Delivering Justice: Courts in Late Ottoman Macedonia
Adaleti Tecceli Ettirmek: Geç Osmanlı Makedonyası'nda Mahkemeler
- Tez No: 873739
- Danışmanlar: DOÇ. DR. M TALHA ÇİÇEK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Geç Osmanlı Makedonyası, Nizamiye Mahkemeleri, Kadı Mahkemeleri, Cemaat Mahkemeleri, Makedonya Devrimci Örgütü, Late Ottoman Macedonia, Nizamiye Courts, Kadı Courts, Church Communes, Macedonian Revolutionary Organization
- Yıl: 2024
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi
- Ana Bilim Dalı: Avrupa Birliği İktisadı ve İşletme Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Avrupa Birliği Çalışmaları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmada geç dönem Osmanlı Makedonya'sındaki çeşitli yargı forumlarının işleyişi incelenmektedir. Tezin başında, geç Osmanlı hukuk sistemine ve İstanbul'daki yargı elitlerinin profesyonel ve düzenli bir hukuk sistemi kurma çabalarına genel bir bakış sunuyoruz. Yargı reformları, Osmanlı İmparatorluğu'nda zor bir mali döneme denk geldiği için Adliye Nezareti, istenen reformları tam anlamıyla uygulayamamıştı. Adliye Nezareti, işlevsel ve donanımlı bir yargı sistemi kurma konusunda birçok sorunla karşılaştı. Yeni kurumlara atanmaları gereken görevlileri bulmak oldukça zordu ve birçok kurumda yeterli kadro yoktu. Finansman eksikliği, reformların gerçekleştirilmesi ve kurumun düzenli ödemelerinin sağlanmasında da önemli bir engel teşkil ediyordu; bu durum genellikle çalışanların kötü performansı, usul hataları, gecikmeler, rüşvet ve usulsüzlüklerle sonuçlanıyordu. Tezde Tanzimat sonrası hukuk sisteminin mahiyeti kısaca incelenmiştir. Bu bağlamda, yeni nesil Osmanlı hukuk tarihi çalışmaları ışığında, geç Osmanlı hukuki gelişmelerini tanımlamak için geleneksel olarak kullanılan“hukuki ikililik”kavramı yerine“hukuki senkretizm”kavramı tercih edilmiştir, çünkü Nizamiye ve Şeriye mahkemeleri zaman zaman farklılık gösterseler de aynı sistemin birbiriyle uyumlu iki hukuki birimi olarak işlev görmekteydi. Davacılar açısından, hukuki süreçlerdeki prosedürler, hukuki temsil zorunluluğu (iyi bilgilendirilmiş temsilciler) ve her yargı işleminden alınan ücretler gibi etmenler, reforme edilmiş sistemde yargılamanın maliyetini artırarak alt tabakaların yargı sürecinden dışlanmasına yol açtı. Geç Osmanlı Makedonya'sındaki yargı durumuna değinen az sayıdaki çalışma, normatif söylemin ve teknik detayların ötesine geçememiştir ve bu alanla ilgilenen Osmanlı tarih yazımındaki genel akımla paralellik göstermektedir. Bu çalışma ise, yasal normatiflik matrisinden çıkarak, geç Osmanlı Makedonya'sındaki sosyo-hukuki çoklukları yakından incelemeye çalışmaktadır. Geç Osmanlı Makedonya örnekleri, bu dönemin Osmanlı mahkemelerinde mevcut olan birçok soruna sahiptir. Bu iddia, başvurduğumuz kaynaklar tarafından desteklenmektedir. Yerel halkın şikayetleri, yabancı temsilcilerin raporları ve bazı Osmanlı yetkililerinin gözlemleri, Osmanlı Makedonya'sındaki devlet mahkemelerinde görülen hatalar, düzensizlikler ve usulsüzlükleri ortaya koymaktadır. Rumeli Umumi Müfettişi gibi devlet görevlerinin bu hataları düzeltme çabaları büyük ölçekte yetersiz kalmıştır. Mahkemelerdeki sorunlar çok çeşitlilik göstermekteydi. Eğitimli ve profesyonel yargı kadrosunun eksikliği, mahkemelerdeki düşük performanslar ve usul eksiklikleri temel sorun olarak görünüyordu. Bu duruma çalışanların mali sıkıntılarından kaynaklanan rüşvet de eklenince mahkemelerde kaotik bir durum oluşuyor, soruşturmalar yetersiz yapılıyor, gecikmeler yaşanıyor ve taraflı kararlar veriliyordu. Tüm bu gelişmeler, bir şekilde davacılara zarar vermekteydi. Selanik, Manastır ve Kosova vilayetlerindeki istikrarsız siyasi durum da hukuk alanını etkileyen önemli bir faktördü. Makedonya'daki gergin durum, birçok siyasi davanın görülmesine ve siyasetin davaları etkilemesine yol açtı; bu davalarda verilen kararlar, hukukun üstünlüğü ve usule uygunluktan ziyade Makedonya'daki çeşitli unsurlara yönelik Osmanlı genel politikasına daha