Geri Dön

Preoperatif değerlendirmede ikinci basamak testi olarak vibration response ımagıng cihazının kullanımı

Use of vibration response imaging device as a second-line test in preoperative evaluation

  1. Tez No: 864511
  2. Yazar: NURDAN ŞİMŞEK VESKE
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEDAT ALTIN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Yedikule Göğüs Hastalıkları Ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 79

Özet

Cerrahi girişimler getirdikleri yararlar ile birlikte bazı riskler de taşırlar. Preoperatif dönemde, gelişebilecek postoperatif komplikasyonların tanımlanması ve bunlara karşı preoperatif dönemde önlemler alınması postoperatif komplikasyon ihtimalini azaltacaktır. Komplikasyon, planlanmamış ve istenmeyen ikincil hastalıktır. Toraks cerrahisi diğer cerrahi branşlara nispeten gelişen postoperatif komplikasyonların fazlalığı ile bilinmektedir. Örneğin; elektif akciğer rezeksiyonu sonrası görülen mortalite oranları, koroner arter bypass cerrahisi sonrasına göre 2 ile 4 kat fazla olarak bildirilmiştir (1,2). Yetersiz akciğer rezervi bulunan bir kişiye agresif bir cerrahi uygulandığında, perioperatif mortalite ve solunum yetersizliği başta olmak üzere komplikasyon riski belirgin olarak artar. Postoperatif dönemde gelişebilen dispne artışı ve solunum yetersizliği hastanın yaşam kalitesini ciddi olarak bozar. Akciğer kanseri nedeniyle pnömonektomi yapılacak kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan (KOAH) bir hastada preoperatif değerlendirme ile bir taraftan mevcut hastalığın ağırlığı ve reversibilitesi belirlenirken, cerrahi sonrası kalacak olan akciğer fonksiyonları da hesaplanarak solunum yetersizliği riski tahmin edilebilir. Böylece hastanın hangi genişlikteki bir rezeksiyonu tolere edebileceğine karar verilir. Cerrahi öncesi solunum fonksiyonları ile cerrahi sonrası komplikasyonları arasında her zaman tutarlı bir korelasyon yoktur. Bu ilişkiyi değerlendirmede altın standart bir testte yoktur. Preoperatif değerlendirmede kullanılan testlerin hiç biri cerrahi için kesin kontrendikasyon kararı verdirtmez. Bu testler bizim yalnızca postoperatif mortalite ve komplikasyon riskleri hakkında tahminde bulunmamızı sağlar. Akciğer rezeksiyonu planlanan hastalar için, hem kardiyak hem pulmoner fizyolojiyi sorgulayan testlerin kullanıma girmesiyle, cerrahi teknik yetersizliğe bağli olmayan postoperatif komplikasyonları tahmin etmek daha kolay hale gelmiştir( 3). Birinci basamak testler sonucu rezeksiyon için riskli ise, hastanın kardiopulmoner sistem kaynaklı ek hastalığı varsa ikinci ve üçüncü basamak testler uygulanmıştır. Hava akımı; akciğerlerde hareket ederken titreşim oluşturur. Vibration response imaging xp (VRIxp) bu titreşimi kaydederek, dinamik ve fonksiyonel bir akciğer görüntüsü oluşturmak için işler. VRIxp; akciğerlerin durumunu gelişmiş özellikleriyle teşhis etmek ve solunum döngüsüne bağlı olarak akciğer fonksiyonlarının daha iyi anlaşılmasını sağlamak için tasarlanmıştır. Bizim calışmamızda amacımız preoperatif değerlendirmede vibration response imaging cihazının yerini araştırmak ve ikinci basamak testlerinden akciğer kantitatif perfüzyon sintigrafisi ile karşılaştırmaktır.

