Geri Dön

Akne skarlarının tedavisinde 1064 nm Q-switched Nd: YAG lazer ile mikroiğneleme yönteminin sonuçlarının retrospektif karşılaştırılması

Retrospective comparison of the results of 1064 nm Q-switched Nd: YAG laser and microneedling method in the treatment of acne scars

  1. Tez No: 881353
  2. Yazar: AYRİS ÖZTÜRK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İLGEN ERTAM SAĞDUYU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: akne vulgaris, atrofik skar, akne skarı, Q-Switched 1064-nm Nd: YAG lazer, mikroiğneleme, acne vulgaris, atrophic scar, acne scar, Q-Switched 1064-nm Nd:YAG laser, microneedling
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET AMAÇ Akne skarları, akne vulgaris hastalarının çoğunu etkileyen, normal kolajen üretimindeki bozukluklar nedeniyle oluşan ve psikososyal etkileri olan yaygın bir sorundur. Skarlar, atrofik, hipertrofik, keloidal ve papüler olmak üzere morfolojik olarak farklı kategorilere ayrılır. Tedavi seçenekleri arasında derin kimyasal soyma, cerrahi müdahale, mikroiğneleme, dermabrazyon, ablatif ve non-ablatif lazerler gibi çeşitli yöntemler bulunur. Skarların karmaşık ve farklı klinik özellikleri ve hastaların bireysel farklılıkları nedeniyle spesifik bir tedavi algoritması veya kılavuz bulunmamaktadır. Q-switched Nd: YAG lazer gibi non-ablatif lazerler, epidermal hasara neden olmadan dermise termal etki uygulayarak yara iyileşmesini teşvik ederek akne skarlarının iyileşmesine yardımcı olur. Mikroiğneleme ise, dermiste yeni kolajen birikimini indükleyerek akne skarı onarımını iyileştiren basit, ucuz ve minimal invaziv bir tedavi yöntemidir. Akne skarlarının değerlendirilmesi için farklı derecelendirme sistemleri kullanılmaktadır. Dermatoloji Yaşam Kalite İndeksi (DYKİ) yaygın olarak yaşam kalitesini ölçmek için kullanılan bir ölçüttür. Mikroiğneleme ve Q-Switched 1064-nm Nd: YAG lazer tedavisi ile ilgili bazı çalışmalar mevcuttur, ancak atrofik skarlar üzerindeki etkinliklerini karşılaştıran bir çalışma henüz bulunmamaktadır. Bu çalışma, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları kliniğinde takip edilen akne skarı hastalarının verilerini geriye dönük olarak inceleyerek, Q-Switched 1064-nm Nd: YAG lazer ve mikroiğneleme tedavilerinin etkinliklerini, yan etkilerini ve ek faydalarını karşılaştırmayı hedeflemektedir. GEREÇ VE YÖNTEM Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Kozmetoloji Ünitesi'ne başvuran, yüz yerleşimli orta-şiddetli atrofik akne skarı bulunan 30 hasta üzerinde yapılan tek merkezli, retrospektif vaka-kontrol çalışmasında; Eylül 2020-Nisan 2022 tarihleri arasında ayda bir kez üç seans olmak üzere 15 hastaya uygulanan 1064 nm Q-Switched Nd: YAG lazer, 15 hastaya uygulanan mikroiğneleme tedavisinin sonuçları değerlendirildi. Hastaların demografik bilgileri, kozmetik tedavilerin detayları ve hasta fotoğrafları hasta dosyalarından alındı. Her seans öncesi ve tedaviden 1 ve 4 ay sonrasındaki akne skar boyutları, Goodman ve Baron kalitatif ve kantitatif derecelendirme ölçeği, Hasta Akne İzi Değerlendirmesi (10 nokta ölçeği); tedaviden 1 ve 4 ay sonrasında Hasta İyileşme Değerlendirmesi (10 nokta ölçeği) ve Araştırmacının Genel Değerlendirmesi (4 çeyrek ölçeği), tedavi öncesi ve sonrası Dermatolojik Yaşam Kalite İndeksi, ağrı şiddeti (10 nokta ölçeği), yan etkiler ve ek faydalar değerlendirildi. İstatistiksel analiz, Statistical Package for the Social Sciences yazılımı kullanılarak p<0,05 anlamlılık düzeyinde gerçekleştirildi. BULGULAR Katılımcıların %43'ü kadın, %56,7'si erkek, ortalama yaş 22 ± 3.42 (18-35), Fitzpatrick deri tipi II-IV'tü. Tedavi ile akne skarlar boyutunun alanında; son seanstan 1 ay ve 4 ay sonrasında sırasıyla lazer için %52,63 ve %57,14 azalma, mikroiğneleme için %62,99 ve %69,23 azalma saptandı. Hasta akne izi değerlendirmelerinde son tedaviden 1 ay ve 4 ay sonrasında sırasıyla lazer grubunda %40,82 ve %47,82 azalma, mikroiğneleme grubunda ise %41,06 ve %45,42 azalma izlendi. Goodman ve Baron Kantitatif Akne Skarı Değerlendirme Ölçeğinde son tedaviden 1 ay ve 4 ay sonrasında sırasıyla lazer grubunda %28,46 ve %38,05 azalma, mikroiğneleme grubunda ise %27,18 ve %34,38 azalma izlendi. Araştımacının Genel Değerlendirmesinde, son tedaviden 1 ay ve 4 ay sonrasında sırasıyla lazer grubunda %46,33 ve %52,67 iyileşme, mikroiğneleme grubunda ise %50,67 ve %55,67 iyileşme izlendi. Hasta İyileşme Değerlendirmesinde, son tedaviden 1 ay ve 4 ay sonrasında sırasıyla lazer grubunda %60 ve %64 iyileşme, mikroiğneleme grubunda ise %54 ve %60,7 iyileşme izlendi. DYKİ, son tedaviden 4 ay sonrasında anlamlı olarak lazer grubunda %58,28 iyileşme, mikroiğneleme grubunda %50 iyileşme göstermişti. Tedaviden 4 ay sonrasındaki tüm değerlendirmeler 1 ay sonrasına göre anlamlı derecede yüksekken, her iki grup arasında anlamlı fark izlenmemişti. Lazer grubunda %6,67 hastada geçici eritem, %33,3 komedon, %46,7 akne alevlenmesi; mikroiğneleme grubunda ise tüm hastalarda 3-4 gün süren eritem, %46,7 akne alevlenmesi, 1 hastada komedon, 1 hastada milyum, 1 hastada püstül, 2 hastada geçici postinflamatuvar hiperpigmentasyon izlenmişti. Her iki tedavi sırasında da ağrı, topikal anestezi ile tolere edilebilecek düzeydeydi. Mikroiğneleme tedavisi sonrası gelişen eritemin hafif şiddette ve kısa süreli olduğu tespit edilmişti. Hastaların hiçbirinde kalıcı postinflamatuvar hiperpigmentasyon, hipopigmentasyon ve enfeksiyon gelişimi gözlenmemişti. SONUÇ Her iki tedavi ile 1. ve 4. ayda yapılan değerlendirmelerde skar boyutlarında, skorlamalarda, doktor ve hasta değerlendirmelerinde ve hasta yaşam kalitesinde anlamlı iyileşme saptandı. Birinci ve 4. ay arasındaki değerlendirmelerdeki anlamlı farklar, tedaviden sonra kolajen yeniden yapılanmasının uzun dönemde devam ettiğini ve uzun süreli takibin