Sömürgelerde devletleşme süreci: Cezayir örneği
State formation in the colonies: The case for Algeria
- Tez No: 851268
- Danışmanlar: DOÇ. DR. OZAN ZENGİN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Kamu Yönetimi, Public Administration
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Yönetim Bilimleri Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Cezayir'in tarihi, modern devletin kontrol mekanizmalarını ve toplumsal hayatı dönüştürme gücünü gözler önüne sermektedir. Fransız sömürgeciliği sırasında yaşanan ekonomik ve toplumsal dönüşüm Cezayir'in devletleşme sürecini derinden etkilemiştir. Cezayir devleti, Fransız sömürgeciliği döneminde oluşturulan hukuksal ve idari yapı, ekonomik ve toplumsal dönüşümü miras almıştır. Hem sömürgeci işgal sırasında gösterilen şiddetin yoğunluğu, hem de işgalden sonra yerleşimcilere verilmek üzere yerli halkın topraklarına el koyulması, yerli halkın toplumsal ve ekonomik düzenini alt üst etmiştir. Sömürgeci yönetim, yerli halkın geçim kaynaklarını ellerinden alıp köylüleri ücretli çalışmaya mecbur hale getirmiştir. Zaten var olan direniş, modern bir eğitim gören seçkinler, Fransa'da çalışan işçiler ve iki dünya savaşı sırasında savaşan askerler aracılığıyla Cezayir halkı milliyetçilik düşüncesiyle tanışınca ulus bilincinin oluşması sonucunda farklı bir boyuta evrilmiştir. Barışçıl yollarla mücadele etmenin eşitlik taleplerini elde etmelerini sağlamayacağını görünce, milliyetçi gruplar bağımsızlık için savaşma yolunu tercih etmiştir. Bağımsızlık Savaşı sırasında da şiddete dayalı pasifize etme stratejisi ön plana çıkmıştır. Fiziksel şiddetin yanında yapısal şiddetin de uygulanması, Cezayir'de bir siyasal şiddet kültürünün oluşmasına neden olmuştur. Bu durum, hem savaş sırasında Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin tutumunda hem de savaştan sonra yaşananlarda göze çarpmaktadır. Özellikle 1992'de başlayan iç savaş, şiddet kültürünün yansımasıdır. Cezayir'de devletleşme, bağımsızlıktan sonra temel amaç haline gelmiştir. Ulus inşası ise, muhalif hareketin güçlü bir biçimde ortaya çıkmasıyla başlamış ve bağımsızlıktan sonra da sürmüştür. Cezayir'de ordunun hâkim olduğu bir iktidar bloğunun yönettiği, otoriter bir rejim kurulmuştur. Ancak muhalif güçlerin eşitlik ve demokrasi mücadelesi devam etmektedir.
Özet (Çeviri)
The history of Algeria reveals the control mechanisms of the modern state and its power to transform social life. The economic and social transformation during French colonialism profoundly affected Algeria's state formation process. The Algerian state inherited the legal and administrative structure, economic and social transformation created during French colonialism. Both the intensity of violence during the colonial occupation and the confiscation of indigenous lands to be given to settlers upset the social and economic order of the indigenous population. It took away their livelihoods and forced them into wage labor. The already existing resistance evolved into a different dimension with the elites who received a modern education, workers in France, soldiers who saw different lives during the two world wars, and the formation of national consciousness due to the changing world conjuncture. When nationalist groups realized that peaceful means would not help them achieve their demands, they chose to fight for independence. During the War of Independence, the pacification strategy based on violence came to the fore. The use of structural violence in addition to physical violence led to the emergence of a culture of violence in Algeria. This is evident both in the behavior of the National Liberation Front during the war and in what happened after the war. Especially the civil war that started in 1992 is a reflection of the political culture of violence. In Algeria, state formation became the main goal after independence. Nation- building, on the other hand, started with the emergence of a strong opposition movement and continued after independence. An authoritarian regime has been established in Algeria, ruled by a power bloc dominated by the military. However, the people's struggle for equality and democracy continues.
Benzer Tezler
- Kuzey Afrikada bir garp ocağı: Cezayir (Cezayir-i Garb Ocağı)(1789-1830)
A garp quarry in North Africa: Algeria (Algeria-i Garban Quarry)(1789-1830)
VEYSEL ÇETİN
- Dekolonizasyon süreci ve sonrası Afrika
Africa in the process of decolonization and beyond
CİHAN DABAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2016
Uluslararası İlişkilerSelçuk ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ARİF BEHİÇ ÖZCAN
- L'entrée de la Turquie en Afrique sub-Saharienne face à l'influence Française et la présence Chinoise
Fransız etkisi ve Çin varlığına karşı Türkiye'nin Sahara altı Afrika ülkelerine girişi
KOUE PİERRE FRANCİS BOLOU
Yüksek Lisans
Fransızca
2011
Uluslararası İlişkilerGalatasaray ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. F. SELCAN SERDAROĞLU
- Legacy of the french colonialism from the Algerian civil war to the Beur Riots: A short history of the 'self-other'
Cezayir İç Savaşı'ndan Beur Ayaklanması'na Fransız sömürgecilik mirası: İçimizdeki ötekinin kısa tarihi
ELİF KURU
Yüksek Lisans
İngilizce
2008
Uluslararası İlişkilerİstanbul Bilgi ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYHAN KAYA
- 1897-1898 Hint-Afgan Sınır İsyanı ve Ma'lumât Gazetesine yansımaları
The Indian-Afghan Border Revolt of 1897-1898 and Its reflections on the Ma'lumât Newspaper
FATİH ÇUHADAROĞLU