Özet (Çeviri)

Surgical interventions carry some risks along with their benefits. Identifying possible postoperative complications and taking precautions against them in the preoperative period will reduce the possibility of postoperative complications. A complication is an unplanned and unwanted secondary disease. Thoracic surgery is known for its high number of postoperative complications compared to other surgical branches. For example; Mortality rates after elective lung resection have been reported to be 2 to 4 times higher than after coronary artery bypass surgery (1,2). When aggressive surgery is performed on a person with insufficient lung reserve, the risk of complications, especially perioperative mortality and respiratory failure, increases significantly. Increased dyspnea and respiratory failure that may develop in the postoperative period seriously impair the patient's quality of life. In a patient with chronic obstructive pulmonary disease (COPD) who will undergo pneumonectomy due to lung cancer, the risk of respiratory failure can be estimated by preoperative evaluation, while determining the severity and reversibility of the current disease, and calculating the lung functions that will remain after surgery. Thus, it is decided what extent of resection the patient can tolerate. There is not always a consistent correlation between pre-surgical respiratory function and post-surgical complications. There is no gold standard test to evaluate this relationship. None of the tests used in preoperative evaluation make a definitive contraindication decision for surgery. These tests only allow us to estimate the risks of postoperative mortality and complications. For patients planned for lung resection, with the introduction of tests that examine both cardiac and pulmonary physiology, it has become easier to predict postoperative complications that are not due to inadequate surgical technique (3). If the results of the first step tests were risky for resection, and if the patient had additional disease originating from the cardiopulmonary system, second and third step tests were performed. Air flow; It creates vibrations as it moves through the lungs. Vibration response imaging xp (VRIxp) records this vibration to create a dynamic and functional lung image. VRIxp; It is designed to diagnose the condition of the lungs with its advanced features and provide a better understanding of lung functions depending on the respiratory cycle. 7 Our aim in our study is to investigate the place of vibration response imaging device in preoperative evaluation and to compare it with lung quantitative perfusion scintigraphy, one of the second-stage tests.

Benzer Tezler

  1. Kök kanal tedavisi esnasında ve sonrasında ortaya çıkan flare-up ile ilgili olan faktörler

    Factors related with flare-up during or after root canal treatment

    BUĞRA GÜLER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Diş HekimliğiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Endodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HİKMET AYDEMİR

  2. Kardiyopulmoner bypass ile açık kalp cerrahisi uygulanan hastalarda orta ve hafif hipotermik bypass yöntemlerinin neutrophıl gelatınase assocıated lıpocalın (NGAL), cystatın c ve near ınfrared spectroscopy (NIRS) yöntemi ile ölçülen renal perfüzyon üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparing the effects of mild and moderate hypothermia on renal perfusion evaluated with neutrophil gelatinase associated lipocalin, cystatin c and near-infrared spectroscopy in patients undergoing cardiopulmonary bypass graft surgery

    SERKAN YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSelçuk Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ALKILIÇ HORASANI ÖÇ

  3. Çocuk kalp damar cerrahisi yoğun bakım ünitesinde postoperatif kavşak kaynaklı ektopik taşikardi; sıklık ve risk faktörleri

    Junctional ectopic tachycardia after pediatric cardiac surgery; incidence and outcome

    NESLİHAN KIPLAPINAR

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ENDER ÖDEMİŞ

  4. Laparoskopik kolesistektomi operasyonu geçiren hastalarda üç farklı peep düzeyinin hemodinami, solunum mekaniği ve gaz değişimi üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of 3 different PEEP levels on hemodynamics, respiratory mechanics and elimination of volatile anesthetic agent in patients undergoing laparoscopic cholecystectomy

    HÜSNÜ MERT ARINALP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DR. GÜLŞAH KARAÖREN

    DR. ÖMER TORUN ŞAHİN

  5. Anterior servikal mikrodiskektomi sonrası titanyum cage ile allogreft kemik cage kullanılan olguların uzun dönem radyolojik ve klinik sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of the long-term radiological and clinical outcomes in cases who received titanium cage or allograft bone cage following anterior cervical microdiscectomy

    İSMAİL UYSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    NöroşirürjiSağlık Bakanlığı

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DR. GÜNER MENEKŞE