önemini vurgulamaktadır. Her iki tedavi ile de minimal yan etki ve kesinti süresi izlenmiştir. Bu çalışma, akne skarlarının azaltılmasının hastaların yaşam kalitesi üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu vurgulayarak, hem 1,064 nm Q-switched Nd:YAG lazerin hem de mikroiğneleme tedavisinin akne skarlarını etkili ve güvenli bir şekilde tedavi edilebileceğini objektif kanıtlarla göstermektedir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT OBJECTIVES Acne scars are a prevalent issue affecting the majority of acne vulgaris patients, caused by abnormalities in collagen production, and have psychosocial consequences. Scars are classified morphologically as atrophic, hypertrophic, keloidal, or papular. Deep chemical peels, surgery, microneedling, dermabrasion, ablative and non-ablative lasers are treatment options. There is no specific treatment algorithm or guideline due to the complex and diverse clinical characteristics of scars and the uniqueness of each patient. Non-ablative lasers, such as the Q-switched Nd:YAG laser, facilitate the healing of acne scars by imparting a thermal effect to the dermis without harming the epidermis. Microneedling is a simple, inexpensive, and minimally invasive treatment that promotes the healing of acne scars by stimulating the deposition of new collagen in the dermis. Acne scars are evaluated using a variety of classification systems, and the Dermatology Quality of Life Index (QOLI) is a frequently used measure of quality of life. There have been some studies on microneedling and Q-Switched 1064-nm Nd:YAG laser treatment, but no studies comparing their efficacy on atrophic scars. The purpose of this study is to compare the efficacy, adverse effects, and additional benefits of Q-Switched 1064-nm Nd: YAG laser and microneedling treatments by analyzing the data of acne scar patients treated at the Dermatology and Venereology clinic of Ege University Medical Faculty Hospital. MATERIAL AND METHODS Patients who underwent three monthly sessions of 1064 nm Q-Switched Nd: YAG laser or microneedling treatment between September 2020 and April 2022 in Ege University Faculty of Medicine, Department of Dermatology and Venereology were evaluated in a single-center, retrospective, retrospective case-control study of 30 patients with moderate-tosevere atrophic acne scars on the face. From patient files, demographic information, details on cosmetic treatments, and photographs were obtained. Acne scar sizes, the Goodman and Baron qualitative and quantitative grading scale, the Patient Acne Scar Rating (10-point scale), the Patient Improvement Rating (10-point scale), and the Investigator's Overall Rating (4-quart scale) were all evaluated before each session and 1 and 4 months after treatment, as well as the Dermatologic Quality of Life Index (DLQI) before and after treatment, pain intensity (10-point scale), side effects, and additional benefits. Statistical analysis was performed using the Statistical Package for the Social Sciences software at a significance level of p0.05. RESULTS The participants were 43% female and 56.7% male, with a mean age of 22.34 years (18-35) and Fitzpatrick skin type II-IV. Treatment resulted in a 52.63% and 57.14% reduction in the size of acne scars 1 month and 4 months after the last session, respectively, for laser, and 62.99% and 69.23% for microneedling. In patient acne scar evaluations, there was a 40.82% and 47.82% reduction in the laser group, and a 41.06% and 45.42% reduction in the microneedling group 1 month and 4 months after the last treatment, respectively. The laser group had a 28.46% and 38.05% decline in the Goodman and Baron Quantitative Acne Scar Rating Scale, while the microneedling group had a 27.18% and 34.38% decrease 1 month and 4 months after the last treatment, respectively. In the Investigator's Overall Assessment 1 month and 4 months after the last treatment, the laser group improved by 46.33% and 52.67%, respectively, whereas the microneedling group improved by 50.67% and 55.67%. In the Patient Healing Assessment, 60% and 64% improvement was observed in the laser group, and 54% and 60.7% improvement was observed in the microneedling group 1 month and 4 months after the last treatment, respectively. DLQI demonstrated a substantial improvement of 58.28% in the laser group and 50% in the microneedling group four months after the final treatment. While all evaluations were significantly higher after 4 months following therapy than at 1 month after treatment, no significant difference was seen between the two groups. In the laser group, 6.67% of patients had transient erythema, 33.3% had comedones, and 46.7% had acne flare-up; in the microneedling group, all patients had erythema lasting 3- 4 days, 46.7% had acne flare-up, 1 had comedones, 1 had milia, 1 patient had pustules, and 2 had transient postinflammatory hyperpigmentation. With topical anesthetic, the pain throughout both treatments was acceptable. After the microneedling procedure, there was a modest and transient erythema. None of the patients had persistent postinflammatory hyperpigmentation, hypopigmentation, or infection. CONCLUSIONS Both treatments resulted in significant improvements in scar diameters, scoring, physician and patient ratings, and patient quality of life after 1 and 4 months. Significant differences between the 1st and 4th month evaluations highlight the continuation of collagen remodeling after treatment and significance of long-term follow-up. Both treatments resulted in minimal adverse effects and downtime. This study shows that both the 1,064 nm Q-switched Nd:YAG laser and microneedling may efficiently and safely treat acne scars, emphasising that acne scar removal improves patients' quality of life.

