama, Nüks Endometrial Karsinom, Yüksek Dereceli Endometrial Adenokarsinom, Endometrioid Adenocarcinoma, Fertility-Sparing Approach, High Grade Endometrioid Adenocarcinoma, Molecular Classification, Recurrent Endometrioid Adenocarcinoma
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada, yüksek riskli endometrial adenokarsinom (EK) ve fertilite koruyucu yaklaşım (FKY) uygulanan hastalarda moleküler özelliklerin belirlenmesi ve klinik-patolojik prognostik faktörlerle moleküler sınıflama arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışmada 16 FKY, 33 grade 3EK, 50 tip 2 EK (37 seröz ve 13 berrak hücreli EK) ve 33 nüks olgu olmak üzere toplamda 132 olgu değerlendirildi. Olguların klinik bilgileri, miyometriyal invazyon derecesi (Mİ), lenf nodu metastazı (LNM), lenfovasküler alan invazyonu (LVAİ), evre ve adjuvan tedavi durumları belirlendi. Olguların mismatch repair (MMR) ve p53 durumları immünohistokimyasal yöntemlerle değerlendirildi. Olgular MMR eksik (MMRd), p53 mutant (p53abn) ve p53 wild tip (p53wt) olarak 3 moleküler gruba ayrıldı. İstatistik yöntemler ile moleküler grupların prognostik özellikleri ve klinik-patolojik özellikler ile moleküler gruplar arasındaki ilişki analiz edildi. FKY grubundaki olguların tamamı p53wt grubunda idi. Yüksek riskli gruplar birlikte değerlendirildiğinde 29 olgu (%25) MMRd, 43 olgu (%37) p53abn ve 43 olgu (%37) p53wt grubunda yer aldı. Bir olgu hem MMRd hem de p53abn idi. LVAİ, Mİ, LNM ve evre açısından moleküler gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı. Total sağkalım (OS) açısından gruplar arasında anlamlı fark saptandı (p=0,004). Hastalıksız sağkalım (DFS) açısından gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark bulunamadı. Yüksek riskli gruplarda Mİ≥% 50, LVAİ, p53abn ve nüks varlığı bağımsız kötü prognostik faktörler olarak bulundu. p53abn grubunda bulunmak beklenen yaşam süresini 5,9 kat azaltmaktaydı. Yüksek riskli ve nüks eden olgularda, moleküler sınıflama sadece prognostik açıdan değil aynı zamanda yönetimi belirlemede de kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle bu grup hastalara İHK ile MMR ve p53 bakılması önerilir.

Özet (Çeviri)

The aim of this study was to determine the molecular characteristics of high-risk endometrial adenocarcinoma (EC) and fertility sparing approach (FSA) patients and to examine the relationship between molecular classification and clinical-pathologic prognostic factors. Among the 132 cases, there were 16 FSA, 33 grade 3 endometrial carcinoma, 50 type 2 EC (37 serous EC and 13 clear cell EC) and 33 recurrent cases. Clinical information, degree of myometrial invasion (MI), lymph node metastasis (LNM), lymphovascular invasion (LVSI), stage and adjuvant treatment status were determined. Mismatch repair (MMR) and p53 status were evaluated by immunohistochemical methods. Cases were divided into three molecular groups (MMR deficient-MMRd, p53 mutant-p53abn and p53 wild type-p53wt). The prognostic features of the molecular groups and the relationships between clinical and pathological features were analyzed by statistical analysis. In the FSA group, all cases were in the p53wt group. When the high-risk groups were evaluated together, 29 cases (25%) were in the MMRd group, 43 cases (37%) in the p53abn group and 43 cases (37%) in the p53wt group. Only one cases have MMRd and P53abn. There was no significant difference between the groups in terms of LVSI, MI, LNM and stage. There was a significant difference between the groups in terms of OS (p=0.004). There was no statistically significant difference between the groups in terms of DFS. MI ≥50%, LVSI, recurrence and p53abn were found to be independent poor prognostic factors in high-risk groups. In high-risk group, being in the p53abn group reduced life expectancy by 5.9-fold. In high-risk and relapsing cases, molecular classification plays a critical role not only prognostically but also in determining management. Therefore, molecular classification by examining p53 and MMR with İHK is recommended in this group of cases.

Benzer Tezler

  1. Bir ilaç fabrikasında personel gereksinmesinin belirmesi seçilmesi ve elde tutulmasına yönelik bir uygulama çalışması

    Başlık çevirisi yok

    EMİNE BOZBAĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    İşletmeİstanbul Üniversitesi

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUĞRAY KAYNAK

  2. Çimentonun sertleşmesi üzerinde kimyasal komponentlerin etkisi

    Başlık çevirisi yok

    NACİYE TÜRKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CEBE

  3. Halvetiyyenin Şa'baniyye kolu ve Şa'ban-ı Veli

    Başlık çevirisi yok

    L. NİHAL YAZAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Türk Dili ve EdebiyatıGazi Üniversitesi

    YRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM ABDÜLKADİROĞLU

  4. Bazı esterlerin kinetik incelenmesi ve termodinamik parametrelerin belirlenmesi

    Kinetic study and detesmination of thermodnamic parameters of some esters

    İBRAHİM TAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CEBE