Geri Dön

Taşa bağlı üst üriner sistem obstrüksiyon tedavilerinin sintigrafik değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 88724
  2. Yazar: ALAADDİN SELÇUK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET ARSLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2000
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Cerrahi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: 57

Özet

F-OZET: Günümüzde üst üriner sistem taşlarının tedavisinde cerrahi ve ESWL önemli bir tedavi yöntemidir. Radyonuklid çalışmalar, takibinde kolay uygulanabilen noninvaziv, güvenilir tetkiktir. Biz çalışmamız da üst üriner sistem taşlarına yapmış olduğumuz tedavileri sintigrafîk açıdan değerlendirdik. Kliniğimizde üst üriner sistem taşı tespit edilen ortalama 43,5 yaşında olan 20 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Taşların 11' i pelviste, 9' u üreterde idi. Tedavi olarak 12' sine ESWL 8' ine Açık Cerrahi uygulandı. Hastalara tedavi öncesi Tc 99 m- DTP A, Tc 99 m- DMSA, tedavinin erken döneminde Tc 99 m - DTPA, ve tedavinin tamamlanmasından 2 ay sonra Tc 99m-DTPA ve Tc 99m - DMSA yapıldı. Etkilenen ve sağlam böbreklerin glomerüler fîltrasyon hızı ( GFR), maksimum konsantrasyon zamanı ( Tmax), eksresyon zamanı ( t Vı), perfuzyon indeks oranı (PI), splite fonksiyon oranı kantitatif olarak değerlendirildi. Sonuç olarak etkilenen böbrek GFR düzeyi ortalama tedavi öncesi ( 27,69 ± 12,72 ml/dk) iken tedavi sonrası; erken dönemde ( 28,17 ± 12,25 ml/dk) geç dönemde ise ( 33,28 ± 13, 97 ml/dk) bulundu. Buradaki artış istatistiksel açıdan anlamlıydı ( p< 0,05). Tedavi öncesi t 14 düzeyi (18, 49 ± 6,33 dk) iken tedavi sonrası; erken dönemde (12, 78± 4,35 dk), geç dönemde ise ( 9,32± 3,82 dk) bulundu. Tüm çalışmalarda azalma anlamlı idi (p0.05). Sağlam böbreğe ait tüm değerlerde çalışma öncesi ve sonrasında anlamlı farklılık yok idi.(p>0.05). ESWL ile Açık Cerrahi grup karşılaştırıldığında GFR ve 1 1/2 düzeylerinde iki grup arasında farklılık mevcut idi(p0.05). Sonuç olarak; taşa bağlı obstrüktif böbrek hastalıklarında, tedavi öncesi ve tedavi sonrası renal fonksiyonların takibinde radyonuklid çalışmalar; bir ürolog için güvenilir, kolay uygulayabileceği bir tetkiktir. 51

Özet (Çeviri)

G-SUMMARY: In our days surgery and ES WL play an important role in management of upper urinary tract stones. Radionuclied studies are dependable investigations in renal function evaluation and follow up and are noninvasive and easly applicable. In our study we do sintigraphic evaluations for patients who are treated for their upper urinary tract stones. Our study included 20 patients with mean age of 43.5 years. From these 20 patients 1 1 had pelvic stones and 9 had ureteric stones. As a management, ESWL was applied to 12 of them and open surgery was done to the remaining 8 patients. Before the management Tc99-m DTPA, Tc99-m DMSA ; at early stages of management Tc99-m DTPA and two months after management Tc99-m DTPA and Tc99-m DMSA was applied to the patients. The Glomerular filtration rate (GFR), Maximum concentration time (Tmax), Excreation time (tl/2), Perfusion index time (PI) and Splite function rate of the affected and healthy kidneys are quantitatively evaluated. As a result the GFR level of the affected kidney before mean management was (27,69±12,72 ml/dk ), while at early stages after the treatment was (28,17±12.2 ml/dk ) and at later stages was (33,28+ 13,97 ml/dk). This increased was significant in the statistically(p0.05). There was no any significant difference in the healthy kidney related values before and after the treatment (p>0.05) When we compared ESWL and open surgery there was a difference between GFR and tl/2 levels between the two groups(p0.05) A result, radyonuclied studies is very dependable and easely applicable method in renal function follow up before and after treatment in the patients with stone related obstructive renal disease. 52

Benzer Tezler

  1. Çocukluk çağı renal mikrolitiyazisin klinik ve metabolik özelliklerinin farklı yaş gruplarında karşılaştırılması

    Comparison of clinical and metabolic properties of childhood renal microlithias in different age groups

    ONUR ERİŞEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA MUTLUBAŞ

  2. Ülkemizde çocuk üriner taş hastalığının 1990'lı yıllarda klinik ve etyolojik özellikleri

    Clinical and aetiological properties of childhood urolithiasis in our country in the 1990s

    ERTUĞRUL UNUTMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. NİL ARISOY

  3. Deneysel rat modelinde ESWL sonrası oluşan böbrek doku hasarında oral sirolimus tedavisinin etkisi

    Effecet of oral sirolimus therapy on kidney tissue damage taht occur after ESWL treatment in an experimental rat model

    MEHMET NECMETTİN MERCİMEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    ÜrolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞABAN SARIKAYA

  4. Tek taraflı üreter taşı olan hastalarda renal parankimal difüzyon değerlerinin sağlam böbrekle karşılaştırılması

    Comparison of renal parenchimal diffuson values with intact kidney in patients who have unilateral ureteral stone

    KÜRŞAT DÜZENLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİnönü Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLNUR ERDEM

  5. Devrez havzasının beşeri ve ekonomik coğrafyası

    The Devrez basin human and economic geography

    B. ÜNAL İBRET

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    CoğrafyaMarmara Üniversitesi

    Coğrafya Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAMAZAN ÖZEY