Geri Dön

Kliniğimizde son 10 yıl içerisinde transobturatuar tape cerrahisi geçiren hastaların değerlendirilmesi ve uzun dönem sonuçları

Evaluation of patients who underwent transobturatory tape operation i̇n our clinic i̇n the last 10 years and long-term results

  1. Tez No: 889567
  2. Yazar: NECLA DANACI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NEŞE GÜL HİLALİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Stres üriner inkontinans, Midüretral askı operasyonları, Tot, Stress urinary incontinence, Midüretral sling operation, Tot
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Harran Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Stres üriner inkontinansın tedavisinde en uygun yöntemi belirlemek için çeşitli tedavi seçenekleri denenmiştir, ancak henüz kesin bir standart tedavi yöntemi oluşturulamamıştır. Bu çalışmanın amacı, stres üriner inkontinansı olan kadın hastalarda transobturatuvar tape cerrahisinin etkinliğini ve güvenliğini incelemektir. Ayrıca, kliniğimize başvuran hastaların operasyon sonrası uzun dönem sonuçlarını değerlendirerek, hastalarımıza yönelik standart tedavi prosedürlerini belirleyip kür sağlamayı hedefliyoruz. Materyal ve Metod: Ocak 2013 ile Ocak 2023 tarihleri arasında, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum polikliniğine idrar kaçırma şikayeti ile başvuran ve stres üriner inkontinans (SÜİ) tanısı konularak TOT operasyonu geçiren 95 hasta arasından 68 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların sosyodemografik özellikleri (yaş,), klinik özellikleri gravida, parite, doğum şekli, normal doğum sayısı, sezaryen sayısı, toplam doğum sayısı, preop/postop hb düzeyleri, ameliyat sonrası geçen süre, kilo, aynı seansta eşlik eden cerrahinin türü , preop/postop fizik muayenesi, komorbidite olup olmaması, sigara kullanımı , postop idrar kaçırma şikayet durumları, intraoperatif komplikasyonlar, postoperatif komplikasyonlar, preop/postop stres testi , preop / postop gece gündüz idrar sayılarını içermektedir. Tüm hastalara postoperatif dönemde telefonla tekrar ulaşılmış olup preoperatif ve postoperatif mevcut durumlarını göz önüne alınarak sonuçlar karşılaştırıldı. İstatistiksel analizler için 27.0 paket programı (Statistical Package For Social Sciences) programı kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamıza katılan hastaların yaş ortalaması 44,5 yıl (22-69) olan toplam 68 hasta dahil edildi (Tablo 2). Hastaların postoperatif takip süreleri 1-10 yıl arasında değişmekte olup; ortalama takip süresi 6 yıl (1-10) idi. Hastaların gravida sayısının ortalaması 6(1,11), parite ortalaması 5(0,10) doğum sayılarının ortalaması 5(0,10) dur. Hastaların kilo ortalaması 78 kg (64,90) dır.Hastaların 48 inde sistemik hastalık yokken , 20 hastada ek sistemik hastalık vardı. Endikasyon dahilinde aynı seansta 63 (%92,6 ) hastaya ek operasyon yapıldı.Hastaların preop ortalama hemogram değeri 13,2±1,2 iken postop 11,7±1,2 idi. Hemoglobin değerindeki düşüş istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,000).Hastalar postop idrar kaçırma şikayetindeki değişiklik açısından değerlendirildiği zaman 4 (%5,9) hastanın şikayetlerinde artma olduğu, hastaların 9'unun (%13,2 ) şikayetlerinde azalma olduğu, hastaların 4'ünün (%5,9 ) şikayetlerinde değişiklik olmadığı, hastaların 51'inin (%75 ) şikayetlerinin tamamen geçtiğini ifade etmiştir. Şikayet açısından değerlendirmede şikayetlerin azaldığı ve tamamen geçtiği hastalar başarılı olarak kabul edilirse 60 (%88,2 ) hastada operasyonda başarılı, şikayetleri aynı olan ve artan hastalar başarısız olarak kabul edilirse 8(%11,2 )hastada operasyon başarısız olmuştur. Operasyon öncesi hastaların 66'inde (%97,1) stres testi pozitif saptanırken 2'inde (%2,9) negatif saptandı. Postoperatif dönemde ise hastaların 52'inde (%76,4) stres test negatif saptanırken 16'inde (%23,6) pozitif saptandı. Operasyon sonrası stres testteki düzelme istatistiksel olarak anlamlıydı. Gece postoperatif dönemde preoperatif döneme göre durumu olup bu fark istatiksel olarak anlamlı değildi(<0,547).Gündüz idrar yapma sayısı ortalaması, postoperatif dönemde preoperatif döneme göre durumu olup bu fark istatiksel olarak anlamlıydı (p<0,000). Sonuç: Hastaların uzun dönem sonuçlarına bakıldığında, TOT cerrahisinin etkili bir tedavi yöntemi olduğu görülmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Various treatment options have been tried to determine the most appropriate method for the treatment of stress urinary incontinence, but a definitive standard treatment method has not yet been established. The aim of this study is to investigate the efficacy and safety of transobturatory tape surgery in female patients with stress urinary incontinence. In addition, we aim to evaluate the long-term results of the patients admitted to our clinic after the operation, determine the standard treatment procedures for our patients and provide treatment. Materials and Methods: January Dec 2013 to January 2023, 68 patients among 95 patients who were admitted to the Obstetrics and Gynecology outpatient clinic of Harran University Faculty of Medicine Hospital with urinary incontinence and underwent TOT operation by being diagnosed with stress urinary incontinence (SUI) were included in the study.Sociodemographic characteristics of patients (age,), clinical characteristics gravida, parity, mode of delivery,normal number of births , number of cesarean sections, total number of births , preop/postop hb levels, time elapsed after surgery, weight, type of concomitant surgery in the same session , preop/postop physical examination, it includes whether there are comorbidities, smoking, postoperative urinary incontinence complaints, intraoperative complications, postoperative complications, preop/postop stress test, preop/postop day and night urine counts. All patients were re-reached by phone during the postoperative period and the results were compared by taking into account their preoperative and postoperative current conditions. The Statistical Package For Social Sciences (27.0 package program) program was used for statistical analyses. Results: A total of 68 patients with an average age of 44.5 years (22-69) were included in our study (Table 2). The postoperative follow-up periods of the patients ranged between 1-10 years; the average follow-up period was 6 years (1-10). Dec. The average number of gravida of patients is 6(1.11), the average of parity is 5(0.10), the average number of births is 5(0.10). The average weight of the patients was 78 kg (64.90). While 48 of the patients had no systemic disease, 20 patients had additional systemic disease. October 20, 20 patients had systemic disease. Within the scope of the indication, additional surgery was performed on 63 (92.6% ) patients in the same session. Oct. The mean preoperative hemogram value of the patients was 13.2±1.2, while postoperative hemogram value was 11.7±1.2. The decrease in hemoglobin value was statistically significant (p<0.000). When patients were evaluated for changes in postoperative urinary incontinence complaints, 4 (5.9%) patients reported an increase in complaints, 9 patients (13.2% ) had a decrease in complaints, 4 patients (5.9% ) had no change in complaints, 51 patients (75% ) stated that their complaints had completely passed. In terms of complaints, if patients whose complaints have decreased and passed completely in the evaluation are considered successful, the operation was successful in 60 (88.2% ) patients, if patients whose complaints are the same and increasing are considered unsuccessful, the operation was unsuccessful in 8 (11.2% ) patients. The stress test was found positive in 66 (97.1%) of the patients before the operation, while it was found negative in 2 (2.9%). In the postoperative period, the stress test was found negative in 52 (76.4%) of the patients, while it was found positive in 16 (23.6%). The improvement in the postoperative stress test was statistically significant. The condition of the night postoperative period compared to the preoperative period, and this difference was not statistically significant(<0.547).The average number of daytime urination was the condition in the postoperative period compared to the preoperative period, and this difference was statistically significant (p<0.000). Conclusion: When we look at the long-term results of patients, it is seen that TOT surgery is an effective treatment method.