yakındı. Özellikle Makedonya Devrimci Örgütü (MRO) üyelerinin yargılandığı davalarda, soruşturmaların eksik yapıldığı ve yargılama sürecinde açıklar olduğu görülmektedir. Tezde ayrıca, Makedonya halkı için en büyük engelin muhtemelen mali kısıtlamaların olduğu ve Osmanlı mahkemelerinde adalet aramak için yeterli mali kaynağa sahip olmadıkları, bunun da adaleti genellikle geciktirdiği savunulmaktadır. Bununla birlikte, yargı alanındaki reformlar, özellikle mali gücü ve nüfuzu olan Makedon davacılara, farklı yargı forumları arasında seçim yapma fırsatı sundu. Bu bağlamda, Hristiyan davacıların sadece Nizamiye mahkemelerinde değil, aynı zamanda Makedonya'daki Şeriye mahkemelerinde de yer aldıklarını görüyoruz. Osmanlı Makedonya Nizamiye ve Şeriye mahkemelerinde ilmiye kökenli hakim örneklerinin varlığı, geç Osmanlı hukuk sisteminin senkretik doğasına dair iddiaları desteklemektedir. Tezde ele alınan bir diğer önemli yargı forumu, Makedonya kilise cemaat mahkemelerinin ve özellikle Eksarhlığın yargı yetkileridir. Bunlar boşanma ve evlilik anlaşmazlıkları gibi özel davalarda çok etkindi. Ayrıca, sultanın verdiği yetkilerin dışındaki gri alanda yer alan diğer konulardaki anlaşmazlıkları da ele alıyorlardı. Bazen kilise hakimleri yetkilerinin ötesindeki konulara müdahale ediyorlardı; bu durum, bu tür uygulamaları sona erdirmeye çalışan Osmanlı Makedonya'sındaki yetkililerin tepkisiyle karşılaşıyordu. Kilise mahkemelerindeki yargılamalar, diğer Osmanlı yargı kurumlarına kıyasla daha ucuzdu ve bu da onları Hristiyanlar için tercih edilen bir yargı forumu haline getiriyordu. Ancak, daha zengin Hristiyanlar (veya cemaat kararından tatmin olmayanlar) bazen miras gibi davalarını Şeriye mahkemelerinde çözerek cemaat mahkemeleri dışına çıkmaktan çekinmiyorlardı. Kilise mahkemelerini İstanbul'a karşı özerk kurumlar olarak ele alan geleneksel bakış açısının aksine, analizimiz, bu cemaatlerin diğer Osmanlı mahkemeleriyle olan iletişim ve iş birliğinin, cemaatlerin izole edilmiş hukuki alanlar değil, geç Osmanlı yargı senkretizminin bir parçası olduklarını göstermektedir. Standartlaşma, kodifikasyon, istatistik ve profesyonelleşme çabalarıyla Osmanlı Makedonya'sındaki kilise mahkemeleri, küresel eğilimlere ayak uydurmaya çalışırken aynı zamanda geç Osmanlı modernleşmesinin bir parçası oldular. Öyle görünüyor ki, Makedonya'da özellikle alt sınıftan Hristiyan nüfus için yargı maliyetleri açısından en uygun hukuk forumu yasadışı olanlardı. Geç Osmanlı Makedonya'sının yargı arenasına en son Makedonya Devrimci Örgütü'nün (MRO) mahkemeleri geldi; altyapı eksikliğini geniş kitlelere ucuz, neredeyse ücretsiz adalet sunma vaadiyle telafi ettiler. Böylece, sorunlarını bir hakim rolü üstlenen yerel örgüt liderlerine götürmeyi tercih eden Hristiyan nüfusun önemli bir kısmını cezbettiler. Makedonya Devrimci Örgütü'nun yargı sistemi,“yeraltı cumhuriyeti”ni kurmada hayati bir rol oynadı. Önceleri yerel halka“Türk mahkemelerine”gitmemeleri ve tüm anlaşmazlıklarını Örgüt'ün yerel liderleri önünde çözmeleri talimatları verildi. Başlangıç aşamasında, kuralların eksikliği nedeniyle MRO“hakimi”nasıl hüküm vereceği konusunda bazı özgürlüklere sahipti, bu da kararlarda belirli tutarsızlıklara yol açtı. Bu boşluk, büyük ölçüde İlinden İsyanı'ndan sonra MRO'nun önde gelen isimlerinin yargılama kurallarını kodifiye etmeleri ve nihayetinde yargı sisteminin işleyiş kurallarını belirlemeleriyle dolduruldu. Bu açıdan Örgüt, geç Osmanlı modernleşme çeşitliliğine katkıda bulundu. Bir bakıma ironik olarak, katı prosedürler ve formalitelerden yoksunluk ve her daim hazır bulunan icra organı olan çeteler, örgütsel mahkemeleri hızlı ve neredeyse ücretsiz adaletin sağlandığı bir (yasadışı) yapı haline getirdi. Ayrıca, hakim rolündeki MRO voyvodalarının davaları derinlemesine inceleme, sorgulama ve kayıt tutma konusundaki titizliği, Örgütsel mahkemeleri Osmanlı Makedonya'sındaki birçok Hristiyan, özellikle mütevazı imkanlara sahip olanlar için tercih edilen bir hukuk forumu