Geri Dön

Konstipasyon baskın irritabl bağırsak sendromu olan bireylerde inülinin bağırsak semptomları ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

The effect of inulin on intestinal symptoms and quality of life in individuals with constipation-predominant irritable bowel syndrome

  1. Tez No: 851908
  2. Yazar: ÇAĞLAR AKÇALI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ASLI UÇAR
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Beslenme ve Diyetetik, Nutrition and Dietetics
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu araştırma, konstipasyon baskın İrritabl bağırsak sendromu olan bireylerde inülinin bağırsak semptomları ve yaşam kalitesi üzerine etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 21-63 yaş aralığında konstipasyon baskın İBS tanısı alan bireyler (n=34) ile tamamlanmıştır. Bireyler prebiyotik grubu [(n=17) (günde iki kez 4,6 g (İnülin=toplam 9,2 g) inülin/oligofruktoz 50/50 karışımı)], ve plasebo [(n=17), (Maltodekstrin=9,2 g)] grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Müdahale süresi 8 hafta olup, müdahale başlangıcında, 1. ay ve 2. ay sonunda katılımcıların antropometrik ölçümleri, biyokimyasal bulguları, besin tüketim sıklığı, besin tüketim kayıtları alınmıştır. Ayrıca müdahale başlangıcında, 1. ay ve 2. ay sonunda Bristol Dışkılama Skalası, İBS-Semptom Şiddet Skoru Ölçeği (İBS-SŞS), İBS-Visual Analog Skala, İBS-Yaşam Kalitesi Ölçeği (İBS-YKÖ) ve Beck Depresyon Ölçeği uygulanmıştır. Verilerin istatiksel analizinde SPSS yazılım programından yararlanılmıştır. Çalışmada prebiyotik grubunun yaş ortalaması 38,58±2,03 yıl, plasebo grubunun ise 38,05±3,17 yıldır. Çalışmanın büyük bir çoğunluğu kadınlardan (%76,4) oluşmaktadır. Araştırma grupları arasında yaş, cinsiyet, medeni durum, sigara içme, alkol tüketme, fiziksel aktivite, doktora başvurma sebebi ve komorbid hastalık dağılımları benzerdir. Çalışma süresince prebiyotik grubunun protein alımının, plasebo grubunun ise yağ alımının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Prebiyotik grubunun protein yüzdesi zamana bağlı olarak çalışmanın sonunda anlamlı olarak artmıştır (p<0,05). Her iki grubun büyük çoğunluğu başlangıç, 1. ay ve 2. ay ölçümlerinde sedanter grupta yer almaktadır. Gruplar arasında sadece beden kütle indeksi (BKİ) başlangıç ve 1. ay ölçümlerinde anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0,05). Prebiyotik grubunun vücut yağ yüzdesinin çalışmanın sonunda anlamlı olarak azaldığı görülmüştür (p<0,05). Prebiyotik grubunda açlık kan glukozu, kreatinin, total kolesterol ve AST değerlerinin zamana bağlı olarak çalışmanın sonunda anlamlı olarak azaldığı görülmüştür (pzaman<0,05). Prebiyotik grubunda toplam İBS-YKÖ puanı çalışma sonunda artış gösterirken (pzaman<0,05), toplam İBS-SŞS puanı azalmıştır (p<0,001). Toplam İBS-SŞS puanı grup ve zaman etkileşim etkisi bakımından istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur [p<0,05]. Prebiyotik grubunda karın ağrısı, kabızlık durumu, şişkinlik/gaz, semptomların günlük yaşantıya etkisi parametrelerinde çalışma sonunda anlamlı olarak iyileşme gözlendiği saptanmıştır (p<0,05). Bireylerde kabızlık durumunda grup ve zaman etkileşimi bakımından iyileşme gözlenmiştir (p<0,05). Prebiyotik grubunun 1. ay ve 2. ay BKİ değerleri ile yaşam kalitesi puanları arasında negatif ve orta düzeyde bir ilişki vardır (p<0,05). Sonuç olarak, konstipasyonu olan bireylerde inülin takviyesinin yaşam kalitesi ve bağırsak fonksiyonları üzerinde dışkı sıklığı, kıvamı ve geçiş süresi açısından güvenilir ve yararlı etkiye sahip olabilir. Ancak prebiyotik grubunun, plasebo grubuna göre dışkılama türü, enerji, makro besin ögeleri alımları, depresyon açısından belirgin bir üstünlüğü bulunmamıştır. Bireylere düzenli ana ve ara öğün tüketimi, yeterli enerji, makro besin ögesi ve sıvı alımı, semptom oluşumuyla ilişkiliyse kafein, alkol ve yağ alımlarını azaltması, uygun posa alımının sağlanması ve artırılması, fiziksel aktiviteye teşvik edilmesi ve streslerini azaltmaya yönelik psikolojik destek (bilişsel davranış terapisi) önerilebilir. Bireylerin tanı aldıkları ilk andan itibaren beslenmelerinin bir diyetisyen tarafından değerlendirilmesi ve beslenme tedavilerinin takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