Benzer Tezler

  1. Karaciğer nakli“10 yıllık deneyimimiz”

    Liver transplantation“our clinical 10 years experience”

    CAHİDE KAHRAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Anestezi ve ReanimasyonAkdeniz Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NECMİYE HADİMİOĞLU

  2. Son dönem böbrek hastalığı nedneiyle kronik periton diyalizi yapılan çocuk yaş grubu hastalarda peritonitlerin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospektif evaluation of peritonitis in children with end stage kidney disease undergoing chronic peritoneal dialysis

    CENNET GİZEM KIZILCIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGaziantep Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHTAP AKBALIK KARA

  3. Radyoiyot tedavisi almış tiroid kanseri hastalarında hastalık algısının anksiyete, depresyon ve yaşam kalitesi ile ilişkisi

    Relation of anxiety, depression and quality of life of the disease algorithm in patients with thyroid cancer with radioiodine treatment

    GÜZİDE AKYILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    OnkolojiGaziantep Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UMUT ELBOĞA

  4. Amfizemli hastalarda endobronşial sarmallar ile hacim küçültme işleminin solunum fonksiyonları ve yaşam kalitesi üzerine etkileri

    Volume reduction with endobronchial coils at patients with severe emphysema , treatment effects on pulmonary functions and quality of life

    HAKAN ÖMERCİKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiMarmara Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KORKUT BOSTANCI

  5. Travmatik beyin hasarlı hastalarda rehabilitasyon sonuçları

    Rehabilitation results of the traumatic brain injury patients

    SAVAŞ KARPUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SAMİ KÜÇÜKŞEN