haline getirdi. Geç Osmanlı Makedonya'sı, yargı bağlamında son derece potansiyeli yüksek bir bölgeydi; birçok rakip (yasadışı) yapı, daha iyi bir konum, daha fazla mahkeme müdavimi ve bununla bağlantılı avantajlar (güç, prestij, finans) için yarışıyordu. Bu nedenle, kilise mahkemeleri Osmanlı otoriteleriyle daha fazla yargı yetkisi için müzakere yaparken, yetkililer bu yetkilerin aşıldığını gördüğünde bunu onaylamadı ve böyle eylemleri cezalandırmaya çalıştı. MRO, halka Osmanlı mahkemelerini boykot etmeleri talimatını verdi ve boşanma davalarına müdahale ederek kilise cemaatlerinin mahkemelerinden davacıları çekmeye çalıştı. Ayrıca, Örgüt'ün kilise cemaat mahkemelerini ele geçirme çabası, onların yargı yetkilerine müdahale etmesiyle devam etti. Yargı forumları arasındaki rekabet açıktır; ancak aralarında tehditten işbirliğine kadar uzanan önemli ölçüde bir diyalog olduğunu da unutmamalıyız. Davacıların perspektifinden bakıldığında, forum alışverişi yapma fırsatlarının olmasına rağmen, bir yargı forumunu diğerine tercih etme özgürlüğünün yine de sınırlı olduğunu kabul etmek önemlidir. Bu durum, sadece devlet mahkemeleri arasındaki işbölümü (keskin olmasa da) nedeniyle değil, aynı zamanda rakip yargı forumlarının zorlayıcı özellikleri nedeniyle de geçerliydi. Örneğin, MRO'nun“panoptikonu”olan çeteler ve bunların zorlayıcı gücü, halkın mahkemelerini seçmesi için ucuz ve hızlı yargılamanın yanı sıra bir diğer bir teşvik unsuruydu. Bu tercihin riski, bu eylemlerin yasadışı olmasıydı ve Osmanlı yetkilileri bu durumu kendi hukuk sistemleri ve kurumları aracılığıyla cezalandırabilirdi. Bu yargı forumlarının aksine, kilise mahkemelerinin verdikleri kararları uygulayacak ve tarafları kararlarına uymadıkları ve başka bir forumda şanslarını denemeye karar verdikleri takdirde cezalandıracak bir icra organı yoktu. Yine de, toplumsal damgalama ve cemaat mahkemelerini atlatmaya çalışan tarafların aforoz edilmesi, yerel Hristiyanlar üzerinde bu mahkemelerden sapmamaları konusunda zorlayıcı bir faktör olarak işlev görüyordu. Bu bağlamda, geç Osmanlı Makedonya'sındaki davacıların, bir yargı forumunu seçerken yalnızca faydaları değil, aynı zamanda riskleri de dikkate almaları gerekliydi.
Özet (Çeviri)
The present study examines the judicial and sociolegal multiplicity of late Ottoman Macedonia. The themes related to the legal sphere of the“Macedonian vilayets”did not draw the researchers' attention sufficiently. In this regard, this study fills a significant gap in the literature and contributes significantly to understanding this complex issue. It demonstrates the efforts of the Ottoman statesmen in building a new modern judicial system, together with all the obstacles and setbacks in this way that could be observed through the performance of the new Nizamiye and the reformed Şeriat courts in late Ottoman Macedonia. In addition, the dissertation tackles the work of the church communes and their judicial competencies. Furthermore, the performance of the Macedonian Revolutionary Organization's courts as another important socio-judicial platform has been studied. The judicial forums were not analyzed only as separate institutions; their mutual interaction, competition, cooperation, and interconnectedness have also been scrutinized in this study. Finally, their functions and meanings as platforms to pursue justice for the Ottoman Macedonian population have been explored.
Benzer Tezler
- Gebelik ve doğum olgularında prolaktin düzeylerinin değerlendirilmesi
The Evaluation of prolactin values during pregnancy labour and in deliveries
TÜLİN AKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. MÜLAZIM YILDIRIM
- Sosyal hesaplama matrisi (SHM) ve Türkiye 1979 Input-output tablosu ile bir uygulama
Başlık çevirisi yok
MEHMET ŞİMŞEK
- Foto-maternal hemorajinin kantitatif tayini ve Rh izoimmünizasyonu profilaksisinde anti-D lgG dozunun ayarlanması
Başlık çevirisi yok
METİN KARSLIGİL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KUTAY BİBEROĞLU