This study aims to evaluate the impact of inulin on bowel symptoms and the quality of life in individuals with constipation-predominant irritable bowel syndrome (IBS). The study was conducted with individuals diagnosed with predominant constipation-type IBS in the age range of 21-63 (n=34). The individuals were divided into two groups, namely the prebiotic group [(n=17) (twice daily 4.6 g (Inulin=total 9.2 g) inulin/oligofructose 50/50 mixture)] and the placebo group[(n=17), (Maltodextrin=9.2 g)]. The intervention period lasted for 8 weeks, during which anthropometric measurements, biochemical parameters, food frequency questionnaire, and 24-h dietary recall were taken at the beginning of the intervention, at the end of the 1st month, and at the end of the 2nd month. Additionally, various scales, including the Bristol Stool Scale, IBS-Symptom Severity Score (IBS-SSS) Scale, IBS-Visual Analog Scale, IBS-Quality of Life (IBS-QoL) Scale, and Beck Depression Inventory, were administered at the beginning of the intervention, at the end of the 1st month, and the end of the 2nd month. Statistical analysis of the data was performed using SPSS software. The average age of the prebiotic group in the study was 38.58±2.03 years, while the placebo group was 38.05±3.17 years. The majority of the study participants were females (76.4%). Distributions of age, gender, marital status, smoking, alcohol consumption, physical activity, reason for consulting a doctor, and comorbid diseases were similar among the research groups. Throughout the study, it was determined that the prebiotic group had a higher protein intake, while the placebo group had a higher fat intake. The protein percentage of the prebiotic group increased significantly over time at the end of the study (p<0.05). The majority of both groups were categorized as sedentary in the baseline, 1st-month, and 2nd-month measurements. There was a significant difference between the groups only in body mass index (BMI) baseline and 1st-month measurements (p<0,05). It was observed that the body fat percentage in the prebiotic group significantly decreased at the end of the study (p<0,05). In the prebiotic group, fasting blood glucose, creatinine, total cholesterol, and AST values decreased significantly over time at the end of the study (ptime<0,05). While the IBS-QoL score increased in the prebiotic group at the end of the study (ptime<0,05), the IBS-SSS score decreased (p<0,001). The total IBS-SSS score was found to be statistically significant in terms of group and time interaction effects [p<0.05]. Significant improvements were observed in abdominal pain, constipation, bloating/gas, and the impact of symptoms on daily life parameters in the prebiotic group at the end of the study (ptime<0.05). In individuals with constipation, improvement has been observed in terms of group and time interaction (ptime×group<0.05). There is a negative and moderate-level relationship between the BMI values and quality of life scores of the prebiotic group at 1st and 2nd months (p<0.05). In conclusion, in individuals with constipation, inulin supplementation may have a reliable and beneficial effect on quality of life and bowel functions in terms of stool frequency, consistency, and transit time. However, the prebiotic group did not exhibit a significant superiority over the placebo group in terms of defecation type, energy, macronutrient intake, and depression. Recommendations for individuals include regular consumption of main meals and snacks, adequate energy, macronutrient and fluid intake, reduction of caffeine, alcohol, and fat intake if associated with symptom formation, ensuring and increasing appropriate fiber intake, encouraging physical activity, and providing psychological support (cognitive-behavioral therapy) to reduce stress. It is crucial for individuals to have their nutrition assessed by a dietitian and to follow up on nutrition therapies from the moment of diagnosis.

Benzer Tezler

  1. Konstipasyon baskın irritabl bağırsak sendromu (İBS) olan bireylerde farklı diyet tedavilerinin yaşam kalitesi ve bazı biyogöstergeler üzerine etkisi

    The effects of different diet treatments on the quality of life and some biomarkers in individuals with constipation predominant irritable bowel syndrome (İBS)

    EMİNE NÜKET ÜNSAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Beslenme ve DiyetetikGazi Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GAMZE AKBULUT

  2. Konstipasyon baskın irritable bağırsak sendromu olan hastaların semptomatik tedavisinde farklı diyet türlerinin etkisi

    The effect of medical nutrition therapy in the syptomatic treatment of patients with constipation-predominant irritable bowel syndrome

    AYŞE ŞEYMA ERDİNÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Beslenme ve DiyetetikHacettepe Üniversitesi

    Diyetetik Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DERYA DİKMEN

  3. Uşak ilinde yaşayan yetişkin bireylerde irritabl bağırsak sendromu alt tipleri ve şiddetinin diyet tetikleyicileriyle ilişkisi

    The relationship of irritable bowel syndrome subtypes and severity with dietary triggers in adult individuals living in usak

    ESRA YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Beslenme ve DiyetetikMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BORA EKİNCİ

  4. Konstipasyon baskın irritabl barsak sendromlu hastalarda refleksolojinin semptom şiddeti ve yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi

    Examination of the effect of reflexology on symptom severity and quality of life in ibs-c patients

    MAHMUT ATEŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    HemşirelikEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYFER KARADAKOVAN

  5. İrritabl bağırsak sendromlu hastalarda inek sütü ve ürünleri içermeyen diyetin etkisinin değerlendirilmesi

    Assessment of the effect of dairy free diet in irritable bowel syndrome patients

    ZÜLAL KAYIRAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    GastroenterolojiBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Gastroenteroloji ve Hepatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKAN ŞENTÜRK