Benzer Tezler

  1. Akne skarlarının tedavisinde fraksiyonel co2 lazer ve fraksiyonel mikroiğneleme radyofrekans uygulamalarının sonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of the results of fractional co2 laser and fractional microneedling radiofrequency applications in the treatment of acne scars

    DİLARA FERAY ÖZÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DermatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMEL ÇALIKOĞLU

  2. Akne skarlarının tedavisinde mikroiğneleme ile kombine trombositten zengin plazma tedavisi ile tek başına mikroiğneleme tedavisinin karşılaştırılması

    Comparison of microneedling with platelet-rich plasma versus microneedling alone in the treatment of acne scars

    RIZA İLERİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İLKNUR YORĞUN ÖZDEMİR

  3. Atrofik akne skarları olan, orta ve şiddetli akne vulgaris hastalarında oral isotretinoin tedavisinin skar şiddeti, boyutu, cilt kalınlığı ve elastisitesine olan etkisinin shear-wave elastografi ile incelenmesi

    Investigation of the effect of oral isotretinoin on clinical severity,skin thickness, and elasticity in patients with moderate to severe acne vulgaris and atrophic acne scars by shear-wave elastography

    CEMRE BÜŞRA TÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE ESRA KOKU AKSU

  4. İzotretinoin tedavisi altındaki hastalarda uygulanan akne skarı tedavisinde i-PRF ve dekspantenol mezoterapisi etkinliğinin karşılaştırılması: Retrospektif gözlemsel çalışma

    Comparison of the efficacy of i-PRF and dexpanthenol mesotherapy in the treatment of acne scars in patients undergoing isotretinoin therapy: A retrospective observational study

    MUSA SENCER DEĞİRMENCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇAĞRI TURAN